10. Hukuk Dairesi 2024/4019 E. , 2024/4502 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1954 E., 2024/228 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/262 E., 2023/227 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın, davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince baş…
**10. Hukuk Dairesi 2024/4019 E. , 2024/4502 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1954 E., 2024/228 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/262 E., 2023/227 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın, davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili özetle; davalı işyerinde 10.11.1990 tarihinden 17.02.2014 tarihine kadar çalışmasına karşın sigorta primlerinin Kuruma ödenmediğinin tespit edildiğini belirtilerek; hizmet tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı işveren vekili, hizmet tespiti davasının hak düşürücü süreye maruz kaldığını, davacı tarafın apartmana 2000 yılı öncesi geldiğini, 2008 Haziran ayına kadar yapması gereken çöplerin alınması ve temizlik işini gereğince yapmadığını, binanın ortak dairesinde kiracı olarak oturduğunu, mevcut dairenin kapıcı dairesi olmayıp, binanın ortak dairesi olduğunu, şu ana kadar kira ödemesi yapmadığını, bu nedenle 2014/0cak ayında dairenin tahliyesine karar verildiğini, davacının bir-bir buçuk ayını memleketinde geçirdiğini, bu sürede temizlik ve küçük işlere başkalarının baktığını, mevcut işin götürü iş niteliğinde olduğunu, davacının gündelik hamallık işinden kazanç elde ettiğini, 2008 Haziran ayından sonra sürekli olarak başka yerde çalıştığını, binanın çöp, temizlik işlerine bakamaz olduğunu, binanın yapılacak çok fazla işinin bulunmadığını, 28 daireden oluştuğunu, 7 katlı asansörlü olduğunu, bağımsız ısınma sistemi bulunduğunu, sadece çöp ve temizlik işi bulunduğunu, davacı ve gerekse ailesinin bu işi dahi doğru ve düzenli yapmadığını, çöpleri düzensiz aldığını, temizliği haftada bir veya ayda bir yaptıklarını belirtilerek, açılmış olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı Kurum vekili, Kurum kayıtları resmi yazılı belge vasfında belgeler olup, kayıtların aksi yönünde iddiaların aynı nitelikte belgelerle desteklenmesi ve ispatlanması gerektiğini, hizmet tespit davaları kamu düzeninden olduğundan hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek ölçüde ispatlanması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile davacının 10.11.1990-17.02.2014 tarihleri arasında ayda 8 gün olmak üzere kısmi süreli olarak davalı apartmana ait işyerinde çalıştığının tespitine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekilleri istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile başvurunun esastan reddine dair hüküm verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekilleri özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte kararın bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1. Davanın yasal dayanağı olan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ncı maddesi uyarınca; "Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Aynı Kanun'un 294-301 maddelerinde ise mahkeme kararlarının nasıl olması gerektiği belirlenmiştir. Bu düzenlemelere göre Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. Yine aynı Kanun'un 297 nci maddesinin (2) nci fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükümleri öngörülmüş olup, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması, zorunludur. 2.Eldeki davada davacının, talep döneminden itibaren ayda 8 gün olmak üzere kısmi süreli olarak çalıştığının kabul edilmesine karşın, davanın kabulü denilmek suretiyle hükmün kendi içerisinde çelişkiye düşüldüğü anlaşılmaktadır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair hususlar incelemeksizin BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.