(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/2044 E. , 2009/8286 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmasız, davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de dava miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasın…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/2044 E. , 2009/8286 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmasız, davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de dava miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, kendisine asaleten, küçük oğlu ...’a velayeten açtığı davasında ailesiyle birlikte tatil yapmak amacı ile 23.8.2001 tarihinde davalıya ait otele yerleştiğini, ertesi gün 11 yaşındaki diğer davacı oğlunun küçüklere ait havuza girdiğini, havuzun tahliye boşluğuna sıkıştığını, karın ve göğüs boşluğunun yaralandığını, ölüm tehlikesi atlattığını, manevi üzüntü yaşadıklarını ileri sürerek şimdilik 1.000.000.000 TL maddi ve 15.000.000.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, küçüğe ait tedavi masraflarının davalı şirketçe karşılandığı gerekçe gösterilmek ve kusura ilişkin bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle maddi tazminat talebinin reddine 5.000 YTL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasalfaiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davanın Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla açılıp sonuçlandırılmasına rağmen karar başlığında bu hususun belirtilmemesinin maddi hataya dayalı olup mahallinde her zaman düzeltilebileceğinin anlaşılmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı taraf dava dilekçesinde faiz isteminde bulunmadığı gibi davasını ıslah etmek suretiyle faiz talebi de olmamıştır. Her ne kadar 26.5.2004 tarihli dilekçesi ile sonradan faiz isteminde bulunmuş ise de bu dilekçe davalıya tebliğe çıkarılmamış olup, davalı da bu istemi öğrenir öğrenmez derhal karşı çıkmış ve iddianın genişletilmesine muvafakat etmediğini beyan etmiştir. Bu durumda mahkemece sonradan talep edilen faiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken bu yönün gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.’nun 436/2 maddesi gereğidir. SONUÇ: Birinci bent gereğince davacı tarafın tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan hüküm fıkrasının üçüncü satırındaki "kaza tarihi olan 23.8.2001 tarihinden yasal faizi ile birlikte" sözlerinin hükümden çıkarılmasına hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1.60 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 16.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.