4. Hukuk Dairesi 2022/3226 E. , 2024/10528 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2262 E. 2021/2209 HÜKÜM/KARAR : Esastan Red / Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/90 Esas 2021/292 Karar Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalı ... tarafından istinaf edilmesi ü
**4. Hukuk Dairesi 2022/3226 E. , 2024/10528 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2262 E. 2021/2209 HÜKÜM/KARAR : Esastan Red / Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/90 Esas 2021/292 Karar Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.05.2016 tarihli kaza tespit tutanağına göre davalı ...'ya ait diğer davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobilin, davacının sevk ve idaresindeki motosikletin ön kısmına çarpması neticesinde maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde davacının çok ağır bir şekilde yaralandığını, davacıya kaza tespit tutanağında verilen kusuru kabul etmediklerini, Adli Tıp Kurumu raporunda davalı sürücünün asli kusurlu olduğunun belirlendiğini iddia ederek 400.000,00 TL manevi tazminatın 24.05.2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde; meydana gelen kazada davacı tarafın kusurlu olduğunu, istenilen tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek ceza davası sonucunun bekletici mesele yapılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olayın meydana geliş şekli, kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki paranın alım gücü, olayın meydana geldiği tarih itibariyle davacının yaşı, kaza nedeniyle uğradığı kalıcı maluliyet ve olay sebebiyle yaşadığı travmanın davacıda bıraktığı manevi çöküntünün giderilebilmesi için, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete binerken koruyucu tertibat olarak kask taktığı anlaşılmış ise de; asıl yaralanmanın olduğu bacak bölgesinden herhangi bir dizlik veya koruyucu tertibat kullanmaması, maluliyete ilişkin hasarın davacının bacağında meydana geldiği ve müterafik kusurun resen nazara alınması gerektiği dikkate alınarak zararın doğmasında veya artmasında davacının koruyucu tertibat kullanmamak suretiyle müterafık kusurlu kabul edilmek suretiyle, manevi tazminat talebine konu olay nedeniyle 117.500,00 TL manevi tazminatın 24.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının meydana gelen kaza nedeniyle %77 oranında meslekte kazanma gücünden kaybettiğinin dosya kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu raporu ile sabit olduğunu ancak kayıp oranının daha yüksek olduğunu ve Adli Tıp Kurumu raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, kazanın gerçekleşmesine davalı sürücünün %100 kusurlu davranışları ile sebebiyet verdiğini, davacının müterafik kusurlu sayılarak hükmedilen tazminattan indirime gidilmesinin hatalı olduğunu, meydana gelen kazada sırasında 19 yaşında olduğunu ve bu genç yaşta davaya konu ağır yaralamalı kazanın meydana gelmesi nedeniyle yaşadığı vücut bütünlüğü kaybına göre hayatını şekillendirmek zorunda kaldığını, ayağının birini kullanamaz durumda olduğunu, bu hususlar doğrultusunda yerel mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının oldukça düşük olduğunu iddia ederek yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... katılma yolu ile sunduğu istinaf dilekçesinde; mahkemece verilen kararın hukuka ve vicdana aykırı olduğunu, davada hak düşürücü sürelerin geçtiğini ve taleplerin zamanaşımına uğradığını, davalı ...'nın olay sırasında araçta dahi olmadığını, araçta herhangi bir teknik sorunun da bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmayan ... yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin de kabul edilemeyeceğini, dosya kapsamındaki raporlar arasındaki çelişkinin giderilmeden karar verildiğini, davacının yaralanması nedeniyle maluliyetinin ne olduğunun tam olarak tespit edilmediğini, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, davacının manevi tazminata 24.05.2019 tarihinden itibaren talep ettiği yasal faizin de mahkemece 24.05.2016 tarihinden uygulanmasının hatalı olduğunu beyan ederek yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın reddine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının kusur ve maluliyet raporlarına itiraz etmemesi nedeni ile davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, davalının zamanaşımı definin cevap dilekçesi ya da aşamalarda yapılmadığı, kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinde hata olmadığı, manevi tazminat kriterleri, davacının tespit edilen sosyal ve ekonomik durumu, davacının kaza nedeniyle % 77 oranında meslekten kazanma gücünü kaybettiği ve iyileşmesinin 18 ay olduğu gözetilip, davacının %25, davalının %75 kusurlu olması, olayın oluş şekli dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olduğu gerekçeleri ile davacı vekili ile davalının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ...'ya ait diğer davalı sevk ve ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56 ncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 111 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere olayın oluş şekli, olay tarihi, davacının yaralanma derecesi, tarafların ekonomik ve sosyal durumuna uygun olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.