19. Ceza Dairesi 2016/59 E. , 2017/5441 K. "İçtihat Metni" 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun'un 21. maddesine aykırı davranmak eyleminden dolayı kabahatli ... hakkında Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Kırklareli Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü'nün 09/12/2014 tarihli ve 63675852-858-4562 sayılı kararı ile uygulanan 39.955,00 TL idari para cezasına yönelik başvurunun kabulüne dair Lüleburgaz Sulh Ceza Hakimliği'nin 12/03/2015 tarihli ve 2014/297 d.iş sayılı kararına karşı
**19. Ceza Dairesi 2016/59 E. , 2017/5441 K.** **"İçtihat Metni"** 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun'un 21. maddesine aykırı davranmak eyleminden dolayı kabahatli ... hakkında Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Kırklareli Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü'nün 09/12/2014 tarihli ve 63675852-858-4562 sayılı kararı ile uygulanan 39.955,00 TL idari para cezasına yönelik başvurunun kabulüne dair Lüleburgaz Sulh Ceza Hakimliği'nin 12/03/2015 tarihli ve 2014/297 d.iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Kırklareli Sulh Ceza Hakimliği'nin 21/04/2015 tarihli ve 2015/828 d.iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığı'nın 02/12/2015 gün ve 94660652-105-39-11880-2015-E.25144/79308 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 23/12/2015 gün ve KYB.2015-398617 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; Her ne kadar Lüleburgaz Sulh Ceza Hakimliği'nin 12/03/2015 tarihli ve 2014/297 d.iş sayılı kararı ile, 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun'un 21. maddesinde düzenlenen para cezalarının nispi nitelikte olduğu ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 17/7 maddesi gereğince yeniden değerleme oranında artırım yapılamayacağından bahisle başvurunun kabülüne karar verilmiş ise de, Nispi para cezaları, suç nedeniyle verilen zararla veya failin suçtan elde ettiği kazanca orantılı olarak miktarın tespit edildiği cezalardır. Bu tür cezalarda miktar kanun tarafından belirtilmemiş olup suçtan doğan zarar veya failin elde ettiği ya da elde etmeyi umduğu yarar veya katları şeklinde belirlenen miktar cezanın kendisini oluşturur. Maktu para cezaları ise, kanun koyucu tarafından, sabit bir miktar olarak belirlenen ve hakimin; fail, işlenen suç, failin suç işleme kastı ve ekonomik durumunu dikkate almasının mümkün bulunmadığı cezalardır. Bu kapsamda, 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun'un 21. maddesinde bulunan "18 inci maddeye göre bildirim yükümlülüğünü süresi içinde yerine getirmeyen bağımsız çalışan yabancı ile yabancı çalıştıran işverene her bir yabancı için ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Çalışma izni olmaksızın bağımlı çalışan yabancıya beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Çalışma izni bulunmayan yabancıyı çalıştıran işveren veya işveren vekillerine her bir yabancı için beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu durumda, işveren veya işveren vekili yabancının ve varsa eş ve çocuklarının konaklama giderlerini, ülkelerine dönmeleri için gerekli masrafları ve gerektiğinde sağlık harcamalarını karşılamak zorundadır. Birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarda sayılan fiillerin tekrarı hâlinde idarî para cezaları bir kat artırılarak uygulanır. Bu Kanuna göre verilmiş çalışma izni olmaksızın bağımsız çalışan yabancıya ikibin Türk Lirası idarî para cezası verilir ve varsa işyeri veya işyerlerinin Bakanlık bölge müdürlerince kapatılması kararı alınarak, bu kararın uygulanması için durum ilgili valiliğe bildirilir. Tekrarı hâlinde, varsa işyeri veya işyerlerinin kapatılmasının yanı sıra idarî para cezası bir kat artırılarak uygulanır." Şeklindeki düzenlemede cezaların maktu para cezaları olduğu, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 17/7. maddesinde yer alan "İdari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu suretle idari para cezasının hesabında bir Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz. Bu fıkra hükmü, nispi nitelikteki idari para cezaları açısından uygulanmaz." Şeklindeki düzenleme nazara alındığında, 4817 sayılı Kanun'un 21. maddesi ile belirlenen cezaların yeniden değerleme oranına göre artırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gözetilerek itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Kırklareli Sulh Ceza Hakimliği'nin 21/04/2015 tarihli ve 2015/828 d.iş sayılı kararının aleyhe tesir etmemek üzere CMK'nın 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.