Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/3482 E. , 2024/2477 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/3482 Karar No : 2024/2477 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN_KONUSU: Davacı tarafından, 14/04/2023 tarih ve 32163 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Gemiler İçin Yetkilendirilmiş Kuruluşlar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9. ve 16. maddelerinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir. DANIŞTAY …
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/3482 E. , 2024/2477 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/3482 Karar No : 2024/2477 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN_KONUSU: Davacı tarafından, 14/04/2023 tarih ve 32163 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Gemiler İçin Yetkilendirilmiş Kuruluşlar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9. ve 16. maddelerinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, dava dilekçesi 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendi yönünden incelenerek gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçesinin, davacının dava açma ehliyeti olup olmadığı yönünden inceleneceği; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, davacının, iptali istenen işlem yönünden dava açma ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığında davanın reddine karar verileceği hükümlerine yer verilmiştir. İptal davaları, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören yasa koyucu, iptal davaları için menfaat ihlalini, subjektif ehliyet koşulu olarak aramaktadır. İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesine ilişkin bir sorun olması dolayısıyla, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerekmektedir. İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idari işlemlerin; ancak bu idari işlemle meşru, kişisel, güncel ve doğrudan bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceği kabul edilmektedir. Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru, güncel ve doğrudan bir menfaat ilgisinin varlığı, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin, hukuken korunması gereken bir menfaat bağının bulunması dava açma ehliyeti için gerekli sayılmaktadır. Gemiler İçin Yetkilendirilmiş Kuruluşlar Yönetmeliğinin, ulusal ve uluslararası sularda denizde can ve mal emniyetinin sağlanması ile deniz kirliliğinin önlenmesine yönelik olarak, ulusal mevzuat ve Ülkemizce taraf olunan/kabul edilen sözleşme, karar, kural, kod, sirküler ve diğer metinler gereğince, Türk bayraklı gemilerin yapım, onarım, tadilat ve kullanım aşamalarında tabi olacakları asgari emniyet ve yeterlik gereklerinin gözetim ve denetimi kapsamında, test, sörvey, onay ve belgelendirme hizmetlerini, bu hizmetlerin serbestçe yürütülmesi esasına dayanarak Bakanlık adına yürütecek kuruluşların seçimi, yetkilendirilmeleri, denetlenmeleri ve yetkilerin iptaline ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla yürürlüğe konulduğu ve Yönetmeliğin Türk bayraklı gemilerin test, sörvey, onay ve belgelendirme hizmetlerini yerine getirmek için Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş Türk ve yabancı tüzel kişileri kapsadığı görülmektedir. Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, Ege Denizi'nde seyahat eden bir vatandaş olarak, dava konusu düzenlemelerle Ege Denizi'ndeki adalara sefer yapan Türk bayraklı yolcu gemileri için yetkili kuruluş tarafından düzenlenen klas sertifikasına sahip olma şartının süresiz olarak aranmamasının ve gemilerin emniyet ile teknik yeterliliklerine ilişkin belgelere yönelik muafiyet alanlarının genişletilmesinin can ve mal güvenliğinin ihlaline neden olduğundan bahisle 14/04/2023 tarih ve 32163 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Gemiler İçin Yetkilendirilmiş Kuruluşlar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9. ve 16. maddelerinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu Gemiler İçin Yetkilendirilmiş Kuruluşlar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9. maddesi ile ana Yönetmeliğin 19. maddesinin 3. ve 4. fıkraları değiştirilmiş ve aynı maddeye 5. fıkra eklenmiş olup bu düzenlemelerde gemilerin ulusal kural ve uluslararası sözleşme gereklerinden muaf tutulmasına yönelik kurallara yer verilmiştir. Dava konusu Yönetmeliğin 16. maddesi ile de ana Yönetmeliğin geçici 3. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesi değiştirilmiş, ayrıca maddenin 2. fıkrası ilga edilerek maddede belirtilen şartları taşıyan yolcu gemilerinden yetkilendirilmiş kuruluş tarafından düzenlenmiş klas sertifikasına sahip olmayanlar için 24/03/2023 tarihi itibarıyla getirilen klas belgesi alma zorunluluğu yürürlükten kaldırılmıştır. Buna göre, dava konusu edilen Yönetmelik düzenlemelerinin davacının kişisel menfaatini doğrudan ilgilendirdiğinin açık olarak ortaya konulamadığı, salt Ege Denizi'nde seyahat etmesinin bakılan davayı açmak bakımından yeterli menfaat ilgisini oluşturmadığı, düzenlemelerin iptalini istemekte halihazırda meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisinin bulunmadığı anlaşıldığından, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendi ve 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca ehliyet yönünden DAVANIN REDDİNE, 2- Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3- Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca belirlenen ...TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4- Kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcı ile artan posta ücretinin isteği halinde davacıya iadesine, 5- Kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere 06/06/2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (X)-KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde iptal davaları; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır. İptal davaları, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte, her idari işleme karşı, herkes tarafından iptal davası açılmasının, idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören yasa koyucu, iptal davaları için "menfaat ihlali"ni, subjektif ehliyet koşulu olarak getirmiştir. Danıştayın istikrar bulan kararlarına göre, subjektif dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü için, idari işlemin, davacının meşru, kişisel ve güncel bir menfaatini ihlal etmesi gerekmektedir. Davacının meşru, kişisel ve güncel bir menfaatinin bulunup bulunmadığı ise, açılan davanın özelliklerine göre idari yargı organlarınca değerlendirilmektedir. Uyuşmazlıkta, davacı tarafından, Ege Denizi'nde seyahat eden bir vatandaş olarak, dava konusu düzenlemelerle Ege Denizi'ndeki adalara sefer yapan Türk bayraklı yolcu gemileri için yetkili kuruluş tarafından düzenlenen klas sertifikasına sahip olma şartının süresiz olarak aranmamasının ve gemilerin emniyet ile teknik yeterliliklerine ilişkin belgelere yönelik muafiyet alanlarının genişletilmesinin can ve mal güvenliğinin ihlaline neden olduğundan bahisle 14/04/2023 tarih ve 32163 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Gemiler İçin Yetkilendirilmiş Kuruluşlar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9. ve 16. maddelerinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının iddiaları ile dava konusu Yönetmelik kuralları birlikte değerlendirildiğinde; gerek ülke genelinde gerekse Ege Denizi özelinde sefer yapan gemilerin yapısal, mekanik, elektrik ve elektronik özellikleri bakımından güvenirliğini teyit eden klas belgesinden muafiyet hallerinin genişletilmesi sonucunu doğuran dava konusu düzenlemeler ile davacı arasında işbu iptal davasını açmak bakımından meşru, kişisel, güncel ve yeterli menfaat bağının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki Daire kararına katılmıyoruz.