6. Hukuk Dairesi 2014/8614 E. , 2014/13336 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 10/04/2014 NUMARASI : 2014/127-2014/197 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak ve sözleşmenin feshi davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Asıl dava, kiraya veren tarafından kiracı aleyhine açılan sözleşmenin feshi,müdahalenin menni sözleşmeye
**6. Hukuk Dairesi 2014/8614 E. , 2014/13336 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 10/04/2014 NUMARASI : 2014/127-2014/197 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak ve sözleşmenin feshi davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Asıl dava, kiraya veren tarafından kiracı aleyhine açılan sözleşmenin feshi,müdahalenin menni sözleşmeye aykırı imalatların kal'i ve kiralananın boş olarak teslimi,Birleşen dava ise, 50.000 TL kira alacağının tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamından sonra Asıl davada,taraflar arasındaki sözleşmenin feshine, davalının taşınmaza yaptığı müdahalesinin men'ine,fen bilirkişisinin 23.11.2011 tarihli krokisinde sarı kalemle işaretli olan kısımda kalan (bilirkişi kurulunun 29.12.2011 tarihli raporlarının 13 ve 14. sayfalarında 2, 5, 7, 8, 9, 10, 14 ve 17 noları ile belirtilen kısımların) kal'ine,Birleşen davada,davanın kabulüne,50.000 TL nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davalı vekilinin Asıl Davada verilen hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince: Asıl davada davacı vekili,dava dilekçesinde,davacının mülkiyeti hazineye ait olan Gölbaşı ilçesi, Hacılar köyünde bulunan (eski 443 ve 444 parseller) 1484 ada 1 parselin irtifak hakkı sahibi olduğunu, sözü edilen taşınmaz üzerine kendi bütçesi ile spor tesisi gerçekleştirme olanağına sahip olmaması nedeni ile davalı şirketle sözleşme maddeleri çerçevesinde tesis kurulması amacı ile anlaşma yapıldığını, sözleşmenin 2.7 maddesi gereğince tesisin yapımının 31.05.2006 tarihinde tamamlanıp işletmeye açılacağının kararlaştırıldığını,ancak bu sürede davalının edimini yerine getirmediğini,ayrıca davalı tarafından yapılan tesislerin sadece kendi ticari amaçlarına uygun olduğunu, spor klubünün tüzüğünde yazılı amaçlara katkısı olmadığı gibi,sözleşmede belirtilen maddelere uyulmadığını,bunun üzerine davalıya ihtar gönderilerek sözleşmenin 3.5 maddesi gereğince 30 gün süre tanındığını, ihtarname tebliğ edilmesine rağmen davalının cevap vermediği gibi tesisi tamamlamaya yönelik bir faaliyette bulunmadığının 29.12.2009 tarihli tutanak ile tespit edildiğini,daha sonra da 06.04.2010 tarihli ihtar ile sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini ve taşınmazı tahliye ile boş olarak tesliminin istendiğini,davalının bu ihtarnameye de cevap vermediğini,taşınmazı tahliye etmediğini belirterek, sözleşmenin feshi ile davalının taşınmaza vaki müdahalesinin men'ine, davalının sözleşmeye aykırı imalatlarının kal' ine,taşınmazın boş olarak davacıya teslimine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, sözleşmeye istinaden davalının tüm yatırımları yaptığını,havuz inşaatı, tesisin çevre düzenlemesi, halı saha inşaatı, sabit tesisler, kaydıraklar v.s.inşaatların oluşturulduğunu ve iyi niyetle tüm tesislerin davalı tarafından işletmeye açıldığını, ancak davacı tarafından kötü niyetle davalar açılarak tesise el konulmak istendiğini belirterek davanın reddini,davanın kabul edilmesi ve sözleşmenin feshi ve müdahalenin men'ine karar verilmesi halinde davacıya davalının yapmış olduğu tesis ve yapıların bedelini ödeyip ödemeyeceğinin teklif edilmesi, kabul etmesi halinde yapı bedelinin bloke edilmesi veya ödenmesi koşulu ile tesisin boşaltılmasına karar verilmesini, davacının yapı bedeli ödemeyi kabul etmemesi halinde kal talebinin reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece 07.02.2013 tarihli ilk kararda sözleşmenin feshine,davacı vekilince 1.200.936,94 TL davalıya ödendiğinde davalının taşınmaza yaptığı müdahalenin men'ine,fen bilirkişisinin 23.11.2011 tarihli krokisinde sarı kalemle işaretli olan kısımda kalan (Bilirkişi kurulunun 29.12.2011 tarihli raporlarının 13.ve 14.sayfalarında 2, 5, 7, 8, 9, 10, 14 ve 17 noları belirttiği kısımların) kal'ine karar verilmiş,davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce,davacının sair temyiz itirazlarının reddedildikten sonra,dava konusu edilen taşınmazın daha önce 443 ve 444 No'lu kadastro parselleri iken imar uygulaması sonucu 1 No'lu parsel haline geldiği,davalı tarafından yapılan bir kısım tesisler de, yeni oluşan imar parselindeki konumları itibariyle kısmen parsel dışında ya da çekme mesafesinde kaldıkları,bu itibarla ruhsata bağlanmaları mümkün olmadığı, yapıların bir kısmının da mimari projede yer almadığı,sonuç olarak taşınmaz üzerinde bir adet depo ile kaydıraklı havuz dışında ruhsata bağlanabilecek bir imalat bulunmadığı,her ne kadar uyuşmazlığa ilişkin olarak alınan bilirkişi raporunda, davalının sözleşmeye dayanarak yaptığı bir kısım işlerin imara aykırı olmakla birlikte bir bölümünün kullanılabileceği, davalının yaptığı imalatların masrafını ayrı bir dava konusu yapmadan bu davada isteyebileceği Medeni Kanun'un 994. ve 995. maddeleri gereği davalının taşınmaza yapmış olduğu faydalı ve zorunlu masrafların tutarının 1.200.936.94 TL olduğu belirtilmiş ise de, feshine karar verilen sözleşmeye dayanılarak mimari projede yer almayan, kaçak, ruhsatsız ve ruhsata bağlanması mümkün olmadığı bilirkişi raporuyla belirlenen yapıların bedeli karşılığında müdahalenin önlenmesine karar verilmesinin doğru olmadığı gibi, birleşen davada talep edilen kira alacağı hakkında olumlu- olumsuz bir karar verilmemesinin de usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün bozulmasına karar verilmiş. Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen 10.4.2014 tarihli son kararında taraflar arasındaki sözleşmenin feshine, davalının taşınmaza yaptığı müdahalesinin men'ine,fen bilirkişisinin 23.11.2011 tarihli krokisinde sarı kalemle işaretli olan kısımda kalan (bilirkişi kurulunun 29.12.2011 tarihli raporlarının 13 ve 14. sayfalarında 2, 5, 7, 8, 9, 10, 14 ve 17 noları ile belirtilen kısımların) kal'ine, birleşen davanın kabulü ile, 50.000 TL nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Mahkemece,son kararda “fen bilirkişisinin 23.11.2011 tarihli krokisinde sarı kalemle işaretli olan kısımda kalan (bilirkişi kurulunun 29.12.2011 tarihli raporlarının 13 ve 14. sayfalarında 2, 5, 7, 8, 9, 10, 14 ve 17 noları ile belirtilen kısımların) kal'ine” karar verilmiş ise de,Dairemizin mahkemece uyulmasına karar verilen 02.07.2013 tarihli bozma ilamında “... taşınmaz üzerinde ruhsata bağlanabilecek bir adet depo ile kaydıraklı havuz bulunduğu...” kabul edilmiştir. Bu durumda Mahkemece, bozma ilamında ruhsata bağlanabileceği yazılmış olan bir adet depo ve kaydıraklı havuzun ruhsata bağlanıp bağlanmadığı araştırılarak,ruhsata bağlanmış ise bu imalat bedellerinin davalı tarafa ödenip ödenmeyeceğine ilişkin bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 2-Davalı vekilinin Birleşen Davada verilen hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince: Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388.maddesi ile bunun karşılığı olarak düzenlenen ve ../... ESAS NO : 2014/8614 KARAR NO : 2014/13336 -3- 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'unun 297/2 maddesinde belirtilmiştir. Buna göre karar(hüküm), tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar. Hüküm gerekçesi dosya içeriğine uygun olmak zorundadır. Gerekçe yazılmaksızın hüküm kurulması doğru değildir. Somut olayda; Davacı kiraya veren vekili,dava dilekçesinde özetle, “...davacı kulübün hazineye ait olan Ankara Gölbaşı Hacılar Köyünde 1484 ada, 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde irtifak hakkına sahip olduğunu, üyelerinin aidatı ve bağışları haricinde gelirlerinin olmadığını, davalı şirket ile açık ve kapalı yüzme havuzları, sportif amaçlı konaklama tesis ve benzeri tesis inşası için sözleşme yapıldığını ancak davalı şirketin sözleşmenin 2.7.maddesini yerine getirmediğini, kendi çıkarları doğrultusunda yaptığını, davacı kulübe ve Maliye Hazinesine mali katkısının olmadığını ve zarara uğrattığını, davalının 2001 den beri tesisi işlettiği ve kazanç sağladığı halde kira bedeli ödemediğini,ödenecek kira bedelinin %25 inin hazine payı olarak hazineye ödenmesi gerektiğini belirterek, 50.000 TL kira bedelinin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline...” karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece,Birleşen davada,davacının 214.581 TL kira alacağı olduğu ancak dava dilekçesindeki talebi 50.000 TL olmakla bu miktar yönünden davanın kabulüne,50.000 TL nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararda 1086 sayılı HUMK'nun 388. ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 297.maddesine uygun şekilde hiçbir gerekçe gösterilmemiştir. Zira karar(hüküm), tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsamalıdır. Bu nedenle Mahkemece,tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içermeyen,gerekçesiz,Yargıtay denetimine elverişsiz şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle Asıl Davada verilen hükmün, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle Birleşen Davada verilen hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.