Başvuru; işçilik alacaklarının tahsili talebiyle açılan davada yeterli inceleme yapılmadan hakkaniyete aykırı karar verilmesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma, mahkemeye erişim, hukuki dinlenme hakları ile silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; işçilik alacaklarının tahsili talebiyle açılan davada yeterli inceleme yapılmadan hakkaniyete aykırı karar verilmesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma, mahkemeye erişim, hukuki dinlenme hakları ile silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurucu, Bergama Belediyesinde 2005 tarihinden bu yana beş yıldan fazla süre belediye başkanı makam şoförü olarak görev yapmıştır. Başvurucu, Bergama Asliye Hukuk Mahkemesinde 28/3/2014 tarihinde, fazla çalışma ücreti alacağı talebine ilişkin dava açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu; işveren belediye başkanı ile Genel İş Sendikası arasında bağıtlanan ve işyerinde geçerli olan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandığını, işyerinde haftanın beş günü 00 ile 00 saatleri arasında, cumartesi günü ise 00 ile 00 saatleri arasında çalıştığını, yapılan şikâyet üzerine işyerinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişlerince inceleme yapıldığını, inceleme sonucu işyerinde haftada 15 saat fazla çalışma yapılacak mahiyette çalışıldığının tespit edildiğini, toplu iş sözleşmesi hükümleri gereği fazla çalışma ücretinin normal ücretin % 100 zamlı olarak tespit edildiğini beyanla fazla mesai alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir. Mahkeme 2/6/2015 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Mahkemenin karar gerekçesinde, başvurucunun 4/9/1995 ile 3/2/2000 tarihleri arasında ve 8/3/2005 ile 28/2/2014 tarihleri arasında olacak şekilde Yenikent Belediyesinde çalıştığı, 2014 yılı Şubat ayı sonrası çalışmaların gösterilmediği ifade edilmiştir. İhbar olunan İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün (İZSU) davacının 1/4/2014 tarihinden itibaren kurumlarında çalışmaya başladığını kabul ettiği vurgulanmıştır. Başvurucunun Yenikent Belediye Başkanlığı bünyesinde ikinci dönem olarak 8/3/2005 ile 31/3/2014 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı, buna göre başvurucunun haftalık 45 saatlik çalışma süresinden 15 saat fazla çalışma yaptığının tespit edildiği ve fazla çalışma ücretine hak kazandığı ifade edilmiş; tanık anlatımlarına dayalı olarak miktar hesaplandığından anılan tutarlar üzerinden %30 takdirî hakkaniyet indirimi yapılması sonucuna ulaşıldığı belirtilmiştir. Kararı davalı işveren temyiz etmiştir. Temyizbaşvurusunu inceleyen Yargıtay Hukuk Dairesi 17/4/2018 tarihli kararında; başvurucunun Yenikent Belediyesinde çalışmaya başladığını, 30/3/2014 tarihi itibarıyla Yenikent Belediyesinin tüzel kişiliğinin sona ermesi dolayısıyla İzmir Valiliği İzmir Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonunun kararıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde bulunan İZSU'ya devrolduğunu ifade etmiştir. Başvurucunun Bergama Belediyesinde çalışmadığını, dolayısıyla fazla mesai ücretlerine ilişkin taleplerin davalı Bergama Belediye Başkanlığına yöneltilmesinin hatalı olduğunu vurgulayarak davanın kapatılan Yenikent Belediyesinin devredildiği İZSU'ya yöneltilmesi gerektiğinden davanın husumet nedeni ile reddi gerektiği belirtilmiştir. Mahkeme bozma ilamını taraflara tebliğ ederek 26/7/2018 tarihine duruşma günü vermiştir. Başvurucu vekili 24/7/2018 tarihinde başka bir ilde duruşmasının olduğunu, yargılamaya bu nedenle katılamayacağını belirterek yeni bir duruşma günü talepli mazeret dilekçesi sunmuştur. Mahkeme 26/7/2018 tarihinde (saat 05’te) yapılan duruşmada; başvurucu vekilinin mazeret dilekçesini okuyarak mazeretin kabulü veya reddi yönünde olumlu-olumsuz karar vermeden davalı vekillerinin huzurunda bozmaya uyarak 26/7/2018 tarihli kararıyla davanın husumet yokluğundan reddine karar vermiştir. Temyiz üzerine hüküm, Yargıtay Hukuk Dairesinin 11/2/2019 tarihli ilamı ile onanmıştır. Başvurucu nihai hükmü 6/5/2019 tarihinde öğrendikten sonra 24/5/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu 21/5/2019 tarihinde, Mahkemece mazeret dilekçesi hakkında herhangi bir karar verilmeksizin davanın husumet yönünden reddine karar verildiğini belirterek Yargıtaydan maddi hatanın düzeltilmesi talebinde bulunmuş, Yargıtay Hukuk Dairesi 12/9/2019 tarihli kararıyla ''Mahkemece mazeret dilekçesi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar vermeksizin hüküm kurulması hukuki dinlenilme hakkının ihlali olması nedeniyle temyiz itirazlarının değerlendirilmesi noktasında maddi hata yapıldığından'' bahisle onama kararının kaldırılmasına karar vererek Mahkemenin kararını bozmuştur. Mahkeme bozmaya uyarak 20/2/2020 tarihli kararıyla davanın husumet yokluğundan reddine karar vermiştir. Temyiz üzerine hüküm Yargıtay Hukuk Dairesinin 6/10/2020 tarihli ilamı ile onanmıştır.