9. Ceza Dairesi 2023/14150 E. , 2024/2698 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1544 E., 2023/1522 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Mağdure vekilinin hükmü temyize hakkı olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı madd…
**9. Ceza Dairesi 2023/14150 E. , 2024/2698 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1544 E., 2023/1522 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Mağdure vekilinin hükmü temyize hakkı olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2023 tarihli ve 2022/333 Esas, 2023/377 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdurenin ifadelerinde çelişkiler bulunduğuna ve sanığa iftirada bulunduğuna, Mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğine ve dinlenmesi gereken tanıklar olduğuna, mağdurenin yanıltmasıyla sanığın mağdurenin yaşı hususunda hataya düştüğüne ve Mahkemenin bu hususta araştırma yapmadığına, mağdurenin hymen yapısındaki yırtığın imam nikahlı eşinden vuku bulmuş olabileceğine, mağdurenin özgür iradesiyle beyanda bulunmadığına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanık lehine kararın bozulması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine, temyiz yargılamasının duruşmalı yapılmasına ve sair hususa ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Sanık hakkında indirim yapılmaksızın üst hadden cezalandırılmasının gerektiğine, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Kayden 01.01.2005 doğumlu olan mağdure ...'nun temyiz aşamasında sunmuş olduğu 02.01.2024 tarihli dilekçesi ile sanık hakkındaki şikâyetinden vazgeçtiği, mağdurenin dilekçe tarihinde on dokuz yaş içerisinde bulunması karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle kendisine atanan vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığından mağdure vekilinin vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. 2. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır. 3. İlk Derece Mahkemesince, kayden 01.01.2005 doğumlu olup suç tarihi itibarıyla on beş yaşından küçük bulunan mağdurenin yaşına itiraz edilmesi karşısında, suç vasfının tayini açısından mağdureye ait mernis doğum tutanağının dosya içerisine alınarak mağdurenin resmî kurumda doğup doğmadığı araştırılıp, doğmadığının belirlenmesi halinde yaş tespitine esas olacak kemik grafilerinin çektirilmesinin ardından içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınıp, duraksama halinde Adlî Tıp Kurumundan da görüş alınarak suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanması zorunlu iken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçesi 1. bölümde açıklanan nedenlerle mağdure vekilinin temyiz isteğinin REDDİNE, B. Sanık Müdafii ile Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin 2. ile 3. bölümlerde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin kabulü ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 18.09.2023 tarihli ve 2023/1544 Esas ve 2023/1522 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2024 tarihinde karar verildi.