Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1986 yılından beri uluslararası taşımacılık alanında, kullanmakta olduğu marka nedeniyle tüketiciler nezdinde bilinirlik seviyesine ulaşmış olup, aralıksız ve kaliteli yoğun kullanım nedeniyle piyasada tanınmış hale geldiğini, 1996 ve 2002 yıllarında sırasıyla ... ve ... no.lu markalarını tescil ettiren (Türkiye dışında Almanya'da da markasını tescil ettirdiğini) ve tescilden bu yana "..." ibareli markaları ile bir kalite ve güven sembolü haline gelen markanın gerek ulusal gerekse uluslararası çapta birden fazla firma ile iş yapması sayesinde maruf olma kategorisine girdiğini, müvekkilinin markasının tanınmışlık kriterlerini sağladığını, "..." kelimesinin müvekkilinin ticaret/unvanında da kullanıldığını, davalı firmanın, müvekkilinin ticaret unvanında da yer alan "..." markalarının esas unsurunun ayırt edilemeyecek derecede benzerini gerek "..." alan adı üzerinden gerekse sair yerlere reklam vermek suretiyle izinsiz bir şekilde kullandığını, davalı markasında yer alan '''..." ibaresinin ürünün ne olduğunu tarif etmeye yönelik olup, tek başına tescil edilemeyecek zayıf bir ibare olarak kaldığını, tali bir unsur olmaktan öteye geçemediğini, "..." unsurunun davalının markasında esas unsur olarak baskın hale geldiğini, "..." ibaresinin davalı tarafından marka olarak kullanılmasının müvekkiline ait tescilli markalara tecavüze sebep olduğunun YİDK kararları ile de sabit olduğunu, davalının başkaca başvurularının müvekkili tarafından yapılan itirazlara konu olup, benzerliği kabul edilmiş markalar ile ihlale sebep olan dava konusu marka arasında herhangi bir farkın bulunmadığını ve bu durumun dahi davalının kötü niyetini gösterdiğini, davalının ... no.lu "..." marka başvurusunun müvekkiline ait sınıflar yönünden YİDK incelemesinden de geçmek suretiyle iptal edildiğini, davalının söz konusu kararın iptali için açtığı davanın reddedildiğini, bu kararın varlığına rağmen davalının halen "..." esas unsurlu marka başvurularında bulunmasının ve söz konusu markaları kullanmasının kötü niyetinin en önemli göstergesi olduğunu, müvekkilinin "..." esas unsurlu markalarına yönelik yoğun bir koruma çalışması yaptığını, TPMK nezdinde kısa bir araştırma ile de bulunabilecek olan bu çalışmalar ışığında dava konusu markanın evleviyetle hükümsüzlüğünün gerektiğini, davalıya gönderilmiş olan ihtarnameye herhangi bir geri dönüş alınamadığını ve müvekkilinin markaları ile iltibas yaratmaya devam eden markaların tescil başvurularının ihtarname tarihinden sonra da devam ettiğini ve davalının eyleminin haksız rekabet ve müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini, davalı yanın markayı kullanma yolu ile elde ettiği geliri yoksun kalınan kazanç olarak istediklerini beyanla, ... sayılı "..." ibareli marka üzerine davalı yanın hukuka aykırı eylemlerinin önüne geçilmesi amacıyla davalının müvekkilinin markasına ilişkin kullanımlarının durdurulması için teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına, ... ibareli alan adı üzerinde "..." ibareli kullanımın çıkartılmasına, yahut ... linkine erişimin engellenmesine, ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ... , ... ve ... sitelerinde yer alan reklamların kaldırılmasına, yapılacak yargılama sonunda, davalının müvekkiline ait marka hakkına vaki tecavüzünün tespiti ile tecavüz eylemlerinin durdurulması, tecavüzün ref'i ve men'ine, müvekkiline ait marka hakkına tecavüz suretiyle gerçekleştirilen her türlü kullanımın önlenmesine, markanın ayırt edilemeyecek derecede benzerlerini tanıtma vasıtası olarak ihtiva eden etiket, tabela, fatura, broşür, muhafaza ve ticari evrakın v.s. basılı her türlü evrak ve maddeler ve tanıtım malzemelerinin ticari gaye ile bulundukları her yerden toplatılmasına ve çıkartılmasına, bu markanın tanıtıcı işaret olarak kullanıldığı web sayfasından çıkartılmasına, davalı yanca müvekkili adına tescilli markaların tüketiciler nezdinde iltibas yaratacak şekilde marka/tanıtma vasıtası olarak kullanmak şeklindeki vaki fiillerinin TTK anlamında haksız ve kötü niyetli olduğunun tespitine, söz konusu marka ile iltibas yaratacak şekilde gerçekleştirilen kullanım şeklindeki haksız rekabetin men'ine , fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.