Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların müvekkili şirketin kişilik haklarını ihlal ettiğini, dürüstlük kuralı ve haksız rekabet hükümlerine aykırı eylemlerini sürekli ve ısrarlı şekilde devam ettirdiklerini, bu nedenle öncelikle davalılar ... ve ...çalışanlarınca müvekkili şirket hakkında T.C. Tüm kurumları nezdinde ısrarlı ve sürekli, haksız ve kötü niyetli şikayetler yapmaları ve müvekkili şirket elemanları ile telefonla veya başkaca vasıtalarla temasa geçmeye çalışmalarından, çalı
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Amerika merkezli ... şirketinin ... adını taşıyan ürünlerinin satış hakkını Münhasır Pazarlama ve Lisans Sözleşmesinden de görüleceği üzere Türkiye’de sadece müvekkili şirkete verdiğini, markanın Türk Patent Enstitüsüne tescil ettirilerek 566 sayılı KHK hükümleri mucibince Türkiye çapında koruma sağlandığını, TPE nezdinde ... + Şekil’den ibaret 05/10/2009 başvuru tarihli ve ... tescil numaralı marka Amerika’da mukim ... Şti. adına tescilli olduğunu, ürünlerin satış ve dağıtımının müvekkil şirketçe bağımsız distribütörler vasıtasıyla yapıldığını, bağımsız distribütörün yanı sıra müvekkili şirketin satışlarını müvekkile ait www...com, www...com, www...com isimli üç internet sitesi aracılığıyla yaptığını, davalının müvekkilin eski distribütörlerinden olduğunu, davalının şirket ilkelerine aykırı davranışları nedeniyle Beyoğlu ... Noterliğinin 10/09/2014 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile distribütörlüğü 6 ay süresince askıya alınarak bonus ödemelerinin durdurulacağının, ...’in hiçbir faaliyetine katılamayacağının davalıya bildirildiğini, akabinde Beyoğlu ... Noterliğinin 24/09/2014 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ikinci kez uyarıda bulunulduğunu, taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesinin Beyoğlu ... Noterliğinin 29/04/2015 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalının şirket ilke ve kurallara aykırı davranışları nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini, Davalının müvekkilinin piyasaya arz ettiği ürünleri piyasadan temin etmeye, satışlarını yapmaya devam ettiğini, hali hazırda davalının müvekkil adına tescil edilmiş ... ürünlerini ... Mahallesi, ... Sokak ... İş Merkezi Pendik adresinden ve çeşitli internet adresleri üzerinden satışını yaptığını, müvekkilinin satış kanallarındaki distribütörlerine de müvekkili hakkında gerçek dışı karalamalarda bulunduğunu, davalının müvekkilin ürünlerini agresif bir şekilde her türlü ticari kanaldan pazarlamaya çalıştığını, davalının haksız rekabete esas teşkil eden ürünleri piyasadan ne şekilde temin ettiği, faturalarının bulunup bulunmadığı hususlarının bilirkişi incelemesi ile yapılmasının talep edildiğini, müvekkil tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, Pendik İlçe Sağlık Müdürlüğü ile Pendik İlçe Tarım Müdürlüğüne başvuruda bulunulduğunu, müvekkile gönderilen 26/04/2016 tarihli yazıda, şikayete konu ürünlerin satışının yapıldığı, işletmenin bakanlığa kayıt yaptırmadan faaliyet gösterdiğinin tespit edildiğinin ve yasal işlemlere başlandığının bildirildiğini ileri sürerek öncelikle davalının TTK 61 madde hükümleri çerçevesinde haksız rekabete esas teşkil eden eylemlerinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davanın kabulüne, davalı tarafın hukuka aykırı, kusurlu davranışları haksız rekabeti nedeniyle müvekkili şirketin uğramış olduğu maddi zararların hesap edilerek zararın tazmini için şimdilik 10.000,00 TL'nın davalı şirketin faaliyete başladığı tarihten itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanacak avans faiz oranına göre hesaplanacak avans ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: İddialarının asılsız olduğunu, haksız rekabet koşullarının oluşmadığını, TTK 56 ve 61 maddelerine muhalefet edilmediğini, davacının yapılan ticari faaliyetten bir zararı olmadığını, davacının ithal edip piyasaya arz ettiği serbest dolaşıma tabi olan ürünleri TTK ve vergi usul kanununa uygun olarak sattığını, davacının satılan ürünlerin sahte olduğu hakkındaki suç duyurusuna istinaden Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Fikri ve Sınai Haklar Soruşturma Bürosu tarafından yerinde yapılan inceleme ve bilirkişi raporu ile ürünlerin orijinal olduğunun tespit edildiğinden soruşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, davacının İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hakimliğine yaptığı itirazın kesin olarak reddedildiğini, davacının mahkemeye iddiasını ispat için delil sunmadığını, sadece afaki ifadelerde bulunduğunu, davacının sunduğu münhasır pazarlama ve lisans sözleşmesinin kendisini ve diğer satıcıları ilgilendirmediğini, sözleşmeye göre ...’in sadece Türkiye’ye ithalat hakkını davacıya verdiğini, bahse konu ürünleri ithal etmediğini, ... + Şekil markası herhangi bir farklı ürün imalatında marka olarak veya ... Uk. Gibi değişik uzantılı internet sitesi adında kullanılmadığını, patent ve tescile aykırı bir eylem söz konusu olmadığını, davacıdan ürün satın alan distribütörlerin ürünleri satmak için aldığını, davacının açıkladığı Temmuz 2004’te uygulanan haksız yere fesih uygulamasının bu dava ile ilgisi olmadığını, davacının ürünlerini kendisinin arz ettiği ürünler olduğunu kabul ettiğini, ürünlerin taksitle satılması konusunun gıda dışı ürünler için geçerli olduğunu ve bu konuda ilgili yasaya bir muhalefet olmadığını, haksız olarak sona erdirilen distribütörlük tarihinin 29/04/2015 olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.