8. Hukuk Dairesi 2016/17278 E. , 2019/10249 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı üçüncü kişi vekili, haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu , takip borçlusu şirketin bir kısım envantere kayıtlı mallarını
**8. Hukuk Dairesi 2016/17278 E. , 2019/10249 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı üçüncü kişi vekili, haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu , takip borçlusu şirketin bir kısım envantere kayıtlı mallarını ve hastane ruhsatını Ticaret ve Borçlar Kanunu hükümlerine uygun olarak satın aldığını, mahcuzlar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı alacaklı vekili, haciz işleminin borçlu şirketin ticaret sicilde kayıtlı bulunan adresinde yapıldığını, haciz esnasında hazır bulunan şirket yetkilisinin beyanı üzerine şirketin üçüncü kişi tarafından devir alındığını, üçüncü kişinin borçlu şirket ile aynı iş kolunda faaliyet gösterdiğini, haciz mahallinde değişenin sadece tabelaların olduğunu, hastane ruhtasının, demirbaşların ve hekim kadrolarının davacı şirket adıyla faaliyetine devam ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacı üçüncü kişi Özel ... Sağlık Hiz. A.Ş.nin envanter kayıtlarında sadece menkullerin adedinin ve miktarlarının yazıldığı, dava konusu menkullerin markalarının, cinslerinin, seri numaralarının ve demirbaş numaralarının yazılmadığı, kesilen faturalarda istihkak iddiasına konu haczedilen malların satılarak devir işleminin ispatlanamadığı, tarafların tacir olduğu, tarafların basiretli hareket etmeleri gerektiği gözönünde bulundurulduğunda üçüncü kişinin iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Dava konusu haciz mahalline ilişkin borçlu ve üçüncü kişi arasında 29.09.2014 tarihli devir sözleşmesi dosyaya sunulmuştur. Sözleşmenin hastane kadrosu, demirbaşlar, ruhsat devrini de kapsadığı anlaşılmaktadır. Devredilen işletmede haciz yapılabilmesi, devrin muvazaalı olduğunun iddia ve ispat edilmesine bağlıdır. Muvazaa iddiasının bulunmaması halinde alacaklının, tasarrufun iptali davası açarak alacağına kavuşma imkanı bulunduğu gibi, TBK ve TTK hükümlerine göre açılacak davalarda da devri yargılama konusu yapabilir. Ayrıca, İİK'nin 44. maddesinde yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi işletmenin devrini sakatlamaz. Anılan hükmün yalnız cezai yaptırımı vardır. (İİK mad. 337/a) Aktiflerin devredenin malvarlığından çıkmamış kabul edilmesini, yani haczedilmesini sağlayacak tek yol, muvazaanın iddia ve ispat edilmesidir. Davalı alacaklı davacı üçüncü kişinin borçlunun devamı olduğunu iddia etse de üçüncü kişi ile borçlu arasında muvazaa olgusunu destekleyen herhangi bir delil dosyaya sunulmamıştır. Bununla birlikte üçüncü kişinin usule uygun tutulan defterlerinde mahcuza ilişkin olarak sunulan faturanın kayıtlı olduğu, devir sözleşmesi ile belirlenen bedelin ödendiği de sabittir. O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın kabulü yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile reddine yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nin 366 ve HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 12.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.