5. Hukuk Dairesi 2025/17309 E. , 2026/4164 K. "" MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1242 Esas, 2025/1858 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/479 Esas, 2025/249 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini …
5. Hukuk Dairesi 2025/17309 E. , 2026/4164 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1242 Esas, 2025/1858 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/479 Esas, 2025/249 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili ile davalılar ... vd., davalı ... ve davalılar ... vd. vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili ile davalı ..., davalılar ... vd. vekillerince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Denizli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 66... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Akça Şirketleri vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın müvekkil şirketin iştigal konusu işinin rezervini oluşturduğunu, taşınmazda maden rezervi bulunduğu da gözetilerek gerçek değerinin tespitini talep etmiştir. 2. Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin tespitini talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; aşınmazın gerçek değerinin tespitini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile davalılar ... vd., davalı ... ve davalılar ... vd. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili İstinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek olduğunu, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı ... ile ... Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırılan kısmında vekiline ait kum ocağı İşletmesi mevcut olup taşınmazlarda kum, çakıl, kilden oluşan kumtaşları bulunduğu da gözetilerek gerçek rezerv hesabı yapılarak taşınmazın değerinin belirlenmesi gerektiğini, belirlenen bedelin düşük olduğunu, objektif değer artış oranının düşük belirlendiğini, tespit edilen bedelin ÜFE oranlarına göre güncellenmesi gerektiğini, tespit edilen bedele kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz işletilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 3. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; objektif değer artış oranı ve kapitalizasyon faizi hatalı belirlenerek tespit edilen bedelin düşük olduğunu, dava konusu taşınmaza arsa olarak değer biçilmesi ve emsal karşılaştırması yapılması gerektiğini, birden fazla davalı yönünden tek vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 4. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle belirlenen bedelin düşük olduğunu, objektif değer artış oranının hatalı belirlendiğini, davalılar lehine tek vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yasal faizi işletilmesi hatalı olup mevduata uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın incelenen imar durumuna göre 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının olmadığı, söz konusu taşınmazda su, kanalizasyon ve çöp toplama hizmetinin olmadığı, etrafının meskun olmadığı, 1/25000 ölçekli ... Planında "Tarım Alanı-Pasif ... Alan-Erişim Kontrollü Karayolu (Otoyol)" olarak planlı olduğu,Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu da dikkate alındığında taşınmazın arazi vasfında kabul edilerek gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde isabetsizlik görülmediği, taşınmazın niteliğine uygun oranda (%4) kapitalizasyon faizi uygulanmasında, objektif değer artışının raporda yazılı hususlar doğrultusunda uygulanmasında ve toplam alan üzerinden kamulaştırılmayan 28.488,43 m²lik kısım için (%10), 9.469,55 m²lik kısım için de (%30) değer azalışı uygulanmasında, taşınmazda bulunan irtifak sebebiyle değer düşüklüğü uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, dava konusu taşınmazın tapu kaydında toplulaştırma şerhi olmakla bu hususta İlk Derece Mahkemesince herhangi bir araştırma yapılmadığı görülmüş, bu sebeple resen toplulaştırmanın akıbeti hususunda ... Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılarak dava konusu taşınmazın ifrazen kapandığı, ifraz sonucu oluşan yeni parsellerin toplulaştırma işlemi görmediği tespit edilmiş, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 Başvuru numaralı 01.06.20 19... sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan kararı da gözönüne alındığında idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru olup, vekili olan davalılar lehine tek bir maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinde de herhangi bir isabetsizlik görülmediği, taşınmazda birden fazla hisseder ve davalı olmasına rağmen hükmün 2 no'lu kısmında kamulaştırma bedelinin davalılara ne oranda ödeneceği belirtilmese de bu husus esasa etkili olmayan mahallen düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olmakla eleştirilmekle yetinilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile davalılar ..., davalı ... vd. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir. 2.Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir. 3. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekili ile davalılar ... vd., davalılar ... vd. vekili yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, davalılar ... vd.'den fazla alınan aşağıda yazılı temyiz ve temyize başvurma harçlarının iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.