10. Hukuk Dairesi 2025/4836 E. , 2025/16921 K. "" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2795 E., 2024/3334 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/738 E., 2023/102 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ile davalı ... Prefabrik Şirketi vekili tarafında…
10. Hukuk Dairesi 2025/4836 E. , 2025/16921 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2795 E., 2024/3334 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/738 E., 2023/102 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ile davalı ... Prefabrik Şirketi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 09.12.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davacılar adına Av. ... ile davalılar ..., ... Mühendislik Makine San. Tic. Ltd. Şti. adlarına Av. ... geldiler. Davalı ... Prefabrik Yapı Elemanları A.Ş. adına gelen olmadı, vekilinin mazeret dilekçesi gönderdiği görüldü. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili özetle; müvekkillerinin murisi olan sigortalının iş kazası nedeniyle vefat ettiğini, kazanın davalıların kusurundan kaynaklandığını ileri sürerek dava dilekçesinde eş için 1.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL cenaze gideri, 170.000,00 TL manevi, çocuklar için 5.000,00’er TL maddi, 100.000,00’er TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmişlerdir. Aşamalarda alınan 18.11.2022 tarihli ek hesap raporunda Kurum ödemeleri tenzil edilmeksizin davacı eşin maddi zararının 855.587,98 TL, çocuk ...’in maddi zararı 99.294,64 TL, çocuk ....’nın maddi zararı 115.707,27 TL olarak, Kurum ödemeleri tenzil edildiğinde ise 649,258,72 TL, çocuk ...’in maddi zararı 64.978,22 TL, çocuk ...’nın maddi zararı 73.379,66 TL olarak tespit edilmesinden sonra davacılar vekilince ibraz edilen 28.12.2022 tarihli ıslah dilekçesinde davacılar eş ve çocuk ...’nın maddi tazminat talepleri Kurum ödemelerinin tenzil edilmeksizin yapılan hesaplamaya göre arttırılmıştır. Diğer davacı çocuk ... yönünden eldeki dosyadan tefrik kararı verilip başka esasa kayıt yapılmıştır. II. CEVAP Davalılar vekilleri özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle 5510 sayılı Kanun'da işverenlerin iş kazasından dolayı sorumlulukları arasında kazalının yakınlarına karşı cenaze ve defin giderlerinin de bulunduğuna dair bir düzenleme bulunmadığı, 5510 sayılı Kanun'da cenaze giderlerinden Kurumun sorumlu olduğunun kabul edildiği gerekçeleri ile eşin cenaze gideri talebinin reddine, diğer davalılar yönünden iş kazasının oluşumunda davacılar murisi sigortalının %40, davalı ... Mühendislik Şirketinin işveren olarak %50, üçüncü kişi olarak nitelendirilen davalı ... Prefabrik Şirketinin %10 oranında kusurlu oldukları kabulünden hareketle ve aşamalarda yapılan 20.000,00 TL geçici ödeme de dikkate alınmak suretiyle eş lehine 632.772,05 TL maddi, 85.000,00 TL manevi, çocuk ... lehine 71.516,33 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... Prefabrik Şirketi vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin, tahkikat tamamlanmadan yargılamanın çıkmaza gireceği gerekçesiyle kamu düzenine ilişkin olarak esas alınması gereken güncel asgari ücret üzerinden yeniden rapor alınması yönündeki taleplerini reddetmiş olmasına rağmen gerekçeli kararını uzun bir süre sonra yazmak suretiyle dosyayı fiilen çıkmaza soktuğunu, maddi tazminatın peşin sermaye değeri tenzilatı nedeniyle reddedilen kısımlarından dolayı red vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılması yönündeki taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, cenaze giderlerine ilişkin maddi tazminat isteminin reddine yönelik istinaf başvurusunun da hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, kusurun hatalı belirlendiğini ve dosya kapsamındaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunda yalnızca işten kaçınma hakkının kullanılmadığı gerekçesiyle işçiye yüksek oranlı kusur atfedilmesinin ölçüsüz ve hakkaniyete aykırı olduğunu, mahkemece peşin sermaye değeri düşülerek yapılan hesaplama esas alınarak karar verilmesinin mümkün olmadığını, geçici ödemenin ... adına yapılmış olmasına rağmen bu hususta Bölge Adliye Mahkemesince herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, hükmedilen manevi tazminatların az olduğunu, ayrıca aleyhe hükmedilen yargılama giderleri ve vekâlet ücretlerinin de haksız bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Davacılar vekilinin müvekkillerinin manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davacılar vekilinin eş için 649,258,72 TL maddi, 170.000,00 TL manevi, çocuk ... için 73.379,66 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince eş lehine 632.772,05 TL maddi, 85.000,00 TL manevi, çocuk ... lehine 71.516,33 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin 27.12.2024 tarihli kararı ile istinaf yoluna başvuran taraf vekillerinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, kısmen reddine karar verilen manevi tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacılar vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan reddine karar verilmiştir. 2.Davacılar vekilinin müvekkillerinin destekten yoksun kalma tazminat talepleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın davacıların destekten yoksun kalma tazminat talepleri hakkında kurulan hükümlere yönelik kısımları, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde bu kısımlara yönelik olarak ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 3.Davacılar vekilinin davacı eşin cenaze gideri istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından, davacı eşin diğer taleplerinin yanında 1.000,00 TL cenaze ve defin gideri talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince bu talebin 5510 sayılı Kanun'da işverenlerin iş kazasından dolayı sorumlulukları arasında kazalının yakınlarına karşı cenaze ve defin giderlerinin de bulunduğuna dair bir düzenleme bulunmadığı, 5510 sayılı Kanun'da cenaze giderlerinden Kurumun sorumlu olduğunun kabul edildiği gerekçeleri ile reddedildiği anlaşılmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ölüm halinde uğranılan zararların neler olabileceğine dair 53 üncü maddesinde cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar zarar olarak açıkça tanımlanmıştır. Somut olayda İlk Derece Mahkemesince 5510 sayılı Kanun’da işverenlerin iş kazasından doğan sorumlulukları arasında kazalının yakınlarına karşı cenaze ve defin giderlerine ilişkin açık bir düzenleme bulunmadığı ve anılan Kanun’da cenaze giderlerinden Kurumun sorumlu olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle davacı eşin cenaze gideri talebinin reddine karar verilmiş ise de, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölüm hâlinde cenaze giderlerinin Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca maddi zarar kalemi olarak talep edilebileceği, 5510 sayılı Kanun’da düzenlenen cenaze ödeneğinin Borçlar Kanunu’na dayalı tazminat sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı gözden kaçırılarak yazılı şekilde hatalı gerekçeyle davacı eşin cenaze gideri talebinin reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Mahkemece yapılacak iş, cenazenin kaldırıldığı yer müftülüğünden o tarihteki mutad cenaze giderlerinin ne olduğunu sormak, bildirilecek cenaze masraflarından davacılar murisinin kusuru oranında indirim yapmak, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacı eşe cenaze yardımı yapılıp yapılmadığını araştırmak, Kurum tarafından davacı eşe bu yönde ödeme yapılmış ise bu tutarın davalılara rücu edilebilecek kısmını açıklanan şekilde kusur indirimi yapılarak tespit edilen cenaze masraflarından tenzil etmek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davacılar vekilinin müvekkillerinin manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan REDDİNE, 2.Davacılar vekilinin müvekkillerinin destekten yoksun kalma tazminatı talepleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazları açısından hükmün ONANMASINA, 3.Davacı eş ...'nin cenaze gideri talebi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 4.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 5.Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, 6. Davacılar avukatı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.