12. Ceza Dairesi 2021/8891 E. , 2025/926 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1636E. - 2019/1736K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin r
**12. Ceza Dairesi 2021/8891 E. , 2025/926 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1636E. - 2019/1736K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Turgutlu 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22.03.2018 tarihli ve2017/197 Esas, 2018/250 Karar sayılı ilamı ile yüklenen suç açısından sanığın kastı bulunmadığı gerekçesiyle CMK'nun 223/2-c maddesi uyarınca beraat kararı verildiği, karara karşı katılan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'un 65/1.1.cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 51, 53 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezalarının ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, karara karşı sanık müdafinin temyiz başvurusunda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; suçun unsurlarının oluşmadığına, müvekkilinin suç kastıyla hareket etmediğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Manisa İli, Ahmetli İlçesi, Kendirlik Mahallesinde bulunan tümülüslerde tahribat olduğu yönünde Müze müdürlüğüne yapılan isimsiz ihbar üzerine 05.10.2016 tarihinde Kendirlik mahallesi 107 Ada 41 parsel üzerinde yerinde yapılan inceleme neticesinde dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 01.06.1990 tarihli ve 1946(B) sayılı kararıyla 1.derece arkeolojik sit alanında kalan ve İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu'nun 14.08.2002 tarihli ve 10860 sayılı kararı ile Bintepeler Nekropolünde yer alan tümülüslerin tahrip edildiği, eteklerinden yaklaşık 5 metre genişliğinde 50 metre uzunluğunda bir kısım yok edilerek tarla seviyesine indirildiği ve zeytin ağaçlarının dikildiğinin tespiti ile başlatılan soruşturma işlemleri kapsamında taşınmazın sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'e ait olduğunun tespit edildiği, taşınmaza ait tapu kaydında alanın arkeolojik sit alanında kaldığına ilişkin şerh bulunduğu, sanık ... ile temyiz dışı sanık ...'in soruşturma aşamasındaki savunmalarında kazı yapmadıklarını yıllar önce tepecik şeklinde olan odacığın yıllar önce bilmediği şahıslar tarafından kazılarak açıldığını, kendilerine ait tarlada zeytin ağacı ekimi dikimi yaptıklarını beyan ettikleri, yürütülen soruşturma neticesinde sanık ... ve temyiz dışı sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/1., TCK'nın 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece yürütülen yargılama kapsamında aldırılan 29.11.2017 tarihli ziraat ve arkeolog bilirkişi raporuna göre ; taşınmaz içerisinde doğu ve batı yönde olmak üzere hali hazırda 2 adet Tümülüs bulunduğu, Taşınmazın doğu kısmında yer alan Tümülüs'ün sınırlarında 7-8 yaşlarında 10 adet, batı kısınında yer alan Tümülüs'ün sınırlarında ise 3-5 yaşlarında 7 adet zeytin ağaçlarının mevcut olduğu, dava konusu taşınmaz içerisinde eski kazılmış olan odacık olarak belirtilen kısım etrafında 5-6 yaşlarında 3 adet zeytin ağaçlarının olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Sanık ...'nin Yerel Mahkemece alınan savunmasında, davaya konu yerin sit alanı olduğunu bildiklerini, ve zeytin ağaçlarını 10 sene önce diktiklerini sit alanına zarar vermediklerini, tümülüs üzerindeki mezar odasının bu şekilde açığa çıkması yaklaşık 50 yıl öncesine dayalı olduğunu beyan ettiği, Bölge Adliye Mahkemesince yazılan talimat üzerine alınan savunmasında kendisine ait tarlada sadece zeytin ağacı diktiğini bunu da gerekli izinlerle yaptıklarını beyanla suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde;"....Bu açıklamalar ışığında dava dosyası incelendiğinde, mahkememizce yapılan keşif sonrası 29/11/2017 tarihli bilirkişi raporunda taşınmaz üzerindeki halihazırda yer alan ve tümülüslere yaklaşık 5m ve üzeri mesafede yer alan diğer zeytin ağaçları ile bitki örtüsü varlığının tümülüslere zarar erebilecek durumda olmadığı, her iki tümülüsün arasındaki konumda yer alan odacık üzerinde ise keşif tarihi itibariyle herhangi bir toprak işlenmesinin olmadığı, ancak odacığa etki alanı sınırları içerisinde kalan 3 adet zeytin ağaçları olduğu tespitine yer verilmiştir. ..Sanıklar aşamalarda birbirleriyle uyumlu beyanda bulunmuşlardır, 1. Derecede sit alanı olduklarını bildiklerinden izinle zeytin ağaçlarını diktiklerini savunmuşlardır." gerekçesiyle sanıkların kastının bulunmaması nedeniyle atılı suçtan CMK.nun 223/2-c maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince aldırılan ek arkeolog bilirkişi raporuna göre taşınmazda yapılan fiziki müdahalelerin sit alanına zarar verdiğinin belirtildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince yürütülen yargılama neticesinde; "Sanıkların maliki bulunduğu 107 ada 41 parsel sayılı taşınmazın İzmir 2 Nolu Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulunun 01/06/1990 tarih 1946(B) sayılı kararı ile 1. Derece arkeolojik sit alanı olarak koruma altına alındığı ve bu kararın tapu kütüğünün beyanlar hanesine şerh edildiği sabittir. Sanıklar alınan savunmalarında da söz konusu taşınmaz üzerine zeytin fidanı dikmek eyleminde bulunduklarını samimi olarak ikrar etmişlerdir. Her ne kadar ilçe tarım müdürlüğünden izin aldıklarını beyan etmişler ise de Kültür Varlıkları Koruma Kurulundan izin aldıklarına ilişkin beyanda bulunmadıkları gibi buna ilişkin herhangi bir belgede ibraz etmemişlerdir. Dairemizce yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesinde dikilen zeytin fidanlarının 1. Derece sit alanında bulunan tümülüs'e ve mezar odasına zarar verebileceği değerlendirilmiş ve bu bakımdan eylemin 2863 sayılı yasanın 65/1 maddesinde gerçekleştiği kabul edilmiştir." gerekçesiyle katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak sanığın mahkumiyetine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Tüm dosya kapsamından sanığın savunmasında kendisine ait tarlaya zeytin ağaçlarını yaklaşık 10 sene önce diktiklerini beyan ettiği, Yerel Mahkemece aldırılan 29.11.2017 tarihli ziraat ve arkeolog bilirkişi raporuna göre ;taşınmazın doğu kısmında yer alan Tümülüs'ün sınırlarında 7-8 yaşlarında 10 adet, batı kısmında yer alan Tümülüs'ün sınırlarında ise 3-5 yaşlarında 7 adet zeytin ağaçlarının mevcut olduğu, dava konusu taşınmaz içerisinde eski kazılmış olan odacık olarak belirtilen kısım etrafında 5-6 yaşlarında 3 adet zeytin ağaçlarının olduğunun belirtildiği dikkate alındığında en genç ağaç yaşının da 3-5 yıllık olarak 2017 tarihli raporda tespit edildiği ve sanık lehine değerlendirme yapılarak suç tarihinin 2012 yılı olarak kabulü gerektiği değerlendirilerek yapılan inceleme neticesinde; Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan ..., 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı Kanun'un 66/1. maddenin (e) bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 67/4 fıkrası uyarınca en fazla yarısına kadar uzayacağından, suç tarihi olan "2012" tarihinden itibaren 5237 sayılı Kanun'un 66/2. maddesinin (e) bendi ve 67/4. maddesinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımı, inceleme tarihinden önce gerçekleştiği, dosya içeriği itibariyle de 5271 sayılı Kanun'un 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartların bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının isteme aykırı olarak DÜŞMESİNE; 23.01.2025 tarihinde karar verildi.