başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir hatay emniyet müdürlüğünce sürücü belgesi olmaksızın araç kullanan sürücünün aynı zamanda araç sahibi olmaması nedeniyle aracı kiralayan firma sahibine başvurucuya de tl idari para cezası verilmiştir başvurucu hakkındaki tarihli ve seri numaralı trafik idari para cezası karar tutanağı tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir başvurucu anayasa mahkemesince iptal edilen hükme istinaden kendisine idari para cezası veri
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir hatay emniyet müdürlüğünce sürücü belgesi olmaksızın araç kullanan sürücünün aynı zamanda araç sahibi olmaması nedeniyle aracı kiralayan firma sahibine başvurucuya de tl idari para cezası verilmiştir başvurucu hakkındaki tarihli ve seri numaralı trafik idari para cezası karar tutanağı tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir başvurucu anayasa mahkemesince iptal edilen hükme istinaden kendisine idari para cezası verildiğini belirterek kapatılan hatay sulh ceza mahkemesine süresinde başvuruda bulunmuştur anılan başvuru kapatılan hatay sulh ceza mahkemesinin tarihli ve değişik sayılı kararıyla kesin olarak reddedilmiştir ret gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir başvuru numarası karar tarihi er ne kadar itiraz eden kendisinin oto kiralama firması sahibi olduğunu k plakalı aracı s kya kiraya verdiğini bu şahsın da sürücü belgesiz olan kendi kardeşi m kya kendisinin bilgi ve izni dışında verdiğini belirtmiş ise de itiraz eden hakkında sürücü belgesi olmayan kişiye araç kullandırtmaktan dolayı maddeleri gereğince idari para cezası verilmiş olup itiraz eden bizzat kendisi aracını sürücü belgesiz kişiye vermemiş olsa dahi araç kiralama firması sahibi olarak kiraya verdiği araçların kendi bilgi ve rızası dışında olsa da bu kişilerce başkalarına da verilebileceğini ve kullandırılabileceğini öngörmesi gerektiğinden ve kanun maddesinin bu noktada açık olduğu anlaşıldığından itiraz yerinde görülmemiştir anılan karar başvurucuya tarihinde tebliğ edilmiştir bireysel başvuru tarihinde yapılmıştır iv a ulusal hukuk tarihli ve sayılı kabahatler kanununun maddesi şöyledir hangi fiillerin kabahat oluşturduğu kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriği idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabilir kabahat karşılığı olan yaptırımların türü süresi ve miktarı ancak kanunla belirlenebilir tarihli ve sayılı türk ceza kanununun maddesinin numaralı fıkrası şöyledir zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz tarihli ve sayılı karayolları trafik kanununun maddesinin ilgili kısmı şöyledir motorlu araçların sürücü belgesi sahibi olmayan kişiler tarafından karayollarında sürülmesi ve sürülmesine izin verilmesi yasaktır buna göre a sürücü belgesi olmayanların araç kullanarak trafiğe çıktıklarının tespiti halinde bu kişilere türk lirası idari para cezası verilir ayrıca aracın sürücü belgesiz kişilerce sürülmesine izin veren araç sahibine de tescil plakası üzerinden aynı miktarda idari para cezası verilir aynı kanunun maddesinin anayasa mahkemesinin tarihli ve sayılı kararı ile iptal edilen üçüncü fıkrasının dördüncü cümlesi şöyledir sürücü aynı zamanda araç sahibi değilse ayrıca tescil plakasına da aynı miktar için ceza tutanağı düzenlenir anayasa mahkemesinin tarihli ve sayılı kararı sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir anayasanın maddesinin birinci fıkrasında kimse işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz üçüncü fıkrasında ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur denilerek suçun ve cezanın kanuniliği esası benimsenmiş ise ceza sorumluluğunun b numarası karar tarihi şahsi olduğu belirtilerek herkesin kendi eyleminden sorumlu tutulacağı başkalarının suç oluşturan eylemlerinden dolayı cezalandırılamayacağı kabul edilmiştir ceza sorumluluğunun şahsiliği ceza hukukunun temel kurallarındandır cezaların şahsiliğinden amaç bir kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılmamasıdır diğer bir anlatımla bir kimsenin başkasının fiilinden sorumlu tutulmamasıdır bu ilkeye göre asli ve feri failden başka kişilerin bir suç sebebiyle cezalandırılmaları olanaklı değildir anayasanın maddesinin yedinci fıkrası ile ilgili gerekçede de fıkra ceza sorumluluğunun şahsi olduğu yani failden gayri kişilerin bir suç sebebiyle cezalandırılamayacağı hükmünü getirmektedir bu ilke dahi ceza hukukuna yerleşmiş ve kusura dayanan ceza sorumluluğu ilkesine dahil terki mümkün olmayan bir temel kuralıdır denilmektedir anayasanın maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından idari para cezaları da bu maddede öngörülen ilkelere tabidir konusu kuralda sürücü belgesi olmadan araç kullanan kimsenin aynı zamanda araç sahibi olmadığı durumlarda tescil plakasına da aynı miktar için ceza tutanağı düzenleneceği belirtilmekte araç sahibinin kusurunun bulunup bulunmadığı aracı sürücü belgesi olmayan kişiye bilerek verip vermediği değerlendirilmeden idare tarafından yaptırım uygulanmaktadır bu durum ise işlemediği bir fiilden dolayı araç sahibine yaptırım uygulanmasına neden olabilecek niteliktedir dolayısıyla sürücü belgesiz araç kullanılması ve sürücünün araç sahibi olmaması halinde tescil plakası sahiplerine sadece ruhsat sahibi olmaları nedeniyle yaptırım uygulanması cezaların şahsiliği ilkesine aykırılık oluşturmaktadır öte yandan anayasa ve ceza hukukunun temel kuralları uyarınca kişilere ceza verilebilmesi için hukuka aykırı eylemin kanunda belirtilmiş olması ve bu eylemin o kişi tarafından gerçekleştirilmiş olduğunun kanıtlanması gerekmektedir konusu kuralda araç sahibinin hangi eyleminin suç sayıldığı açık bir şekilde gösterilmediği gibi araç sahibi olma ile suç arasındaki illiyet bağının ne suretle oluştuğu da belirtilmemiştir b uluslararası hukuk sözleşme avrupa hakları sözleşmesinin sözleşme adil yargılanma hakkı kenar başlıklı maddesinin numaralı fıkrası şöyledir kendisine bir suç isnat edilen herkes suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır avrupa hakları mahkemesi avrupa hakları mahkemesi suçluluk karineleri ve ispat yüküne ilişkin olarak ilkeler belirlemiştir buna göre ispat yükünün iddia makamından alınıp savunma makamına verilmesi halinde masumiyet karinesi ihlal edilebilir b no b no başvurusunda fiili veya hukuki karinelerin her hukuk sisteminde bulunabileceğini belirttikten sonra ceza hukukundaki karinelerin belli koşulların oluşması durumunda kabul edilebileceğini ifade etmiştir mahkemeye göre fiili veya hukuki karinelerin bulunduğu durumlarda suç isnadı altındaki kişiye bunun aksini ortaya koyma olanağının mutlaka tanınması ve kişinin savunma hakkının kısıtlanmaması gerekir bu karinelerin kabul edilebilirliği ceza davasında risk altında bulunan menfaatle de doğrudan ilgilidir sözleşmeci devletler ceza hukuku kapsamında karinelere başvururken dava konusunun önemi ile savunmanın hakları arasında adil bir denge kurmalıdırlar yararlanılan araçlar ulaşılması gereken meşru amaçla orantılı olmalıdır b no özet olarak savunma hakkının kısıtlanmaması suç isnadı altındaki kişilere karinelerin aksini ortaya koyma olanağının tanınması ve hakimin sanığı şüpheden başvuru numarası karar tarihi yararlandırmak konusunda mutlak takdir hakkının bulunması durumunda masumiyet karinesinin ihlal edilmiş sayılmayacağını kanun koyucuların bu tür hükümler ihdas etmesinin masumiyet karinesine aykırı olmayacağını belirtmektedir b no v