10. Hukuk Dairesi 2023/10457 E. , 2023/10303 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/253 E., 2023/1334 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/139 E., 2021/316 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali istemine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge…
**10. Hukuk Dairesi 2023/10457 E. , 2023/10303 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/253 E., 2023/1334 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/139 E., 2021/316 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali istemine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacının müteveffa babası üzerinden yetim aylığı aldığını, davalı Kurumca kendisine bilgi verilmeden almakta olduğu yetim aylığı kesildiği gibi yersiz ödeme yapıldığından bahisle 106.511,10 TL borç aslı, 40.000,18 TL faiz olmak üzere toplam 146.511,28 TL ve bayram ikramiyesi yersiz ödemesi olarak da 1.000 TL borç aslı, 50,91 TL faiz olmak üzere 1.050,91 TL ile birlikte toplam 147.562,19 TL'lık borç bildirim kararı gönderildiğini, davalı Kuruma yaptıkları itiraz üzerine müvekkilinin eşinden boşandığı halde fiilen birlikte yaşadığının tespit edilmesi üzerine aylığının kesildiğinden bahisle taleplerinin kabul edilmediğini, müvekkilinin muvazaalı boşanma gerçekleştirmediğini, müvekkilinin ... ile 1997 yılında evlendiğini, eşinin evlilik birliği devam ederken ...isimli bir bayanla ilişkisi ve bu ilişkiden ...isimli bir çocuğu olduğunu, boşanma sonrası ... isimli bir bayanla ilişkisi olduğunu, daha sonra ...-Mamak'ta Suriyeli bir bayanla yaşadığı duyumlarının alındığını, müvekkilinin çocuğu ...'un alkolik olduğunu, Amatem'de tedavi gördüğünü, ikametleri farklı olsa da bir baba olarak kısmen de gerekli gözetim ve denetim görevini yapmak için tedavi gören çocuğuna bazen gelmiş gitmiş olabileceğini, ancak kesinlikle süreklilik arz etmediğini belirterek davalı Kurumca kesilen yetim aylığının kesilme tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte tekrar bağlanarak ödenmesine, davalı Kuruma 147.562,19 TL borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde; davacı ve eski eşinin MEDULA kayıtları, sabit telefon abonelik kayıtları, Kurum denetmeni tarafından beyanları alınan yukarıda zikredilen kamu tanıklarının aksi ispat edilemeyen mahkememize verdiği beyanları dikkate alınarak davacının babasından dolayı yetim aylığı aldığı dönemde boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı ve Kurum işleminin yerinde olduğu kanısına varılmış ve davanın reddine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin boşandığı eşinin bir başkasıyla birliktelik yaşaması nedeniyle boşandığını, boşandıktan sonra beraber yaşamalarının söz konusu olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına göre; Sosyal Güvenlik Denetmeninin düzenlediği inceleme raporu ve rapor ekindeki bilgi-belgelerden, dinlenen kamu tanık beyanlarından, adres hareketlerinden, telefon aboneliklerinden, medula kayıtlarından ve apartman aidat makbuzlarından davacının boşandıktan sonra eşiyle birlikte yaşamaya devam ettiği sabit olup 5510 sayılı Kanun'un 59/2 nci maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilemediğinden ve davanın Kurum işleminin iptaline yönelik olması nedeniyle Kurum lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde hata bulunmadığından mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin ve davalı Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; istinaf dilekçesindeki taleplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur. 2.Davalı Kurum vekili; nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık davacının 5510 sayılı Kanun'un 56/2 nci fıkrası uyarınca boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeni ile ölüm aylığını kesen Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 56/son fıkrasıdır. Maddenin başlığı gelir ve aylık bağlanamayacak haller olup, maddeye göre; "ölen sigortalının hak sahiplerinden; ... eşinden boşandığı halde eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır. ", Madde 96 hükmüne göre "Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, "...itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır..." Aynı Kanun'un 59 uncu maddesinin başlığı Kurumun denetleme ve kontrol yetkisi olup maddeye göre; "bu kanunun uygulanmasına yönelik işlemlerin denetimi, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eli ile yürütülür ...", maddenin 2 nci fıkrasında "Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarına görevleri sırasında tesbit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir..." şeklinde düzenlenmiştir. 3.Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Davacı vekilinin 09.08.2023 tarihinde temyiz talebinde bulunduktan sonra 07.09.2023 tarihinde temyizden feragat ettiği, vekaletnamesinde de feragat yetkisi bulunduğu anlaşılmakla temyiz talebin feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmektedir. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin feragat nedeniyle REDDİNE, Davalı Kurum vekili yönünden ise temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.