14. Hukuk Dairesi 2018/1775 E. , 2018/6809 K. "" 14. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.02.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, mera olarak sınırlandırma talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 08.02.2018 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki büt…
**14. Hukuk Dairesi 2018/1775 E. , 2018/6809 K.** **"İçtihat Metni"** 14. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.02.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, mera olarak sınırlandırma talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 08.02.2018 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili, 2004 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 133 ada 1 parsel sayılı taşınmazın çayır niteliğiyle davalı adına tescil edildiğini, bu taşınmazın mera parseli içerisinde kaldığnı, meraların kamu malı olup zilyetlikle kazanılamayacaklarını, taşınmazların davalı adına yazılmasının hukuka aykırı olduğunu ayrıca davalı adına zilyetlik nedeniyle yapılan tespitin 100 dönümü aştığını tapu kaydının iptal edilerek taşınmazın tapuya mera niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir. Davalı, dava konusu yerin atalarından kaldığını, davanın reddini savunmuştur. Davanın reddine karar verilmiş; hüküm Dairemizce eksik inceleme nedeniyle bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulmuş, mahallinde yeniden keşif yapılmış ve davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, tapu iptali ve taşınmazın mera olarak sınırlandırılması istemine ilişkindir. Mera, bir veya birden fazla köy veya kasaba halkına bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş ya da kadimden beri hayvan otlatmak amacıyla kullanılan, hak sahiplerinin üzerinde intifa hakkı olan arazi parçasıdır. Çayır ise taban suyunun yüksek bulunduğu veya sulanabilen yerlerde biçilmeye elverişli, yem üretilen ve genellikle kuru ot üretimi için kullanılan yerdir. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera, yaylak ve kışlaklar özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz (4342 sayılı Mera Kanunu m.3,4). 31.05.1965 tarihli ve 4/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile “...tek başına bir köye ait bulunan mera, yaylak ve kışlakların tümünün veya bir parçasının bir başka köy sınırı içine alınmış olması halinde, sınır değişikliğinin ikinci köye bir yararlanma hakkı sağlamayacağı ve ilk köyün eskiden olduğu gibi bu yerlerden tek başına yararlanacağı” öngörülmüş olup, bu karar 4342 sayılı Mera Kanununun 29. maddesi ile de yasa hükmü haline gelmiştir. Böylece, bir köy ya da belediye sınırları içinde kalan mera, yaylak ve kışlaklar üzerinde bir başka köy veya belediyenin de intifa hakkı olabileceği kabul edilmiş, idari sınırların aidiyetin belirlenmesinde önemi olmadığı vurgulanmıştır. İdari sınırlar sadece yetkili mahkemenin saptanmasında önem arz eder.