4. Hukuk Dairesi 2009/13300 E. , 2010/9394 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 05/03/2009 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan doğan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne kar…
**4. Hukuk Dairesi 2009/13300 E. , 2010/9394 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 05/03/2009 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan doğan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkin olup yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar davalılar tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olduğunu ve davalılardan ...'in 06.02.2009 günlü Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde "El atına binen tez iner" başlıklı yazısında yer alan "şımarık, saldırgan, küstah, bilgiden bilgelikten nasibini almamış" biçimindeki nitelemelerin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir. Davalılar ise, yazının tümünün davacı ile ilgili olmadığını, ana muhalefet partisinin politikalarının eleştirildiğini ve davacının Davos çıkışının sonuçlarının değerlendirildiğini ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, dava konusu edilen sözlerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu benimsenerek istemin bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Dava konusu yazının asıl hedefinin ana muhalefet partisinin uygulamalarını eleştirmek olduğu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına takdir edilen 6.000,00 TL manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulu Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacı yararına 3.000,00 TL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle hüküm fıkrasının manevi tazminat tutarına ilişkin 1 nolu bendinde yer alan "...6.000..." biçimindeki sayı dizisinin silinerek yerine "...3.000,00..." sayı dizisinin yazılmasına; harç alınmasına ilişkin 2 nolu bendinde yer alan "...324..." ve "... 189..." biçimindeki sayı dizilerinin ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile "...162,00" ve "...27,00..." sayılarının yazılmasına; yargılama giderine ilişkin 4 nolu bendinde yer alan "...13,50..." ve "...720..." biçimindeki sayı dizilerinin ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile "...6,75..." ve "...575,00..." sayılarının yazılmasına; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21/09/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.