2. Hukuk Dairesi 2024/5076 E. , 2024/5166 K. MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/11 E., 2024/438 K. KARAR : Kısmen kabul ile yeniden esas hakkında hüküm verilmesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Elbistan Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/414 E., 2023/680 K. Taraflar arasındaki çocukla kişisel ilişki kurulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından isti…
**2. Hukuk Dairesi 2024/5076 E. , 2024/5166 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/11 E., 2024/438 K. KARAR : Kısmen kabul ile yeniden esas hakkında hüküm verilmesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Elbistan Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/414 E., 2023/680 K. Taraflar arasındaki çocukla kişisel ilişki kurulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun sair istinaf sebepleri incelenmeksizin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin, birinci fıkrasının (a) bendinin (4) üncü alt bendi uyarınca re'sen kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince gönderme kararı sonrasında yeniden yapılan yargılamada, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların oğlu olan ...'nin 15.05.2021 tarihinde covid-19 sebebiyle vefat ettiğini, davalının, davacıların oğlu olan ... ile Elbistan Aile Mahkemesinin 2018/287 Esas, 2020/434 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, kişisel ilişki tesis edildiğini, davalının, küçük ...'i davacılara göstermediğini, bu da yetmezmiş gibi küçüğü İngiltere'ye götüreceğini söylediğini belirterek öncelikle küçük ...'in yurt dışına çıkışının yasaklanmasına, davacılar ile küçük ... arasında tedbiren kişisel ilişki tesisine, dava sonunda ise davacılar ile yatılı biçimde kişisel ilişki tesisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı anne vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin davanın çocuğun oturduğu yer mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek yetki itirazında bulunduğu, esasa ilişkin ise dava dilekçesindeki hususların gerçeği yansıtmadığını, zira çocuğun babası ve babasının ailesi ile arasındaki ilişkilere hiçbir zaman karışmadığını, müteveffa ...'nin çocuğunu görmeye gelmediğini, telefonla dahi arayıp sormadığını belirterek davanın ve çocuğun yurt dışına çıkışının engellenmesi talebinin reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin ilk verdiği kararı, ile özellikle yaz tatilinin uzun süre olması ve çocuğun eğitime ara vermiş olması, ağustos ayında kurulan yatılı ilişkinin eğitimi engelleyecek bir durum olmaması ile birlikte değerlendirilerek davanın kabulü ile, davacılar ile torunları ... arasında "her ayın son cumartesi günü sabah saat 09:00'dan, pazar günü saat 17:00'a kadar, dini bayramların 2. günü saat 09:00'dan saat 17:00'a kadar, her yıl 1 Temmuz günü saat 09:00'dan 7 Temmuz günü saat 17:00' kadar çocuğu bulunduğu yerden alınıp bulunduğu yere bırakacak şekilde kişisel ilişki tesisine," kişisel ilişki tesisine karar verilmiş, karar taraflarca istinaf edilmekle Bölge Adliye Mahkemesince gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratıldığından bahisle hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile düzenlettirilen sosyal inceleme raporlarına göre davacıların davaya konu küçük ile görüşmesinde bir sakınca görülmediği, babası vefat etmiş olan küçüğün davacılar ile düzenli şekilde görüşmesinin ve baba yoksunluğunu bir nebzede olsa bu şekilde giderebilmesinin küçüğün üstün yararına uygun düşeceği, ancak yukarıda da değinildiği gibi idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesinin son derece önemli olduğu, küçüğü istemeyeceği bir duruma zorlamanın çocuğun psikolojik sağlığında olumsuz etki yaratabileceği, küçüğün 08.04.2022 tarihli sosyal inceleme raporunda uzman eşliğinde alınan beyanında davacılarla görüşmek istemesine karşılık, yatılı kişisel ilişki kurulmasını istemediği, rapor içeriğinden anlaşıldığı üzere küçüğün annesine çok bağlı olduğu, bu nedenle öncelikle küçük ile davacılar arasında yatılı olmayacak şekilde kişisel ilişki kurularak davacılar ve küçük arasında; "her ayın birinci ve üçüncü hafta sonu cumartesi günü sabah saat 10:00'dan, akşam saat 19:00'a kadar, dini bayramların 2. günü sabah saat 10:00'dan akşam saat 19:00'a kadar, milli bayramlarda sabah saat 10:00'dan öğlenden sonra saat 14:00'a kadar, babalar günü sabah saat 10:00'dan akşam saat 19:00'a kadar (çocuğun okul saatlerine denk gelmemesi şartıyla) ve çocuğun doğum günlerinde sabah saat 10:00'dan öğlenden sonra saat 14:00'a kadar (çocuğun okul saatlerine denk gelmemesi şartıyla)" kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili, hükmün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kişisel ilişkinin süresi yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili; hükmün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, davanın kabulü yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ve küçüğün yaşadığı yerde alınan sosyal inceleme raporundaki uzman görüşünde kurulacak kişisel ilişkinin yatısız olması gerektiği belirtildiği, ikinci verilen kararda yatısız kişisel ilişki kurulduğu, ancak bu sefer de davalı annesi ile geçirmesi gereken milli bayramlar ve çocuğun doğum günleri gibi önemli günlerin de karara dahil edildiği görülmüş olup, bu durumun çocuğun menfaatine uygun olmayacağının değerlendirildiği gerekçesi ile istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ilgili bentlerinin kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle "...her ayın 1. haftası pazar günü saat 10:00'dan 17:00'ye kadar, dini bayramların 2. günü saat 10:00'dan 17:00'ye kadar olacak şekilde kişisel ilişki kurulmasına..." karar verilmiş, taraf vekillerinin sair istinaf taleplerinin ise esastan reddine karar verilmiştir V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kişisel ilişki süresinin yetersiz olduğunu, çocuk ve babanın ailesi için aile bağlarını kurmaya yetmeyeceğini, çocuğun 6 yaşındaki beyanı ile verilen karara itibar edilmemesi gerektiğini belirterek kişisel ilişkinin süresi yönlerinden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kişisel ilişkinin kurulması davasında, kurulan kişisel ilişkinin çocuğun yüksek yararına uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 325 inci maddesi, 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 inci maddesi ile 371 inci maddesi, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 3 üncü maddesi, 12 nci maddesi, Çocuk Haklarının Kullanılmasına Dair Avrupa Sözleşmesi'nin 3 üncü maddesi, 4 üncü maddesi, 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.