1. Ceza Dairesi 2012/3490 E. , 2013/665 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Öz kızını töre saikiyle öldürme, bu suça azmettirme, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, suçluyu kayırma HÜKÜM : Sanık ...- 5237 sayılı TCK.nun 82/1-d-k, 62, 53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası. - 6136 sayılı Yasanın 13/1, 5237 sayılı TCK.nun 62, 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına. Sanıklar ... ve ...- 5237 sayılı TCKnun 38.maddesi yollamasıyla T…
**1. Ceza Dairesi 2012/3490 E. , 2013/665 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Öz kızını töre saikiyle öldürme, bu suça azmettirme, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, suçluyu kayırma HÜKÜM : Sanık ...- 5237 sayılı TCK.nun 82/1-d-k, 62, 53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası. - 6136 sayılı Yasanın 13/1, 5237 sayılı TCK.nun 62, 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına. Sanıklar ... ve ...- 5237 sayılı TCKnun 38.maddesi yollamasıyla TCK.nun 82/1-d-k, 62, 53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası. Sanık ...- 5237 sayılı TCK.nun 283/1-3. Maddderi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına TÜRK MİLLETİ ADINA Sanık ... hakkında töre saikiyle kendi öz kızını öldürme ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık, sanıklar ... ve ... hakkında töre saikiyle öldürmeye azmettirme, sanık ... hakkında suçluyu kayırma suçlarından kurulan hükümlerin incelemesinde; Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklann suçlarının sübutu kabul, düzeltme nedeni dışında oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçeler ile reddedilmiş, sanık ... hakkında suçluyu kayırma suçundan TCK.nun 283/3 maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına dair verilen karar takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme ve bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesinde suçun vasfına, haksız tahrikin varlığına, sanıklar ... ve ... müdafiinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesinde sübuta, Cumhuriyet Savcısının tasarlamanın varlığına, sanık ... yönünden suç vasfına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle; A-Sanık ...'i töre saikiyle öldürmeye azmettiren sanıklar ... ve ... hakkında şartları oluşmadığı halde "TCK.nun 82/1-d" maddesi ile uygulama yapılması yasaya aykırı ise de; bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden, CMUK.nun 322.maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak, sanıklar ... ve ... hakkındaki hüküm fıkrasının mahsus bölümünde yer alan "TCK.nun "82/1-d-k" ibaresinin "TCK.nun 82/1-k" olarak değiştirilmesine, karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN vesair yönleri usul ve yasaya uygun olup ve re'sen de temyize tabi bulunan sanıklar ... ve ... hakkında hükümler ile sanık ... hakkında töre saikiyle öz kızını öldürme, sanık ... hakkında suçluyu kayırma suçlarından kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), B-Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün incelemesinde; müsnet suçtan verilen cezanın 10 ay hapis ve 500 TL adli para cezası olduğu gözetildiğinde, sanık hakkında TCK.nun 50 maddesinde yer alan seçenek yaptırımlara çevirme ve TCK.nun 51. maddesinde yer alan erteleme koşulları ile CMK.nun 231. maddesinde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair yasal koşulların bulunup bulunmadığı tartışılarak, uygulanmama nedenlerinin gerekçelendirilerek gösterilmesi yerine TCK.nun 50 ve 51. maddelerinin uygulanma koşulları hiç tartışılmadan, CMKnun 231. maddesinin ise somut gerekçe gösterilmeden sadece ''uygulanmasına takdiren yer olmadığına" denilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş olup, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), Üye ... Yeşil'in sanık ...'in eyleminin haksız tahrik altında kasten öz kızını öldürme suçunu oluşturduğu, sanıklar ... ve ...'nin ise azmettirme eylemlerinin sübut bulmadığı ve beraatlerinin gerektiği yönündeki karşı oyu ve oyçokluğu ile 30/01/2013 gününde oybirliği ile karar verildi. KARŞI OY Öz kızını töre saiki ile öldürmek suçundan fail olarak ..., bu suça azmettiren sıfatıyla da sanıklar ... ve ...’ın oy çokluğu ile cezalandırılmasına yerel mahkemece karar verilmiştir. Dairemizin sayın çoğunluğu sanıkların suçunun sübutu kabul edilerek vasıfta düzeltme yapılmak suretiyle hükmün onanmasına karar vermiştir. Çoğunluk görüşüne aşağıda açıklanan nedenlerle iştirak etmiyorum. Maktul ... 15 yaşında iken ailesinin rızası olmaksızın kaçarak gayrı resmi olarak evlenmiştir. Bu evliliğinden iki çocuğu doğmuştur. Eşin ceza evine düşmesi üzerine çocuklarını bırakarak baba Zeynel’in evine döndüğü, burada kaldığı süre içinde zaman zaman evden kaçtığı, yargılama sırasında tesbit edilebilen uyuşturucu kullandığı ve fuhuş ile iştigal ettikleri kanaati yaygın olan ..., Ferdi, Ferhat v Rıfat isimli kişilerle arkadaşlık kurduğu, ailesinin ve toplumun onaylamadığı, hayat tarzını benimsediği, bir kısım erkeklerle cinsel ilişkilerde bulunduğu, evden ayrıldığında bazen ailesi tarafından bazen de polis tarafından bulunarak ailesine teslim edildiği, sosyal, ekonomik ve eğitim düzeyi bakımından kendisinden beklenenin ötesinde kızını bu yaşantı tarzından kurtarmak isteyen baba sürekli kızına nasihat ettiği cebir şiddet uygulamadığı, psikiyatrise götürdüğü, ... Ruh Sağlığı Hastanesinde yatırarak tedavi ettirmeye çalıştığı, kızını arkadaş çevresinden uzaklaştırmak için ... İlçesinden ... Beydağı İlçesi Tosunlar köyüne taşındığı, buna rağmen maktulenin önceki yaşantı tarzını değiştirmediği, 2009 yılı aralık ayı sonlarında, ailesinin haberi olmaksızın ve rızalarına aykırı olarak 14 yaşındaki kardeşi ...’i alarak evden ayrıldığı, ... ilçesinde bir parkta arkadaşları Ferdi, ... ve Rıfat ile buluşarak gece sabaha kadar alkol aldıkları, sarhoş olan arkadaşları Dilan’ı oyun oynamak için zorladığı ve tokatladıkları, Ferdi’nin kendisini bıçakla yaraladığı, ...’in korkarak yanlarından ayrılıp teyzesinin kızının yanına sığındığı, oradan tekrar aldıkları, polisin kendilerini aradığını söyleyip kendileri hakkında güzel ifade ver dedikleri, bu arada ailenin polise kayıp başvurusu yaptığı için ... ve Dilan’ı bulan polisin karakola götürerek ailesine teslim etmek istediği, Dilan’ın aksi ispat edilemeyen savunmaya göre babasına ... atarak “ sen benim babam değilsin, seni tanımıyorum” dediği, babası ile birlikte eve dönmediği, yaşı küçük kızı ...’i alarak eve döndüğü, 07.01.2010 tarihinde sabah saat 07.30 sıralarında babası Zeynel’i arayan Dilan’ın eve döneceğini beyan ettiği, öğlen saatlerinde babası tarafından bulunduğu yerden alınıp eve getirildiği, Dilan’ın telefonla görüşmek için odasının kapısını kapattığında, babanın “ kızım neden kapıyı kapatıyorsun, gizilimiz saklımız mı var, o telefonu bırak artık iki çocuk annesisin kocan ceza evinde, ne yapıyorsun sen” deyince, Dilan’ın “ çık ya sanane” şeklinde cevap verdiği, baba “ o ne demek sen nasıl konuşuyorsun benle” diyerek bu diyaloğun meydana getirdiği üzüntü ve kızgınlıkla maktulenin baş bölgesine bir el ateş ederek ağır şekilde yaraladığı; olay sırasında ve sonrasında büyük üzüntü duyduğu, hastaneye kaldırılan Dilan’ın bir gün sonra öldüğü, sanık ...’in silahı ile birlikte polise teslim olduğu, C.Savcısı ve aşamalardaki savunmalarında suçu ikrar ederek, aynı ifade de “ ben kızımı namusumu kirlettiğini düşünerek vurdum” yine “ kızım bana asi ve saygısız davranıyordu, bir anlık öfkeyle kızımı vurdum. Pişmanım” dediği. Bu oluşa göre yerel mahkeme, çoğunluk görüşü ve görüşümüz arasındaki farklılık; eylemin töre saiki ile mi, yoksa haksız tahrik altında mı işlendiği, sanıklar ... ve ...’ın azmettirici olarak cezalandırılmaları için yeterli delilin bulunup bulunmadığıdır. Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir. (CMK 217/2 madde) Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez. ( T.C Anayasası 38/7. madde) Mağdur çocukların veya suç sebebiyle psikolojisi bozulmuş mağdur tanıklar dinlenirken psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman kişi bulundurulur (CMK 236/3 madde) Mağdur çocukların ve olayın tek görgü tanıklarının ifadesi kayda alınır. ( CMK 52/3 madde ) Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur. ( CMK 119/4 madde ) Bu düzenlemeler karşısında delillerin hukuka uygun elde edilip edilmediklerine bakıldığın da; Hükme esasa alınan delillerden; konutta arama sonucu ele geçen suçta kullanılan silaha ait şarjör, 19/01/2010 tarihli arama tutanağında ihtiyar heyeti üyesi veya başka tanık bulundurulmamıştır. Olayın tek görgü tanığı olan 15 yaşından küçük ...’in cumhuriyet savcısındaki beyanı sırasında görüntü ve ses kaydı yapılmamıştır. Olay nedeniyle psikolojisinin bozulması doğal olan küçük ...’in beyanı alınırken uzmanda bulundurulmamıştır. Kaldı ki küçük tanık ...’in beyanı yasaya uygun alındığı kabul edildiği takdirde; hükme esasa alınacak yeterlilikte değildir. Zira sonradan geri alınmıştır. Diğer tanıklar ile çelişki giderilememiştir. Aile meclisinin ölüm kararı vermek için, ablası ile duygusal yakınlığı olan 14 yaşındaki ... ile birlikte toplanması kararın onun yanında açıklanması hayatın olağan akışına aykırıdır. Dayı olan sanıklar gayri ahlaki yaşantısı bulunan ablasının etkisinden kurtulması, aynı yaşantı tarzını benimsememesi için ...’in tehdit edilmekten ibarettir. İçeriği belli olmayan cep telefonu görüşmeleri aleyhe yorumlanarak mahkumiyet için karine teşkil etmez. Zira aynı gün ve önceki günlerde sanık ...’in başka kişilerle de ard arda gelen çok sayıda konuşması vardır. Azmettirme; henüz suç işleme konusunda hiçbir fikri olmayan kişinin suç işlemesi yönünden ikna edilmesidir.. teşvik ise suç işleme kararının güçlendirilmesidir. Şüphe oluşturan söz ve davranışlardan kesin yargıya varılması, şüpheden sanık yararlanır ilkesiyle bağdaşmadığından azmettirdiği iddia edilen sanıklar hakkında beraat hükmü kurulmalıdır. Töre suçu saik suçudur. Saik ceza hukukunda “ faili harekete geçiren sebeptir.” Saik; hırs ve tatma, intikam, kıskançlık, yoksulluk, vahşet, merhamet, aşk gibi duygulardan oluşabilir. (... ... ve Tatbiki Ceza Hukuku 7. baskı 275.sayfa ) Töre saikiyle de bu suç işlenebilir. Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere, saik suçunda başka nedenin birleşmemesi gerekir. Örneğin haksız tahrik altında işlenen suçta artık töre saiki yoktur. Maktulun haksız tahrik oluşturacak davranışı varmı dır. ... olan maktulun yaşadığı toplumca benimsenmeyen, kınanan ve ahlaka aykırı görülen davranışları haksız tahrik teşkil etmemekle birlikte, kanuni temsilcilerinin izni olmaksızın evden ayrılan 14 yaşındaki ...’in 2009 yılı yaz ayında ve sonlarında olmak üzere alıkonulması TCK 234/3 maddesine aykırı olduğu gibi, karakolda babaya ... atılması, babanın olay anında maktulun arkadaşları tarafından tehdit edilmesi, yapılan iyi niyetli uyarıya hakaret teşkil edebilecek ifadelerle karşılık verilmesi TCK. 29. madde anlamında haksız tahrik teşkil edecektir. Bu durumda töre söz konusu olmayacaktır. Kaldı ki yaşı küçük olmasına rağmen izinsiz kaçıp evlenen, resmi nikah kıymadan çocuk sahibi olan, ailesinin benimsemediği yaşantıyı sürmesine rağmen af edilerek eve kabul edilen, maktulenin töre saiki ile de öldürüldüğünü kabul etmek, töre kavramı ile de bağdaşmayacaktır. Zira Y.C.G.K 14/06/2011 tarih ve 1-138/130 sayılı kararında da açıklandığı üzere; töre saiki ile namusu kurtarmak amacıyla öldürmenin aynı anlama gelmediği, aksine kabulün aleyhe kıyas yasağı kapsamına gireceği belirtilmiştir. Bu şekilde öldürme eylemindeki saik; bazı bölgelerde geleneksel anlayışlara uymama nedeniyle aile meclisinin kararı ile öldürme değil, haksız tahrikin etkisiyle öldürme söz konusudur. Sanıklar ... ve ...’ın suça azmettiren olarak katıldıklarına dair yasal yollardan elde edilmiş yeterli delil bulunmadığından beraatlerine karar verilmelidir. Bu nedenlerle sayın çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum. Üye ... 30/01/2013 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar ..., ... ile ... ... müdafiileri avukatlar ... ile ...'nin yokluklarında 31/01/2013 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı. .