4. Hukuk Dairesi 2015/803 E. , 2015/4302 K. "" Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 09/05/2011 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/04/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalılar ... ve H.. K.. vekilleri ile davalı ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten…
**4. Hukuk Dairesi 2015/803 E. , 2015/4302 K.** **"İçtihat Metni"** Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 09/05/2011 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/04/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalılar ... ve H.. K.. vekilleri ile davalı ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1- Davalı ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesine; Hükmü temyiz eden davalı ...'a kararın tebliğ edildiği tarih ile temyiz dilekçesinin mahkemeye verildiği tarih arasında yasada öngörülen temyiz süresi geçmiştir. Mahkemece bu yön belirlenmek suretiyle verilen temyiz isteminin reddine ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile temyiz isteminin reddine ilişkin kararın ONANMASI gerekmiştir. 2- Davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili; ... Gazetesi'nin 04/05/2011 tarihli sayısının 4. Sayfasında yer alan "..." başlıklı haber nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının zarar gördüğünü belirterek manevi tazminat talep etmiştir. Davalılar, usul ve esas yönünden davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, dava konusu haberin maddi gerçeğe uygun olmadığı gibi gerçeklik kriteri yönünden de görünür gerçeğe uygun olmadığı, bu durumda gerçeğe aykırı bir haberin topluma ulaştırılmasında kamu yararı unsurundan söz edilemeyeceği, kaldı ki yazar tarafından, Söylemezler Kardeşlere ilişkin bir operasyondan bahsedilir iken davacıdan bahsedilmesinde düşünsel bağ bulunmadığı gerekçesiyle istemin bir bölümü kabul edilmiştir.