1. Ceza Dairesi 2023/5330 E. , 2024/7310 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/331 E., 2023/419 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs ve bu suçlara yardım HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması Sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüse yardım suçundan kurulan hüküm yönünden, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf ince…
**1. Ceza Dairesi 2023/5330 E. , 2024/7310 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/331 E., 2023/419 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs ve bu suçlara yardım HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması Sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüse yardım suçundan kurulan hüküm yönünden, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği kesin olduğu anlaşılmış ise de; katılan vekilinin suç vasfına yönelik aleyhe temyiz isteminde bulunması nedeniyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarih ve 2009/2-43 Esas - 2009/56 sayılı kararı uyarınca hükmün temyiz edilebilir olduğu belirlenmiştir. Sanık ... müdafilerinin on beş günlük kanuni süresi içindeki temyiz istemlerinden sonra 31.10.2023 tarihli dilekçe ile temyiz hakkından feragat edildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2022 tarihli ve 2021/306 Esas, 2022/569 Karar sayılı kararı ile, a. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1, 81/1, 29/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 18'er yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, b. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılan ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37/1, 81/1, 35/2, 29/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 9'ar yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, c. Sanık ... hakkında kasten öldürmeye yardım suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81/1, 39/2-a, 29/1, 62, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, d. Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüse yardım suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 39/2-a, 29, 62, 53/1-2-3 maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, e. Sanık ... ile suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.03.2023 tarihli ve 2023/331 Esas, 2023/419 Karar sayılı kararı ile sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı (aleyhe), katılanlar vekilleri ile sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar vekillerinin temyiz istemleri özetle, sanıkların eylemlerini canavarca hisle gerçekleştirdiklerinden bahisle suç vasfına, haksız tahrik hükümlerinin ve sanık ... hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, iştirak derecesine, beraat kararlarının hatalı olduğuna, 2. Sanık ... müdafinin temyiz istemi özetle, meşru savunma, zorunluluk hali ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrik indirim oranına, 3. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, meşru savunma ve sınırın aşılmasına, 4. Sanık ... ve müdafinin temyiz istemi özetle, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar ..., ... ve ... tarafından fail, sanık ... tarafından ise yardım eden sıfatıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, meşru savunma ve sınırın aşılması ile zorunluluk hali koşullarının oluşmadığı, dosya içeriğine göre sanıklar hakkında asgari oranda haksız tahrik indirimi yapılmasında ve suçların vasıflandırılmasında isabetsizlik bulunmadığı, canavarca hisle öldürme koşullarının oluşmadığı sanıklar ..., ... ve ... hakkında takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, suça sürüklenen çocuklar ... ve ... ile sanık ...'un üzerine atılı suçları işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe lehe değerlendirilerek atılı suçlardan beraat kararları verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden sanık ...'in katılana yönelik eyleminde suç vasfıyla sınırlı olarak, diğer sanıklara ilişkin olarak ise ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Katılan ...'e Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüse Yardım ve Maktule Karşı Kasten Öldürmeye Yardım Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Sanık ... yönünden atılı suçun vasfında isabetsizlik olmaması, ve sanık ...'in temyiz isteminden feragat etmesi nedeni ile, 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, katılanlar vekilleri ile sanık ... müdafilerinin temyiz taleplerinin Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... ile Suça Sürüklenen Çocuklar ... ve ... Hakkında Kasten Öldürme ve Kasten Öldürmeye Teşebbüs, Sanık ... Hakkında Kasten Öldürmeye Yardım Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.03.2023 tarihli ve 2023/331 Esas, 2023/419 Karar sayılı kararında katılanlar vekilleri, sanık ... ve sanıklar ..., ... ve ... müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ... müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Silivri Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2024 tarihinde karar verildi.