T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2022/2131 KARAR NO : 2025/1531 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 10/03/2021 NUMARASI : 2016/997 Esas - 2021/123 Karar DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) KARAR TARİHİ: 02/10/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müz…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2022/2131 KARAR NO : 2025/1531 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 10/03/2021 NUMARASI : 2016/997 Esas - 2021/123 Karar DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) KARAR TARİHİ: 02/10/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02/03/2015 günü sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araçla 01 kuzey yolda seyrederken önünde seyreden araçtan fırlayan taşıt davacı... yönetimindeki ... plakalı aracın önüne çarparak hasar verdiğini, davacının aracında değer kaybına neden olduğunu, kaza tutanağında sürücü ...'ın tamamen kusurlu bulunduğunu, davacının manevi tazminat talep ettiğini, aracının hasarlı hale geldiğini, bu nedenle şimdilik 15.000,00-TL değer ve yol parası kaybının ve davacı... için 10.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Olayda kusursuz olduğunu, kusur oranının bilirkişilerce tespitinin gerektiğini, TBK 66. maddesine göre adam çalıştıranın sorumluluğunun ispat edilmesi gerektiğini, talep edilen maddi tazminatın fahiş olduğunu, manevi tazminatın dayanaksız olduğunu ve fahiş olduğunu, zenginleşme aracı olmaması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın davalı şirkete 16/09/2014/2015 vadeli ZMMS poliçesiyle sigortalı olduğunu, ... Sigorta A.Ş'ye rücüen 16.235,00-TL ödendiğini, davacının haksız taleplerinin reddinin gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin ZMMS poliçesi teminatı dışnda kaldığını, değer kaybı hesaplanırken 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren genel şartların dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile, 1.000 TL değer kaybından kaynaklı maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden , davalı sürücü ... ve davalı malik/işleten ... ... A.Ş yönünden olay tarihi 02/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, 475,00-TL araç mahrumiyetinden kaynaklı maddi tazminatın davalı sürücü ... ve davalı malik/işleten ... ... A.Ş yönünden olay tarihi 02/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, fazlaya dair istemin ve davalı sigorta şirketi yönünden istemin reddine, davacı... yararına taktiren 3.000-TL manevi tazminatın davalı sürücü ... ve davalı malik/işleten ... ... A.Ş yönünden olay tarihi 02/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı...'a ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalılardan ... ... Tic. A.Ş ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin Doçent Doktor olduğunu, iş yerinin Çağlayan ... Hastanesi olduğunu, evinin ise Yenibosna'da olduğunu, müvekkilinin son derece tedbirsiz kullanılan, seyir halindeki araçtan düşen taş nedeniyle neredeyse ölüm tehlikesi atlattığını, cismani zarar olarak adlandırılan bu hususun vücut bütünlüğüne karşı verilmiş zararı ifade ettiğini, cismani zararın kapsamına kişinin ruh bütünlüğünün ihlali, sinirsel bozukluklar gibi haller de girdiğini, müvekkilinin talep ettiği manevi tazminat miktarı yaşadığı olay karşısında yetersiz kaldığını, kaza sonucunda kaza yapan aracın onarımı yapılmasına rağmen aracın satışında piyasa değeri düştüğünü, davalı ...’ın %100 oranda asli ve tam kusurlu olduğunu, değer kaybı tespiti yönünden inceleme yapılmak üzere gönderilmesinin taraflarınca talep edildiğini, yerel mahkemece itirazlarının göz ardı edildiğini, yeniden rapor alınması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalılardan ... ... Tic. A.Ş ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkillerinin dava konusu kazada kusuru bulunmadığını, yerel mahkeme tarafından davacı lehine maddi tazminata hükmedilmiş olmasının haklı bir dayanağı bulunmadığını, dosyada mevcut kusur bilirkişi raporları arasındaki çelişki bulunduğunu, raporların birinde müvekkilinin kusursuz olduğu, diğerinde ise tam kusurlu olduğunun iddia edildiğini, işbu çelişkinin giderilmesi gerektiğini, davacının manevi tazminat taleplerinin haklı bir hukuki dayanağı bulunmadığını belirterek istinaf talep etmiştir. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosyasında kaza tespit tutanağına göre 02/03/2015 tarihinde saat 12:15 sıralarında davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı (Beton mikser) aracın İstanbul Şişli ilçesi 01 Kuzey Yol Yeni Talatpaşa köprü altında seyir halinde iken aracından fırlayan taşın aynı yönde seyreden davacı... yönetimindeki ... plakalı aracın motor karter muhafaza kısımlarına çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazası sonucu ... plakalı araçta maddi hasar oluştuğu, açılan dava ile maddi ile manevi tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.Davalı vekilinin kusura yönelik istinaf incelemesinde kaza tespit tutanağına göre davalı sürücü ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 65.maddesi h fıkrası uyarınca "Yükün karayoluna değecek, düşecek, dökülecek, saçılacak, sızacak, akacak, kayacak, gürültü çıkaracak şekilde yüklenmesi" kuralını ihlal ettiği ve kazanın oluşumunda kusurlu olduğu yazılıdır. İlk Derece Mahkemesince alınan 02/11/2018 tarihli kusur raporuna göre davalının kusurunun bulunmadığı, itiraz üzerine alınan 22/07/2019 tarihli kusur raporuna göre ise davalı sürücü ...'ın KTK'nın 65.maddesi h fıkrasında düzenlenen "Yükün karayoluna değecek, düşecek, dökülecek, saçılacak, sızacak, akacak, kayacak, gürültü çıkaracak şekilde yüklenmesi" maddesini ihlal etmesi nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Alınan ikinci kusur raporunun kaza tespit tutanağı ile uyumlu olması ve kazanın oluş şekline uyması karşısında mahkemece usul ekonomisi de gözetilerek başka bir rapor alınmaksızın 2. kusur raporuna itibar edilerek karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin kusura ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56.maddesinde, Hâkimin, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği belirtilmiştir. Somut olayda davacı... yaralanmamış, kazada yaralandığına ilişkin rapor sunmamış, kaza tespit tutanağı da maddi hasarlı kaza olarak düzenlenmiştir. Zaten dava dilekçesinde davacı Davacı...'ın yaşadığı korku, tedriginlik ve panik nedeniyle manevi tazminat talep edildiğini açıklanmıştır. Şu halde davacı bedensel zarara uğramadığından olayda manevi tazminat isteme şartları oluşmamıştır. Mahkemece manevi istemin reddine karar verilmesi gerekirken manevi tazminata hükmedilmesi yerinde görülmemiştir. Davalıların istinaf talebi yerinde görülerek manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir. Bu doğrultu da davacılar vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazı değerlendirme konusu yapılmamıştır. İlk Derece Mahkemesince değer kaybının belirlenmesi için alınan her iki bilirkişi raporunda da araç değer kaybı 1.000,00 TL olarak hesaplanmıştır. İtiraz üzerine alınan 03/02/2020 tarihli ek raporda da bir değişiklik olmamıştır. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda Yargıtayın yerleşmiş içtihatları doğrultusunda değer kaybı hesaplamasının aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi, hasarının nitelik ve niceliği, hasar bölgeleri vs. gibi hususlara göre ve aracın tek bir parçanın (ön panel) işlem gördüğü hususu da nazara alınarak kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki 2. el piyasa rayiç değeri ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri arasında fark üzerinden yapılmış olmasına ve raporunda dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve yeterli olmasına göre değer kaybına ilişkin davacılar vekili istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin manevi tazminat taleplerine ilişkin istinaf incelemesinde dosyadaki mevcut delil durumu dikkate alındığında kazanın maddi hasarlı trafik kazası olduğu davacının yaralandığına ilişkin dosyaya yansıyan bir delil sunulmadığı gözetildiğinde manevi tazminatın dairemiz kararına göre hiç verilmemesi gerektiği anlaşılmakla istinaf itirazları yerinde değildir.Bu nedenle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalılar ... ... Tic. A.Ş ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : A- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE,Davalılar ... ... Tic. A.Ş ve ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 1.000-TL değer kaybından kaynaklı maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, davalı sürücü ... ve davalı malik/işleten ... ... A.Ş yönünden olay tarihi 02/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine,2- 475,00-TL araç mahrumiyetinden kaynaklı maddi tazminatın davalı sürücü ... ve davalı malik/işleten ... ... A.Ş yönünden olay tarihi 02/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, fazlaya dair istemin ve davalı sigorta şirketi yönünden istemin reddine, 3-Davacı...'ın manevi tazminat talebinin reddine, 4- Alınması gereken 615,40 TL ilam harcından peşin alınan 426,94-TL'nin mahsubu ile bakiye 188,46 TL ilam harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,5-Davacı tarafça yapılan 2.952,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 174,16 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı ... ... Tic. A.Ş tarafından yapılan 130,00-TL yargılama giderinden davanın red oranına göre hesaplanan 122,33-TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,7-Davacılar tarafından yatırılan 426,94-TL peşin harç ve 29,20-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 456,14-TL davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Maddi Tazminat yönünden;8-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.475,00-TL vekalet ücretinin davalı sürücü ..., davalı sigorta şirketi ve davalı malik/işleten ... ... A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,9-Davalı davalı sürücü ..., davalı sigorta şirketi ve davalı malik/işleten ... ... A.Ş kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.475,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsili ile davalı sürücü ..., davalı sigorta şirketi, davalı malik/işleten ... ... A.Ş'ye verilmesine,Manevi Tazminat yönünden;10-Davalı ... ile ... ... A.Ş kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacı...' dan alınarak davalılara verilmesine 11-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından iadesine,B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davalılar .... A.Ş ve ... tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından yatırana iadesine,2-a-İstinaf aşamasında davalılardan .... A.Ş ve ... tarafından yapılan 89,50 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalılardan ... ... A.Ş ve ...'a verilmesine, b- Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/10/2025