7. Ceza Dairesi 2024/4400 E. , 2024/8737 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/275 E., 2024/273 K. SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî düzeltilerek onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir duru…
**7. Ceza Dairesi 2024/4400 E. , 2024/8737 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/275 E., 2024/273 K. SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî düzeltilerek onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 318 inci maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan Banka vekilinin temyiz sebepleri; banka zararının tam olarak giderilmemesine rağmen mahkemece yeterince aratştırma yapılmamasına, sanıklar hakkında eksik ceza tayin edilmesi ve re'sen gözetilecek nedenler ile hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri; mahkemece azmettirici olduğuna kanaat getirilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, mudilerin kullandığı kredilerin banka tarafından mudi hesaplarına yatırıldığına ve sözleşmede bulunan imzaların da mudilere ait olduğuna, mudilerin kredileri ödemekte zorlanınca kendisi ve diğer sanığı suçladıklarına ve re'sen nedenler ile hükmün bozulması talebine ilişkindir. 3.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; duruşmalı inceleme yapılarak usul ve yasaya aykırı olarak verilen mahkûmiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanık ...'ın 15.12.2005-20.09.2006 tarihleri arasında T.C. Ziraat Bankası Erzurum/..... şubesinde müdür olarak görev yaptığı, İzmir, Eskişehir ve Erzurum illerinde ikâmet eden mudiler ..., ..., ..., ... ve ...'ın bilgi ve iradeleri dışında bu mağdurlar adına sahte bireysel kredi evrakları düzenlemek suretiyle mağdurlara bireysel kredi kullandırılmış gibi göstererek, çıkarttığı kredileri zimmetine geçirmek suretiyle katılan bankayı toplam 36.800,00 TL zarara uğrattığı; sanık ...'in ise, daha önceden tanıdığı sanık ...'ın usulsüz şekilde kredi çıkartabilmesini kolaylaştırmak amacıyla mudilerden ...., ..., ... ve ... ile iletişim kurarak bu kişilere, Ziraat Bankasında tanıdığı olduğundan bahisle kolay kredi kullandırabileceği yönünde ikna ettikten sonra, bu mudilerden elde ettiği belgeleri değiştirerek ve diğer sanık ...'a vererek Ziraat Bankasından usulsüz kredi çekilmesine iştirak ettiği anlaşılmıştır. Sanık ...; suçlamayı kabul etmediğini, İzmir'den gittikten sonra diğer sanık ... ile hiç görüşmediğini, ...'a hiçbir şekilde yardımcı olmadığını, hiçbir evrakı tanzim etmediğini, hiçbir evrakta imzasının olmadığını, sanık ...'i kendisinin şikâyet ettiğini, teyzesi olan ... adına kredi kullandırıldığını bundan dolayı şikâyette bulunduğunu, aynı davadan dolayı İzmir ilinde yargılandığını ve beraat ettiğini savunmuştur. Sanık ...; suç tarihinde Erzurum ili .... ilçesi Ziraat Bankasında müdür olarak görev yaptığını, Bankacılıkta özellikle yönetici pozisyonunda bulunan kişilerin başarılı sayılabilmeleri için belli bir miktarın üzerinde vatandaşlara kredi kullandırılmasının gerektiğini, bu kapsamda Hınıs ilçesi küçük ve az kredi kullanılan bir yer olduğu için ilçede çevresinde tanıdığı insanlara kredi kullanabilecekleri yönünde tavsiye ve telkinlerde bulunduğunu, iddianamede adı geçen mağdurların da bankada kendi rıza ve iradeleri dahilinde kredi sözleşmeleri imzalayarak ve kredi için gereken belgeleri getirmek suretiyle usulüne uygun bir şekilde kredi kullandıklarını ancak; daha sonra bu kredileri ödemede güçlük çektikleri için kendilerine zorla kredi kullandırdıkları yönünde şikâyet ettiklerini, diğer sanık ...'i Karabağlar'da görevliyken tanıdığını, İsmail'in sonraki görev yerine de gelerek önerdiği kişilerin kredi talebinde bulunduklarını, inceleme yaparak gerekli evraklarını tanzim ederek kredi verdiğini, daha sonra verdiği belgelerin sahte olduğunun ortaya çıktığını, evrakların sahte olarak verildiği konusunda herhangi bir kastının bulunmadığını, aynı birimde çalışan diğer görevlilerin de onay vermesi hâlinde ancak kredi alma işleminin gerçekleştiğini savunmuştur. Sanık ...'ın T.C. Ziraat Bankası Erzurum ili .... ilçesi şubesinde müdür olarak (öncesinde İzmir ili .... şubesinde çalıştı) 15.12.2005 tarihinde göreve başladığı ve 20.09.2006 tarihinde ilişiğinin kesildiği anlaşılmıştır. Dosyamız arasında 05.01.2007 havale tarihli sanıklar hakkında zimmet ve özel belgede sahtecilik suçlarından suç duyurusu bulunmaktadır. 29.09.2006-74 tarihli ve sayı numaralı soruşturma raporu bulunmaktadır. Mudiler ... ve ... hakkında düzenlenen bireysel kredi sözleşmelerindeki imzaların aldatıcı nitelikte bulunmadığı, bu eylemler yönünden suçun basit zimmet niteliğinde kaldığı, sanık ...’ın mudi ... ve sanıkların mudiler ... ...’yı kandırarak önceden boş kredi sözleşmelerine aldığı imzalı evrakı kullanmak suretiyle, bu mudiler adına kredi çekilmesini sağlayarak mudiler yerine tediye fişine imza atmak suretiyle nitelikli zimmet suçunu işledikleri, sahte imzaların ilk bakışta sahteliği anlaşılmayıp, iğfal kabiliyetinin bulunduğu, bu fiiller bakımından sanıkların eyleminin olayda zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranış olduğu ve nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir. A. Sanık ... Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan banka vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Sanık ... Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan banka vekili, sanık ... ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 1.Sanık hakkında kazanılmış hakkı nedeniyle cezanın 7 yıl 6 ay hapis ve 125.000,00 TL adlî para cezası üzerinden infazı yerine 7 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına karar verilmesi 2.Kazanılmış hakka ilişkin uygulama maddesinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ( 5271 sayılı Kanun) 307/son maddesi olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması hususu isabetli bulunmamıştır. III. KARAR A. Sanık ... Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan banka vekili ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan banka vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde (1 ve 2) numaralı pragraflarda açıklanan nedenlerle katılan banka vekili ve sanık ... ile müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümde, kazanılmış hakkın uygulanmasına ilişkin fıkrada yer alan "7 YIL 6 AY HAPİS VE 100 TL" ifadesinin "7 YIL 6 AY HAPİS VE 125.000,00 TL" olarak yine aynı fıkrada yer alan "5271 sayılı CMK.'nın 307/son" ifadesinin "1412 sayılı Kanun’un 326/son" olarak değiştirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.10.2024 tarihinde karar verildi.