Ceza Genel Kurulu 2008/4-230 E. , 2009/64 K. "" Tebliğname : 208381 Yargıtay Dairesi : 4. Ceza Dairesi Tehdit suçundan sanık H.. İ..A..’ın lehine olduğu kabul edilen 765 sayılı TCY’nın 191/1, 55/3 ve 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca sonuç olarak 48 YTL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, 5395 sayılı Yasanın 23. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin Hatay 2. Sulh Ceza Mahkemesince 09.02.2006 gün ve 332-45 sayı ile verilen kararın sanık müdafii tarafından …
**Ceza Genel Kurulu 2008/4-230 E. , 2009/64 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname : 208381 Yargıtay Dairesi : 4. Ceza Dairesi Tehdit suçundan sanık H.. İ..A..’ın lehine olduğu kabul edilen 765 sayılı TCY’nın 191/1, 55/3 ve 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca sonuç olarak 48 YTL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, 5395 sayılı Yasanın 23. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin Hatay 2. Sulh Ceza Mahkemesince 09.02.2006 gün ve 332-45 sayı ile verilen kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 11.03.2008 gün ve 8521-2891 sayı ile; “Hükümden sonra yürürlüğe giren ve sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CYY’nın 231/5. maddesinde öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve anılan Yasanın 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturması ve kovuşturması şikayete bağlı suç olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Yerel Mahkeme ise, 29.05.2008 gün ve 208-316 sayı ile 5395 sayılı Yasanın 23. maddesi çerçevesinde, ilk hükmünde sanığın durumunu değerlendirdiği gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir. Bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay C.Başsavcılığının 18.10.2008 gün ve 208381 sayılı “bozma” istemli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Sanığın tehdit suçundan cezalandırılmasına karar verilen olayda, Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki hukuki uyuşmazlık, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir. Ancak, bozmadan sonra yapılan yargılamada, sanığın bozma kararına karşı diyeceklerinin saptanması için duruşmadan haberdar edilmesi gerekliliğine uyulup uyulmadığı hususu, Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca ön sorun olarak ele alınıp öncelikle değerlendirilmiştir. Bozmadan sonra yapılan yargılamada, sanık adına çıkartılan meşruhatlı davetiye, ağabeyi M.. A..’ın beyanına dayalı olarak Elazığ İlinde asker olduğu ve adresinin bilinmediği açıklamasıyla iade edilmiş ve Yerel Mahkemece sanığın dinlenmesinden vazgeçilerek yokluğunda direnme kararı verilmiştir. 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYUY’nın 326. maddesinde, “Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak mahkeme ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar.