17. Hukuk Dairesi 2012/14321 E. , 2013/3585 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın yol yapım çalışması sırasında yol üzerinde bulunan taşa çarparak hasarlandığın…
**17. Hukuk Dairesi 2012/14321 E. , 2013/3585 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın yol yapım çalışması sırasında yol üzerinde bulunan taşa çarparak hasarlandığını belirtip davalı ... şirketinin kazanın bildirilen yer, zaman ve şekilde meydana gelmediği gerekçesiyle ödeme yapmadığını bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 4.000,00 TL tazminatın 10.11.2010 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 11.04.2012 tarihli dilekçe ile talebini 7.022,21 TL’ye yükseltmiştir. Davalı ... şirketi vekili, kazanın oluş şeklinin görgü ve tespit tutanağında gösterilen biçim ile uyumlu olmadığını, davacıya ait aracın hava yastıklarının kasko sözleşmesinden önce hasarlanmış olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulü ile 7.022,21 TL tazminatın 4.000,00 TL’lik bölümünün başvuru tarihi olan 10.11.2010 tarihinden itibaren, 3.022,21 TL’sinin ise 12.04.2012 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekili ile davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak sigortalı tarafından davalı ... şirketi aleyhine açılan alacak istemine ilişkindir. Türk Ticaret Kanunu’nun 1279. maddesi gereğince “Mukavelenin yapıldığı sırada sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimse, rizikonun gerçekleşmiş olduğunu yahut sigortacı rizikonun gerçekleşmesi imkanı kalmadığını bilmekte iseler sigorta mukavelesi hükümsüzdür; şu kadar ki; 1. halde sigortacı sigorta primini isteyebilir.” Somut olayda davacı aracı 05.08.2010/05.08.2011 vadeli kasko poliçesi ile davalıya sigortalıdır. Dava konusu araç 09.11.2010 tarihi saat 13:30’da meydana gelen tek taraflı kazada hasarlanmıştır. Jandarma görevlilerince düzenlenen olay yeri görgü ve tespit tutanağında; dava dışı sürücü ...’nun aracıyla seyrederken yol bakım çalışması nedeniyle yol üzerinde bulunan taşı görmeyerek aracın sağ far hizasından taşa çarpması sonucu aracın sürücü ve yolcu hava yastıklarının açıldığı, aracın sağ ön far hizasında ön tarafa gelen ön tarafa gelen şaside küçük bir taş çarpma izinin olduğu, başkaca hasar bulunmadığı belirtilmiştir. Ekspertiz raporunda kazanın oluş şeklinin tutanakta gösterilen şekliyle uyumlu olmadığı, araçta detaylı olarak yapılan incelemede sürücü ve yolcu hava yastıkları üzerinde yapıştırma izlerinin bulunduğu, aracın 17.08.2009 tarihinde meydana gelen kazada alt kısmından hasar alması sebebiyle sürücü ve yolcu hava yastıklarının açıldığı, onarımının yetkili serviste yapılmadığı, hava yastıklarının yapıştırılmak suretiyle geçici olarak tamir edilip, kasko sigorta poliçesi yaptırılarak hasar talebinde bulunulduğu bildirilmiştir. Davalı vekili bu nedenlerle hasarın teminat kapsamında olmadığını ileri sürmüştür. Aracın poliçe tanziminden önceki hasar nedeniyle hava yastıklarının hasarının oto elektrikçisi tarafından yaptırıldığına dair davacının imzasını taşıyan belge fotokopisi de dosyaya alınmıştır. Aracın 7.08.2009 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle oluşan hava yastığı hasarı, konusunun uzmanı olmayan oto elektrikçisine yaptırılarak araç kullanılmıştır. Bu durumda mahkemece, İstanbul Teknik Üniversitesi veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek hasar konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan davaya konu kazanın oluş şekli de dikkate alınarak, böyle bir kazada aracın hava yastıklarının orijinal olması halinde açılmasının mümkün olup olmadığı, orijinal hava yastığının açılmasının mümkün olması halinde bu kazada oluşacak gerçek zarar miktarın tespiti konularında tüm dosya kapsamı birlikte gözetilerek önceki bilirkişi raporunun ve ekspertiz raporlarının, tarafların iddia ve savunmalarının da irdelenip değerlendirildiği ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Kabule göre de; taraflar arasındaki ilişkinin Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklanmasına ve bu türlü sözleşmelerin Türk Ticaret Kanunu’nun 3. ve 4. maddeleri hükümleri gereğince mutlak ticari işlerden olmasına göre; davacı vekilinin, dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde talep ettiği alacağının ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini istemesi sebebiyle alacağın ticari faiziyle davalıdan tazminine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi yasal faize hükmedilmesi de doğru değildir. SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 18.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.