11. Ceza Dairesi 2024/4036 E. , 2025/3827 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme ve kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2023 tarihli ve 2023/1648 Esas, 2023/1567 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında yapılan uyarlama yargılama
**11. Ceza Dairesi 2024/4036 E. , 2025/3827 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme ve kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2023 tarihli ve 2023/1648 Esas, 2023/1567 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında yapılan uyarlama yargılamasına yönelik itirazın reddine dair merci İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2024 tarihli ve 2024/159 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 26.02.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 03.07.2024 tarihli ve 2024/11748 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/77191 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/77191 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçundan sanık ...'ın anılan Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1 ve 62. (4'er kez) maddeleri gereğince dört kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/07/2020 tarihli ve 2016/342 esas, 2020/383 sayılı kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin 24/03/2021 tarihli ve 2021/502 esas, 2021/951 karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini müteakip, 15/04/2022 tarihinde yürürlüğe giren 7394 Sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereğince İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan uyarlama talebinin kabulü ile infazın durdurulmasına ilişkin İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/04/2022 tarihli ve 2016/342 esas, 2020/383 sayılı ek kararını takiben, İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 01/07/2020 tarihli kararda D bendinde yer alan sahte fatura kullanmak suresiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin hükmün aynen infazına, önceki hükmün A, B ve C bentlerinde yer alan sahte fatura düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen hükümlerin ortadan kaldırılmasına, sanığın anılan Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın süresi içinde ödeme yapmadığından bahisle 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34/1-2. maddesi gereğince cezasından indirim yapılmasına yer olmadığına dair İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/12/2023 tarihli ve 2023/1648 esas, 2023/1567 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/02/2024 tarihli ve 2024/159 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359 uncu maddesine 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile son fıkrasından önce gelmek üzere eklenen fıkralarda, “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir." şeklindeki ve, Geçici 34. maddesinde yer alan, "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir..." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, her ne kadar sanık hakkında yapılan uyarlama yargılaması neticesinde sanığın mahkumiyetine ve sanık tarafından süresi içinde ödeme yapılmadığından bahisle 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34/1-2. maddesi gereğince cezasından indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; Somut olayda, .... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 08/12/2023 tarihli ve E-44405875-250.02-1422276 sayılı yazısı ile sanığın ödemesi gereken vergi/cezaların dahil edilerek 32.859,71 Türk lirasını peşin olarak ödediğinin belirtilmesi ve sanık müdafii tarafından dosyaya anılan bedelin sanık tarafından 06/06/2023 tarihinde ödendiğine dair aynı tarihli vergi dairesi alındısı sunulduğunun anlaşılması karşısında, 15/04/2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun ile değişik yukarıda belirtilen 213 sayılı Kanun'un 359 ve geçici 34. maddeleri uyarınca sanığın cezasında indirim uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde fazla ceza verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” fıkralarının eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir. ... 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılır.” Hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dosya değerlendirildiğinde; İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2020 tarihli ve 2016/342 Esas, 2020/383 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, 2011, 2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından (3 kez) 3 yıl 1 ay 15 gün, 2012 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan ise 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bahse konu hükümlere yönelik istinaf başvurusunda bulunulduğu ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin 24.03.2021 tarihli ve 2021/502 Esas, 2021/951 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmek suretiyle hükümlerin kesinleştiği, 7394 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesini müteakip uyarlama yargılaması yapıldığı ve İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2023 tarihli ve 2023/1648 Esas, 2023/1567 Karar sayılı kararı ile; "...hükümlü hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına, bu kapsamda 2012 takvim yılında sahte fatura kullanma suçu yönünden hükmün aynen infazına, 2011, 2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçları yönünden ise; 7394 sayılı Kanun'un zincirleme suçu düzenleyen hükümlerinin daha lehe olması nedeniyle önceki hükümlerin ortadan kaldırılmasına, 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62. maddeleri gereği hükümlünün neticeten 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına..." karar verildiği, her ne kadar vergi dairesine ödeme yapıldığı ve etkin pişmanlığın da uygulanmasının gerektiğinden bahisle anılan hükümlere karşı itirazda bulunulmuş ise de, 7394 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34. maddesinde yer alan; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir." şeklindeki hüküm uyarınca, haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanların etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilmesi için 15.04.2023 tarihine kadar ödeme yapmalarının gerektiği, somut olayda ise hükümlünün 7440 sayılı Kanun kapsamında 06.06.2023 tarihli dilekçesi ile taksitlendirme talebinde bulunduğu ve ödemenin de bu tarihte gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2025 tarihinde karar verildi.