11. Ceza Dairesi 2024/2898 E. , 2024/9920 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2522 E., 2024/334 K. SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin re…
**11. Ceza Dairesi 2024/2898 E. , 2024/9920 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2522 E., 2024/334 K. SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Batman 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2023 tarihli ve 2022/411 Esas, 2023/369 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b-1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43, 62 ve 53. Maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 07.02.2024 tarihli ve 2023/2522 Esas ve 2024/334 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca mahkumiyet kararlarının kaldırılmasına ve aynı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmiştir. II-TEMYİZ NEDENLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz isteği; düşme kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Sanık müdafiinin temyiz isteği; vekalet ücretine hükmedilmesi gerekiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesi ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği nazara alındığında; sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesi nedeniyle avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında 2011, 2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından açılan kamu davasının yargılaması neticesinde, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan verilen mahkumiyet kararının kaldırılarak suç tarihinden itibaren olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleştiği kabul edilerek kamu davasının düşmesine, 2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan verilen mahkumiyet kararlarının ise "sanık hakkında 7394 sayılı Kanunun 4. maddesiyle değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359. maddesi uyarınca 2012 ve 2013 yılları için TCK'nın 43/1.maddesinin uygulanmasıyla tek mahkumiyet hükmü tesisi gerekirken, sanığın 2012 ve 2013 yılları için "ayrı ayrı iki kez" cezalandırılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin" edildiği gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla; ,15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesiyle 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine eklenen “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” ve 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “Zamanaşımı, ... zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, ... itibaren işlemeye başlar.” hükümleri dikkate alınıp 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinde, 7394 sayılı Kanun'un dördüncü ve beşinci maddeleriyle yapılan değişiklik nedeniyle, 213 sayılı Kanun'un söz konusu değişiklikten önceki ve sonraki hükümlerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanarak birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Kanun'un tespit edilmesi ve her iki Kanun'la ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak gerekçeli kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği de gözetilmeden, sanık hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan açılan kamu davasının olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinden bahisle düşmesine, 2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan açılan kamu davası hakkında ise 7394 sayılı Kanun'la değişik 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin lehe olduğu kabul edilip İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet kararlarının bozulmasına karar vermek suretiyle karma uygulama yapılarak çelişkiye düşülmesi nedeniyle düşme kararı hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 07.02.2024 tarihli ve 2023/2522 Esas ve 2024/334 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.