1. Hukuk Dairesi 2016/3015 E. , 2019/170 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı ... vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkin…
**1. Hukuk Dairesi 2016/3015 E. , 2019/170 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı ... vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir. Davacı, mirasbırakan ...'nun maliki olduğu 151 ada 1 parsel sayılı taşınmazı kız çocuklarından mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak davalı ...'e devrettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tescile karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., mirasbırakana kendisi ve eşinin baktığını, bakım karşılığı taşınmazın devredildiğini belirterek davanın reddini savunmuş, diğer davalılar ise temlikin bedelsiz olduğunu, mirasbırakanın diğer mirasçılarına taşınmaz vermediğini belirtmişlerdir. Mahkemece, işlemin aslında bağış olduğunun taraflarca ikrar edildiği, bu şekilde muvazaa iddianın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan ...’nun 30.07.2005 tarihinde ölümü ile geriye 2014 yılında ölen eşi ...’dan olan çocukları davacı ..., davalı ... ile dahili davalılar ..., ... ve ...’nın mirasçı olarak kaldığı, dava konusu 151 ada 1 parsel sayılı 318m2 miktarlı arsa nitelikli taşınmazın 159/318 payı mirasbırakan ...adına kayıtlı iken 08.11.2001 tarihli satış akdi ile bir milyar bedelle davalı ...’e devredildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.