TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ÖZGÜR SA ĞLAM BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2016/9076) Karar Tarihi: 30/6/2021 R.G. Tarih ve Say ı: 23/9/2021-31607 Başvuru Numaras ı: 2016/9076 Karar Tarihi : 30/6/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Raportör : Eser AKINCI Başvurucu : Özgür SA ĞLAM Vekili : Av. Several BALLIKAYA ÇEL İK I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; tutuklu olarak bulunulan ceza
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ÖZGÜR SA ĞLAM BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2016/9076) Karar Tarihi: 30/6/2021 R.G. Tarih ve Say ı: 23/9/2021-31607 Başvuru Numaras ı: 2016/9076 Karar Tarihi : 30/6/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Raportör : Eser AKINCI Başvurucu : Özgür SA ĞLAM Vekili : Av. Several BALLIKAYA ÇEL İK I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; tutuklu olarak bulunulan ceza infaz kurumunda yap ılan operasyond a güvenlik güçlerince yaralanma sonucu ya şam hakk ının, bu olayla ilgili tam yarg ı davas ının reddedilmesi sonucu ya şam hakk ıyla bağlant ılı olarak etkili ba şvuru hakk ının ihlal edildi ği iddialar ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 4/5/2016 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık, görüşünü bildirmi ştir. 7. Başvurucu, Bakanl ığın görüşüne karşı beyanda bulunmam ıştır. Başvuru Numaras ı: 2016/9076 Karar Tarihi : 30/6/2021 3III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yarg ı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) arac ılığıyla erişilen belgelere göre ve Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesinin (A İHM) Akçayöz ve diğerleri/Türkiye (B. No: 76035/11, 15/10/2019) karar ındaki tespitlere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: 9. 1981 do ğumlu olan ba şvurucu, ba şvuru konusu olay ın meydana geldi ği tarihte Ümraniye E Tipi Kapal ı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunmaktad ır. 10. 2000 y ılında F tipi ceza infaz kurumlar ının hizmete aç ılmas ı üzerine ülkemizde, Ümraniye E Tipi Kapal ı Ceza İnfaz Kurumu da dâhil olmak üzere birçok ceza infaz kurumunda ölüm orucu olarak adland ırılan açl ık grevi ve isyanlar ba şlam ıştır. 11. Güvenlik güçlerince 19/12/2000 tarihinde, yirmi ceza infaz kurumuna e ş zamanl ı olarak hayata dönü ş olarak adland ırılan operasyonlar gerçekle ştirilmiştir. 12. Ümraniye Ceza İnfaz Kurumundaki operasyonlar s ıras ında başvurucunun da aralar ında oldu ğu birçok tutuklu/hükümlü yaralanm ış, beş tutuklu/hükümlü, bir kolluk görevlisi ve bir infaz koruma memuru hayat ını kaybetmi ştir. 13. Operasyon s ıras ında sol gözünden yaralanan ba şvurucu 22/12/2000 tarihinde Haydarpa şa Numune Hastanesine götürülmü ştür. Gözündeki yaralanma nedeniyle ayn ı hastanede 23/12/2000 tarihinde ameliyat edilen ba şvurucu 2/1/2001 tarihinde hastaneden ayr ılm ıştır. 14. Başvurucunun Edirne F Tipi Ceza İnfaz Kurumuna nakledilmesinden sonra 25/1/2001 tarihinde Trakya Üniversitesi T ıp Fakültesinde yap ılan muayenesi sonucunda sol gözünde kal ıcı görme kayb ı oluştuğu tespit edilmi ş ve yeniden ameliyat olmas ı gerektiği belirtilmiştir. 15. Başvurucu hakk ında Trabzon Numune E ğitim ve Ara ştırma Hastanesince düzenlenen 23/6/2010 tarihli sa ğlık kurulu raporunda; ba şvurucunun sol göz operasyonunda n fayda görmeyece ği, görme şans ının bulunmad ığı, istediği protezin estetik amaçl ı olduğu belirtilmiştir. 9/2/2012 tarihinde Kocaeli Üniversitesi T ıp Fakültesi Hastanesinde gerçekleştirilen ameliyatla ba şvurucunun sol gözüne enukleasyon yap ılm ıştır. A. Kolluk Görevlileri Hakk ındaki Ceza Soru şturmas ı Süreci 16. Üsküdar Cumhuriyet Ba şsavc ılığınca başlatılan soruşturma kapsam ında Ceza İnfaz Kurumunda gerçekle şen olaylar nedeniyle jandarma görevlileri hakk ında 2/12/1999 tarihli ve 4483 say ılı Memurlar ve Di ğer Kamu Görevlilerinin Yarg ılanmas ı Hakk ında Kanun hükümleri uyar ınca soru şturma izni istenmi ştir. İstanbul Valili ğinin soru şturma izni verilmemesine ili şkin 26/11/2002 tarihli karar ı, yap ılan itirazlar üzerine İstanbul Bölge İdare Mahkemesinin 10/7/2003 tarihli karar ıyla kald ırılm ış; genel hükümlere göre soru şturma yap ılmak üzere dosyan ın Cumhuriyet Ba şsavc ılığına gönderilmesine karar verilmi ştir. 17. Üsküdar Cumhuriyet Ba şsavc ılığınca yap ılan soruşturma sonucunda 29/3/2004 tarihinde, Ceza İnfaz Kurumunda 19/12/2000 ve 22/12/2000 tarihleri aras ında gerçekle şen olaylar nedeniyle 267 jandarma görevlisi hakk ında, ölen alt ı tutuklu/hükümlü ile yaralana n Başvuru Numaras ı: 2016/9076 Karar Tarihi : 30/6/2021 4408 tutuklu/hükümlüye yönelik olarak yetkili merciden verilip ifas ı vazifeten zorunlu olan emrin icras ı sıras ında zaruretin tayin etti ği hudutu a şmak suretiyle asli müstakil faili belli olmayacak biçimde birden fazla ki şinin ölümüne ve yaralanmas ına neden olma suçlar ından iddianame düzenlenmi ştir. İddianamede ba şvurucunun i ş ve güçten kalmayacak şekilde yaraland ığı belirtilmi ştir. 18.İstanbul Anadolu 6. A ğır Ceza Mahkemesince yap ılan yarg ılama sonucunda 3/12/2019 tarihinde, alt ı san ık hakk ında aç ılan davalar ın san ıklar ın ölmesi nedeniyle düşürülmesine, di ğer san ıklar hakk ında kasten yaralama ve ba şvurucunun da aralar ında bulunduğu mağdurlara yönelik efrada suimuamele suçlar ından aç ılan davalar ın zamana şımı nedeniyle ayr ı ayr ı düşürülmesine, faili belli olmayacak şekilde kasten öldürme suçlar ından ise mahkûmiyetlerine yeterli delil olmad ığından ayr ı ayr ı beraatlerine karar verilmi ştir. 19. Bir k ısım kat ılan ve san ık taraf ından istinaf yoluna ba şvurulmas ı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 11/3/2021 tarihli karar ıyla dosyan ın baz ı eksikliklerinin tamamlanmas ı için mahkemesine tevdiine karar verilmi ş olup davan ın inceleme tarihi itibar ıyla derdest oldu ğu anlaşılm ıştır. B. Başvurucu Aleyhindeki Ceza Soru şturmas ı ve Kovu şturmas ı Süreci 20. Başvurucu 25/12/2000 tarihinde Cumhuriyet savc ısına verdiği ifadede DHKP-C silahl ı terör örgütüne üye olma ve örgüt ad ına eylemlerde bulunma suçlar ından tutuklu olduğunu, F tipi ceza infaz kurumlar ını protesto etmek için bir süre açl ık grevi yapt ığını ancak olaydan yirmi gün önce buna son verdi ğini, 19/12/2000 tarihinde saat 04.00-05.00 sıralar ında koğuş nöbetçileri taraf ından uyand ırıldığını, içeriye yo ğun şekilde gaz bombas ı atıldığını, zaman zaman silah seslerinin geldi ğini, arkada şlar ıyla birlikte maltaya ç ıktıklar ını, ellerine geçirdikleri e şyalar ı koridordaki askerlere att ıklar ını, kendilerinde silah olmad ığını, ertesi gün mutfa ğa geçerken sol gözüne isabet eden bir şarapnel parças ı yüzünden yaraland ığını, operasyonun dört gün sürdü ğünü, ölüm orucundaki arkada şlar ından olan A.İ.nin kendisini maltada yakt ığını, Ceza İnfaz Kurumu idaresine kar şı ayaklanmad ığını, silah kullanmad ığını, gözündeki yaralanma nedeniyle ameliyat oldu ğunu, sorumlulardan şikâyetçi oldu ğunu beyan etmi ştir. 21. Üsküdar Cumhuriyet Ba şsavc ılığınca başvurucunun da aralar ında olduğu 399 san ık hakk ında 23/3/2001 tarihli iddianameyle Ceza İnfaz Kurumu idaresine kar şı silahl ı ayaklanma, faili gayrimuayyen şekilde kasten öldürme ve yaralama, 10/7/1953 tarihli ve 6136 say ılı Ateşli Silahlar ve B ıçaklar ile Di ğer Aletler Hakk ında Kanun'a muhalefet ve patlay ıcı madde bulundurma suçlar ından dava aç ılm ıştır. 22. İstanbul Anadolu 5. A ğır Ceza Mahkemesince yap ılan yarg ılama sonucunda 22/1/2016 tarihinde, baz ı san ıklar ın ölmesi nedeniyle haklar ındaki davalar ın düşürülmesine, başvurucunun da aralar ında bulundu ğu san ıklar ın Ceza İnfaz Kurumu idaresine kar şı silahl ı ayaklanma, kasten yaralama, 6136 say ılı Kanun'a ayk ırılık ve yasak patlay ıcı madde bulundurma suçlar ından aç ılan davalar ın zamana şımı nedeniyle ayr ı ayr ı düşürülmesine, yine başvurucunun da aralar ında olduğu san ıklar hakk ında faili gayrimuayyen şekilde kasten öldürme suçlar ından mahkûmiyetlerine yeterli delil olmad ığından ayr ı ayr ı beraatlerine kara r verilmiştir. 23. Baz ı kat ılanlarca temyiz edilen dosyan ın inceleme tarihi itibar ıyla Yarg ıtayda temyiz aşamas ında olduğu anlaşılm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2016/9076 Karar Tarihi : 30/6/2021 5C. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi Süreci 24. Başvurucu 2/11/2011 tarihinde Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'ni n (Sözleşme) 2. ve 3. maddeleriyle güvence alt ına al ınan yaşam hakk ının, işkence ve kötü muamele yasa ğının, 6. madde ve 13. madde ile korunan adil yarg ılanma ve etkili ba şvuru haklar ının ihlal edildi ğini ileri sürerek A İHM'e ba şvuruda bulunmu ştur ( Akçayöz ve diğerleri/Türkiye ). Başvurucu, somut olayda yürütülen operasyonun ölümcül niteli ğinden ve ceza yarg ılamas ının etkili olmad ığından şikâyet etmi ştir. 25. AİHM somut olayda Sözle şme'nin 6. ve 13. maddelerine ili şkin şikâyetlerin duruma göre Sözle şme'nin 2. veya 3. maddelerinin usul yönleri aç ısından incelenmesi gerektiğini belirterek ba şvurucunun ate şli silah kullan ılmas ı neticesinde ba ş hizas ından yaralanmas ı nedeniyle şikâyetin Sözle şme'nin 2. maddesi kapsam ında incelenmesi gerektiğine karar vermi ştir (Akçayöz ve di ğerleri/Türkiye, 42-47). 26. AİHM, kabul edilebilir buldu ğu başvuruyu inceleyerek 19-23/12/2000 tarihleri aras ında ceza infaz kurumunda yürütülen isyan kar şıtı operasyon s ıras ında güvenlik güçleriyle tutuklu/hükümlüler aras ında şiddetli bir çat ışma meydana geldi ği, başvurucunun devletin yetkisi ve sorumlulu ğu alt ında gerçekle ştirilen bu operasyon s ıras ında yaraland ığı konusunda herhangi bir itiraz ının bulunmad ığını belirttikten sonra ba şvurucu hakk ında isyan suçundan aç ılan davan ın zamana şımı nedeniyle dü şmesi gözönüne al ındığında başvurucunun güvenlik güçlerine aktif olarak direndi ğini veya sald ırdığını gösteren do ğrulanabilir bir delilin olmad ığını kabul etmi ştir. Başvurucunun güvenlik güçlerine direndi ğini ve ko ğuşta bulunan baz ı eşyalar ı onlara att ığını kabul etmesi nedeniyle idare mahkemesince illiyet bağının kesildiği ve idarenin tazmin yükümlülü ğünün bulunmad ığı sonucuna var ılm ış olsa bile başvurucunun güvenlik güçlerinin silahlar ını meşru olarak kullanmalar ını gerektirecek ölçüde bir sald ırıda bulundu ğuna dair herhangi bir adli tespitin olmad ığı durumda böyle bir sonuca varman ın mümkün olmad ığını belirtmiştir. Ayr ıca başvurucunun yaralanmas ını meşru göstermek ve şikâyetlerini reddetmek için uygun delilleri sunman ın sadece hükûmete düştüğünü ifade etmi ştir (Akçayöz ve di ğerleri/Türkiye, 80, 81, 82). 27. AİHM sonuç olarak ceza infaz kurumunda ate şli silah kullan ılmas ının tek başına potansiyel olarak ölümcül olduğunu belirterek ba şvurucuya yönelik ölümcül gücün Sözleşme'nin 2. maddesinin ikinci f ıkras ı aç ısından mutlaka gerekli oldu ğu şeklinde değerlendirilemeyece ğine ve Sözle şme'nin 2. maddesinin esas yönünden ihlal edildi ğine, başvurucuya 25.000 avro manevi tazminat ödenmesine karar vermi ştir ( Akçayöz ve diğerleri/Türkiye, 86, 87). 28. AİHM Sözle şme'nin 2. maddesinin usul yönünden ileri sürülen şikâyetlerin ise Hükûmetin Anayasa Mahkemesi önündeki (4/5/2016 tarihinde yap ılan 2016/9076 No.lu) bireysel ba şvuru yolunun tüketilmedi ği yönündeki itiraz ını kabul ederek reddine karar vermiştir (Akçayöz ve di ğerleri/Türkiye, 99). D. Tam Yarg ı Davas ı Süreci 29. Başvurucu; idare mahkemesine ba şvurarak sol gözünün görme yetene ğini tamamen kaybetmesi nedeniyle idarenin hizmet kusuru bulundu ğundan bahisle 25.000 T L maddi, 50.000 TL manevi tazminat talepli dava açm ıştır. İstanbul 2. İdare Mahkemesi ( İdare Mahkemesi) 30/4/2007 tarihinde, ba şvurucunun Ceza İnfaz Kurumunda ç ıkan olaylar nedeniyle yaraland ığı ve %32,3 oran ında malul kald ığının anlaşıldığı gerekçesiyle 25.000 TL maddi, 12.500 TL manevi tazminat ödenmesine karar vermi ştir. Başvuru Numaras ı: 2016/9076 Karar Tarihi : 30/6/2021 630. An ılan karar ı başvurucunun ve idarenin temyizi üzerine inceleyen Dan ıştay Onuncu Dairesi 16/3/2012 tarihinde, ba şvurucunun davaya konu olaylar ı çıkaranlardan ve olaylara aktif olarak kat ılıp silah kullananlardan oldu ğunun, dolay ısıyla zarar ın kendi eyleminden kaynakland ığının saptanmas ı hâlinde idarenin tazmin yükümlülü ğünün ortadan kalkacağı belirtilerek ba şvurucunun da aralar ında bulundu ğu san ıklar hakk ında Ceza İnfaz Kurumu idaresine kar şı silahl ı isyan ç ıkarma, kasten öldürme ve yaralama suçlar ından aç ılan davan ın ak ıbeti araştırılmadan eksik incelemeyle karar verildi ği gerekçesiyle karar ı bozmuştur. 31. Bozma karar ı üzerine yap ılan yarg ılama sonucunda İdare Mahkemesi 28/11/2014 tarihinde davan ın reddine karar vermi ştir. Karar gerekçesinde; ba şvurucu hakk ında Ceza İnfaz Kurumu idaresine kar şı ayaklanma ve Ceza İnfaz Kurumu binas ına zarar verme suçlar ından aç ılm ış bir kamu davas ının bulundu ğu, 25/12/2000 tarihli ifadesinde olaylara kat ıldığını, eline geçirdi ği eşyalar ı askerlere att ığını, güvenlik ve asayi şin sağlanmas ı için yap ılan müdahaleye direndi ğini ve daha önce açl ık grevi yapt ığını beyan etti ğini, dolay ısıyla müdahaleye sebep olanlardan oldu ğu, zarar ın davac ının kendi eyleminden kaynakland ığı belirtilerek idarenin tazmin yükümlülü ğünün bulunmad ığı ifade edilmi ştir. 32. Başvurucu, davan ın reddi karar ına karşı temyiz ba şvurusunda bulunmu ştur. Temyiz dilekçesinde 16/3/2012 tarihli bozma karar ının gereğinin yerine getirilmedi ğini, kararda söz konusu olaylara aktif olarak kat ılıp kat ılmad ığının saptanmas ından sonra kara r verilmesi gerekti ği belirtildi ği hâlde meydana gelen olaylarda kusurlu oldu ğu tespit edilmeden karar verildi ğini, Cumhuriyet savc ısına verdiği ifadeden olaylara sebebiyet verenlerden oldu ğu sonucunun ç ıkar ılamayaca ğını, olaylar ın meydana gelmesine neden olduğuna, silah kulland ığına dair hiçbir delil bulunmad ığını, ceza infaz kurumlar ında bulunanlar ın can güvenli ğinden devletin sorumlu oldu ğunu, onlar ın hayatlar ına ve vücut bütünlüklerine yönelik eylemlerde gerekli tedbirlerin al ındığını idarenin kan ıtlamas ı gerektiğini, güvenlik güçlerince aç ılan ateş sıras ında f ırlayan bir şarapnel parças ının gözüne isabet etmesiyle yaraland ığını, zaman ında hastaneye götürülmemesi ve gere ği gibi tedavi edilmemesi nedeniyle gözünü kaybetti ğini ileri sürmü ştür. Dan ıştay Onuncu Dairesi 22/1/2016 tarihli karar ıyla mahkeme karar ının usul ve hukuka uygun oldu ğu gerekçesiyle onanmas ına karar vermi ştir. 33. Başvurucu an ılan karar ın 4/4/2016 tarihinde tebli ğ edilmesinin ard ından 4/5/2016 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk 34. 6/1/1982 tarihli ve 2577 say ılı İdari Yarg ılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yarg ı yetkisinin s ınırı" kenar başlıklı 2. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: " 1. İdari dava türleri şunlard ır: a) İdarî işlemler hakk ında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka ayk ırı olduklar ından dolay ı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler taraf ından açılan iptal davalar ı, Başvuru Numaras ı: 2016/9076 Karar Tarihi : 30/6/2021 7b) İdari eylem ve i şlemlerden dolay ı kişisel haklar ı doğrudan muhtel olanlar taraf ından açılan tam yarg ı davalar ı, ..." 35. 2577 say ılı Kanun'un "Doğrudan do ğruya tam yarg ı davas ı aç ılmas ı" kenar başlıklı 13. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şöyledir: "1. İdari eylemlerden haklar ı ihlal edilmi ş olanlar ın idari dava açmadan önce, bu eylemleri yaz ılı bildirim üzerine veya ba şka süretle ö ğrendikleri tarihten itibaren bir y ıl ve her halde eylem tarihinden itibaren be ş yıl içinde ilgili idareye ba şvurarak haklar ının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin k ısmen veya tamamen reddi halinde, b u konudaki i şlemin tebli ğini izleyen günden itibaren veya istek hakk ında altm ış gün içinde cevap verilmedi ği takdirde bu sürenin bitti ği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir." B. Uluslararas ı Hukuk 36. Sözle şme'nin 2. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: Herkesin ya şam hakk ı yasayla korunur... 37. Bir olayda ya şam hakk ına ilişkin ilkelerin uygulanabilmesi için gerekli şartlardan biri, do ğal olmayan bir ölümün gerçekle şmesi olmakla birlikte baz ı durumlarda ölüm gerçekle şmese dahi olay ın yaşam hakk ı çerçevesinde incelenebilmesi mümkündür. AİHM de ölümle sonuçlanmayan yaralanma olaylar ını kişiye karşı kullan ılan gücün derecesi, türü ve güç kullan ımının ard ında yatan niyet ve amac ı diğer faktörlerle birlikte gözönünde tutarak ya şam hakk ı kapsam ında inceleyebilmektedir ( İlhan/Türkiye [BD], B. No: 22277/93, 27/6/2000, 76; Paşa ve Erkan Erol/Türkiye , B. No: 51358/99, 12/12/2006, 27; Makaratzis/Yunanistan [BD], B. No: 50385/99, 20/12/2004, 52). 38. AİHM, Şat/Türkiye (B. No: 14547/04, 10/7/2012, 58-64) karar ında Bayrampa şa Ceza İnfaz Kurumunda gerçekle ştirilen hayata dönü ş operasyonu s ıras ında güvenlik güçlerince aç ılan ateş sonucu hayati tehlike geçirmeden sol dirse ği k ırılan, cerrahi müdahale geçirdikten sonra kal ıcı olarak sakatlanan ba şvurucu hakk ında bir inceleme yapm ıştır. AİHM kişilerin güvenlik güçleri taraf ından yaraland ığı durumlarda hayati tehlike geçirme unsurunun ki şiye karşı kullan ılan gücün potansiyel olarak ölüme yol açacak nitelikte olup olmad ığının değerlendirilmesi yönünden önemi bulunsa da olmazsa olmaz bir ko şul olmad ığını belirtmi ştir. Başvurucuya kar şı kullan ılan gücün potansiyel olarak ölümcül nitelikte oldu ğunun belirlenebilmesi için yaralanman ın tüm ko şullar ının gözetilmesi gerektiğini ifade eden A İHM; Bayrampa şa Ceza İnfaz Kurumunda tüm gün süren operasyonda yo ğun yayl ım ateşi olduğunu, bu ko şullarda ba şvurucunun ölümüne nede n olacak biçimde yaralanabilece ğinde kuşku bulunmad ığını ve burada öldürme kast ı olmamas ının Sözleşme'nin 2. maddesinin uygulanabilirli ği üzerinde bir etkisi olmad ığını değerlendirerek uygulanan gücün potansiyel olarak ölümcül oldu ğu kanaatiyle ba şvuruyu yaşam hakk ı kapsam ında değerlendirmi ştir. 39. Sözle şme'nin 13. maddesi şöyledir: "Bu Sözle şme de tan ınm ış olan hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkes, söz konusu ihlal resmi bir hizmetin ifas ı için davranan ki şiler taraf ından gerçekle ştirilmiş olsa dahi, ulusal bir merci önünde etkili bir yola ba şvurma hakk ına sahiptir." Başvuru Numaras ı: 2016/9076 Karar Tarihi : 30/6/2021 840. AİHM'in Sözle şme'nin 13. maddesi ile korunan etkili ba şvuru hakk ı ile ilgili benimsedi ği ilkeler, somut ba şvuru ile ilgili görüldü ğü ölçüde şu şekilde özetlenebilir: - 13. maddede yer alan düzenlemenin amac ı, Sözleşme'de korunan haklar ı ihlal edilen ki şilerin AİHM önünde ba şvuruda bulunmadan önce ulusal düzeyde bir çözüme ula şmalar ını sağlamakt ır (Kudla/Polonya [BD], B. No: 30210/96, 26/11/2000, 152). Etkili ba şvuru hakk ı, Sözleşme kapsam ındaki haklar ının ihlal edildiğine dair savunulabilir bir iddias ı bulunan ki şilerin bu iddialar ını, esas ını inceleme ve uygun bir giderim sa ğlama kapasitesine sahip ulusal bir otorite önünde öne sürme imkân ına sahip olmalar ını gerektirir ( M.S.S./Belçika ve Yunanistan [BD], B. No: 30696/09, 21/1/2011, 288). - 13. maddede düzenlenen etkili ba şvuru hakk ının bağıms ız bir varl ığı yoktur ve bu hak yaln ızca Sözle şme ve ek protokollerde düzenlenen esasa dair haklar ın tamamlay ıcısı durumundad ır. Bir başvurucunun 13. maddeyi ileri sürebilmesi için diğer Sözleşme hükümleriyle korunan haklar ının ihlal edildi ğine dair savunulabili r bir iddias ının olmas ı zorunludur ( Zavoloka/Litvanya, B. No: 58447/00, 7/7/2009, 35). AİHM, 13. maddenin ba ğlant ılı olarak veya birlikte ileri sürüldü ğü hak bak ımından bir ihlal buldu ğunda etkili ba şvuru hakk ına dair iddian ın da savunulabilir oldu ğu sonucuna varmaktad ır (Bat ı ve diğerleri/Türkiye, B. No: 33097/96, 57834/00, 3/6/2004, 138). Buna kar şılık 13. maddenin uygulanmas ı için mutlaka ba şka bir Sözle şme hükmünün ihlal edildi ğine karar verilmi ş olmas ı gerekmez ( Nuri Kurt/Türkiye, B. No: 37038/97, 29/11/2005, 117). - İhlalin giderilmesi için kabul edilecek ba şvuru yolunun ne tür bir çözüm sağlamas ı gerektiği konusunda ihlal edilen hakk ın doğası belirli bir etkiye sahiptir (Budayeva ve di ğerleri/Rusya, B. No: 15339/02, 2166/02, 20058/02, 11673/02, 15343/02, 20/3/2008, 191). Devletler, haklar ı ihlal edilen ki şilere hangi ba şvuru yolunu sa ğlayarak 13. madde ile düzenlenen yükümlülüklerini yerine getireceklerine dair belirli bir takdir hakk ına sahiptir ancak iç hukukta kabul edilecek ba şvuru yolu yaln ızca hukuki zeminde de ğil pratikte de etkili olmal ıdır. İhlal edildi ği ileri sürülen hak yaşam hakk ı ya da i şkence ve kötü muamele yasa ğı gibi temel bir hak olduğunda Sözle şme'nin 13. maddesi, haklar ı ihlal edilen ki şilere tazminat ödenmesine ek olarak sorumlular ın tespiti ve cezaland ırılmas ına imkân tan ıyacak şekilde kapsaml ı ve etkili bir ceza soru şturmas ı yap ılmas ını gerektirir (Kaya/Türkiye, B. No: 22729/93, 19/2/1998, 106, 107). V.İNCELEME VE GEREKÇE 41. Mahkemenin 30/6/2021 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 42. Başvurucu 19/12/2000 tarihinde Ceza İnfaz Kurumunda ba şlayan operasyon sıras ında bir şarapnel parças ının gözüne isabet etmesi nedeniyle yaraland ığını, dört gün süren operasyonun ard ından 22/12/2000 tarihinde Haydarpa şa Numune Hastanesine sevk edildiğini, burada iki kez ameliyat edilerek gözündeki şarapnel parçalar ının ç ıkar ıldığını, beyin bölgesine yak ın olan bir parçan ın ise daha sonra yap ılacak bir operasyonla al ınmas ı gerektiği belirtilerek Edirne Ceza İnfaz Kurumuna nakledildi ğini, burada gözündeki kanama Başvuru Numaras ı: 2016/9076 Karar Tarihi : 30/6/2021 9artt ığı hâlde uzun bir süre tedavisinin yap ılmad ığını, bu yüzden sol gözünde kal ıcı görme kayb ı oluştuğunu, maddi ve manevi zararlar ının giderilmesi istemiyle idare mahkemesinde açt ığı davan ın reddedildi ğini, bu nedenlerle Anayasa'n ın 10., 17., 36. ve 40. maddelerinin ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 43. Bakanl ık görüşünde; Ceza İnfaz Kurumuna yap ılan müdahalenin mutlak zorunluluk arz etti ği ve güvenlik güçlerine kar şı direniş dikkate al ındığında ölçülü oldu ğu, yaralanan ba şvurucunun düzenli olarak tedavi edildi ği, sağlık sorunlar ı ile ilgili gerekli tü m tetkiklerin ve tedavilerin özenle yerine getirildi ği, bu konuda herhangi bir ihmalin söz konusu olmad ığını ifade edilmi ştir. B. Değerlendirme 44. Anayasa n ın 17. maddesinin birinci f ıkras ının ilgili k ısm ı şöyledir: Herkes, ya şama ... hakk ına sahiptir. 45. Anayasa n ın "Temel hak ve hürriyetlerin korunmas ı" kenar ba şlıklı 40. maddesi şöyledir: "Anayasa ile tan ınm ış hak ve hürriyetleri ihlâl edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden ba şvurma imkân ının sağlanmas ını isteme hakk ına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili ki şilerin hangi kanun yollar ı ve mercilere ba şvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundad ır. Kişinin, resmî görevliler taraf ından vâki haks ız işlemler sonucu u ğrad ığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakk ı sakl ıdır." 1.İddialar ın Nitelendirilmesi ve İncelemenin Kapsam ı Yönünden 46. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). 47. Somut olayda ba şvurucu, sol gözünden yaralanm ış olup hayattad ır. Bu nedenle başvuruda öncelikle ya şam hakk ını güvence alt ına alan Anayasa n ın 17. maddesinin birinci fıkras ının uygulanabirli ği hususunda bir de ğerlendirme yap ılmas ı gerekir. 48. Bir olayda ya şam hakk ına ilişkin ilkelerin uygulanabilmesi için gerekli şartlardan biri, do ğal olmayan bir ölümün gerçekle şmesi olmakla birlikte baz ı durumlarda ölüm gerçekle şmese dahi olay ın yaşam hakk ı çerçevesinde incelenebilmesi mümkündür (Mehmet Karada ğ, B. No: 2013/2030, 26/6/2014, 20). 49. Ölümle sonuçlanmayan bir olaya ili şkin başvuru da ma ğdura karşı yap ılan eylemin niteli ği ve failin amac ı gibi somut olay ın kendine özgü ko şullar ı dikkate al ınarak yaşam hakk ı kapsam ında incelenebilir. Bu de ğerlendirme yap ılırken eylemin potansiyel olarak öldürücü niteli ğe sahip olup olmad ığı ile maruz kal ınan eylemin ma ğdurun fiziki bütünlüğü üzerindeki sonuçlar ı önem taşımaktad ır (Siyahmet Şiran ve Mustafa Çelik , B. No: 2014/7227, 12/1/2007, 69; Yasin Ağca, B. No: 2014/13163, 11/5/2017, 109, 110). Başvuru Numaras ı: 2016/9076 Karar Tarihi : 30/6/2021 1050. Başvuruya konu eylemin ate şli bir silahla gerçekle ştirilmesi ve ba şvurucunun vücudunun hayati tehlike geçirmesine neden olabilecek bir bölgesinden yaralanmas ı ile yaraland ığı koşullar birlikte gözönünde bulunduruldu ğunda başvurunun ya şam hakk ı çerçevesinde incelenmesi gerekti ği sonucuna var ılm ıştır. 51. Kasten gerçekle ştirilen veya kötü muamele sonucu meydana gelen ölü m olaylar ında Anayasa'n ın 17. maddesi gere ğince devletin sorumlular ın tespitini ve cezaland ırılmalar ını sağlayabilecek nitelikte bir cezai soru şturma yürütme yükümlülü ğü bulunmaktad ır. Bu tür olaylarda, idari soru şturmalar ve tazminat davalar ı sonucunda idari bir yapt ırıma veya tazminata hükmedilmesi ihlali gidermek ve dolay ısıyla mağdur s ıfat ını ortadan kald ırmak için yeterli de ğildir ( Serpil Kerimo ğlu ve diğerleri , B. No: 2012/752, 17/9/2013, 55). 52. Anayasa Mahkemesi birçok karar ında kolluk görevlilerinin eylemlerinden kaynaklanan kötü muamele iddialar ında etkili ba şvuru yolunun ceza soru şturmas ı olduğunu belirtmiş ve maruz kal ınan kötü muamele nedeniyle yaln ızca tazminat talep etme yolunun tercih edildi ği başvurular ı kabul edilemez bulmu ştur. Bu sonuca ula şılırken özellikle tam yarg ı davas ının tazminat ödenmesi imkân ı sağlamakla birlikte kötü muamele iddialar ına ilişkin maddi olay ın ortaya ç ıkar ılmas ı, sorumlular ın tespiti ve cezaland ırılmas ına yönelik bir sonuç elde etme şans ı sunmamas ı nedeniyle etkili bir ba şvuru yolu olmad ığı tespitine yer verilmiştir (Zeki Güngör , B. No: 2013/8491, 31/3/2016, 39-45). 53. Bununla birlikte kamu görevlilerinin kas ıtlı fiilleriyle gerçekle ştirdikleri kötü muamele iddialar ı yönünden as ıl yolun ceza soru şturmas ı olmas ı tamamlay ıcı bir giderim yolu olarak tazminat davas ının da öngörülmesine engel de ğildir. Anayasa'n ın 40. maddesi kötü muamele yasa ğı ihlalleri sebebiyle olu şan maddi ve manevi zararlar ın tazmin edilmesini sağlayacak yarg ısal mekanizmalar ihdas edilmesini zorunlu k ılmaktad ır. Nitekim Türk hukukunda 2577 say ılı Kanun'un 2. ve 13. maddeleri uyar ınca aç ılacak tam yarg ı davas ı bu tür durumlarda tazminata hükmetme imkân ı sağlamaktad ır. Bu itibarla kamu görevlilerinin kötü muamelesi sebebiyle u ğran ılan zarar ın tazmini için aç ılan tam yarg ı davas ı sürecine ilişkin şikâyetlerin Anayasa'n ın 17. maddesinin üçüncü f ıkras ında güvenceye ba ğlanan kötü muamele yasa ğıyla bağlant ılı olarak Anayasa'n ın 40. maddesinde teminat alt ına al ınan etkili başvuru hakk ı kapsam ında bireysel ba şvuruya konu edilmesi mümkündür ( Abdullah Ya şa, [GK] B. No: 2015/12486, 5/11/2020, 46). 54. Ancak kamu görevlilerinin kas ıtlı fiilleriyle gerçekle ştirdikleri ya şam hakk ına veya kötü muamele yasa ğının ihlaline yol açan hâllerde esas etkili yol ceza soru şturmas ı olduğundan etkili ba şvuru hakk ıyla ilgili şikâyetin incelenebilmesi için öncelikle ceza soruşturmas ı yolunun tüketilmi ş olmas ı zorunludur. Ya şam hakk ının ve kötü muamele yasağının bu özelli ği gereği, negatif yükümlülüklerde ceza soru şturmas ı tüketilmeden öne sürülen etkili ba şvuru hakk ı ihlali iddialar ının incelenmesi mümkün de ğildir (baz ı değişikliklerle birlikte bkz. Abdullah Ya şa, 47). 55. Nitekim Anayasa Mahkemesi Sinan Işık (2) (B. No: 2015/12734, 25/9/2019) başvurusunda, ba şvurucunun zorunlu askerlik hizmeti s ıras ında kötü muameleye maruz kald ığına yönelik iddialar ıyla ilgili etkili bir ceza soru şturmas ı yürütülmedi ği sonucuna vararak ihlal karar ı vermiştir. Ayn ı başvurucunun kötü muameleye maruz kald ığını iddia ederek açt ığı tam yarg ı davas ının reddinin ard ından yeni bir bireysel ba şvuruda bulunmas ı üzerine yeniden inceleme yap ılarak bir kez daha kötü muamele yasa ğının usul boyutu bak ımından ihlal edildi ği sonucuna var ılm ıştır. Benzer şekilde kamu görevlilerinin kötü Başvuru Numaras ı: 2016/9076 Karar Tarihi : 30/6/2021 11muamele eylemleri nedeniyle yürütülen bir ceza yarg ılamas ında eylemin failleri hakk ında verilen mahkûmiyet karar ının ard ından aç ılan tazminat davas ının mahkûmiyet karar ı ile çelişen veya tam olarak giderim sa ğlamayan bir kararla sonuçlanmas ı durumunda yap ılan bireysel ba şvurular da esas bak ımından incelenebilir. Kat ıldığı toplumsal gösteride kollu k görevlisinin eylemi sonucu yaralanan bir ba şvurucunun kendisini yaralayan görevli hakk ında mahkûmiyet karar ı verilmesinin ard ından açt ığı tam yarg ı davas ında hükmedilen tazminat ın yetersiz oldu ğu iddias ı Anayasa Mahkemesince kötü muamele yasa ğı kapsam ında incelenerek ihlal karar ı verilmiştir (Kemalettin R ıdvan Yal ın, B. No: 2014/6220, 18/7/2019). 56. Somut ba şvurunun ya şam hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddialarda etkili başvuru yolu olan ceza soru şturmas ı tamamlanmadan veya bu yolun etkisiz oldu ğu ileri sürülmeden yap ılmas ı nedeniyle ya şam hakk ı yönünden inceleme yap ılamayaca ğı aç ıktır. Kald ı ki somut başvuruda ya şam hakk ına ilişkin etkili bir ceza soru şturmas ı yürütülmedi ğine ilişkin herhangi bir şikâyet de bulunmamaktad ır. Ayr ıca başvurucunun ya şam hakk ının ihlal edildiğine ilişkin iddias ı daha önce A İHM'e yapt ığı bireysel ba şvuruda incelenmi ş, AİHM'in 15/10/2019 tarihinde verdi ği yaşam hakk ının esas bak ımından ihlal edildi ğine ve 25.000 avro manevi tazminat ödenmesine dair kararla neticelenmi ştir (bkz. 24-28). Bu nedenle başvurucunun ayn ı olay nedeniyle açt ığı tazminat davas ına ilişkin şikâyetlerinin ya şam hakk ıyla bağlant ılı olarak etkili ba şvuru hakk ı kapsam ında incelenmesi gerekti ği değerlendirilmi ştir. 2. Kabul Edilebilirlik Yönünden57.30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 46. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şöyledir: "Bireysel ba şvuru ancak ihlale yol açt ığı ileri sürülen i şlem, eylem ya da ihma nedeniyle güncel ve ki şisel bir hakk ı doğrudan etkilenenler taraf ından yap ılabilir." 58. 6216 say ılı Kanun'un 46. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı uyar ınca ancak güncel ve kişisel bir hakk ı doğrudan etkilenenler Anayasa Mahkemesine bireysel ba şvuruda bulunabilir. Anayasa Mahkemesinin bireysel ba şvurularda ki şi yönünden yetkisini belirleyen bu kural uyar ınca başvuruda bulunacak ki şinin öncelikle iddia edilen hak ihlalinin ma ğduru olmas ı gerekir. Ma ğdur s ıfat ı bulunan ki şiler lehine yetkili organlar taraf ından verilen bir kararla hak ihlalinin tespit edilmesi, tespit edilen ihlalin uygun ve yeterli şekilde giderildiğinin belirlenmesi hâlinde ma ğdur s ıfat ının ortadan kalkt ığı kabul edilmektedir. Bu iki koşul yerine getirildi ği takdirde bireysel ba şvuru mekanizmas ının ikincil niteli ğinden dolay ı Anayasa Mahkemesinin inceleme yapmas ına gerek kalmamaktad ır (ilgili oldu ğu ölçüde bkz. Mehmet Tursun ve di ğerleri , B. No: 2016/2889, 4/7/2019, 54). 59. Yaşam hakk ıyla bağlant ılı olarak etkili ba şvuru hakk ı yönünden ma ğdur statüsünün ortadan kalkt ığının söylenebilmesi için ya şam hakk ının maddi boyutunun ihlal edildiğinin tespit edilmesi ve ma ğdurun maddi ve manevi zararlar ının karşılanarak uygun bir giderimin sa ğlanm ış olmas ı gerekir (baz ı değişikliklerle birlikte bkz. Abdullah Ya şa, 53). 60. AİHM taraf ından başvurucu lehine tazminata hükmedilmi ş ise de bu durum başvurucunun ma ğduriyetinin tam olarak giderildi ğini göstermemektedir. Birincisi İdare Mahkemesi, ba şvurucunun u ğrad ığı zararla ilgili herhangi bir de ğerlendirme yapmam ıştır. Başvurucunun yaralanmas ı nedeniyle ne kadar zarara u ğrad ığını değerlendirmek İdare Mahkemesinin görevi içindedir. Zararla ilgili de ğerlendirmenin A İHM karar ında Başvuru Numaras ı: 2016/9076 Karar Tarihi : 30/6/2021 12yap ıldığından hareketle İdare Mahkemesinin bu yükümlülü ğünün yerine getirildi ği sonucuna ulaşılamaz. İkincisi AİHM'in hükmetti ği tazminat ın başvurucunun u ğrad ığı zarar ı tam olarak karşılay ıp karşılamad ığı da bu a şamada bilinmemektedir. Bunu de ğerlendirmek de derece mahkemesinin görevidir. Bu ko şullarda ba şvurucunun ma ğdur statüsünün devam etti ğine karar verilmesi gerekir (baz ı değişikliklerle birlikte bkz. Abdullah Ya şa, 60). 61. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan yaşam hakk ıyla bağlant ılı olarak etkili başvuru hakk ının ihlal edildi ğine dair iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 3. Esas Yönünden a. Genel İlkeler 62. Anayasa n ın 40. maddesinde, Anayasa'da güvence alt ına al ınm ış hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkesin yetkili makama ba şvurma hakk ı güvence alt ına alınmaktad ır. Buna göre etkili ba şvuru hakk ı; anayasal bir hakk ının ihlal edildi ğini ileri süren herkese hakk ın niteliğine uygun olarak iddialar ını inceletebilece ği makul, eri şilebilir, ihlali n gerçekleşmesini veya sürmesini engellemeye ya da sonuçlar ını ortadan kald ırmaya elveri şli idari ve yarg ısal yollara ba şvuruda bulunabilme imkân ı sağlanmas ı olarak tan ımlanabili r (Yusuf Ahmed Abdelaz ım Elsayad , B. No: 2016/5604, 24/5/2018, 59, 60). 63. Etkili ba şvuru hakk ının Anayasa ile korunan di ğer haklar ın tamamlay ıcısı olmas ı nedeniyle tek ba şına ihlal edildi ğinin ileri sürülmesi mümkün de ğildir. Bir ba şka deyişle etkili ba şvuru hakk ının ileri sürülebilmesi için öncelikle Anayasa ile korunan di ğer haklar ın ihlal edildi ğine dair savunulabilir bir iddia olmak zorundad ır. Buna kar şılık etkili başvuru hakk ı bak ımından inceleme yap ılmas ı kural olarak ba şka bir Anayasa hükmünün ihlal edildi ğine önceden karar verilmi ş olmas ı şart ına bağlı değildir ( Abdullah Ya şa, 64). 64. Temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildi ğine ilişkin iddialar ın ileri sürülebilece ği bir başvuru yolunun mevzuatta öngörülmesi yeterli de ğildir. Söz konusu ba şvuru yolunun ayn ı zamanda uygulamada da etkili olmas ı gerekir. Bununla birlikte bir ba şvuru yolunun gerek hukuken gerekse uygulamada genel anlamda etkili olmas ı, somut olay bakımından etkili başvuru hakk ına ilişkin bir müdahale bulunup bulunmad ığının değerlendirilmesine engel değildir ( Yusuf Ahmed Abdelaz ım Elsayad, 61). 65. Etkili ba şvuru hakk ı tan ınmas ına dair yükümlülü ğün anayasal hak ihlallerini n giderilmesi için ne tür bir çözüm yolu öngörülmesi hâlinde yerine getirilmi ş say ılacağı konusunda somut olay ın koşullar ı ve ihlal edildi ği ileri sürülen hakk ın niteliği belirleyici bir etkiye sahiptir. Kamusal yetkiyle güç kullanan görevlilerin eylemleri nedeniyle kötü muamele yasa ğının ihlal edildi ğinin iddia edildi ği durumlarda etkili ba şvuru hakk ı uyar ınca kişilerin uğrad ığı zararlar ın tazminini sa ğlamak üzere etkili bir hukuk yolunun öngörülmü ş olmas ı gerekmektedir ( Abdullah Ya şa, 66). b.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 66. Başvurucunun u ğrad ığı zarar ın tazmini için İdare Mahkemesinde açt ığı tam yarg ı davas ı, başvurucu hakk ında Ceza İnfaz Kurumu idaresine kar şı ayaklanma ve Ceza İnfaz Kurumu binas ına zarar verme suçlar ından aç ılm ış bir kamu davas ı bulundu ğu, Başvuru Numaras ı: 2016/9076 Karar Tarihi : 30/6/2021 1325/12/2000 tarihli ifadesinde olaylara kat ıldığını, eline geçirdi ği eşyalar ı askerlere att ığını, güvenlik ve asayi şin sağlanmas ı için yap ılan müdahaleye direndi ğini ve daha önce açl ık grevi yapt ığını beyan etti ğini, dolay ısıyla müdahaleye sebep olanlardan oldu ğu, zarar ın davac ının kendi eyleminden kaynakland ığı, idarenin tazmin yükümlülü ğünün bulunmad ığı gerekçesiyle reddedilmi ş; an ılan karar Dan ıştayca onanmak suretiyle kesinle şmiştir. 67. Somut olayda ba şvurucu, devletin s ıkı gözetimi alt ında olmas ı gereken bir ceza infaz kurumunda tutuklu olarak bulunmaktad ır. Ceza infaz kurumunun iyi yönetilememesi sonucu olu şan, özellikle çe şitli terör örgütleri mensuplar ının bulundu ğu k ısımlardaki karga şa ve tehlike arz eden ortam nedeniyle operasyon yap ılmas ı kaç ınılmaz hâle gelmi ştir. Bu durumda devlet yetkilileri taraf ından önceden planlanarak gerçekle ştirildiği anlaşılan operasyonun seyri ve ba şvurucunun hangi ko şullarda yaraland ığına dair aç ıklama yapma ve başvurucunun hangi eylemleri nedeniyle kendisine kar şı güç kullan ılmas ının mutlak zorunl u hâle geldi ğini ispatlama külfetinin devlete ait oldu ğunun kabul edilmesi gerekmektedir. 68. Ceza infaz kurumunda gerçekle şen olaylar nedeniyle jandarma görevlileri hakk ında yetkili merciden verilip ifas ı vazifeten zorunlu olan emrin icras ı sıras ında zaruretin tayin ettiği hudut aşılmak suretiyle asli müstakil faili belli olmayacak biçimde birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmas ına neden olma suçlar ından yap ılan yarg ılama sonucunda alt ı san ık hakk ında aç ılan davalar ın ölmeleri nedeniyle dü şürülmesine, di ğer san ıklar hakk ında kasten yaralama ve ba şvurucunun da aralar ında bulundu ğu mağdurlara yönelik efrad a suimuamele suçlar ından aç ılan davalar ın zamana şımı nedeniyle ayr ı ayr ı düşürülmesine, faili belli olmayacak şekilde kasten öldürme suçlar ından ise mahkûmiyetlerine yeterli delil olmad ığından ayr ı ayr ı beraatlerine karar verilmi ştir. An ılan karar inceleme tarihi itibar ıyla derdesttir (bkz. 16-19). Buna göre ba şvurucunun yaralanma ko şullar ının ve hangi eylemleri nedeniyle kendisine kar şı güç kullan ılmas ının mutlak zorunlu hâle geldi ği hususlar ının ceza yarg ılamas ıyla ortaya konabildi ği söylenemeyecektir. 69. Diğer taraftan ba şvurucunun da aralar ında olduğu 399 san ık hakk ında Ceza İnfaz Kurumu idaresine kar şı silahl ı ayaklanma, faili gayrimuayyen şekilde kasten öldürme ve yaralama, 6136 say ılı Kanun'a ayk ırılık ve patlay ıcı madde bulundurma suçlar ından yap ılan yarg ılama sonucunda baz ı san ıklar ın ölmesi nedeniyle haklar ındaki davalar ın düşürülmesine, ba şvurucunun da aralar ında olduğu san ıklar ın Ceza İnfaz Kurumu idaresine karşı silahl ı ayaklanma, kasten yaralama, 6136 say ılı Kanun'a ayk ırılık ve yasak patlay ıcı madde bulundurma suçlar ından aç ılan davalar ın zamana şımı nedeniyle ayr ı ayr ı düşürülmesine, yine ba şvurucunun da aralar ında bulundu ğu san ıklar hakk ında faili gayrimuayyen şekilde kasten öldürme suçlar ından ise mahkûmiyetlerine yeterli delil olmad ığından ayr ı ayr ı beraatlerine karar verilmi ş olup an ılan karar henüz kesinle şmemiştir (bkz. 20-23). Bu nedenle ba şvurucu hakk ındaki iddialar ın şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konabilece ği etkili yol olan ceza davas ıyla kesin olarak ispatland ığı da söylenemeyecektir. Bir ba şka deyişle başvurucunun söz konusu operasyon s ıras ında diğer isyanc ı tutuklu/hükümlülerle birlikte silah kullanmak suretiyle isyana aktif olarak kat ıldığı, ceza yarg ılamas ı sonucu sabit k ılınmam ıştır. 70. Öte yandan A İHM de ba şvurucunun ya şam hakk ının esas yönünden ihlal edildiği sonucuna var ırken Ceza İnfaz Kurumu idaresine kar şı silahl ı ayaklanma ve di ğer suçlardan ba şvurucu hakk ında aç ılan davan ın zamana şımına uğrad ığını, başvurucunun güvenlik güçlerine kar şı aktif olarak direndi ğine veya onlara sald ırdığına dair bir adli tespit yap ılamad ığını vurgulam ış; başvurucunun güvenlik güçlerinin silahlar ını meşru olarak kullanmalar ını gerektirecek ölçüde bir sald ırıda bulundu ğuna dair herhangi bir adli tespit Başvuru Numaras ı: 2016/9076 Karar Tarihi : 30/6/2021 14olmad ığı hâlde güvenlik güçlerine direndi ğinin ve ko ğuşta bulunan baz ı eşyalar ı onlara attığının İdare Mahkemesince kabul edilmesi nedeniyle illiyet ba ğının kesildiği ve idarenin tazmin yükümlülü ğünün bulunmad ığı sonucuna var ılmas ının mümkün olmad ığını değerlendirilmi ştir (bkz. 24-28). 71. Somut ba şvuruda, İdare Mahkemesinin zararlar ın tazmini talebini reddetmesine ilişkin karar ı, hem başvurucunun eylemi hem de ba şvurucuya yönelik eylemle ilgili olarak yürütülen ve ba şvurucunun güvenlik güçlerinin silahl ı güç kullanmalar ını gerektirecek ölçüde isyana kat ıldığını, onlara direndi ğini veya sald ırdığını kesin olarak ortaya koyamayan ceza yarg ılamalar ının sonuçlar ıyla aç ıkça çelişmektedir. Kald ı ki bu husus daha sonra A İHM taraf ından da bir hak ihlali bulundu ğu tespitini içeren kararla ortaya konmu ştur. 72. Aç ıklanan gerekçelerle ya şam hakk ı ile bağlant ılı olarak Anayasa'n ın 40. maddesinde güvence alt ına al ınan etkili ba şvuru hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. 4. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 73. 6216 say ılı Kanun un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 74. Başvurucu, ihlalin tespiti ile 100.000 TL maddi ve 500.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi talebinde bulunmu ştur. 75. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 76. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). Başvuru Numaras ı: 2016/9076 Karar Tarihi : 30/6/2021 1577.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı veya mahkemenin ihlali gideremedi ği durumlarda Anayasa Mahkemesi 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 79. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örne ğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar ın kendisine ula ştığı mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlalin sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir ( Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66, 67). 78.İncelenen ba şvuruda ya şam hakk ıyla bağlant ılı olarak etkili ba şvuru hakk ının ihlal edildi ği sonucuna ula şılm ıştır. Dolay ısıyla ihlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı anlaşılm ıştır. 79. Bu durumda ya şam hakk ı ile bağlant ılı olarak etkili ba şvuru hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş, yeniden yarg ılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden yarg ılama yap ılmak üzere İstanbul 2. İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 80. Başvuruya konu İdare Mahkemesi karar ının başvurucunun u ğrad ığı zararla r nedeniyle talep etti ği tazminata ili şkin olduğu dikkate al ındığında ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılaman ın yeterli bir giderim sa ğlayacağı anlaşıldığından başvurucunun tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir. 81. Yeniden yap ılacak yarg ılamada A İHM taraf ından hükmedilen tazminat tutar ını gözetmek İdare Mahkemesinin takdirindedir (detayl ı aç ıklama için bkz. 60). 82. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.839,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜMAç ıklanan gerekçelerle; A. Yaşam hakk ıyla bağlant ılı olarak etkili ba şvuru hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İ LEBİLİR OLDUĞUNA, Başvuru Numaras ı: 2016/9076 Karar Tarihi : 30/6/2021 16B. Yaşam hakk ıyla bağlant ılı olarak Anayasa n ın 40. maddesiyle güvence alt ına alınan etkili ba şvuru hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE, C. Karar ın bir örne ğinin yaşam hakk ıyla bağlant ılı olarak etkili ba şvuru hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ı amac ıyla İstanbul 2. İdare Mahkemesine (E.2012/1266, K.2014/2441) GÖNDER İLMESİNE, D. Başvurucunun tazminata ili şkin taleplerinin REDD İNE, E. 239,50 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.839,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, F. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, G. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 30/6/2021 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Üye Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN