T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/676 KARAR NO : 2025/1671 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.12.2022 NUMARASI : 2018/696 Esas 2022/1078 Karar DAVANIN KONUSU : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) KARAR TARİHİ : 27.11.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 27.11.2025 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.12.2022 tarih …
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/676 KARAR NO : 2025/1671 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.12.2022 NUMARASI : 2018/696 Esas 2022/1078 Karar DAVANIN KONUSU : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) KARAR TARİHİ : 27.11.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 27.11.2025 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.12.2022 tarih 2018/696 Esas 2022/1078 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, müvekkili şirkete ait 15.06.2018 tarihli 576826 nolu .... Bankası .... Şubesi'ne ait 20.000,00 TL bedelli çekin, şirketi tek başına temsil yetkisi bulunmayan şirket ortağı ... tarafından doldurularak davalı ...'a (.... Makine) emrine verildiğini, davacı şirketi ... ve ...'in birlikte temsile yetkili olduklarını, davacı şirketin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, çekin davacı şirketin bilgisi dışında verildiğini, hükümsüz ve geçersiz olduğunu iddia ederek çekin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalılar vekili, davacı şirket ile müvekkili ... arasında 11.12.2017 tarihli ve 250.000,00 TL bedelli taşeron sözleşmesi imzalandığını, sözleşmedeki KDV'nin sözleşme bedeline dahil olmadığını ve işveren tarafından ödenmesi gerektiğini, müvekkili ...'ın edimlerini yerine getirdiğini, sözleşme bedelinin çekler aracılığıyla ödendiğini, müvekkili ... hakkındaki davanın husumet yönünden reddi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı tarafça şirketin temsilinin çift imza ile olduğu, bu nedenle tek imza ile temsil edilemeyeceği ve tek imza ile keşide edilen davaya konu çekin geçersiz olduğu, bu çek nedeniyle davalılara borçlu olunmadığı iddia edilmiş ise de, daha önce muhatap bankadan celp edilen dava konusu olmayan farklı çeklerin incelenmesinden de anlaşıldığı üzere çeklerin tamamının tek imza ile keşide edildiği, bu çeklere ilişkin yetkisizlik ve geçersizlik iddiasında bulunulmadığı, çeklerin bazılarının ödenmiş olduğu, dava konusu çekler nedeniyle borçlu olunmadığı iddiasının TMK'nın 2. maddesi anlamında hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiği, davalı ...'ın davaya konu çekte lehtar olarak isminin yer almadığı gerekçesiyle davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı ... yönünden esastan reddine, dava değerinin %20 oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, muhatap bankadan ilk derece mahkemesince celp edilen çeklerin tamamının tek imzalı olmadığını, çift imzalı olduğunu, ilk derece mahkemesi gerekçesinde celp edilen çek örneklerinin tamamının tek imzalı olduğunun belirtildiğini, ancak tek imzalı olup ödenen her hangi bir çek bulunmadığını, TMK'nın 2. maddesinin olayda uygulanmasının mümkün olmadığını, karşı tarafın tacir olduğunu, aldığı çeki kontrol ederek almak zorunda olduğunu, şirketin çift imza ile yetkilendirildiğini bilebilecek konumda olduğunu, bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddinin ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili şirketin temsil yetkisinin iki kişiye ait olduğunu, tek kişinin imzaladığı çekin geçersiz olduğunu, davalı tarafın süresinde cevap dilekçesi vermediğini, davalı tarafın delillerinin toplandığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, yetkisiz temsille keşide edildiği iddia edilen çek nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davada, davacı şirketi dava dışı ... ve dava dışı ...'in birlikte temsile yetkili oldukları halde, davacı şirkete ait 15.06.2018 tarihli 20.000,00 TL bedelli çekin, şirketi tek başına temsil yetkisi bulunmayan şirket ortağı ... tarafından doldurularak davalı ...'a verildiği, bu nedenle hükümsüz ve geçersiz olduğu iddiasıyla çekin iptaline karar verilmesi talep edilmiş, ilk derece mahkemesince, daha önce davacı şirket tarafından tek imza ile keşide edilen çeklere ilişkin yetkisizlik ve geçersizlik iddiasında bulunulmadığı, çeklerin bazılarının ödendiği, dava konusu çek nedeniyle borçlu olunmadığı iddiasının TMK'nın 2. maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın esastan reddine, davalı ...'ın ise davaya konu çekte lehtar olarak isminin yer almadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince, yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanılan maddi deliller, delillerin takdiri ve verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamakla davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 435,50-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. .