Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/360 E. , 2024/3810 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/360 Karar No : 2024/3810 TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVALI) ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Çimento Fabrikaları Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1-... ... 6-... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: …
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/360 E. , 2024/3810 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/360 Karar No : 2024/3810 TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVALI) ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Çimento Fabrikaları Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1-... ... 6-... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi sınırlarında davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "IR:... (ER:...) II-A Grubu Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi" projesi ile ilgili olarak ... Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen ... tarih ve E:... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevre mühendisi, maden mühendisi, jeoloji mühendisi, ziraat mühendisi ve harita mühendisinden oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alındığında, proje tanıtım dosyasında (PTD) kalker üretiminde patlayıcı madde kullanılmayacağının belirtildiği halde, sertlik derecesi oldukça yüksek olan kalker madeninin patlayıcı olmaksızın kırıcılar ile kırılıp ekskavatör ile sökülerek çıkarılmasının mümkün olamayacağı, nitekim dava konusu ruhsat sahasına yakın bir bölgede faaliyet yürüten kalker ocaklarında da patlayıcı madde kullanılarak üretim yapıldığı gibi keşfin icrası sırasında da patlayıcı madde kullanılmak suretiyle madencilik faaliyeti yürütüldüğüne bizzat şahit olunduğu, kırma eleme tesisinin dava konusu ruhsat sahasında kurulmasının teknik gerekçelerinin PTD'de açıklanmadığı, bu tesise hangi ocaklardan ve mesafelerden kalker madeni getirileceğinin de belirtilmediği, proje tanıtım dosyasında jeolojik ve hidrojeolojik etüt raporunun yer almadığı, PTD'deki toz hesaplamalarının kırma eleme tesisinin maksimum kapasitesi üzerinden yapılmadığı, PTD'de insan ve hayvan içme suyu ile tarımsal amaçlı sulamada kullanılan yüzey ve yeraltı sularının madencilik faaliyetlerinden etkilenip etkilenmeyeceği (miktarı ve kalitesi açısından) hususunda bir açıklamaya yer verilmediği gibi, su kaynaklarının korunması konusunda alınması gerekli tedbirlerin de açıklanmadığı anlaşıldığından, bahsi geçen eksiklikleri içerisinde barındıran PTD'deki veriler esas alınmak suretiyle verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararında hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı idare ile davalı yanında müdahil tarafından, eksik ve hatalı değerlendirmeler içeren bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı, dava konusu işlemin hukuka uygun tesis edildiği belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile İdare Mahkemesi kararının aşağıda yer verilen gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davalı yanında müdahil tarafından, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi R:... (ER:...) ruhsat numaralı sahada, 1,22 ha'lık alanda ocak faaliyeti ve 700.000 ton/yıl kapasiteli kırma eleme tesisi olacak şekilde projenin yapılmasının planlanması üzerine, hazırlanan PTD davalı idareye sunulmuştur. Davalı idare tarafından ilgili kurumlardan alınan görüşler çerçevesinde ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "ÇED Yönetmeliği" uyarınca (dava konusu) ... tarih ve E:... sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilmiştir. Bunun üzerine, anılan kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir. 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 4. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelikte geçen; ... ğ) Çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir kararı: Ek-2’deki listede yer alan çevresel etkileri ön inceleme ve değerlendirmeye tabi projelerin, çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucunda ilgili mer’i mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olduğunun belirlenmesi üzerine, projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararını, ... i) Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel etki değerlendirmesi raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararını, k) Çevresel etki değerlendirmesi raporu: Ek-1’deki listede yer alan veya Bakanlıkça "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir" kararı verilen bir proje için belirlenen özel formata göre hazırlanacak raporu, l) Çevresel etki değerlendirmesi raporu özel formatı: Çevresel etki değerlendirmesi raporunun hazırlanmasında esas alınmak üzere; Komisyon tarafından projenin önemli çevresel boyutları ile halkın bilgilendirilmesi ve sürece katılımı toplantısındaki görüş ve öneriler göz önüne alınmak suretiyle Ek-3’teki çevresel etki değerlendirmesi genel formatında belirtilen ana başlıklar altında ele alınması gereken konuları tanımlayan formatı, ... ğğ) Proje tanıtım dosyası: Çevresel etkileri ön inceleme ve değerlendirmeye tabi projeler için Ek-4’te yer alan genel format esas alınarak hazırlanan dosyayı, ... ifade eder." olarak tanımlanmış, 6. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını ve ÇED Raporunu, Çevresel Etkileri Ön İnceleme ve Değerlendirmeye Tabi Projeleri için de Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez." kuralına, 5. maddesinde; "... (2) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar (ÇED Olumlu/ÇED Gerekli Değildir) tesis edilmeden önce; a) Projenin gerçekleştirilmesinin ilgili mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, ÇED süreci aşamasına bakılmaksızın sonlandırılır. ÇED sürecinin sonlandırıldığı Bakanlık ve il müdürlüğü internet sayfasından ilan edilir. ..." kuralına, 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1’deki listede yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen veya kanunen muafiyeti bulunan projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya alan genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesinin Ek-1’deki listede yer aldığı projelere, ÇED raporu hazırlanması zorunludur." kuralına, 15. maddesinde; (1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-2’deki listede yer alan projeler, b) Kapsam dışı değerlendirilen veya kanunen muafiyeti bulunan projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi Ek-2’deki listede belirtilen projeler, için proje tanıtım dosyası hazırlanması zorunludur." kuralına yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin seçme-eleme kriterleri uygulanacak projeler listesi olan EK-2 listesinin "Madencilik projeleri" başlıklı 45. maddesinin (e) bendinde; "Kırma, eleme, yıkama, kurutma ve cevher hazırlama işlemlerinden en az birini yapan tesisler," olarak düzenlenmiştir. Mülga 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği"nin Ek-1 listesinin 27. maddesinin (ç) bendinde; "400.000 ton/yıl ve üzeri kırma, eleme, yıkama ve cevher hazırlama işlemlerinden en az birini yapan tesisler." kuralına, Ek-2 listesinin 49. maddesinin (d) bendinde; "Kırma, eleme, yıkama ve cevher hazırlama işlemlerinden en az birini yapan tesisler, (Ek-1 listesinde yer almayanlar)" olarak düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuattaki düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden; kapasite itibarıyla Yönetmeliğin EK-I listesine tabi bir proje için Ek-III bölümüne göre ÇED raporunun, EK-II listesine tabi bir proje için de EK-IV bölümüne göre PTD'nin hazırlanması gerektiği açık olup, mülga 2014 tarihli ÇED Yönetmeliğinde kırma-eleme tesisi projeleri kapasite kriterine göre Yönetmeliğin hem Ek-1 listesinde, hem de Ek-2 listesinde yer almış iken, 2022 tarihli ÇED Yönetmeliğinde ise kapasite kriteri kaldırılarak tüm kırma-eleme tesisi projelerine Yönetmeliğin Ek-2 listesinde yer verilmiştir. Bununla birlikte, mülga Yönetmelikte olduğu gibi, kırma-eleme tesisi projelerine 2022 tarihli ÇED Yönetmeliğinin Ek-1 listesinin "Madencilik projeleri" başlıklı 25. maddesinde yer verilmediğinden, başka bir ifadeyle, eksik düzenleme yapıldığından bahisle, Danıştay Altıncı Dairesinin E:2022/7391 sayılı dosyasında açılan davada, Dairenin 16/02/2023 tarih ve E:2022/7391 sayılı kararıyla; söz konusu değişikliğin çevresel etkilerine yönelik bir rapor, uzman görüşü hazırlanmadan, buna yönelik somut bilgi-belge sunulmadan, "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği"nin Ek-2 listesinin 45. maddesinin (e) bendinde yer alan "Kırma, eleme, yıkama, kurutma ve cevher hazırlama işlemlerinden en az birini yapan tesisler" projesine, Ek-1 listesinin 25. maddesinde yer verilmemesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, bu karara itiraz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/10/2023 tarih ve YD İtiraz No:... sayılı kararıyla; söz konusu değişikliği zorunlu kılan nedenlerin bilimsel olarak açıklığa kavuşturulmaması nedeniyle, "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği"nin Ek-2 listesinin 45. maddesinin (e) bendinde yer alan "Kırma, eleme, yıkama, kurutma ve cevher hazırlama işlemlerinden en az birini yapan tesisler" projesine, Ek-1 listesinin 25. maddesinde yer verilmemesinde, bu nedenle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak, davalının itirazının, belirtilen gerekçe ile reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlıkta; her ne kadar İdare Mahkemesince bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, davalı yanında müdahil tarafından, 1,22 ha'lık alanda ocak faaliyeti ve 700.000 ton/yıl kapasiteli kırma eleme tesisi olacak şekilde projenin yapılması planlanarak, hazırlanan PTD'nin davalı idareye sunulması üzerine, dava konusu kırma-eleme tesisinin kapasitesi itibarıyla (mülga Yönetmeliğin Ek-1 listesinde yer aldığı halde) 2022 tarihli ÇED Yönetmeliğinin Ek-2 listesinde yer aldığından bahisle, seçme-eleme kriterleri çerçevesinde "ÇED Gerekli Değildir" kararının verildiği anlaşılmış olup, yukarıda yer verilen Daire kararıyla, mülga Yönetmelikte olduğu gibi, 400 ton/yıl ve üzeri kapasiteli kırma-eleme tesisi projelerine 2022 tarihli Yönetmeliğin Ek-1 listesinde yer verilmemesi nedeniyle anılan maddenin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği dikkate alındığında, dava konusu işlemin dayanağının kalmadığının kabulü gerekmektedir. Zira davalı idare tarafından, 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesi uyarınca yargı kararının gereğinin yerine getirilmesi amacıyla 30 gün içinde düzenleme yapılması gerekirken, bu konuda henüz yeni bir düzenleme yapılmamış ise de, yürütmenin durdurulması yönündeki idari yargı kararları iptal kararlarıyla aynı etki ve sonucu doğurduğundan, hukuka aykırılığı yargı kararıyla ortaya konulan maddeye dayanılarak tesis edilen işlemde bu yönden hukuka uyarlık bulunmadığı açıktır. Bu itibarla, yukarıda yer verilen yargı kararlarının gerekçeleri dikkate alındığında, dava konusu 700.000 ton/yıl kapasiteli kırma-eleme tesisi projesinin, 2022 tarihli ÇED Yönetmeliğinin Ek-2 listesi kapsamında kaldığından bahisle, verilen dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararında hukuka uyarlık, İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktdır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz istemlerinin reddine, 2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4.Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 06/06/2024 tarihinde oyçokluğyla karar verildi. KARŞI OY (X) : Dava; ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi sınırlarında davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "IR:86844 (ER:3341979) II-A Grubu Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi" projesi ile ilgili olarak ... Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen ... tarih ve E:... sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle açılmıştır. Uyuşmazlıkta; davalı yanında müdahil tarafından, 1,22 ha'lık alanda ocak faaliyeti ve 700.000 ton/yıl kapasiteli kırma eleme tesisi olacak şekilde projenin yapılması planlanarak, hazırlanan PTD'nin davalı idareye sunulması üzerine, dava konusu kırma-eleme tesisinin kapasitesi itibarıyla 2022 tarihli ÇED Yönetmeliğinin Ek-2 listesinde yer aldığından bahisle, seçme-eleme kriterleri çerçevesinde "ÇED Gerekli Değildir" kararının verildiği anlaşılmış olup, her ne kadar, mülga Yönetmelikte olduğu gibi, kırma-eleme tesisi projelerine 2022 tarihli ÇED Yönetmeliğinin Ek-1 listesinin "Madencilik projeleri" başlıklı 25. maddesinde yer verilmediğinden, başka bir ifadeyle, eksik düzenleme yapıldığından bahisle, Danıştay Altıncı Dairesinin E:2022/7391 sayılı dosyasında açılan davada, Dairenin 16/02/2023 tarih ve E:2022/7391 sayılı kararıyla; eksik düzenleme yapıldığı gerekçesiyle anılan maddenin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiş ise de, yargı kararının gereği olarak, söz konusu madde de hali hazırda bir düzenlemenin yapılmadığı, başka bir ifadeyle, kırma-eleme tesislerine 2022 tarihli ÇED Yönetmeliğinin Ek-1 listesinde yer verilmediği, dolayısıyla düzenlemenin hala eksik olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararının ivedi yargılama usulüne tabi olduğu dikkate alındığında, işbu davada, temyiz incelemesinin işin esasının incelenmesi suretiyle yapılması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.