3. Hukuk Dairesi 2024/3239 E. , 2025/3230 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/225 E., 2024/161 K. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacı ile Kurum arasında imzalanan
**3. Hukuk Dairesi 2024/3239 E. , 2025/3230 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/225 E., 2024/161 K. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacı ile Kurum arasında imzalanan sözleşme şartlarına uygun davranarak sigortalı hak sahiplerine hizmet verildiği halde davalının 31.03.2003 tarihli ve 42391 sayılı yazısı ile sigortalılara verilmeyen ilaçların verilmiş gibi fatura edildiği gerekçesiyle 2001 yılı eczane protokolünün V. bölümünün (r) fıkrası uyarınca sözleşmenin 7 yıl süreyle fesih edildiğinin 01.04.2003 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, müvekkilinin böyle bir eylemi olmadığını, sigortalılara ait reçetelerdeki ilaçları aynen teslim ettiğini, davalı işleminin soruşturma raporuna dayandırıldığını, Kurum müfettişlerinin davacının ifadesini almadan rapor hazırladıklarını, tek taraflı rapora dayalı olarak sözleşme feshinin haksız olduğunu ileri sürerek, sözleşmenin feshine dair işlemin iptal edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; ... İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 22.09.2002 tarihinde yapılan kontrollerde yüksek doz ve belirli ilaçları içeren aynı hekim tarafından düzenlenen 20 adet reçete bulunduğunu, hastane kayıtları olmadığı, sağlık kurulu raporu olan kişilerin yapılan görüşmelerde ... Devlet Hastanesi'ne gitmediklerini, dilekçe yazmadıklarını, bazılarının reçetedeki bir kısım ilaçları almadıklarını ifade ettiklerini, bu raporlara istinaden sağlık karnelerine yazılan reçetelerin eczaneler tarafından kuruma fatura edildiğinin belirlendiğini, davacıya ait eczanece fatura edilen reçetelerde de usulsüzlükler saptandığını, hastaların ifadeleri üzerinden saptanan bu usulsüzlükler üzerine yapılan soruşturma neticesinde düzenlenen 30.12.2002 tarih ve 6 sayılı soruşturma raporu ile davacının sigortalı hak sahiplerine vermediği ilaçları Kuruma fatura ettiği belirlendiğinden 7 yıl süreyle sözleşmenin feshi cezası uygulandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece verilen 06.10.2020 tarihli kararla, sahte olduğu Kurum müfettişleri tarafından kabul edilen reçete ve bağlı raporların düzenlenmesi, karşılanması ve Kuruma fatura edilmesi sürecinde davacı eczacı ya da çalışanlarının dahil olduğuna dair somut bir saptama yapılamadığı, sanık olarak davacı hakkında verilip kesinleşen mahkumiyet hükmü bulunmadığı, sonradan yürürlüğe giren 2012 ve 2016 protokolleri uyarınca önceki protokollerde sözleşmenin feshi uygulanmış olan işlemlerin konusu kalmadığından durdurulacağı ve işlem yapılmayacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının kurumla olan sözleşmesinin 7 (yedi) yıl süreyle feshine dair 31.03.2003 tarih ve 42391 sayılı kararının iptaline karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 25.10.2021 tarihli kararıyla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı tarafça temyiz edilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 14.04.2022 tarihli ilamla; uyuşmazlık konusu reçeteler nedeniyle taraflar arasında sonradan yürürlüğe giren 2016 protokolünün uygulanması yerinde olmuşsa da sahte reçete faturalandırılmasına ilişkin yaptırım maddesinin (5.3.10. maddesinin) olaya tatbikinin hatalı olduğu, oysa davalının 2001 yılı sözleşmesine göre uyguladığı cezai işlemin karşılığının 2016 yılı protokolünün (5.3.5.) maddesi olduğu, Mahkemece dava konusu reçetelere ilişkin davacının eylemlerinin (5.3.5.) maddeye göre değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda aldırılan 01.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda; 2016 yılı protokolünün (5.3.5.) maddesi uyarınca eczaneye yapılmış bir denetime ve bu denetimde hastaya teslim edilmediği anlaşılan ilaçlar olduğu hususlarına rastlanmadığının, hastaların Kurum müfettişlerine verdikleri beyanlar doğrultusunda üçüncü kişi tarafından düzenlettirilen reçete ve raporların içerik olarak sahte, şeklen gerçek reçete ve raporlar olması sebebiyle karşılanmış olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğunun ve 2016 yılı eczane protokolünün (5.3.5) maddesinin uygulanmasının yerinde olmadığının ve dava konusu işlemin iptali gerektiğinin belirtildiği, eczaneye yapılmış bir denetime ve bu denetimde hastaya teslim edilmediği anlaşılan ilaçlar olduğuna ilişkin tespit bulunmadığı, ceza dosyasında sanık olarak davacı hakkında verilip kesinleşen herhangi bir mahkumiyet hükmü bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile işlemin iptaline karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacı hakkında Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/171 E. sayılı dosyası ile yargılama yapıldığını ve yargılama nedeniyle de o dönem yürürlükte olan protokol hükümleri doğrultusunda işlem yapıldığını, işlemin neden yersiz olduğuna ilişkin kararda yeterli bir açıklama bulunmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, kurumun taraflar arasındaki sözleşmenin 7 yıl süreyle feshine dair işleminin iptali stemine ilişkindir. Temyize konu edilen Mahkeme kararının; uyulan bozma ilamında gösterildiği şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.