T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/688 Esas KARAR NO : 2025/1486 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 23/01/2024 NUMARASI : 2021/116 Esas, 2024/7 Karar DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 27/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, H…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/688 Esas KARAR NO : 2025/1486 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 23/01/2024 NUMARASI : 2021/116 Esas, 2024/7 Karar DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 27/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin otomotiv parçaları ve filtrelerinin satışı alanında faaliyet gösterdiğini, ticari piyasasındaki yaşanan değişimleri göz önünde bulundurduğunu ve filtre piyasasındaki yenilikleri öncülük ederek tasarım tescil belgesi almış olduğunu, ticari faaliyeti esnasında tasarladığı ve geliştirdiği “ambalaj tasarımı” için 2016/06210 numaralı tasarım tescil belgesi aldığını, görsellerine yer verilen ürün ambalajının Sınai Mülkiyet Kanuna göre korunduğunu, davacı ile davalı arasında bir iş anlaşması olmamasına rağmen tasarıma konu ürünlerin piyasada rağbet görmesi üzerine davacıdan izin almadan benzer kutu ambalajları ile üretim yaptığı ve satışa sunduğunun tespit edildiğini, davalı firmaya 22.10.2020 tarihinde Kartal 23. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini ve taklit eylemine son vermesi ihtar edildiğini, ancak davalı tarafın taklit ambalajları üretip piyasaya sunmaya devam ettiğini, davacının izin dışında üretim yapıp satışa sunarak davacının tasarım hukukundan doğan haklarına aykırılık teşkil ettiğini ve tecavüz oluşturduğunu, davacının tasarım belgesine konu ambalajlı ürününün yurtiçi ve özellikle yurtdışı piyasasında yoğun talep gören bir ürün olduğunu, davalı firmanın ürettiği ambalaj kutuları ile davacının tescilli tasarımları arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğunu, davalı firmanın ürünü davacının ürününden daha kalitesiz olmasına rağmen %15-%20 daha düşük fiyatına satılmakta olduğunu, Türk Patent veri tabanında yapılan araştırmada davalı tarafın “... ...” ibareli markayı tecil ettirdiğinin tespit edildiğini, fakat ürün ambalajı üstünde markasını ön plana çıkarmak yerine davacının ambalajını taklit etmeyi tercih ettiğini, davacı ürününün kendi piyasasında ambalajı ile ayırt edicilik kazanmış olduğunu, davalı taraf ürün ambalajında davacının tescilli ambalajını taklit ederek müşterilerin yanılmasına sebebiyet verdiğini, davalı tarafın ambalaj konusunda sınırsız bir seçenek özgürlüğü varken davacıya ait tescilli tasarımları taklit etmesinin basiretli tacir ilkesi ile de bağdaşmadığını, ayrıca davalı firma tarafından düşük fiyata mal etmek amacıyla kalitesiz ürünler ürettiğini ve davacıya zarar verildiğini, müşterilerin bu ürünlere olan ilgisinde azalması tehlikesi olduğunu, hızlı bir ivme ile ürünlerin satışı artarken haksız yapılan tecavüz ve rekabet neticesinde satışlar hız kesmiş olduğunu ileri sürerek fiilin haksız olup olmadığının tespitini, Haksız rekabetin men'ini, Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, 2016/06210 nolu tescilli tasarıma tecavüzünün tespiti ile durdurulmasına, haksız tecavüzün önlenmesine ve bu suretle tecavüzün giderilmesine, tasarıma konu ürünün taklidi olan ürünlere ve bu ürünleri üretmeye yarayan kalıplara, tanıtım evraklarına, broşürlerine el konulmasına ve toplanmasına, mahkeme ilamının ilanına, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, Borçlar Kanunu ve TTK'nin 55 inci ve devamı maddeleri gereğince; davalının tecavüz eylemleri sonucu oluşan davacının maddi zararının karşılanması için HMK madde 107 uyarınca müvekkil şirket zararı belirlenebilir olmadığından-fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 1.000,00 TL.'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, 15.000,00 TL' manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın davalının yerleşim yeri olan Konya Mahkemelerinde açılması gerektiğini, davalı şirketin tecavüze konu olduğu iddia edilen marka hakkının Türk Patent Kurumu nezdinde ... başvuru numarası ve 21.12.2020 tarihinde tescil edildiğini, ambalajlar arasında isim, resim, renk, yazı karakteri, ambalajlarda kullanılan harflerin konumlandırılma şekilleri ve genel kompozisyon olarak büyük ölçüde farklılıklar bulunmakta olduğunu, davalı ürünlerinin yenilikçi ve ayırt edici özelliği bulunması nedeniyle kurum nezdinde başvurusunun onaylandığını ve tescil edildiğini, mezkur ürünlerin yetkili ve özel otomobil servisleri tarafından satın alındığını, nihai tüketici ancak kullanmış olduğu araca, monte edilmiş vaziyette görebilecek olduğunu, davalı ürünlerinin uzman kişilerce üretildiğini, her iki markanın ambalaj tasarımlarının benzediği iddiasını kabul etmediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 23/01/2024 tarih ve 2021/116 Esas, 2024/7 Karar sayılı kararıyla; "...İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin 2016/06210 numaralı kutu ambalaj deseni tasarımı tescilli sahibi olduğu, davalı tarafından benzer tasarım kullanılmak suretiyle tasarım hakkının ihlali şeklinde tecavüz ve haksız rekabette bulunduğu iddia edilerek tespiti, önlenmesi ve refi ile maddi manevi tazminat talebinde bulunduğu davalı tarafından tasarımların farklı olduğu belirtilerek davanın reddi talep edildiği, dava konusunun tasarım olması sebebiyle tasarımların benzerliği değerlendirilmesinin konusunda uzman kişilerce yapılması gerektiğinden mahkememizce aldırılan 02/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafından kullanılan ambalajların davacı tasarımlarına benzer olduğu yönünde görüş bildirildiği, itiraz üzerine aldırılan 12/05/2022 tarihli ek raporda da kök rapordaki görüşün muhafaza edildiği, mahkememizce bu defa maddi tazminat talebi yönünden aldırılan bilirkişi raporunda dava konusu ambalajlara ilişkin olarak net bir hesaplama yapılamadığı, davalının 2020 ve 2021 yılı toplam gelirleri üzerinden hesaplanan kar bedellerinin belirtildiği, itiraz üzerine aldırılan yeni mali ek raporda 2020 yılı için davalının net karının 66.183,10 TL 2021 yılı için ise 5.012,75 TL olarak hesaplandığı, buna göre tüm dosya kapsamı birarada değerlendirildiğinde davacı şirketin 2016/06210 numaralı kutu ambalaj desenlerini içerir tasarımların tescilli sahibi olduğu, davacının tescilli tasarımı incelendiğinde kutu ambalajlarının üzerinde davacı şirketin ticari unvanı olan ... ibaresinin ayrıca şekil unsurlarının bulunduğu, davalıya ait benzer olduğu iddia edilen ambalajlar üzerinde ise ... ... ibaresinin yazılı olduğu yine şekil unsurlarının bulunduğu davalının ... ... ibareli markanın 2020/82598 numarası ile tescilli sahibi olduğu, her ne kadar ambalajlar üzerinde bulunan markalar farklı ise de dava konumuzun tasarım hakkının ihlaline ilişkin olduğu bu sebeple taraf kutu ambalajları tasarımlarının bilirkişi tarafından incelendiğinde tasarımların benzer olduğu nitekim mahkememizce de ambalaj görselleri incelendiğinde davacı tasarımında yer alan şekil unsurlarının davalı ambalajlarında benzer şekilde yer aldığının görüldüğü, ambalajlar üzerinde kullanılan tasarımların benzer olması sebebiyle davalının bu kullanımının 6769 sayılı SMK nun 81/1.a maddesine göre tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiği yine TTK nun 55/1.a4 maddesi uyarınca da haksız rekabet teşkil ettiği, bu nedenle davacının SMK 149. Maddesi uyarınca maddi manevi tazminat talebinde bulunabileceği, maddi tazminat talebi yönünden yaptırılan bilirkişi incelemesinde sadece dava konusu ambalajların kullanılması suretiyle SMK 151/2.b maddesince tazminat hesabının yapılamadığı zira davalıya ait ticari defter ve belgelerde salt dava konusu ile ilgili ambalajların satışı ile ilgili gelirin tespit edilmesinin mümkün olmadığı bu sebeple mahkememizce Borçlar Kanunun 50. Maddesi uyarınca maddi tazminat talebinin resen değerlendirildiği, buna göre de ihlal tespit edilen 2020 ve 2021 yılları bakımından davalının 2020 yılı brüt satışlarının 4.086.134,45 TL 2021 yılı brüt satışlarının ise 4.237.628,09 TL olduğu, 2020 yılı net karının 66.183,10 TL 2021 yılı net karının ise 5.012,75 TL olduğu, davacı tarafından davalının bilirkişi raporunda elde edilen tüm karı üzerinde toplam 71.195,85 TL, maddi tazminat talep edildiği fakat davalının elde ettiği tüm karın tazminat olarak verilmesinin dosya kapsamına uygun olmadığı zira tasarımlar üzerinde yer alan markaların farklı olması nispeten karıştırılma ihtimalini azalttığı fakat bu durumun tasarım hakkına tecavüz eyleminin haklı kılmadığı dikkate alındığından dosya kapsamına göre mahkememizce takdiren 50.000,00 TL tazminatın uygun olduğu anlaşıldığından bu bedel üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerektiği, manevi tazminat talebi yönünden ise tarafların ticaret sicil kayıtları, davalının sosyal ekonomik durum raporu incelenen ticari defterlerde dikkate alınarak 15.000 TL manevi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından bu bedel üzerinden manevi tazminat talebinin tam kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: HÜKÜM: Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, davalı tarafından davacının 2016/06210 numaralı tasarımına yönelik tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, giderilmesine, önlenmesine, davalı tarafından davacıya ait tasarımın herhangi bir ürün üzerinde kullanımının yasaklanmasına, bu şekilde her türlü fiziki ve internet ortamında tanıtım ve satışında kullanımının yasaklanmasına, davacıya ait tasarıma benzer tasarımların kullanıldığı ürünlere el konulmasına ve ürün üzerindeki tasarımların bulunduğu ambalajların ürünlerden ayrılması halinde sadece ambalajlara el konulmasına, Hükmün masrafı davalıya ait olmak üzere günlük gazetelerden birinde ilan edilmesine, Maddi tazminat bakımından: Davanın KISMEN KABULÜ ile; 50.000 TL Maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Manevi tazminat bakımından: Davanın KABULÜ ile; 15.000 TL Manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya içerisindeki bilirkişi raporlarının hükmün infazında tereddüt uyandırmaması bakımından kararın eki sayılmasına,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Davacının ambalaj desenini kullanarak müvekkilinin elde ettiği herhangi bir gelirin olmadığını, dosya kapsamındaki deliller ile maddi tazminata ilişkin iddiasının ispat edilemediğini, davacının somut olayda zararının varlığını somut delillerle ispat edemediğini, tazminat hesaplamasında müvekkil şirketin diğer ürünlerinin ayrıştırılması gerektiği, müvekkili şirketin 2020-2021 yıllarına ait tüm karların tazminat hesaplamasında dahil edilmesinin hatalı olduğunu, davacının hangi seçimlik hakkı talep ettiği dava dilekçesinden anlaşılamadığını, miktar itibariyle fahiş olduğunu, eldeki dava ve talebe göre resen araştırma ilkesinin uygulanması mümkün olmadığını, İlk derece mahkemesi kararında "...maddi tazminat talebi yönünden yaptırılan bilirkişi incelemesinde sadece dava konusu ambalajların kullanılması suretiyle SMK 151/2.b maddesince tazminat hesabının yapılamadığını beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, Tescilli Tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ile maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından yukarıda özetlendiği şekilde tasarıma yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve meni taleplerinin kabulüne, maddi ve manevi tazminat taleplerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.Karara karşı, davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarının olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi kurulu raporu ile; davalının kutu ambalaj deseni kullanımının bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde davacının tescilli tasarımı ile karışıklığa sebebiyet verebilecek derece benzer olduğunun sabit olduğu, sunulu rapora karşı ileri sürülen davalı itirazlarının ek rapor alınmak suretiyle karşılandığı, davacı vekili tarafından sunulan 13/12/2021 Tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebinin SMK 150/2 madde kapsamında "yoksun kalınan kazancın sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasa idi hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelire" göre hesaplanmasının talep edildiği, mahkemece davalı taraf ticari defterleri üzerinde incelme yapılmasına karar verildiği, "defter kayıtlarında ve satış faturalarında davaya konu kutu ambalajı ilgili bilgilerin yer almadığı" gerekçesi ile kutu ambalaj gelirinin SMMM bilirkişi marifetiyle hesaplanamaması karşısında maddi tazminatın TBK 50. madde kapsamında takdir edilmesi yerinde olduğundan davalı vekilinin bilirkişi raporuna ve maddi tazminat hesabına ilişkin istinaf istemleri yerinde görülmemiştir.Sınai mülkiyet hukukunda manevi tazminatın amacı tasarımın haksız kullanımı veya itibarının zedelenmesi sonucu, tasarım hakkı sahibinin ticari ve kişisel varlığında meydana gelen olumsuz sonuçların ortadan kaldırılmasıdır. Somut olayda mahkemece tespit edilen ve ispat edilen eylemin ağırlığı dikkate alındığında, takdir edilen manevi tazminat miktarı da yerinde olduğundan, davalı vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf istemi yerinde görülmemiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 4.440,15TL harçtan, peşin alınan 1.110TL harcın mahsubu ile bakiye 3.330,15TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 35TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/11/2025