12. Ceza Dairesi 2022/5636 E. , 2025/4730 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/51 Esas., 2022/182 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret-Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulu…
**12. Ceza Dairesi 2022/5636 E. , 2025/4730 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/51 Esas., 2022/182 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret-Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık müdafinin temyizi üzerine Dairemizin 17/11/2021 tarihli bozma kararı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 50/1-a, 52/2-4 ve 5271 sayılı CMK'nın 307/5. maddeleri uyarınca 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca red ve onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur raporlarına itiraz edildiğine, ölen işçinin kendi ağır kusuru ile ölümüne sebebiyet verdiği, aleyhe bozma yasağı gereği sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir. Katılan vekilinin temyiz sebepleri; çok tehlikeli işlerde ölen işçiyi çalıştıran sanığın kusur oranının daha fazla olduğuna, sanığa az ceza verildiğine, bilinçli taksirle cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında verilen cezanın paraya çevrilemeyeceğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ...'ın sahibi ve yöneticisi olduğu ...Elektirik Ltd. Şti'de çalışan ...'ün olay tarihinde firma görevlendirmesi sonucu gittiği ... adlı iş yerinde elektrik aksamında bir takım ameli işler yaptığı sırada elektrik akımına kapıldığı ve neticeten elektrik akımından kaynaklı ani solunum ve dolaşım durması sonucu öldüğü olayda, iş güvenliği uzmanlarından oluşturulan bilirkişilerce verilmiş birden ziyade raporların ortak noktası ile Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nın raporu birlikte değerlendirildiğinde firma sahibi sanığın ölen işçiye çalışma yerindeki gerilim değerlerine uygun izole eldiven verilmediği ya da eldivenin kullanılıp kullanılmadığı konusunda yeterli ve gerekli denetimin yapılmadığı, mesleki risklerin önlenmesi konusunda gerekli eğitim ve bilgi verilmesi dahil tedbirin alınmadığı, bu hususta gerekli organizasyonun yapılmadığı, bu haliyle olayda asli kusurlu olduğu ve dosya içeriğine göre öleni, çok tehlikeli iş sınıfında yer alan elektrik işi ile ilgili diploma ve mesleki eğitim belgesi bulunmamasına rağmen elektrik teknisyeni olarak çalıştıran sanık hakkında koşulları oluşması nedeniyle eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR 5237 sayılı TCK'nın 50/4. maddesinde "Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adli para cezasına çevrilebilir. Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında bilinçli taksirle ölüme sebebiyet veren sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi, Ankara 8. Batı Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli hükmünün sadece sanık tarafından temyiz edildiği ve aleyhe temyiz olmadığından eleştirilmekle yetinilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Mahkemece bozma ilamı öncesi 08/12/2015 tarihli karar ile sanığın neticeten 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın sanık müdafi tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17/11/2021 tarihli bozma ilamı ile sanığın kazanılmış hakkı saklı tutularak hükmün bozulduğu anlaşılmakla, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi dikkate alınarak, infazın 15.200 TL adli para cezası üzerinden yapılacağının gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün (4) ve (5). fıkralarının çıkarılarak yerine, " 08/12/2015 tarihli hükmün sadece sanık tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi dikkate alınarak, sanık hakkındaki 15.200 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün infaz aşamasında gözetilmesine" cümlesinin eklenmesi suretiyle, hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2025 tarihinde karar verildi.