10. Hukuk Dairesi 2025/16250 E. , 2026/957 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/3 E., 2025/223 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı Kooperatif vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünü…
10. Hukuk Dairesi 2025/16250 E. , 2026/957 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/3 E., 2025/223 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı Kooperatif vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ünvanının ... Köyü ...Kooperatifi olduğu halde, Kurum tarafından gönderilen ödeme emirlerinde borçlu olarak ... Köyü ... Kooperatifi Başkanlığı olarak gösterildiğini, muhatapta hata yapılması nedeniyle ödeme emrinin iptalini; ...'ın kooperatifte sürekli çalışan kişi olduğundan bahisle idari para cezaları tahakkuk ettirildiğini, keza 2003/4-2007/11 inci ayına kadar olan devrede gecikme zammıyla birlikte toplam 25.085,07 TL prim borcu için 2011/10134 sayılı dosyadan, 2003/4-2007/11 inci ayına kadar geçen sürede gecikme zammıyla birlikte toplam 2.150,08 TL işsizlik sigortası prim borcu için 2011/10135 sayılı dosyadan ödeme emirleri gönderilerek, toplam 27.235,15 TL'nin müvekkilinden istendiğini, ancak davalı Kurum tarafından aynı konu nedeniyle müvekkiline tahakkuk ettirilen 56,719,00 TL tutarındaki idari para cezasının iptali için Isparta İdare Mahkemesine 2010/486 Esas, 2010/878 Karar sayılı dosyasında açtıkları davada itirazlarının kabul edilerek idari para cezasının iptal edildiğini, kararın Kurum tarafından temyiz edilmesi sebebiyle dosyanın Danıştay'a temyiz incelemesine gittiğini, İdare Mahkemesinde açılan davanın sonucunun beklenilmesini, ...'ın 01.06.1998- 2009 tarihleri arasında Bağ-Kur'lu olarak prim ödediğini, aynı anda iki Sosyal Güvenlik Kurumunda kayıtlı olmasının hukuken geçersiz olacağını, Kurumun talebinin yersiz olduğunu, ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, ... sicil sayılı dosyada işlem gören ... Köyü ... Koop. Başkanlığına ait iş yeri sigortalısı ...'ın ihbarı ve şikayeti üzerine Kurum müfettişi tarafından yapılan yerel denetim sonucu düzenlenen 22.05.20 08... /KİR/17 sayılı raporda, sigortalı ...'ın 16.04.2003 tarihinden itibaren tescilinin sağlanması, 2003/4, -2004/4 üncü aylara ilişkin aylık prim bildirgeleri ile bu dönemlere ait dönem bordrolarının ve 2004/5-2007/11 inci aylarına ait aylık prim hizmet belgelerinin işverenden talep edilmesi, verilmemesi halinde resen düzenlenmesi gerektiğinin belirtildiğini, bunun üzerine belgeler verilmediğinden resen düzenlendiğini, Kuruma verilen 12.08.1985 tarihli iş yeri bildirgesine istinaden ... Köyü ... Kooperatifine ait nakliye işyerinin 02.04.1990 tarihinden itibaren belgelerdeki ünvanını ... Köyü ...Kooperatifi olarak değiştirdiğini, bu tarihten sonra işveren tarafından Kuruma verilen bütün aylık bildirgelerde bu ünvanın kullanıldığını, fakat Kuruma ünvan değişikliği hususunda bildirge verilmediğini, bundan davacının sorumlu olacağını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 20.06.2013 tarihli kararı ile davanın kabulüne, 08.12.2011 gün ve 2011/101 34... /10135 sayılı ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararları Mahkemece verilen karar, ilk olarak ödeme emirlerinin davacıya yöntemine uygun tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş; daha sonra iş yeri sigortalısı ...'ın çalışmasının varlığı ile çalışmasının kısmi veya tam süreli, part-time olup olmadığının araştırılması gerektiği belirtilerek bozulmuş; daha sonra "Davalı Kurum tarafından dahili davalı ...’ın davacı işveren nezdinde 16.04.2003-2007/11 döneminde ayda 30 gün üzerinden çalıştığına dair tespit yapılarak düzenlenen 2011/101 34... /10135 sayılı ödeme emirlerindeki miktarların, mahkemenin kabulü şeklinde çalışma süresinin ayda 16 gün olarak karşılığı hesaplanıp, bulunan miktar yönünden davanın reddi ile artan kısım yönünden ise ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, son olarak da "Eldeki dava dosyası incelendiğinde, Mahkemece bozma gereği yerine getirilmemiştir. Davalı Kurum dava konusu 2011/101 34... /10135 sayılı ödeme emirlerini ayda 30 gün çalışmanın karşılığı olarak düzenlemiştir. Yargılama sırasında dahili davalı ...'ın 16.04.2003-30.11.2007 tarihleri arasında ayda 16 gün çalışmasının kabul edildiği anlaşılmaktadır. Bu bakımdan, davalı Kurumdan 2003/4-2007/11 dönemine ait dava konusu 2011/101 34... /10135 ödeme emirlerinin ayda 16 gün çalışma karşılığı olarak, düzenleme tarihindeki tutarlar üzerinden ay be ay prim, işsizlik primi ve gecikme zammı hesaplanarak sorumlu olunacak borç tutarı sorulmalıdır. Şayet davalı Kurumdan gelen cevabi yazının belirtilen hususları karşılamaması halinde uzman bilirkişiden denetlenebilir rapor alınmalıdır. Ayrıca, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinin 5. fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 02.08.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.20 22... /1 19... /48 Karar sayılı kararı ile iptaline karar verilmiş olup, davada reddedilen miktar üzerinden %10 oranında haksız çıkma tazminatının davacıdan alınarak, davalı Kuruma verilmesine dair hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.” gerekçesiyle bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kısmen kabulüne, 1-Davalı SGK tarafından düzenlenen 08.12.2011 tarihli 2011/10134 takip nolu gecikme zammı ile birlikte prim borcu konulu ödeme emrinin toplam 10.604,61 TL'sinin iptaline, bakiye 14.480,46-TL yönünden talebin reddine, 2-Davalı SGK tarafından düzenlenen 08.12.2011 tarihli 2011/10135 takip nolu gecikme zammı ile birlikte işsizlik sigortası prim borcu konulu ödeme emrinin toplam 1.595,06 TL'sinin iptaline, bakiye 164,58 TL yönünden talebin reddine, 3-Ödeme emirlerine konu borcun davalının 16/03/20 03... .11.2007 tarihleri arasında aylık 16 günlük kısmi çalışması ile prim borcu yönünden tahakkuk ettirildiğinin tespitine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı Kooperatif vekili özetle; 1-Mahkeme kararında, davalı Kurumun fazla ve hatalı bir hesaplamayla bildirdiği 14.480,46 TL’nin, ve 164,58 TL’nin davalı Kuruma ödenmesine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, 2-Bu miktarların, net ödenecek miktar mı olduğu, yoksa, faizleri, cezaları ile birlikte mi ödeneceği, faiz ve ceza uygulanacaksa, hangi tarihten itibaren hesaplanacağı açıklığa kavuşturulmadan, davalı tarafın inisiyatifine bırakılarak infaz kabiliyeti olmayan bir şekilde karar verilmiş olduğunu, 3-Davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, hakkaniyete ve hukuka uygun olan taleplerinin tümüyle kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek aleyhe olan bölümler yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili özetle; 1-Davaya konu borca mesnet işlem müfettiş raporu ile diğer davalı ...' ın tespit edilen çalışmaları kabul edilmeyerek, sigortalının part-time çalıştığının kabulü halinde, bu işleme istinaden tahakkuk ettirilen prim borcunun da kısmen iptali söz konusu olduğunda, bu prime ilişkin sigortalı gün sayıları ve bu gün sayısı ile emekliliğe hak kazanan sigortalı ...'ın emeklilik işleminin de iptal edileceğini, 2-Diğer yandan, 22.05.2008 tarih ve 18/KİR/17 sayılı inceleme raporu ile iş yeri çalışanı ...'ın iş yerinde çalıştığının tespiti üzerine işveren kooperatiften 3626323 sayılı yazı ile ...'ın bildirilmeyen hizmetlerine ilişkin belgelerin istendiğini ve bu yazının 19.03.2009 tarihinde işverene tebliğ edilmesine rağmen ilgili belgeler süresi içerisinde düzenlenerek Kuruma gönderilmediğinden, re'sen düzenlenmiş ve içeriği prim borçları için icra takibine geçilmiş olduğunu, Kurumca yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olarak yapıldığını, Yerel Mahkeme tarafından verilen kararın ve aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptal edilip edilmeyeceğine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Kooperatif vekili ile davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.