T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1162 KARAR NO : 2026/54 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03.05.2023 NUMARASI : 2021/706 E. - 2023/288 K. DAVANIN KONUSU : Tapu İptali ve Tescil (Yöneticinin Sorumluluğu) KARAR TARİHİ : 15.01.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 15.01.2026 Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.05.2023 tarih 2021…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1162 KARAR NO : 2026/54 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03.05.2023 NUMARASI : 2021/706 E. - 2023/288 K. DAVANIN KONUSU : Tapu İptali ve Tescil (Yöneticinin Sorumluluğu) KARAR TARİHİ : 15.01.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 15.01.2026 Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.05.2023 tarih 2021/706 E. - 2023/288 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile birlikte "... Şti.nin ortakları ve davalının aynı zamanda şirketin yetkilisi olduğunu, davalının şirketteki payının %75 olduğunu, sözü edilen şirket ile dava dışı arsa sahipleri arasında düzenlenen 21/08/2017 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi çerçevesinde yüklenici şirkete düşen 15 bağımsız bölümün vekil tayin edilen ...'in müvekkilinin babası ... aracılığıyla şirkete yahut şirketin sattığı kişilere verilmesi gereken taşınmazların davalıya devredildiğini, davalının şirket müdürlüğü görevini kötüye kullandığını bildirerek, davalı adına tapuda tescil ettirilen... ili, .... ilçesi, ... Mahallesinde kain ... ada ... parsel üzerindeki ...nolu bağımsız bölümlerin tapu iptali ve tescilini, mümkün olmadığı taktirde 600.000,00 TL alacağın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile tarafların ortağı oldukları .... Şirketi'ne verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 11.06.2021 günü ... Şirketi şirket yetkilisinin, alacaklı olduğu icra dosyalarına İzmir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2021/833 esas sayılı dosyası ile haciz konulduğunu, İzmir 16. İcra Müdürlüğü'nün 2020/1989 esas sayılı dosyasında vekili olan avukatının celse isimli uygulamasına gelen uyarı ile öğrendiğini, bunun üzerine 14.06.2021 günü araştırma yapmaya başlayan ... Şirketi şirket yetkilisinin icra takibinin müstenidinin bir kambiyo senedi olduğunu, 30.03.2015 düzenleme, 30.03.2018 ödeme tarihli, 580.000,00 TL bedelli, keşidecisi ... Şti. (.... Şirketi olarak değiştirilmeden önceki adı) alacaklısının da .... olduğunu öğrendiğini, araştırmasını derinleştiren şirket yetkilisinin, Torbalı ilçesinde gerçekleştirilen bir kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında arsa sahibi ile yaşanan ihtilaf neticesinde Torbalı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/195 esas sayılı dosyasından hükmedilen meblağın tahsili amacıyla İzmir 16. İcra Müdürlüğü'nün 2020/1989 esas sayılı dosyasından Torbalı İcra Müdürlüğü'nün 2020/664 Tal. Sayılı dosyasına yazılan talimata istinaden 28.05.2021 tarihli taşınmaz satış ihalesinde taşınmazların ...'a ihale edildiğini, ....'ın ....'ın oğlu olduğuıa; Karşıyaka 6.Noterliği'nin 27.05.2021 tarih 9482 yevmiye sayılı vekaletnamesi ile babası .... ve ağabeyi ....'ı vekil tayin ettiğini, ....'ın da ihaleye bu vekaletnameye istinaden iştirak ederek ihalenin uhdelerinde kaldığını öğrendiğini, İzmir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2021/833 esas sayılı dosyasının 27.01.2021 günü açıldığını, Teb.K.nun 35.maddesine göre tebligatın 16.02.2021 günü yapılmasına karşın 08.06.2021 gününe kadar herhangi bir haciz işlemi yapılmadan beklenildiğini, Torbalı İcra Müdürlüğü'nün 2020/664 Tal.bayılı dosyasından yapılan taşınmaz satışlarına dair ihalenin kesinleşmesi üzerine ihale bedelinin ..... Şirketinin alacaklı olduğu İzmir 16. İcra Müdürlüğü'nün 2020/1989 esas sayılı dosyasına aktarılmasına ramak kala 08.06.2021 günü haciz konulduğunun öğrenilmesi üzerine şirketin bir dolandırıcılık faaliyetine maruz kaldığının değerlendirildiğini, konu ile ilgili olarak İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/400 esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, davacı ...., dava dışı babası .... ve senet alacaklısı olan dava dışı .... hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına 2021/84423 soruşturma sayısı ile suç duyurusunda bulunulduğunu, davacı ....'ın kolluğa verdiği beyanda Torbalı 1. Noterliği'nin 23.03.2015 tarih 3012 yevmiye sayılı "Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi"ne konu dairelerden almak amacıyla ....'nın kendisine 580.000,00 TL değerinde altın verdiğini, karşılığında Satış Vaadi Sözlemesi akdedip teminat amacıyla da keşidecisi .... Şti. Olan teminat senedini verdiğini, senet altındaki imzanın kendisine ait olduğunu yazıların ise babası ...'a ait olduğunu bildirdiğini, diğer şüpheli...'nın da .....'ın beyanını destekler mahiyette beyanda bulunduğunu, soruşturma dosyasına alınan nüfus kayıt örnekleri incelendiğinde senet alacaklısı ...'nın davacının babası ....'ın kayınpederi olduğu ortaya çıkınca davacı ...., dava dışı ... ve dava dışı .... hakkında İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesinde 2022/44 esas sayılı dosya ile kamu kurum ve kuruluşlarının aracı olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık eyleminden dava açıldığını, hal böyle iken davacı tarafından .... Şirketinin daha önce yetkilisi olan ancak şirketteki hissesini 18.07.2019 tarih 2019/01 sayılı Genel Kurul Kararı ile ...'e devreden ve bu hususu 24.07.2019 tarih 9875 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinin 54'üncü sayfasında ilan ettiren müvekkili ... hakkında eldeki dava açılarak müvekkilinin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/400 esas sayılı dosyasından (şirket müdürünün müvekkilin oğlu olması nedeniyle) uzlaşmaya icbar edilmeye çalışıldığını, dava konusu edilen taşınmazların gelen tapu kayıtlarından da anlaşılacağı üzere üçüncü kişilere devredilmiş olmaları karşısında söz konusu taşınmazların tescil kaydına da tedbir konulmasının mümkün olmadığının davacı tarafından çok iyi bir şekilde bilindiğini, zira her ne kadar şirket defterlerini ve muhasebe kayıtlarının incelemesine imkan verilmediği iddia edilmekte ise de şirket muhasebesinin davacının amcası olan SMMM ... tarafından yürütülüyor olmasının İzmir 26. Noterliginin 21/08/2017 tarih ve 10152 yevmiye no'lu düzenleme seklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karsılıgı insaat sözleşmesine konu taşınmazların müvekkili davalı ... vekili sıfatıyla kimi zaman SMMM .... kimi zaman da SMMM ....'ın oğlu davacının da kuzeni olan ... tarafından üçüncü kişilere devredilmiş olması ayrıca davacının babası .... ... tarafından iş ve işlemlerin gerçekleştirilmiş olması karşısında davacının beyanlarının gerçekle bağdaşmadığını, her ne kadar davacının babası dava dışı...'ın da şirketi zararlandırıcı işlemlerde yetkisini kötüye kullandığı, hakkında suç duyurusunda bulunulacağı belirtilmekte ise de bu hususun mahkemeyi yanıltmaya yönelik bir beyan olduğunu, davacının dava dışı babası .... ile birlikte hareket ettiğini, müvekkil ...'in ... Şti'ne ortak olarak alınması, şirket adının .... Şirketi olarak değiştirilmesinin şirketin mali sıkıntıları nedeniyle müvekkilinden mali destek alma amacına yönelik olduğunu, bu hususta dava dışı ancak davacı adına hareket eden davacının babası .... ile müvekkili arasında protokoller akdedildiğini, dava konusu taşınmazların, müvekkili ...'in şahsi olarak gerçekleştirdiği ödemeler ve ...'in yetkilisi ve tek hissedarı olduğu şirketlerin çekleri, kredi kartları ve nakitleri ile inşa edildiğini, herhangi bir mal varlığı bulunmayan ... Şirketi'nin yapı inşa etme gibi bir durumu olmadığından sermayenin müvekkili tarafından sağlanarak yapılar inşa edildiğini, şirket ortaklığı nedeniyle ileride alacağının olabileceği ve bu alacağından mahsup edilmek kaydıyla ...'a müvekkilinin hem şirket hesabından hem de şahsi hesabından 241.000,00 TL'den fazla ödeme yaptığını, davacı ....'a yapılan ödemelerin borç olarak kendisine gönderildiğinden ödenmeyince, şirket ortaklık payından da alınamayınca müvekkilinin şirket payını devrettikten sonra yapılan hesaplama neticesinde davacı ...'dan alacaklı olduğunun anlaşıldığını ve davacı hakkında İzmir 15. İcra Dairesi'nin 2019/10795 esas sayılı dosyası ile 05.08.2019 günü icra takibi başlatıldığını, davacının babası dava dışı ...'ın taahhütleri nedeniyle icra takibi devam ettirilmediğini, ancak müvekkiline herhangi bir ödeme de yapılmadığını, ilgili şirketin herhangi bir karının olmadığını ve kar dağıtımının da gerçekleştirilmemesinin normal olduğunu, yine sözleşmelere konu taşınmazların inşası ile ilgili tüm masrafların müvekkili ... ve müvekkilinin sahibi olduğu ..... Şti. tarafından yapıldığını, söz konusu inşaatın demir ve kalıp işinin ....'a, mobilya ve ahşap işlerinin ....'a, sıva işinin ...'a, tesisat işlerinin ...'a, elektrik işlerinin ....'e, kazı ve boya işlerinin ....'a yaptırıldığını ve bu kişilere ödemelerin müvekkili tarafından yapıldığını, ödemelerin kimi zaman nakit kimi zaman kredi kartı kimi zaman da çeklerle yapıldığını, yine sözü edilen .... Şti'nin keşidecisi olduğu çeklerle yapıldığını, davacının herhangi bir ödeme almadığı iddiasının dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin ... A.Ş. Ergani Şubesi nezdinde bulunan ... numaralı hesabından muhtelif ödemeler yapıldığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... tarafından kendisine devredilen bağımsız bölümlerin, dava dışı .... Şirketi ile dava dışı arsa sahipleri arasında akdedilen satış vaadi ve arsa payı karşılığı bağımsız bölüm yapım sözleşmesine göre dava dışı ...Şirketi hissesine düşen bağımsız bölümleri oluşturduğu, taşınmazların devir tarihinde şirket müdürü olarak görev yapan davalı ... tarafından dava dışı şirkete devri gereken bağımsız bölümlerin kendi adına devredilmiş olmasının, şirkete ait bir ticari fırsatın menfaat çatışması yaratacak şekilde davalı şirket müdürü tarafından kendi menfaatine kullanılması sonucunu doğurduğu, şirketin menfaatlerine aykırı ve şirkete zarar verici bir işlem olmasından dolayı anılan madde hükümleri çerçevesinde davalının şirket müdürü sıfatıyla hukuki sorumluluğunu gerektirdiği, davacının dava dışı şirketin bu işlemler nedeniyle uğradığı zararın tazminini davalıdan talep edebileceği, öte yandan, davalı ...'in dava konusu yapılan bağımsız bölümlerin kendisine devir işlemlerini dava dışı ...Şirketinden lehine yaptırmış olduğu, devir tarihinde davalı ....'ın dava dışı şirketin müdürü ve yetkilisi olduğu, tarafların durumları, olayın özellikleri, dürüstlük kuralları dikkate alındığında, dava dışı şirketin davalı .... lehine gerçekleştirdiği satış işlemlerinin gerçek olmadığı, bedelsiz olarak yapılan bu satışların taraflarca bilindiği, dava dışı şirket hesabına herhangi bir satış bedelinin girmediği, bu noktada davalının iyi niyetli sayılamayacağı anlaşılmakla satış işlemlerindeki yetkiye istinaden şirket müdürü/yetkilisi ile doğrudan ve bu şekilde yapılan işlemin geçersizliğinin limited şirketlere de kıyasen uygulanması mümkün olan şirketle işlem yapma yasağına ilişkin TTK'nun 391/1 madde hükmüne göre davacı ve dava dışı şirket tarafından ileri sürülebileceği, ancak davalının üçüncü kişilere devrettiği taşınmazlar bakımından üçüncü kişilerin iyi niyetinin korunması gerektiği, davacının tapu iptali ve tescil talebinin ancak davalı adına kayıtlı taşınmazlar bakımından kabul edilebileceği ve davalının üçüncü kişilere devrettiği bağımsız bölümler bakımından bu bağımsız bölümlerin dava tarihindeki (her ne kadar sorumluluğun hukuki kaynağı haksız fiil olup haksız fiil tarihi itibariyle değerinin tespiti gerekli ise de, altı adet taşınmazın farklı tarihlerde davalı tarafından devredildiği, altı adet taşınmazdan dört adedinin satış tarihlerinin esas itibariyle dava tarihine yakın olması dikkate alındığında hakkaniyet icabı dava tarihi itibariyle rayiç değerinin tespitinin gerektiği) değerinin tespitinin gerektiği, dava konusu taşınmazların rayiç değerleri kadar tazminatın davalıdan talep edilmesinin mümkün olduğu, bu çerçevede, davalı ... tarafından üçüncü kişilere devredilen davaya konu ....ilçesi ...mahallesi .... Ada ...Parsel sayılı taşınmazda inşaa edilen binadaki ....kat .... no'lu bağımsız bölüm, ... kat.. no'lu bağımsız bölüm ... kat .... no'lu bağımsız bölüm .... kat ... no'lu bağımsız bölüm ve zemin kat .... no'lu bağımsız bölüm dükkanın, zemin kat .... no'lu bağımsız bölüm depolu dükkanın dava tarihi itibariyle rayiç değerleri toplamının 5.934.595,16 TL tutarında olduğu, davalı ... tarafından dava konusu yapılan taşınmazların inşaat maliyetlerinin kendisinin tek ortağı olduğu dava dışı .... Şti. tarafından karşılandığına ilişkin dosyaya sunulan bir kısım ödemelere ilişkin belgelerde hangi inşaat için ödeme yapıldığı belirtilmediğinden, yine ödemelere ilişkin irsaliyeler sunulmadığından ve sunulan belgelerdeki bir kısım açıklamaların dava konusu yapılan taşınmazların bulunduğu ada ve parsel numarası ile örtüşmediği görüldüğünden, dava konusu taşınmazların inşaatının davalı ... ve dava dışı .... şirketi tarafından finanse edildiği, davalıya devrolunan taşınmazların şirket kayıtlarına göre bedelinin 700.000,00 TL olduğu ve dava dışı .... Şirketi tarafından davalıya kesilen faturalar uyarınca davalının bu bedeli söz konusu inşaat için harcadığını ispat ettiği savunmasına itibar edilmediği, davalı tarafça cevap dilekçesinde anlatıldığı özellikte, davacı hakkında ve dava dışı ... Şirketi hakkında açılmış bir kısım davalar ile icra takiplerinin mahkeme dosyasındaki dava konusunu ilgilendirmediği getirilen kayıtlar uyarınca yapılan incelemelerde bildirilen dava ve icra takiplerinin farklı hukuki durumdan kaynaklandığı anlaşıldığından, davalı cevap dilekçesinde belirtilen açıklamaların mahkeme kararını etkileyecek ölçüde delil olarak kabul edilmediği, sorumluluğun kaynağının haksız fiil olması ve davalı tarafla denkleştirilecek veya mahsup edilecek bir para bulunmaması nedeniyle dava tarihi itibariyle taşınmaz hissesinin rayiç değeri 5.934.595,16 TL tutarın davalı tarafından dava dışı .... Şirketi'ne ödenmesi gerektiği, bu çerçevede, davacı tarafından açılan bu davada istenilen ve harçlandırılan tutar 600.000,00 TL olduğu gerekçesiyle 600.000,00 TL tazminatın dava tarihi 19/11/2021 den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak tarafların ortağı oldukları ... Şirketine verilmesine, fazlaya ilişkin tazminat haklarının saklı tutulmasına, davanın sonucuna göre terditli olarak ileri sürülen tapu iptali ve tescil talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, dava dışı şirketin... ili ...İlçesi ....Mahallesi ...Ada .... Parsele ilişkin olarak arsa sahipleri ile İzmir 26. Noterliği'nin 21/08/2017 tarih 10152 Yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmeden kaynaklı olarak davacı tarafça ikame edilen davada ilgili tapuda.....nolu bağımsız bölümler ile zemin kat.... -.... nolu dükkanların tapu iptal tescil - tazminat davası açıldığını, davacı tarafın ilgili taşınmazların bitiminde tapuların şirket kaydına alınmayarak davalı adına tescil edildiğini, bu sebeple şirketin zarara uğratıldığını ileri sürdüğünü, sözleşmeye konu taşınmazların yapım aşamasında dosyada bulunan kayıtlarda da görüleceği üzere tüm maliyetlerin müvekkili tarafından namı hesabına karşılanmış olup bazı ödemeleri şahsı adına, bazı ödemeleri ise yetkilisi olduğu ... şirketi üzerinden karşıladığının görüldüğünü, ilgili tapunun kayıtları incelendiğinde de tapu ve belediye gibi kamu kurumlarına ödenen bedellerin de müvekkili tarafından karşılandığını, dava dışı şirketin mali açıdan herhangi bir kaynağının olmadığı gibi şirketin diğer ortağı davacı tarafın da inşaat maliyetlerine katılmadığını ve taşınmazın tüm giderlerinin müvekkili tarafından karşılandığını, davacı tarafın dava dışı babası ... ile müvekkilini zarara uğratmaya çalıştığını, dava konusu taşınmazların, müvekkili ...’in şahsi olarak gerçekleştirdiği ödemeler ve ...'in yetkilisi ve tek hissedarı olduğu şirketlerin çekleri, kredi kartları ve nakitleri ile inşa edilmiş olduğunu, herhangi bir mal varlığı bulunmayan ... Şirketi’nin yapı inşa etme gibi bir durumu olmadığından sermayenin müvekkili ... tarafından sağlanarak yapıların inşa edildiğini, her ne kadar dava dosyasına sunulan bazı evrakların işbu inşaatın yapımında kullanıldığına dair bilirkişiler tarafından tespit edilmemiş ise de müvekkili tarafından tüm giderlerin karşılandığını, dosyada sadece tek bilirkişi raporu ile mahkemece hüküm kurulduğunu, her ne kadar bilirkişilerce dükkanlara ilişkin bedel tespitleri yapılarak hüküm kurulmuş olsa da dükkanlara ilişkin .... nolu dükkan ....,.... ve ... ile müvekkilinin şahsi olarak anlaşma sağladığını ve bedelini kendisinin ödediğini, bu kapsamda ... adına tam tescili yapılan .... nolu dükkan taşınmazın sözleşmeye bağlı olarak yapılan bir işlem olmayıp davalı müvekkili tarafından bedeli ödenerek şirket dışı nam ve hesabına alındığını, tapudan eksik evraklar gelmiş olmasına rağmen müvekkili tarafından kamu kurum ve kuruluşlarına ödenen bedellerin genel itibari ile detaylı araştırılması yapılmadan hüküm kurulduğunu, sözleşmelere konu taşınmazların inşası ile ilgili tüm masrafların müvekkili ... ve müvekkilinin sahibi olduğu .... Şti. tarafından yapıldığını, ödemelerin kimi zaman nakit kimi zaman kredi kartı kimi zaman da çeklerle yapıldığını, davacının herhangi bir ödeme almadığı iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, sadece tek bir bilirkişi raporu ile yaklaşık 6 milyon bir alacak kalemi çıkartılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçeli kararda dosyaya sundukları ödemelerin dava konusu sözleşmeye ilişkin taşınmazda kullanılmadığını, ödemelerde yazan ada parsel ile sözleşmedeki ada parselin örtüşmediğini, şirket kayıtların taşınmaz bedellerinin 700.000,00 TL olduğu ve yaklaşık 6 milyon bir şirket alacağı tespit ettiği ve taleple bağlı kalınarak 600.000,00 TL ye karar verildiğini, ilgili tapu müdürlüğünde gerektiğinde yerinde inceleme ile kamu kurumlarına ödenen kayıtların araştırılarak dosyaya sunulan silik kayıtlarlar ile ada parsel bilgisinin araştırılması gerektiğini, şirketin defter ve kayıtlarının davacının akrabası olan SMM ... tarafından tutulduğunu, bu itibarla şirket kayıtlarında taşınmaz bedel satışlarının 700.000,00 TL kayıt altına alınmış iken şirket kayıtlarından uzaklaşılarak 6 milyon bedel tespitinin kabulünün mümkün olmadığını, ek rapor ve çelişkiler ile arada kat farkı itibari ile araştırmayı derinleştirerek çelişkiyi giderme uğruna işlem yapması gerektiğini, mahkemece satış tarihlerinin dava tarihine yakın olması belirtilmiş olsa da satış tarihlerinin serbest piyasa içerisinde hareketli olduğu, ayrıca tapuda belirtilen satış bedelleri ve defter kayıtları dikkate alınarak bedel tespitlerinin yaptırılması gerektiğini, bilirkişi raporunda taşınmaz bedelleri gösterilen taşınmazların yapım - bitim tarihi itibari ile bu bedellere satılması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ticari defter ve kayıtların kesin delil teşkil etmesine rağmen mahkemece bu hususa da itibar edilmediğini, gerekçeli kararda takas mahsup yapılabilecek durumun mevcut olmadığına da kanaat getirilmiş ise de asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin kar payı bedeli tespit edilmiş iken davanın kabul edilen tazminat bedeli üzerinden mahsup işleminin gerçekleşebileceğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, TTK'nun 644 atfı ile aynı Kanunun 553 vd. madde hükümleri kapsamında yöneticinin sorumluluğundan kaynaklı tapu iptali ve tescil olmadığı taktirde tazminat ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Limited şirketlerde 6102 sayılı TTK'nın 644. maddesinin yollamasıyla 553. maddesi uyarınca şirket yöneticileri Kanun ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete, hem de pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı şirkete verdikleri zarar sebebiyle sorumlu olurlar. Ancak anılan Kanun'un 555/1. maddesi uyarınca şirket pay sahipleri dolaylı zarar nedeniyle açacakları davalarda hükmedilecek tazminatın kendilerine değil ancak ortaklığa verilmesini isteyebilirler. (Yargıtay 11. HD 18.09.2025 tarihli 2024/6095 E. 2025/5476 K.; 23.06.2025 tarihli 2025/2972 E. 2025/4392 K.) Dolayısı ile ispat yükü yöneticinin kusuruyla şirkete zarar verdiğini ileri süren kimseye aittir. Dosya kapsamına kazandırılan ticaret sicil kayıtlarına göre dosya taraflarının dava dışı ... Şirketinde ortak oldukları, davalı ....'ın şirket müdürü olarak tayin edildiği anlaşılmıştır. Davada dava dışı .... Şirketi ile arsa malikleri...., ...., .... ve ....arasında ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... Ada ... Parsel sayılı ... m2 yüzölçümlü taşınmaz üzerinde, zemin+6 katlı ve zemin katta 444 metrekareden az olmamak kaydıyla 1 adet dükkan+diğer her katta 4 adet eşit metrekarelerden oluşan mesken nitelikli 24 daireden ibaret bina yapımı hususunda İzmir 26. Noterliğinin 21/08/2017 tarih ve 10152 yevmiye no'lu Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi akdedildiği, söz konusu sözleşmeye göre zemin kattaki ... no'lu dükkan nitelikli bağımsız bölümün(444 m²'den az olmamak kaydıyla) 123/200 hissesinin, .... kat ....ve ... no'lu mesken nitelikteki bağımsız bölümlerin .... kat ... ve... no'lu mesken nitelikli bağımsız bölümlerin ... kat .... ve ...no'lu bağımsız bölümlerin... Kattaki .... no'lu mesken nitelikli bağımsız bölümün ve .... kattaki .... ve ....no'lu bağımsız bölümlerin adı geçen şirkete bırakılması ve geriye kalan bağımsız bölümlerin ise arsa sahipleri arasında paylaştırılması şeklinde düzenleme yapıldığı görülmüştür. Her ne kadar az önce bahsedilen sözleşmede adı geçen şirkete devir edilecek taşınmazlar arasında zemin kattaki ... no'lu dükkan nitelikli bağımsız bölüm yer almakta ise de söz konusu taşınmaz dosya kapsamında da sabit olduğu üzere ...(171,28 m²) ve...(273,10 m²) nolu iki paya ayrıldığı ve tapuda da bu şekilde tescili yapıldığı göz önüne alındığında sözleşmede yer almasa da devir taahhüdünün ....nolu taşınmazı da kapsadığı kabul edilerek yukarıda belirtilen taşınmazlardan dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının incelenmesinde ise; -... kat ...no'lu bağımsız bölüm nitelikteki taşınmaz ... adına kayıtlı olmakla birlikte satış yolu ile önce davalı ...'a sonra ise dava dışı ...'a, -... kat ... no'lu bağımsız bölüm nitelikteki taşınmaz ....adına kayıtlı olmakla birlikte satış yolu ile önce davalı ...'a sonra ise dava dışı ...'a, -... kat ....no'lu bağımsız bölüm nitelikteki taşınmaz ... adına kayıtlı olmakla birlikte satış yolu ile önce davalı ...'a sonra ise sırasıyla .... ve ...'a, -... kat....no'lu bağımsız bölüm nitelikteki taşınmaz ... adına kayıtlı olmakla birlikte satış yolu ile önce davalı ...'a sonra ise dava dışı ....'a, -... kat .. no'lu bağımsız bölüm nitelikteki dükkan vasıflı taşınmaz.... ve ... adına kayıtlı olmakla birlikte satış yolu ile önce davalı ...'a sonra ise dava dışı ....Şti'ye, -... kat ...no'lu bağımsız bölüm nitelikteki dükkan vasıflı taşınmaz ... ve ...adına kayıtlı olmakla birlikte satış yolu ile önce davalı ....'a sonra ise dava dışı .... Şti'ye devir edildiği, Davalı ... yönünden yapılan alış ve satışların dava dışı şahıslara verilen vekaletname ile yapıldığı tespit edilmiştir. Dosya kapsamında sabit 21/08/2017 tarihli sözleşmede zemin kat .... ve ... nolu dükkan nitelikteki bağımsız bölümlerin arsa sahipleri tarafından dava dışı ... .. Şirketi'ne 123/200 hisse karşılığının devir edileceği kararlaştırılmış ise de hükme esas alınan raporda ise sözü edilen taşınmazların dava tarihi itibariyle tam hisse karşılığı bedeli belirlenmekle bu husus istinaf sebepleri arasında belirtilmiş ise de mahkemece hükmedilen tazminat tutarı göz önüne alındığında sözleşme ile kararlaştırılan 123/200 hisse karşılığının tespitinin ayrıca belirlenmemiş olmasının istinaf sebebi olarak kabulünde olanak görülmemiş, fazlaya dair hakların saklı tutulması yönündeki karar kapsamında istemde bulunulması halinde bu husus tartışılabileceğinden bu yönden ileri sürülen istinaf istemine itibar edilmemiştir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre; konu taşınmazların sözleşme ile tarafların ortak oldukları dava dışı .... Şirketi adına tescil edilmesi gerekirken şirket adına tescili olmaksızın yukarıda devirleri belirtilen şekilde sözü edilen şirketin yöneticisi olan davalı yan adına önce alış sonrasında ise satış suretiyle yapılan tescil işlemlerinde 6102 sayılı yasanın 553. maddesi kapsamında davalının sorumluluğunun belirlenmesine yönelik mahkemece yapılan incelemelerin yerinde ve yeterli görülmesine, bu kapsamda mahkemece yapılan tespit ve değerlendirmelerin oluşa ve dosya kapsamına uygun olmasına, taşınmazların dava tarihi itibariyle bedellerinin tespit edilmesine, kazandırılan raporun hükme ve denetime elverişli bulunmasına, davalı yanın inşaat bedellerinin gerek kendisi gerekse de sahibi olduğu şirket tarafından finansa edildiği ayrıca şirket kayıtlarında yargılama konusu taşınmazlar bedeli olarak görülen miktar yönünden davalı yana faturalandırma işlemi yapılmakla bu tutarın inşaat için kullanıldığı yönündeki savunmalarına itibar edilmemesi yönünden Mahkemece yapılan değerlendirmenin yerinde görülmesine, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 40.986,00 TL'den peşin alınan 10.246,50 TL'nin mahsubu ile bakiye 30.739,50 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.