TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR YAHYA ÇEV İK BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/15454) Karar Tarihi: 17/11/2021 R.G. Tarih ve Say ı: 20/1/2022-31725 Başvuru Numaras ı: 2018/15454 Karar Tarihi : 17/11/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Muammer TOPALRecai AKYELSelahaddin MENTE Ş Raportör : Hasan SARAÇ Başvurucu : Yahya ÇEV İK Vekili : Av. Mustafa ÇAPRAK I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, adli kontrol tedbirine dayal ı tazminat ta
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR YAHYA ÇEV İK BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/15454) Karar Tarihi: 17/11/2021 R.G. Tarih ve Say ı: 20/1/2022-31725 Başvuru Numaras ı: 2018/15454 Karar Tarihi : 17/11/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Muammer TOPALRecai AKYELSelahaddin MENTE Ş Raportör : Hasan SARAÇ Başvurucu : Yahya ÇEV İK Vekili : Av. Mustafa ÇAPRAK I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, adli kontrol tedbirine dayal ı tazminat talebinin de ğerlendirilmemesi nedeniyle adil yarg ılanma hakk ının ve seyahat hürriyetinin ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 18/5/2018 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ında n yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık, görüşünü bildirmi ştir. 6. Başvurucu, Bakanl ık görüşüne karşı beyanda bulunmu ştur. III. OLAY VE OLGULAR7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ve Ulusal Yarg ı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) arac ılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2018/15454 Karar Tarihi : 17/11/2021 38. Başvurucu, Kahramanmara ş Cumhuriyet Ba şsavc ılığının (Cumhuriyet Başsavc ılığı) yürüttü ğü bir soru şturma kapsam ında 28/6/2015 tarihinde gözalt ına al ınm ış; 29/6/2015 tarihinde Kahramanmara ş 1. Sulh Ceza Hâkimli ğinin karar ıyla her hafta pazartesi ve cuma günleri 06.00-23.00 saatleri aras ında imza vermek suretiyle adli kontrol şart ı ile serbest b ırak ılm ıştır. 9. Başsavc ılığın 7/7/2015 tarihli iddianamesiyle, çocu ğun cinsel istismar ı suçunu işlediğinden bahisle ba şvurucunun cezaland ırılmas ı istemiyle ayn ı yer a ğır ceza mahkemesinde kamu davas ı aç ılm ıştır. 10.İddianame, Kahramanmara ş 1. Ağır Ceza Mahkemesi taraf ından kabul edilmi ş ve E.2015/231 say ılı dosya üzerinden yarg ılamaya ba şlanm ıştır. 11. Başvurucu 26/2/2016 havale tarihli dilekçesi ile hakk ında hükmolunan adli kontrol tedbirinin kald ırılmas ını talep etmi ştir. Bu talebi de ğerlendiren Kahramanmara ş 1. Ağır Ceza Mahkemesi 14/3/2016 tarihli karar ı ile başvurucu hakk ında uygulanan adli kontro l tedbirinin kald ırılmas ına karar vermi ştir. 12. Yap ılan yarg ılama sonucunda Kahramanmara ş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/10/2016 tarihli karar ıyla başvurucunun üzerine at ılı suçtan beraatine karar verilmi ştir. Bu karara kar şı mağdurlar ın vekilleri taraf ından istinaf ba şvurusu yap ılm ış, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 13/2/2017 tarihli istinaf ba şvurusunun reddine dai r karar ı ile beraat hükmü kesinle şmiştir. 13. Başvurucu 31/8/2017 havale tarihli dilekçesiyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 say ılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141. maddesi uyar ınca haks ız yere gözalt ında kalmas ı ve adli kontrol tedbiri nedeniyle 20.000 TL maddi, 40.000 TL manevi tazminat ın gözalt ı tarihinde n itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsili talebiyle dava açm ıştır. 14. Başvurucunun açm ış olduğu dava Kahramanmara ş 3. Ağır Ceza Mahkemesinin (ilk derece mahkemesi) E.2017/490 say ılı dosyas ı üzerinden yürütülmü ştür. Yap ılan yarg ılama sonucunda ilk derece mahkemesi 23/1/2018 tarihli karar ı ile 31,63 TL maddi tazminat ile 1.000 TL manevi tazminat ın gözalt ı tarihi olan 28/6/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ba şvurucuya verilmesine, ayr ıca başvurucu kendisini vekil ile temsil ettirdi ğinden 4.360 TL vekâlet ücretinin de ödenmesine karar vermi ştir. Karar ın gerekçesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "... [D]avac ı Yahya Çevik'in 28/6/2015 tarihinde gözalt ına al ındığı, yap ılan yarg ılama sonucunda Kahramanmara ş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/10/2016 tarih ve 2015/231 E-2016/343 K. say ılı karar ı ile beraatine karar verildi ği ve karar ın Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 13/02/2017 tarihli karar ı ile kesinle ştiği anlaşılmakla, san ığın gözalt ında toplam 1 gün geçirdi ği, at ılı suç nedeni ile haks ız gözalt ı ile karşı karşıya kald ığı, Kahramanmara ş 1. Sulh Ceza Hakimli ği'nin 29/06/2015 tarih 2015/203 sorgu sayılı karar ı ile adli kontrol karar ına hükmedildi ği, 21/03/2016 tarihine kadar adli kontro l tedbirine tabi tutuldu ğu, Kahramanmara ş Sosyal Güvenlik Kurumu Ba şkanl ığı'nın 26/09/2017 tarih v e 11.588.703 say ılı yaz ısı ile san ığın 29/06/2014-29/06/2015 tarihleri aras ında sigortal ı bir işte çal ışmad ığının anlaşıldığı, davac ının toplam 1 gün nezarette kald ığı süre için belirtilen asgari ücretin günlük net tutar ı çarp ımı sonucunda davac ının asgari ücret üzerinden hesaplanarak maddi zarar ının 31,63 TL oldu ğu tespit edilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2018/15454 Karar Tarihi : 17/11/2021 4 Neticeten; Davac ı Yahya Çevik'in at ılı suç nedeni ile haks ız gözalt ı ile karşı karşıya kald ığı, maddi ve manevi zarara u ğrad ığı, davac ının maddi kayb ının gözalt ında kald ığı tarihte sigortal ı bir işte çal ışmamas ı nedeniyle asgari ücret üzerinden hesaplanarak 31,63 TL olduğu, gözalt ında kald ığı ve adli kontrole tabi tutuldu ğu süre, davac ının sosyal ve ekonomik durumu, gözalt ına al ınmas ına neden olunan olay ın oluş tarz ı, suçun niteli ği dikkate al ınarak, zenginle şme sonucu do ğurmacayak hak ve nesafet kurallar ına uygun makul bir miktar olarak 1.000 TL'nin manevi tazminat olarak hükmedilmesine karar verilmesi gerekti ği ve yine taleple ba ğlı kal ınarak hükmedilecek maddi tazminata gözalt ına alınma tarihi olan 28/6/2015 tarihinden itibaren i şleyecek kanuni faizi ve manevi tazminata gözalt ı tarihi olan 28/6/2015 tarihinden itibaren i şleyecek kanuni faizi ile birlikte daval ıdan alınarak davac ıya verilmesine, fazlaya ili şkin talebin reddine... [karar verildi.]" 15. Bu karara kar şı istinaf yoluna ba şvurulmuştur. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) 5/4/2018 tarihli karar ı ile maddi tazminata ili şkin k ısma yönelik istinaf ba şvurular ının esastan reddine, manevi tazminat a ilişkin k ısma yönelik istinaf ba şvurusunun ise düzeltilerek esastan reddine karar vermi ştir. Karar gerekçesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "...1-Maddi tazminata ili şkin hükme yönelik istinaf ba şvurular ının esastan incelemesinde; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davas ına ilişkin yap ılan yarg ılamaya, toplan ıp karar yerinde gösterilen ve de ğerlendirilen delillere, mahkemenin kovu şturm a sonucuna uygun olarak olu şan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsam ına göre maddi tazminat talebinin k ısmen kabul k ısmen reddine ili şkin kararda usul ve yasaya ayk ırı bir yö n bulunmad ığından davac ı vekilinin ve daval ı hazine vekilinin maddi tazminata ili şkin yerind e görülmeyen istinaf ba şvurular ının esastan reddine, Ancak; 2-Manevi tazminata ili şkin hükme yönelik istinaf ba şvurusunun esastan incelemesinde; davac ının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine at ılı suçun niteli ği, gözalt ına al ınmas ına neden olan olay ın cereyan tarz ı, gözalt ı süresi birlikte de ğerlendirildi ğinde, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir manevi tazminat miktar ının belirlenmedi ği, manevi tazminat miktar ının güncel ko şullara göre fazla miktarda tespit edildi ği anlaşıldığından; daval ı hazine vekilinin istinaf ba şvurusu bu itibarla yerinde görülmekle manevi tazminat ın yenide n değerlendirilmesi gerekmi ş olup, HMK'n ın [Hukuk Muhakemeleri Kanunu] 353/1-b-2 maddesi uyar ınca düzeltilebilir nitelikte bir yan ılgı olduğundan, istinaf yoluna ba şvurula n karar ın aç ıklanan manevi tazminat yönünden hüküm k ısm ının ikinci bendinde yer alan (... 1.000,00 TL manevi tazminat ın ...) '... 500,00 TL manevi tazminat ın ...' şeklinde ... düzeltilerek istinaf ba şvurular ının esastan reddine... [karar verildi.] " 1 6 . B aşvurucu, Bölge Adliye Mahkemesinin karar ını 9/5/2018 tarihinde öğrendiğini bildirmi ştir. 17. Başvurucu 18/5/2018 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk18. 5271 say ılı Kanun'un '' Adli Kontrol' ' başlıklı 109. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2018/15454 Karar Tarihi : 17/11/2021 5''(1) (Değişik: 2/7/2012-6352/98 md.) Bir suç sebebiyle yürütülen soru şturmada, 100 üncü maddede belirtilen tutuklama sebeplerinin varl ığı halinde, şüphelinin tutuklanmas ı yerine adlî kontrol alt ına al ınmas ına karar verilebilir. ... (3) Adlî kontrol, şüphelinin a şağıda gösterilen bir veya birden fazla yükümlülü ğe tabi tutulmas ını içerir: ...b) Hâkim taraf ından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak., ...'' 19. 5271 say ılı Kanun'un "Tazminat istemi" kenar ba şlıklı 141. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şöyledir: " (1) Suç soru şturmas ı veya kovu şturmas ı sıras ında; a) Kanunlarda belirtilen ko şullar d ışında yakalanan, tutuklanan veya tutuklulu ğunun devam ına karar verilen, b) Kanunî gözalt ı süresi içinde hâkim önüne ç ıkar ılmayan, c) Kanunî haklar ı hat ırlat ılmadan veya hat ırlat ılan haklar ından yararland ırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan, d) Kanuna uygun olarak tutukland ığı hâlde makul sürede yarg ılama mercii huzurun a çıkar ılmayan ve bu süre içinde hakk ında hüküm verilmeyen, e) Kanuna uygun olarak yakaland ıktan veya tutukland ıktan sonra haklar ında kovuşturmaya yer olmad ığına veya beraatlerine karar verilen, f) Mahkûm olup da gözalt ı ve tutuklulukta geçirdi ği süreleri, hükümlülük sürelerinde n fazla olan veya i şlediği suç için kanunda öngörülen cezan ın sadece para cezas ı olmas ı nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezaland ırılan, g) Yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklar ındaki suçlamalar kendilerine, yaz ıyla veya bunun hemen olanakl ı bulunmad ığı hâllerde sözle aç ıklanmayan, h) Yakalanmalar ı veya tutuklanmalar ı yak ınlar ına bildirilmeyen, i) Hakk ındaki arama karar ı ölçüsüz bir şekilde gerçekle ştirilen, j) Eşyas ına veya di ğer malvarl ığı değerlerine, ko şullar ı oluşmad ığı halde elkonulan veya korunmas ı için gerekli tedbirler al ınmayan ya da e şyas ı veya di ğer malvarl ığı değerleri amaç d ışı kullan ılan veya zaman ında geri verilmeyen, k) (Ek: 11/4/2013-6459/17 md.) Yakalama veya tutuklama i şlemine kar şı Kanunda öngörülen ba şvuru imkânlar ından yararland ırılmayan, Başvuru Numaras ı: 2018/15454 Karar Tarihi : 17/11/2021 6Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlar ını, Devletten isteyebilirler ..." B. Yarg ıtay Karar ı 20. Yarg ıtay 12. Ceza Dairesinin 16/2/2015 tarihli ve E.2014/13444, K.2015/2705 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: ''Davac ı vekili 25.07.2013 tarihli dilekçe ile, müvekkili hakk ında soruşturm a aşamas ında başlay ıp beraat karar ının verildiği tarihe kadar 3 y ıl 6 ay 18 gün süreyle her gün 18:00 - 22:00 saatleri aras ında karakola ba şvurarak imza atmak suretiyle adli kontrol karar ı verildiğini, adli kontrol karar ının yasadaki amac ını aşmış, tutuklama tedbirinden fark ının kalmad ığını, kişi hak ve özgürlüklerinin s ınırland ırılmas ının oranl ılık ilkesine uygun olmad ığını Anayasan ın 19. maddesine ayk ırı davran ılmas ı sebebiyle 10.000 lira maddi, 40.000 lira manevi olmak üzere toplam 50.000 lira tazminat ın işleyecek faiziyle birlikte daval ı hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmi ştir. ... Bu bilgiler ışığında adli kontrol koruma tedbiri nedeniyle aç ılan tazminat davas ında, davac ının durumunun Ceza Muhakemesi Kanuna göre de ğerlendirilmesi gerekmektedir. Zira koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemini düzenleyen Ceza Muhakemes i Kanunu nun 141/1. maddesi tazminat ödenmesini kabul etti ği tedbir i şlemlerini şu şekilde göstermiştir. Bunlar: 1- Yakalama2- Tutuklama 3- Arama 4- El koyma5- Kanuni gözalt ı süresi içinde hakim önüne ç ıkar ılmama, 6- Yakalama veya tutuklama i şlemine kar şı kanunda öngörülen ba şvuru imkanlar ından yararland ırılmama, Fıkradaki aç ık düzenlemelerden de anla şılacağı üzere, adli kontrol, telekomünikasyon yoluyla yap ılan iletişimin denetlenmesi, gizli soru şturmac ı ve teknik araçlarla izleme gibi koruma tedbirleri için tazminat ödenmesi kabul edilmemi ştir. Bununla beraber, somut olayda hakk ında 3 y ıl 6 ay 18 gün süre ile uygulanan adl i kontrol tedbirinden dolay ı davac ının (san ığın) maddi ve manevi olarak zarar gördü ğü ve görmesi hayat ın olağan ak ışına göre, tart ışmas ız ve aşikard ır. Genel olarak tutuklama san ığın yarg ılamada haz ır bulunmas ını, maddi gerçeğin araştırılmas ını temin etmek veya yarg ılama neticesinde verilecek cezan ın infaz ını sağlama k amac ıyla başvurulan bir koruma tedbirdir. Baz ı durumlarda tutuklama koruma tedbiri il e ulaşılabilecek sonuçlara daha hafif tedbirler yoluyla da ula şılmak mümkündür. Adli kontro l tedbiri de uygulamada genel olarak s ıkça başvurulan bu tedbirlerden bir tanesidir. 5271 say ılı CMK n ın 109 ve devam ı maddelerinde tutuklama tedbirinin oranl ılık (ölçülülük) kriteri çerçevesinde (CMK n ın 101/1. vd) uygulamas ını sağlamak amac ıyla tutuklama koruma tedbirine alternatif bir koruma tedbiri olarak düzenlenen adli kontrol kurumu ile, kişi özgürlü ğünün en az şekilde s ınırland ırılmas ı yoluyla tutuklaman ın sonuçlar ına ulaşılmas ı amaçlanm ıştır. K ısaca, adli kontrolün amac ı tutuklama koruma tedbirinde de Başvuru Numaras ı: 2018/15454 Karar Tarihi : 17/11/2021 7genel olarak öngörülen, şüpheli veya san ığın kaçmas ını, saklanmas ını veya deliller i karartmas ını önlemek, tan ık ve mağdur veya ba şkalar ı üzerinde bask ı yap ılmas ı girişimine engel olmak ve yarg ılaman ın sağlıklı şekilde yap ılmas ını sağlamakt ır. Tutuklama koruma tedbiri yönünden, ba şvurulan bu tedbirin ne kadar sürece ği konusunda yasada azami bi r kısım süreler belirlenmesine kar şın, kanunda adli kontrol tedbirinin uygulanmas ı aç ısından her ne kadar bir üst s ınır belirtilmemi ş ise de, bir koruma tedbiri olmas ı nedeniyle, adli kontrol tedbiri de geçici olup, bunu hakl ı kılan şartlar ortadan kalk ınca bu tedbirin de kald ırılmas ı gerektiği kuşkusuzdur. Zira burada amaç, kural olarak ki şi hürriyetini tam manas ıyla s ınırland ırmamak suretiyle veya daha geni ş bir ifade ile ki şinin belirlenen yükümlere uymak kayd ıyla toplumsal ve bireysel ya şam ını olağan şekilde sürdürmesine olanak sa ğlanmas ıdır. Bu kapsamda tazminat talebine konu edilen dava konusu somut olayda, davac ı hakk ında uygulanan adli kontrolün Anayasan ın 13. maddesinde öngörülen temel haklar ın s ınırland ırılmas ında geçerli olan ölçülülük ilkesinin ihlal edildi ği anlaşılmaktad ır. Ölçülülük ilkesi, genel bir ilke olup, adli kontrol tedbiri kapsam ında yer alan yükümler aç ısından da geçerli olan bir ilkedir. Adli kontrol karar ının verildiği hallerde, tutuklama karar ının niteliğine ve somut olay ın koşullar ına göre; şüpheli veya san ık, birey hak ve özgürlüklerine en az müdahaleyi gerektiren yükümlere ve soru şturma ve kovuşturma konusu suçun niteli ğine uygun dü şen tedbirlere tabi k ılınmal ıdır. K ısaca ölçülülük ilkesi, temel hak ve özgürlüklere müdahale söz konusu oldu ğunda sınırlamad a başvurulan arac ın, amac ı gerçekleştirmeye yetecek ölçüde olmas ını gerektirir. ... [D]avac ı (san ık) hakk ında uzun süre uygulanan adli kontrol tedbiri aç ısından tutuklama ile serbest b ırakma aras ında düşünülen ve serbest b ırakman ın oluşturabilece ği zararlar ı gidermek için uygulanan adli kontrolün bir a şamadan sonra seyahat özgürlü ğünün sınırland ırıldığı, bu s ınırlama ile ki şi özgürlüğünün k ısıtlanmas ı olan tutuklama ile aras ında bir derece ve yo ğunluk fark ı olduğu, davac ıya uygulanan tedbirin seyahat özgürlü ğünü kısıtlama tedbirini a ştığı ve davac ıyı özgürlükten yoksun b ırakt ığı, oranl ılık ilkesinin ihla l edildiği ve kanun ile belirlenen amac ın d ışına ç ıkıldığı, zira aşamalarda ilgili tedbire yönelik olarak adli kontrol karar ının kald ırılmas ına ilişkin itirazlarda bulunulmas ına karşın, hakim veya mahkemece oranl ılık ilkesi ba ğlam ında adli kontrol tedbiri uygulamas ına devam edilip edilemeyece ği adli kontrol tedbiri ile öngörülen yükümlülüklerden sonuç al ınıp al ınmad ığı tedbirin de ğiştirilip değiştirilmeyece ği veya dah a hafif bir tedbirin uygulanmas ı yoluyla amaçlanan hedefin gerçekle şip gerçekle şmeyeceği veya geçici olarak adli kontrol tedbirinden muafiyet konusunda etkin (veya etkili) bi r değerlendirmenin yap ılamad ığı ve uygulanan tedbirin ölçüsüz hale geldi ğinin anlaşılmas ı karşısında, davac ı hakk ında ilk karar ın verildiği 15.04.2010 tarihinden sonra uygulanmay a devam edilen adli kontrol tedbiri nedeniyle davac ı yarar ına (hak ve nasafet ilkelerine uygun) makul oranda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yaz ılı gerekçe il e davan ın reddine karar verilmesi, Kanuna ayk ırı olup, davac ı vekilinin temyiz itirazlar ı bu itibarla yerinde görüldü ğünden, hükmün bu nedenle 5320 say ılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 say ılı CMUK'un 321. maddesi uyar ınca istem e ayk ırı olarak, BOZULMASINA... [karar verildi.]'' 21. Yarg ıtay 12. Ceza Dairesinin 24/2/2015 tarihli ve E.2014/12569, K.2015/3372 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: '' ...1-Tazminat davas ının dayanağını oluşturan Kocaeli C. Ba şsavc ılığının 2011/14999 say ılı soruşturma dosyas ının incelenmesinden; san ıklar (davac ılar) hakk ında ihaleye fesat kar ıştırma suçundan yürütülen soru şturma sonunda kovu şturmaya yer olmad ığına kara r verildiği, karar ın itiraz edilmeksizin kesinle ştiği, davac ılar ın soruşturma s ıras ında Başvuru Numaras ı: 2018/15454 Karar Tarihi : 17/11/2021 801.03.2012 tarihinde tutukland ıklar ı, tutuklulu ğa yap ılan itiraz üzerine Kocaeli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 09.03.2012 tarihli karar ıyla güvence kar şılığında serbest b ırak ılmalar ına ve CMK'n ın 110/1. maddesi gere ğince imza kar şılığında adli kontrol alt ına al ınmalar ına karar verildiği anlaşılmakla, güvence kar şılığı adli kontrol şart ıyla sal ıverilme işleminin CMK'n ın 141. maddesindeki tazminat isteme nedenleri aras ında say ılmamas ı sebebiyle davac ılar ın buna ilişkin tazminat istemlerinin reddine karar verilmesi gerekti ğinin gözetilmemesi , ..Kanuna ayk ırı olup, hükmün...BOZULMASINA... [karar verildi.]'' 22. Yarg ıtay 12. Ceza Dairesinin 21/12/2020 tarihli ve E.2019/1929, K.2020/7258 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: ''... [A]mac ı maddi gerçe ği ortaya ç ıkarmak olan ve kamusal nitelik ta şıyan cez a mahkemesinde, baz ı koruyucu tedbirlere ba şvurulmas ı gerekebilir. Bu tedbirler, muhakemenin yap ılabilmesi aç ısından, delillerin karart ılmas ını önlemeye yönelik olabileceği gibi şüpheli ya da san ığın haz ır bulundurulmas ını veya ilerde verilecek hükmün yerine getirilmesini sa ğlamak amac ını da taşıyabilir. Koruma tedbirleri kavram ı içinde yakalama, gözalt ına alma, tutuklama, arama ve el koyma, adli kontrol, gizli soru şturmac ı ve teknik araçlarla izleme ve telekomünikasyon yoluyla ileti şimin denetlenmesi konular ı yer almaktad ır. 466 say ılı Kanunda bu koruma tedbirlerinden yakalama, gözalt ı ve tutuklama, 5271 say ılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141. ve devam ı maddelerinde ise yakalama, gözalt ı, tutuklama, arama ve el koyma i şleminden kaynaklanan maddi ve manevi zararlar ın tazmininin düzenlendi ği dikkate al ındığında, davac ı hakk ında uygulanan ve 5271 say ılı CMK'n ın 109/3-j. maddesinde düzenlenen konutunu terk etmemek şeklindeki adli kontro l tedbiri nedeniyle tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekti ği ancak davac ı hakk ında ayn ı dosyada bir gün gözalt ına al ınmas ı nedeniyle sadece CMK n ın 141/1-e maddesi gere ğince gözalt ı nedeniyle maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna ayk ırı olup, ... hükmün BOZULMASINA... [karar verildi.]'' C. Uluslararas ı Hukuk 23. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi (A İHM) Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'nin (Sözle şme) 6. maddesinin (1) numaral ı f ıkras ının medeni hak ve uyuşmazl ıklar kolunun uygulanabilirli ğine ilişkin içtihad ını Regner/Çek Cumhuriyeti ([BD], B. No: 35289/11, 19/9/2017, 99-112) karar ında bildirmi ştir. Karar ın ilgili k ısm ı şöyledir: "99. AİHM 'medeni' kol ba ğlam ında 6. maddenin uygulanabilir olmas ı için Sözleşme'de korunup korunmad ığından bağıms ız olarak ulusal hukukta tan ınan -en az ından savunulabilir bir temeli bulunan- bir 'hak' ile ilgili bir 'uyu şmazl ık' olmas ı gerektiğini tekrarlar. Uyu şmazl ık samimi ve ciddi olmal ıdır. Uyuşmazl ık sadece bir hakk ın gerçek varl ığıyla değil, hakk ın kapsam ı ve uygulanma şekliyle de ilgili olabilir. Son olarak yarg ılaman ın sonucu söz konusu hak için do ğrudan belirleyici olmal ıdır. Ancak hafi f bağlant ılar ya da uzak sonuçlar 6. maddenin devreye girebilmesi için yeterli olmaz. 100. AİHM hakk ın varl ığıyla ilgili olarak, ulusal hukukun ilgili hükümlerinin ve ulusa l mahkemelerin bunlara ili şkin yorumlar ının başlang ıç noktas ı olmas ı gerektiğini tekrarlar. 6. maddenin (1) numaral ı fıkras ı 'hak ve yükümlülükler' için taraf devletin maddi hukukunda herhangi bir somut içerik garanti etmez. A İHM taraf devletin ulusal hukukunda yasal bir temeli bulunmayan maddi bir hakk ı 6. maddenin (1) numaral ı fıkras ının yorumu yoluyla türetmeyebilir. 101. Bu çerçevede A İHM ulusal kanun koyucu taraf ından ihdas edilen haklar ın maddi veya usule ili şkin ya da alternatifli olarak bu ikisinin bir kombinasyonu da olabilece ğini gözlemler. Başvuru Numaras ı: 2018/15454 Karar Tarihi : 17/11/2021 9102. Ulusal hukukta tan ınan ve mahkemeler kanal ıyla icra ettirilebilme usul güvencesiyle desteklenmi ş bir maddi hakk ın bulundu ğu hallerde 6. maddenin (1) numaral ı fıkras ı bağlam ında hakk ın var oldu ğu hususunda şüphe yoktur. Kanun hükmünün lafz ının [otoritelere] takdir yetkisi bah şetmesi tek ba şına hakk ın varl ığını dışlayan bir unsur olara k görülemez. Gerçekte 6. madde ba şvurucunun hakk ına müdahale sonucunu do ğuran takdir yetkisine dayal ı kararlara ili şkin davalara da uygulan ır. 103. Ancak 6. madde ulusal kanun koyucu taraf ından -herhangi bir hak bahşetmeksizin- mahkemelerde ileri sürülmesi mümkün olmayan belli avantajlar sa ğlad ığı hallerde uygulanmaz. Ayn ı durum bir kimsenin ulusal mevzuattaki haklar ının, bunlar ın tan ınacağına dair basit bir umut ile s ınırlı olduğu ve hakk ın tan ınmas ının bütünüyle otoritelerin takdirine ve keyfiyetine ba ğlı bulunduğu haller yönünden de geçerlidir. 104. Ulusal mevzuat ın bir kişinin maddi bir hakk ını tan ıdığı fakat şu veya bu sebeple bu hakk ın mahkemeler arac ılığıyla tespitini veya icra edilmesini temin edecek yasal araçla r öngörmedi ği haller de olabilmektedir. Bu durum -örne ğin- ulusal hukukta yarg ısal muafiyet öngörüldü ğü hallerde söz konusu olur. Buradaki muafiyet maddi hakk ı güçlendirmekten ziyade ulusal mahkemelerin hakk ın tespiti yetkisine yönelik getirilen prosedürel bi r kısıtlama olarak görülmektedir. 105. Baz ı durumlarda ulusal hukuk bireyin öznel bir hakk ını tan ımamas ına karşın işlemin keyfi oldu ğu veya yetki a şımı içerdiği ya da usul hatalar ı bulunduğu yolunda k iddialar ını inceletmek için dava açma hakk ı bahşetmektedir. Bu durum, kamu otoritelerinin bir avantaj ı veya ayr ıcal ığı tan ımak veya buna ili şkin isteği reddetmek hususunda mutla k takdir yetkisini haiz oldu ğu ve kanunun ki şiye bu hakla ilgili olarak tan ıdığı, mahkemelere başvuru hakk ının kullan ımı üzerine mahkemelerin bu i şlemi hukuka ayk ırı bularak iptal edebildiği hallerde önem ta şır. Böyle bir durumda 6. maddenin (1) numaral ı fıkras ı avantaj ya da ayr ıcal ığın bir kere tan ınmakla medeni bir hakka vücut vermesi ko şuluyla uygulanabilir. ..." V.İNCELEME VE GEREKÇE 24. Anayasa Mahkemesinin 17/11/2021 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gere ği düşünüldü: A. Adil Yarg ılanma Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 25. Başvurucu, gözalt ında bir gün kalmas ı nedeniyle tazminata hükmedilmi şken adli kontrol alt ında kald ığı sürece ili şkin olarak tazminat verilmemesi nedeniyle e şitlik ilkesi ve adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 26. Bakanl ık görüşünde, yukar ıda "Olay ve Olgular" kısm ında aç ıklanan sürece yer verildikten sonra özetle derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlar ının adaleti ve sa ğduyuyu hiçe sayan tarzda bariz takdir hatas ı veya aç ık bir keyfîlik içermesi ile bu durumun kendiliğinden bireysel ba şvuru kapsam ındaki hak ve özgürlükleri ihlal etmi ş olmas ı hâli dışında kanun yolu şikâyeti niteli ğindeki ba şvurular ın Anayasa Mahkemesince Başvuru Numaras ı: 2018/15454 Karar Tarihi : 17/11/2021 10incelenemeyece ği beyan edilmi ştir. Bakanl ık, bunun yan ında hak ve nesafet ilkelerine uygun etkin bir giderimin sa ğlan ıp sağlanmad ığının Anayasa Mahkemesinin takdirinde bulunduğunu da ifade etmi ştir. 27. Bakanl ık görüşüne karşı başvurucu, bireysel ba şvuru formunda ileri sürdü ğü hususlar ı tekrar etmi ştir. Başvurucu özetle sadece bir gün kald ığı gözalt ı nedeniyle 31,63 TL maddi, 500 TL manevi tazminata hükmedilmesi ve 260 gün adli kontrole tabi tutulmas ına rağmen maruz kald ığı mahrumiyetler için tazminata hükmedilmedi ğini belirterek Yarg ıtay ve Anayasa Mahkemesinin bununla ilgili baz ı kararlar ından örnekler vermi ş, netice olarak hak ihlaline sebebiyet verildi ğini beyan ederek tazminat talep etmi ştir. 2. Değerlendirme 28. Anayasa'n ın iddian ın değerlendirilmesinde dayanak al ınacak "Hak arama hürriyeti" kenar başlıklı 36. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir." 29. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucu her ne kadar e şitlik ilkesinin de ihlal edildiğini ileri sürmü şse de an ılan iddialar ın adil yarg ılanma hakk ı ile bağlant ılı olarak incelenmesi nedeniyle ayr ıca bir değerlendirme yap ılmas ına gerek görülmemi ştir. 30. Anayasa'n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ında, herkesin me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddiada bulunma ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahip oldu ğu belirtilmi ş ancak hakk ın kapsam ı düzenlenmemi ştir. 3/10/2001 tarihli ve 4709 say ılı Kanun'un Anayasa'n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ına "ile adil yarg ılanma" ibaresinin eklenmesine ili şkin 14. maddesinin gerekçesine göre "değişiklikle Türkiye Cumhuriyeti'nin taraf oldu ğu uluslararas ı sözleşmelerce de güvence alt ına al ınm ış olan adil yarg ılama hakk ı metne dahil" edilmiştir. Dolay ısıyla Anayasa'n ın 36. maddesinde herkesin adil yarg ılanma hakk ına sahip oldu ğu ibaresinin eklenmesinin amac ının Sözleşme'de düzenlenen adil yarg ılanma hakk ını anayasal güvence alt ına almak oldu ğu anlaşılmaktad ır (Yaşar Çoban [GK], B. No: 2014/6673, 25/7/2017, 53). Bu itibarla Anayasa'da güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ının kapsam ve içeri ği belirlenirken Sözle şme'nin "Adil yarg ılanma hakk ı" kenar ba şlıklı 6. maddesinin ve buna ili şkin AİHM içtihad ının da gözönünde bulundurulmas ı gerekir (Onurhan Solmaz , B. No: 2012/1049, 26/3/2013, 22). 31. Sözle şme, bir ki şinin sahip oldu ğunu ileri sürebilece ği tüm hak ve yükümlülükler bak ımından adil yarg ılanma hakk ını güvenceye almamaktad ır. Sözleşme'nin adil yarg ılanma hakk ını düzenleyen 6. maddesinde adil yarg ılanmaya ili şkin hak ve ilkelerin medeni hak ve yükümlülükler ile ilgili uyu şmazl ıklar ın ve bir suç isnad ının esas ının karara bağlanmas ı esnas ında geçerli oldu ğu belirtilerek hakk ın kapsam ı bu konularla sınırland ırılm ıştır. Hak arama hürriyetinin ihlal edildi ği gerekçesiyle bireysel ba şvuruda bulunabilmek için ya ba şvurucunun medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili bir uyu şmazl ığın taraf ı olmas ı ya da ba şvurucuya yönelik bir suç isnad ının esas ı hakk ında karar verilmi ş olmas ı gerektiği anlaşılmaktad ır. Dolay ısıyla bahsedilen hâller d ışında kalan adil yarg ılanma hakk ının ihlali iddias ına dayanan ba şvurular Anayasa ve Sözle şme'nin ortak koruma alan ı kapsam ı dışında kalaca ğından bireysel ba şvuruya konu olamaz ( Onurhan Solmaz , 23). Başvuru Numaras ı: 2018/15454 Karar Tarihi : 17/11/2021 1132. Anayasa'n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ı suç isnad ına bağlı yarg ılamalar ın yan ında bir kimsenin medeni hak ve yükümlülükleri nin karara bağlanmas ıyla ilgili yarg ılamalarda da uygulan ır. Anayasa'n ın 36. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının medeni meselelerde uygulanabilmesi için ortada hukuk düzeni taraf ından kişiye tan ınm ış veya en az ından savunulabilir temeli bulunan bir hakkın bulunmas ı gerekir. Bu hakk ın Anayasa'da do ğrudan veya dolayl ı olarak tan ımlanan ve güvence alt ına al ınan bir hakka ilişkin olmas ı zorunlu de ğildir. Bu bak ımdan kanunla ki şilere tan ınan ve savunulabilir bir temeli bulunan hak ve ayr ıcal ıklar da -mahkemelerde ileri sürülebilmesi ko şuluyla- Anayasa'n ın 36. maddesi ba ğlam ında hak kavram ına dâhildir (baz ı farkl ılıklarla birlikte bkz. Mehmet Güçlü ve Ramazan Erdem , B. No: 2015/7942, 28/5/2019, 28; M.B. [GK], B. No: 2018/37392, 23/7/2020, 67). 33. Bir hakk ın bulunup bulunmad ığının tespitinde hakk ın tan ınmas ı hususunda yetkili otoritelere takdir yetkisi verilip verilmedi ği de büyük önem ta şımaktad ır. Bir hakk ın kişiye tan ınıp tan ınmamas ı hususunda yetkili otoritelere mutlak takdir yetkisi tan ınm ış ise Anayasa'n ın 36. maddesi ba ğlam ında adil yarg ılanma hakk ının kapsam ına giren bir hakk ın varl ığından söz edilemeyecektir ( Mehmet Güçlü ve Ramazan Erdem , 29). Ayr ıca bu hakka ilişkin olarak ilgili ki şinin menfaatini etkileyen bir uyu şmazl ık mevcut olmal ıdır. Bu uyuşmazl ık ihtilaf konusu hakk ın tespiti ve bu haktan yararlan ılmas ı bak ımından belirleyici bir nitelik arz etmelidir ( Mehmet Güçlü ve Ramazan Erdem , 28). Son olarak söz konusu hakk ın medeni karakterli olmas ı gerekir. Devletin egemenlik yetkisinin çekirdek alan ına ilişkin haklar adil yarg ılanma hakk ının kapsam ına girmez ( Travnik Üniversitesi , B. No: 2017/33627, 19/11/2020, 32). 34. Somut olayda ba şvurucu, bir gün gözalt ında tutulmas ı ve 29/6/2015-21/3/2016 tarihleri aras ında haftada iki gün imza atmak suretiyle adli kontrol alt ında kalmas ı nedeniyle açt ığı tazminat davas ını bireysel ba şvuruya konu etmi ştir. Başvurucu, bireysel ba şvurusunda haftada iki gün imza atma şeklinde uygulanan adli kontrol tedbiri nedeniyle u ğrad ığı zarar ının tazmin edilmemesinden şikâyet etmektedir. 35. Anayasa Mahkemesi, Mehmet Baydan (B. No: 2014/16308, 12/4/2018) karar ında derece mahkemesinin adli kontrol tedbiri nedeniyle tazminat talebinin derece mahkemesince kar şılanmamas ı nedeniyle -medeni hakk ın varl ığı konusunda bir değerlendirme yapmaks ızın- gerekçeli karar hakk ının ihlal edildi ği sonucuna varm ıştır. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi, ayn ı konudaki çok say ıda başvuruyu inceledikten sonra adli kontrol tedbiri nedeniyle tazminat talebinin Türk hukuku taraf ından tan ınıp tan ınmad ığını ele alma gere ği duymuştur. 36. Somut uyu şmazl ıkta suç isnad ına bağlı bir yarg ılaman ın mevcut olmad ığı hususunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktad ır. Bununla birlikte uyu şmazl ığın niteliği itibar ıyla medeni hak ve yükümlülükler kapsam ında görülüp görülemeyece ğinin bu ba ğlamda öncelikle ortada kanunlar veya içtihat taraf ından tan ınan bir hakk ın var olup olmad ığının ortaya konulmas ı gerekir. Bu bak ımdan Türk hukukunda adli kontrol tedbiri uygulanmas ı nedeniyle tazminat hakk ının kanunlar veya içtihat taraf ından tan ınıp tan ınmad ığı aç ıklığa kavuşturulmal ıdır. 37. Uyuşmazl ığa konu temel kanuni düzenleme olan 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesine bak ıldığında kimlerin hangi şartlar alt ında ve hangi süreler içinde tazminat talep edebilece ği hususunda aç ık düzenlemelerin bulundu ğu görülmektedir (bkz. 19). Bu Başvuru Numaras ı: 2018/15454 Karar Tarihi : 17/11/2021 12maddede hangi hâller ve şartlar alt ında tazminat ın verilece ği aç ıkça ve s ınırlı olarak say ılm ış olup madde metninde hukuka ayk ırı olarak verilen adli kontrol kararlar ı ile ilgili olarak bir düzenlemenin bulunmad ığı ilk bak ışta görülmektedir. 38. Aç ıkça kanun taraf ından tan ınan medeni nitelikte savunulabilir bir hakk ın kabul edilmemesinin yan ında böyle bir hakk ın bulunup bulunmad ığının tespitinde ayr ıca yetkili yarg ısal makamlar ın pratik ve uygulamalar ının da söz konusu hakk ın varl ığı hususunda değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu nitelikteki bir hakk ın varl ığı veya kişilere bu hakk ın verilmesi noktas ında ilgili makamlar ın müstakar hâle gelmi ş bir uygulamas ının bulunmamas ı hâlinde de bu hakk ın varl ığından bahsedilemeyecektir. 39. Başvurucu taraf ından sunulan Yarg ıtay karar ına bak ıldığında (bkz. 20) söz konusu karara konu somut olayda soru şturman ın başlad ığı tarihten beraat karar ının verildiği tarihe kadar 3 y ıl 6 ay 18 gün süreyle her gün 18.00-22.00 saatleri aras ında karakola başvurarak imza atmak suretiyle san ık hakk ında adli kontrol karar ı verildiği anlaşılm ıştır. Yarg ıtay karar ında belirtilen hususlara bak ıldığında uyuşmazl ığa konu adli kontrol karar ının içerik ve süresinin tutuklama gibi ki şilerin hürriyetinden yoksun b ırak ılma sonucunu doğurabilecek nitelikte bir uygulamaya yol açt ığı, bir başka ifadeyle adli kontrol karar ının fiilî olarak tutuklama tedbirinin sonuçlar ına benzer bir uygulamaya sebebiyet verdi ğinin öncelikle tespit edildi ği anlaşılm ıştır. Bu tespitlerden hareketle Yarg ıtay, söz konusu adli kontrol karar ının uygulamas ının orant ılı olmad ığını kabul etmi ştir. 40. Somut olayda, ba şvurucu taraf ından yukar ıda (bkz. 20) verilen Yarg ıtay karar ından başka tüm yarg ısal uygulamalar ın bu mahiyette oldu ğuna ilişkin bir iddian ın ve bunu destekleyici herhangi bir karar ın sunulmad ığı anlaşılm ıştır. Resen yap ılan araştırmada da benzer iddialar ın ileri sürüldü ğü davalarda Yarg ıtay ın yukar ıda (bkz. 20) verilen karar ında olduğu gibi bir tespite ula şılamad ığı, aksine bu istisnai karar haricinde adli kontro l tedbirleri nedeniyle aç ılan davalar ın 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesinde aç ık düzenleme bulunmamas ı nedeniyle reddedilmesi gerekti ğine dair yerle şmiş içtihad ının devam etti ği anlaşılm ıştır (birçok karar aras ından baz ılar ı için bkz. 21, 22). 41. Bu de ğerlendirmelerin yan ında ayr ıca bireysel ba şvuruya konu edilen somut uyuşmazl ıkta başvurucu hakk ında verilen adli tedbir karar ının Yarg ıtay karar ında (bkz. 20) belirtilen süre kadar uzun bir dönemi kapsamad ığının belirtilmesi gerekir. Bunun yan ında adli kontrol karar ının uygulanma biçimlerinin de birbirinden farkl ı olduğunun bu a şamada vurgulanmas ı gerekmektedir. Gerçekten de ba şvurucu hakk ında verilen haftada iki gün imza atmak suretiyle adli kontrol alt ında kalmas ına dair karar sadece pazartesi ve cuma günlerine yönelik olarak uygulanmakta ve bugünlerde sabah 06.00'dan gece 23.00'e kadarki geni ş bir süreyi kapsamaktad ır. Bu durum kar şısında başvurucu taraf ından iddia edilen hususlara dayanak olarak gösterilen yarg ısal uygulaman ın somut maddi ko şullar ı ile neticelerinin birbirinden farkl ı olduğu anlaşılmaktad ır. 42. Tüm bu aç ıklamalar sonras ında özetle, iddialara dayanak olarak ileri sürülen 5271 say ılı Kanun'un 141. maddesinde, ba şvurucunun imza atmak suretiyle adli kontro l altında kalmas ı nedeniyle olu ştuğu iddia edilen zararlara kar şılık aç ık bir yasal dayana ğın bulunmad ığı, diğer ifadeyle ortada kanun taraf ından aç ıkça veya dolayl ı olarak kabul edilmi ş bir hakk ın varl ığından söz edilemeyece ği değerlendirilmi ştir. Bunun yan ında yukar ıda verilen AİHM karar ında belirtildi ği üzere yarg ısal uygulamalar ın da söz konusu taleplere ili şkin olarak savunulabilir nitelikte bir hakk ın kabul edilmesine dayanak olu şturabilecek ve imkân Başvuru Numaras ı: 2018/15454 Karar Tarihi : 17/11/2021 13verecek düzeyde olmad ığı, bir diğer ifadeyle yarg ısal uygulamalar ın söz konusu talepleri dava konusu edilebilir medeni nitelikte bir hakk ın varl ığına vücut vermedi ği anlaşılm ıştır. 43. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun di ğer kabul edilebilirlik ko şullar ı yönünden incelenmeksizin konu bak ımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna kara r verilmesi gerekir. B. Seyahat Hürriyetinin İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı 44. Başvurucu, adli kontrol tedbirine hükmolunmas ı nedeniyle seyahat hürriyetini n ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 2. Değerlendirme 45. Anayasa n ın 148. maddesinin üçüncü f ıkras ı ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 45. maddesinin (1) numaral ı fıkras ına göre bireysel ba şvurunun incelenebilmesi için kamu gücü taraf ından ihlal edildi ği iddia edilen hakk ın Anayasa da güvence alt ına al ınm ış olmas ının yan ı sıra Sözleşme ve Türkiye nin taraf oldu ğu Sözleşme'ye ek protokoller kapsam ına da girmesi gerekir. Anayasa ve Sözle şme nin ortak koruma alan ı dışında kalan hak ihlali iddias ını içeren başvurular bireysel ba şvurunun kapsam ında değildir ( Onurhan Solmaz , 18). 46. Anayasa n ın 23. ve Sözle şme ye ek (4) numaral ı Protokol ün 2. maddesinde, ülke içinde seyahat özgürlü ğü bulunmakla birlikte ki şilerin bulundu ğu ülkeden ayr ılma özgürlüğü de bulunmaktad ır. Ancak an ılan Protokol e Türkiye taraf olmad ığından Anayasa n ın 23. maddesinde yer alan seyahat özgürlü ğüne yönelik ba şvurular bireysel başvuru kapsam ında değildir. 47. Nitekim Anayasa Mahkemesi bir karar ında yurt d ışına ç ıkış yasağı getiren adli kontrol tedbirinin ki şi hürriyeti ve güvenli ği hakk ına değil seyahat hürriyetine ili şkin olduğunu belirttikten sonra ba şvurucunun bu yasak nedeniyle özgürlü ğünün k ısıtland ığı iddias ını konu bak ımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez bulmu ştur (Sebahat Tuncel, B. No: 2012/1051, 20/2/2014, 41-54). 48. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının konu bak ımından yetkisizli k nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın konu bak ımından yetkisizlik nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, B. Seyahat hürriyetinin ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın konu bak ımından yetkisizlik nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, Başvuru Numaras ı: 2018/15454 Karar Tarihi : 17/11/2021 14C. Yarg ılama giderlerinin ba şvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 17/11/2021 tahinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi.