Ceza Genel Kurulu 2016/623 E. , 2020/28 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 203-398 Sanık ... hakkında kasten öldürme suçuna teşebbüs ve kasten öldürme suçundan ayrı ayrı açılan ve birleştirilerek devam olunan kamu davalarında yapılan yargılama sonucunda, sanığın kasten öldürme suçundan TCK’nın 81, 29/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 11 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin Diyarbakır 2. Ağır Ce…
**Ceza Genel Kurulu 2016/623 E. , 2020/28 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 203-398 Sanık ... hakkında kasten öldürme suçuna teşebbüs ve kasten öldürme suçundan ayrı ayrı açılan ve birleştirilerek devam olunan kamu davalarında yapılan yargılama sonucunda, sanığın kasten öldürme suçundan TCK’nın 81, 29/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 11 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 27.11.2013 tarihli ve 203-398 sayılı hükmün sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 18.11.2015 tarih, 1380-5578 sayı ve oy çokluğuyla onanmasına karar verilmiştir. Daire Üyeleri D. Kahveci ve C. Topaktaş; " ...Olayımıza baktığımızda taraflar arasında önceye dayalı bir husumet bulunmadığı, kavganın aniden meydana geldiği ve öldürme ile sonlandığı görülmektedir. Sanıkların öldürme konusunda önceden anlaşmadıkları sabittir. Sanık ...'in eylemini değerlendirdiğimizde, arkadaşına bıçakla saldıran maktule taşla vurduğu ve ayrılın diyerek bağırdığı sabittir. Sanık ... taşla vurduktan sonra diğer sanık bıçağını çekmiş ve öldürme sonucunu doğuran hareketi yapmıştır. Diğer sanık bıçak çektikten sonra sanık ...'in eylemine devam etmediği de anlaşılmaktadır. Ölümle neticeleneceği sanık ... açısından muhakkak olmayan bir kavgada sanık ...'in iştirak iradesi ile hareket ettiği söylenemez. Maktulün bıçakla saldırdığı bir anda eylemini gerçekleştiren sanık ...'in eylemi bu çerçeveden bakılarak tanımlanmalıdır. Sanık ... bu kavganın sonucunda ölüm neticesinin meydana geleceğini kestiremez. Sanık ...'in eylemi olmadan da diğer sanık eylemi gerçekleştirebileceğinden, sanık ...'in hareketi ortak hâkimiyet kurulduğu anlamını taşımaz. Bu nedenlerle sanık ...'in eyleminin müstakilen yaralama olarak kabul edilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun sanık ...'in eyleminin öldürme suçuna iştirak olduğuna dair görüşüne katılamıyoruz." düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 08.01.2016 tarih ve 84102 sayı ile; Özel Daire onama kararına karşı yazılan karşı oyda ileri sürüldüğü gibi, kasten öldürme suçuna iştirak iradesi bulunmayan sanığın eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğu görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur. CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 24.03.2016 tarih, 266-1469 sayı ve oy çokluğuyla; itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI