Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/1756 E. , 2024/2200 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/1756 Karar No : 2024/2200 DAVACI : ... Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. Av. ... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) :... Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVANIN_KONUSU : 10/01/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği'nin; a) 5. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Komisy
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/1756 E. , 2024/2200 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/1756 Karar No : 2024/2200 DAVACI : ... Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. Av. ... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) :... Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVANIN_KONUSU : 10/01/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği'nin; a) 5. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Komisyon, Genel Müdür veya ilgili Genel Müdür Yardımcısı/Daire Başkanı başkanlığında, en az biri öğretim üyesi olmak üzere beş tıbbi genetik uzman ve bir çocuk genetik uzmanı olmak üzere toplam yedi üyeden oluşur." cümlesinin, b) 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "tıbbi genetik uzmanı veya geçici 1 nci maddenin ikinci fıkrasında tanımlanan bir kişi" ibaresinin, c) Geçici 1. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istenilmektedir. DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi yönünden, yürürlükten kaldırılan Genetik Hastalıklar Tanı Merkezleri Yönetmeliği'ne göre genetik tanı merkezlerinin açılması, denetlenmesi ve kapatılmasıyla ilgili olarak bilimsel tavsiye kararları almak üzere oluşturulan bilim komisyonunda, perinatoloji uzmanına yer verilmiş iken, dava konusu Yönetmelikte perinatoloji uzmanı çıkarılarak, yerine bir tıbbi genetik uzmanının daha dahil edildiği, böylelikle komisyonda tıbbi genetik uzmanı ile çocuk genetik uzmanı arasında beş kat gibi bir orantısız durum oluştuğu, bunun komisyonun ifa edeceği fonksiyonun ruhuna aykırı olduğu, getirilen düzenlemenin, hekimler arasında birinin diğerine üstün kılınması, bir başka ifadeyle eşitlik ilkesinin ihlali, ayrımcılık yapılması anlamına geldiği; 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "tıbbi genetik uzmanı veya geçici 1 nci maddenin ikinci fıkrasında tanımlanan bir kişi" ibaresi yönünden, mülga Yönetmelik çerçevesinde çocuk genetik uzmanlarına genetik tanı merkezlerinde genetik tanı merkezi sorumlusu olma hak ve yetkisi verildiği, çocuk genetik uzmanlarının tanı merkezi sorumlusu olma hakkını elinden alan bu düzenlemenin kazanılmış hak ilkesine aykırı olduğu, dava konusu Yönetmeliğin taslak çalışmalarında merkez sorumlusu olacaklar arasında çocuk genetik uzmanlarına yer verildiği, ancak çocuk genetik uzmanlarına geçici maddede dahi yer verilmediği, Yönetmelikte merkezin standartlarını belirleme ile ilgili görüş bildirmeye yetkili olan komisyona çocuk genetik uzmanının konulmasının da merkez sorumlusu olarak çocuk genetik uzmanının da sayılması gerektiği anlamına geldiği; geçici 1. maddesinin ikinci fıkrası yönünden, çocuk genetik uzmanlarının geçici maddede sayılmıyor oluşunun evrensel hukuk ilkesi olan kazanılmış hak ilkesinin ihlali olduğu, düzenleme ile sadece doktora yapmış hekimin korunduğu, düzenlemenin kendi içerisinde hukuka aykırı olduğu, çocuk genetik uzmanlarının merkez sorumlusu olma hakkının elinden alındığı; dava konusu Yönetmeliğin, dayanağı olan 3359 sayılı Kanun’a da aykırı olduğu, dava konusu düzenlemelerin iptali gerektiği ileri sürülmektedir. DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Anayasa'nın 56. maddesi ile Devlete verilen sağlık hizmetlerini yürütme görevinin 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Sağlık Bakanlığına verildiği; Yönetmeliğin 5. maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi yönünden, ilgili mevzuatı kapsamında Bakanlıkça oluşturulan bilim komisyonlarının tavsiye niteliğinde görüşler sunduğu, komisyonda belirlenecek üyelerin belirlenmesinde komisyon üye sayısından ziyade verilecek hizmetin bütünü göz önünde bulundurularak üye sayısı ve branşının belirlendiği, komisyon üyelerinin birinin diğerinden üstün kılınmasının söz konusu olmadığı, yürürlükten kaldırılan Yönetmelikte de komisyonda bir çocuk genetik uzmanının yer aldığı, bu nedenle yeni düzenlemenin aleyhe bir husus içerdiğinden bahsedilmesinin mümkün olmadığı, bununla birlikte anılan Yönetmeliğin 5. maddesinin üçüncü fıkrasına göre ihtiyaç duyulması halinde alanında uzman kişi/tabiplerin toplantılara davet edilerek yürütülen çalışmalara katkı sağlamasına imkân tanındığı, yurt içinden veya yurt dışından uzmanların bahse konu merkezlerin hizmetlerinin geliştirilmesi ve kalitesinin arttırılması amacına yönelik genetik hastalıklar değerlendirme işlemleri ile ilgili görüş ve önerilerine de önem verildiği; 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "tıbbi genetik uzmanı veya geçici 1 nci maddenin ikinci fıkrasında tanımlanan bir kişi" ibaresi yönünden, genetik alanında uzmanlık yetkisine sahip hekimlerin yetiştirilmesi için 30/01/2003 tarihli YÖK kararı ile Tıbbi Genetik Anabilim Dalı kurulduğu, üniversitelerin tıp fakültelerinde tıpta uzmanlık eğitimi verilmeye başlandığı, eğitim süresinin 4 yıl olarak belirlendiği, çocuk genetik uzmanlığının ise 18/07/2009 tarihli “Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği”nde çocuk sağlığı ve hastalıkları anadalına bağlı yan dal olarak belirlendiği, eğitim süresinin 3 yıl olduğu, çocuk genetik yan dal uzmanlığının, kalıtsal hastalıklar, genetik sendromlar ve doğumsal anomaliler gibi genetik nedenlere bağlı ya da genetik yatkınlık sonucu ortaya çıkan hastalıklara gebelik döneminden başlayarak tanı koyduğu, bu hastaların ve gerektiğinde ailelerinin tedavi ve izlem şemalarını planladığı, uyguladığı, risk değerlendirmesi yaparak tüm bu bilgileri genetik danışmanlık seansları ile ailelere ilettiği, çocuk hastalığı uzmanlığını tamamlamış bir yan dal olduğu, diğer yan dallar gibi klinik tanı ve tedavi hizmeti vermesi gereken bir uzmanlık alanı olduğu, eğitim süreçlerinin çok büyük bir kısmının klinik uygulama ile gerçekleştiği, tıbbi genetik uzmanlık dalının ise tamamen anabilim dalı olduğu, 4 yıllık eğitimin tamamında poliklinik-laboratuvar eğitiminin iç içe ve eş zamanlı olarak verildiği, tıbbi genetik uzmanlığı ile çocuk genetik yan dal uzmanlığının yetkinlik seviyelerinin eşit olarak planlanmadığı ve laboratuvar eğitim sürelerinin de eşit olmadığı; geçici 1. maddesinin ikinci fıkrası yönünden, 1219 sayılı Kanun'a dayanılarak 18/07/2009 tarihinde yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin 5. maddesinde bu Yönetmelik hükümlerine göre uzmanlık belgesi almayanların hiçbir yerde ve şekilde uzmanlık unvan ve yetkisini kullanamayacağının düzenlendiği, 2003 yılı itibarıyla Tıbbi Genetik Anabilim Dalının uzmanlık eğitimi vermeye başlaması ile birlikte bu alanda yetişmiş insan gücü sayısının yeterli olduğunun değerlendirildiği, anılan Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren sadece tıbbi genetik uzmanlığı olan hekimlere merkez sorumlusu olma hakkı verildiği, Yönetmeliğin geçici 1. maddesi düzenlenirken de bahse konu Yönetmelik dikkate alınarak 18/07/2009 tarihinden sonra doktora yapmış olan hekimlerin hiçbir şekilde uzman yetkisini kullanamayacağı zikredildikten sonra 18/07/2009 öncesi doktora yapmış ve bir genetik hastalıklar tanı merkezinde en az iki yıl aktif olarak çalışarak genetik tetkikler yapmış ve raporlamış olduğunu belgeleyen hekimlerin kazanılmış haklarının saklı tutulduğu, dava konusu düzenlemelerin üst hukuk normlarına ve hizmet gereklerine uygun olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DAVALI YANINDA MÜDAHİLİN_SAVUNMASI : Davalı idare yanında müdahil tarafından, ihtiyaç haline gelmiş olan dava konusu Yönetmelik ile test, tanı, cihaz ve donanımların etkin ve sadece genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinde kullanılmasının sağlanması amacıyla kaynak israfının önlendiği, verilen hizmetlerin ehil kişilerce yapılmasının düzenlendiği, merkezlerin nitelik ve kapsamının kaliteli standartlara oturtularak hizmetlerin iyileştirilmesinin sağlandığı, dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi yönünden davanın reddine, 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "tıbbi genetik uzmanı veya geçici 1 nci maddenin ikinci fıkrasında tanımlanan bir kişi" ibaresi ile geçici 1. maddesinin ikinci fıkrasına ilişkin iptal istemi yönünden ise dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI :... DÜŞÜNCESİ : Dava; 10/01/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği'nin; 5. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Komisyon, Genel Müdür veya ilgili Genel Müdür Yardımcısı/Daire Başkanı başkanlığında, en az biri öğretim üyesi olmak üzere beş tıbbi genetik uzman ve bir çocuk genetik uzmanı olmak üzere toplam yedi üyeden oluşur." cümlesinin, 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "tıbbi genetik uzmanı veya geçici 1 nci maddenin ikinci fıkrasında tanımlanan bir kişi" ibaresinin, Geçici 1. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır. Davaya konu olan Yönetmeliğin 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi, 08/01/2021 tarih ve 31358 sayılı Resmî Gazete yayımlanan Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliğinde değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. Maddesiyle değiştirildiğinden anılan maddeye yönelik olarak karar verilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun, 3. maddesinin 1. fıkrası a) bendinde; Sağlık kurum ve kuruluşları yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak planlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği, c) bendinde; bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, Sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesi bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği, bu düzenleme ilgili Bakanlığın görüşü alınarak yapılacağı, gerek görüldüğünde özel sağlık kuruluşlarının her türlü ücret tarifeleri sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca onaylanacağı, kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık kuruluşları veya sağlık işletmelerinde verilen her türlü hizmetin fiyatları Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca tespit ve ilan edileceğine yönelik sağlık hizmetinin temel esasları düzenlenmiş, "Yönetmelikler" başlıklı 9. maddesinin c) bendinde; bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği, hükmü yer almış, Ek 11. maddesinde de; Sağlık hizmeti sunumu ile ilgili tüm iş ve işlemlerin Sağlık Bakanlığınca denetleneceği belirtilmiş ve uygulanacak idari yaptırımlar düzenlenmiştir. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 352. maddesinin 1/b) bendinde; herkesin bedenî, zihnî ve sosyal bakımdan tam bir iyilik hâli içinde hayatını sürdürmesini sağlamak amacıyla, Teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin yürütmek, görevi de Sağlık Bakanlığının görev ve yetkileri arasında sayılmış, 355. maddesinin 1. fıkrasının a) bendinde; her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak, c) bendinde; kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek, görevi Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında yer almış, 508. maddesinde de; Bakanlığın görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabileceği hükme bağlanmıştır. Davalı idareye Yasayla tanınan yetkiye istinaden uyuşmazlığa konu alanda düzenleme yapma yetkisi tanınmış olup, anılan Yasa hükümleri dayanak alınmak suretiyle dava konusu olan 10/01/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği yürürlüğe girmiştir. Dava konusu Yönetmelik, genetik hastalıkların tanısının belirlenmesi ve genetik danışmanlık verilmesi amacıyla, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin ruhsatlandırılması, açılması, çalışması ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek amacıyla yayımlanmıştır. Yönetmeliğin, "Komisyonun teşkili" başlıklı; 5. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Komisyon, Genel Müdür veya ilgili Genel Müdür Yardımcısı/Daire Başkanı başkanlığında, en az biri öğretim üyesi olmak üzere beş tıbbi genetik uzman ve bir çocuk genetik uzmanı olmak üzere toplam yedi üyeden oluşur." cümlesinin incelenmesinden, Anılan maddenin "(1). fıkrasında, Merkezin hizmetlerinin geliştirilmesi ve kalitesinin artırılması amacıyla ve genetik hastalıklar değerlendirme işlemleri ile ilgili bilimsel görüş vermek üzere, Bakanlıkça, Komisyon oluşturulur. 2. fıkrasında; Komisyon, Genel Müdür veya ilgili Genel Müdür Yardımcısı/Daire Başkanı başkanlığında, en az biri öğretim üyesi olmak üzere beş tıbbi genetik uzmanı ve bir çocuk genetik uzmanı olmak üzere toplam yedi üyeden oluşur. Komisyon üyeleri Genel Müdürün teklifi ile Bakan tarafından görevlendirilir. 3. fıkrasında; Başkan tarafından gerek görülmesi halinde yurt içinden veya yurt dışından uzmanlar toplantıya davet edilebilir veya görüşleri alınabilir. Toplantıya davet edilen uzmanlar Komisyon çalışmaları ile ilgili oylamaya katılamaz." kuralı getirilmiştir. Dava konusu Yönetmeliğin yürürlükten kaldırdığı Yönetmelikte Genetik Hastalıklar Bilim Komisyonunda Perinatoloji uzmanı olan bir kişinin katılımı gerekmekte iken, mevcut düzenleme ile Perinatoloji uzmanının katılımının sağlanmayıp bunun yerine genetik uzmanı sayısının artırılması suretiyle tıbbi genetik uzmanı sayısının, çocuk genetik uzmanı sayısına oranının arttırılmasına yönelik düzenleme yapılmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmekte ise de, genetik hastalıkların tanısının belirlenmesi ve genetik danışmanlık verilmesi amacıyla, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin ruhsatlandırılması, açılması, çalışması ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkarılan dava konusu Yönetmelik bütün olarak değerlendirildiğinde, tıpta genetik uzmanlığı yapmış olanların bu merkezlerin oluşumunda ve geliştirilmesinde esas alınması, Komisyonun, bu Merkezlerin çalışma alanlarına uygun olarak sağlamaları gereken asgari standartların ve kalite standartlarının belirlenmesi, tanı için kullanılacak yöntemlere ilişkin görüş bildirilmesi gibi görevleri yerine getirmek üzere oluşturulduğu, ilgili mevzuatı kapsamında Bakanlıkça oluşturulan bilim komisyonlarının tavsiye niteliğinde görüşler sunduğu, komisyonda belirlenecek üyelerin belirlenmesinde komisyon üye sayısından ziyade verilecek hizmetin bütünü göz önünde bulundurularak üye sayısı ve branşının belirlendiği, yürürlükten kaldırılan Yönetmelikte de komisyonda bir çocuk genetik uzmanının yer aldığı, bu nedenle yeni düzenlemenin aleyhe bir husus içerdiğinden bahsedilemeyeceği sonucuna ulaşıldığından anılan madde hükmünde de hukuka aykırılık görülmemiştir. Dava konusu Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasının iptali isteminin incelenmesine gelince; Anayasanın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti; eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir. Hukuk devleti ilkesinin vazgeçilmez unsurlarından birisi olan hukuk güvenliği ilkesi; hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Yürürlükte olan mevzuat kurallarına güvenerek hayatını yönlendiren, hukuki iş ve işlemlere girişen bireyin bu kanunların uygulanmasına devam edileceği yolunda oluşan beklentisinin mümkün olduğunca korunması hukuki güvenlik ilkesinin gereğidir. 10/06/1998 tarihli, 23368 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan (mülga) Genetik Hastalıklar Tanı Merkezleri Yönetmeliğinin 14. maddesi; klinik genetik, tıbbi genetik, tıbbi biyoloji ve genetik dallarında uzman veya bilim doktoru ünvanını almış tabipler ile bu konularda uzmanlık veya bilim doktoru unvanı olmayan ancak bu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yurtiçi ve yurtdışında bu konularda çalışmaların yapıldığı bir merkezde beş yıl veya daha fazla bir süre çalışan ve yaptıkları çalışmaları ve yayınlarını belgeleyen ve belgeleri Komisyonca onaylanmış kişilere genetik tanı merkezi sorumlusu olarak görevlendirilme hakkını tanınmış iken, 10/01/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliğinin dava tarihinde yürürlükte olduğu şekliyle 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; tıbbi genetik uzmanı veya geçici 1. maddenin 2. fıkrasında tanımlanan bir kişinin merkez sorumlusu olarak görevlendirileceği düzenlenmiş; Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasında ise; “18/07/2009 tarihinden sonra doktora yapmış olan hekimler hiçbir şekilde uzman yetkisi kullanamazlar.18/07/2009 tarihinden önce doktora yapmış ve bir genetik hastalıklar tanı merkezinde en az 2 yıl aktif olarak çalışarak genetik tetkikler yapmış ve raporlamış olduğunu belgeleyen hekimlerin hakları saklıdır.” kuralına yer verilmişti. Davacı Dernek tarafından, Çocuk Genetik Hastalıkları Uzmanlarının dava konusu yönetmeliğin yayımından sonra anılan merkezde sorumlu olarak çalışma imkanlarının kalmadığı, yürürlükten kaldırılan Yönetmelik hükümlerine göre gerekli koşulları taşıyan genetik hastalıklar tanı merkezi sorumlusu olma hakkına sahip olanların bu haklarının dava konusu Yönetmelik ile korunmadığı, düzenleme ile birlikte sadece tıbbi genetik uzmanlarına ve doktora yapmış olanların haklarının korunduğu, Çocuk Genetik Hastalıkları Uzmanlarının mağduriyetine sebebiyet verildiği ileri sürülerek dava konusu edilen maddelerin iptali istenilirken, davalı idarece 2003 yılı itibariyle Tıbbı Genetik Anabilim Dalının uzmanlık eğitimi vermeye başladığı, Bakanlığın bu alanda yetişmiş insan gücü sayısının yeterli olduğu yolundaki değerlendirmesi üzerine anılan Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren sadece Tıbbı Genetik Uzmanlığı olan hekimlere merkez sorumlusu olma hakkının verildiği, önceki düzenlemede de çocuk genetik uzmanlarına bu hakkın verilmediği, dolayısıyla olayda kazanılmış hakkın varlığından sözedilemeyeceği savunulurken haklı beklenti konusunda açıklamada bulunulmadığı görülmektedir. Dosyada yer alan bilgiler, davacının iddiaları ile davalının savunması birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu düzenleme yapılırken, önceki düzenleme döneminde genetik tanı merkezlerinde sorumlu olarak yetki verilen ve bu görevde çalışmakta olanların kazanılmış haklarının korunması gerekirken, dava konusu edilen geçici maddede ya da Yönetmeliğin herhangi bir maddesinde önceki düzenleme doğrultusunda alınmış olan izin/faaliyet belgelerine istinaden genetik tanı merkezi sorumlusu olarak çalışmaya devam edenlere ilişkin bir kurala yer verilmediği anlaşıldığından, dava konusu Yönetmelik hükmü bu yönü ile eksik düzenleme niteliğindedir. Bu durumda, anılan düzenlemede önceki düzenlemeler sebebiyle ortaya çıkmış olan kazanılmış haklara ilişkin herhangi bir geçiş hükmüne yer verilmediğinden dava konusu Yönetmeliğin geçici 1. maddesinin 2. fıkrasında eksik düzenleme sebebiyle hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Diğer yandan, anılan yönetmeliğin dava konusu 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklik ile çocuk genetik uzmanları kapsama alınmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın Yönetmeliğinin 5. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Komisyon, Genel Müdür veya ilgili Genel Müdür Yardımcısı/Daire Başkanı başkanlığında, en az biri öğretim üyesi olmak üzere beş tıbbi genetik uzman ve bir çocuk genetik uzmanı olmak üzere toplam yedi üyeden oluşur." cümlesine yönelik kısmının reddine, 15. Maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, anılan Yönetmeliğin geçici 1. maddesinin 2. fıkrasının ise iptaline karar verilmesi gerektiği düşülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, duruşma için önceden taraflara bildirilen 28/05/2024 tarihinde davacı vekili Av. ...'ın, davalı Sağlık Bakanlığını temsilen Hukuk Müşaviri Av. ... ve Hukuk Müşaviri Av. ...'in ve davalı yanında müdahili temsilen Av. ...'in geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle açık duruşmaya başlandı. Hazır bulunan tarafa usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra hazır bulunan tarafa son kez söz verilip duruşma tamamlandı. Tetkik hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği, 10/01/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, davacı Dernek tarafından, anılan Yönetmeliğin 5. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Komisyon, Genel Müdür veya ilgili Genel Müdür Yardımcısı/Daire Başkanı başkanlığında, en az biri öğretim üyesi olmak üzere beş tıbbi genetik uzman ve bir çocuk genetik uzmanı olmak üzere toplam yedi üyeden oluşur." cümlesinin, 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "tıbbi genetik uzmanı veya geçici 1 nci maddenin ikinci fıkrasında tanımlanan bir kişi" ibaresinin ve geçici 1. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : İlgili Mevzuat: 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanunun amacının, sağlık hizmetleri ile ilgili temel esasları belirlemek olduğu; 2. maddesinde, Milli Savunma Bakanlığı hariç bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzelkişileri ve gerçek kişileri kapsadığı; 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği; 9. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği; Ek 11. maddesinde de, sağlık hizmeti sunumu ile ilgili tüm iş ve işlemlerin Sağlık Bakanlığınca denetleneceği hükümlerine yer verilmiştir. 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin yürütülmesi görevi Sağlık Bakanlığına verilmiş olup, 355. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak; (b) bendinde, organ ve doku nakli, kan ve kan ürünleri, diyaliz, üremeye yardımcı tedavi, evde sağlık, yanık, yoğun bakım gibi özellikli planlama gerektiren sağlık hizmetlerini planlamak ve bu hizmetleri sunan kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak; (c) bendinde, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek; (f) bendinde, planlama ve standartlar oluşturulması için gerekli komisyonları kurmak; (k) bendinde, sağlık insan gücü planlaması yapmak, sayı ve nitelik olarak ihtiyaca uygun insan gücü yetiştirilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak; (l) bendinde ise, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Aynı Kararname'nin 508. maddesi ile de Bakanlıklara görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilme yetkisi verilmiştir. Anılan mevzuat hükümlerine dayanılarak genetik hastalıkların tanısının belirlenmesi ve genetik danışmanlık verilmesi amacıyla, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin ruhsatlandırılması, açılması, çalışması ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek maksadıyla Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği hazırlanmış ve 10/01/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Hukuki Değerlendirme: Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Komisyon, Genel Müdür veya ilgili Genel Müdür Yardımcısı/Daire Başkanı başkanlığında, en az biri öğretim üyesi olmak üzere beş tıbbi genetik uzman ve bir çocuk genetik uzmanı olmak üzere toplam yedi üyeden oluşur." cümlesinin incelenmesi: Yukarıda yer verilen ve dava konusu Yönetmeliğin dayanakları arasında sayılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Sağlık Bakanlığının, ülke genelindeki sağlık hizmetinin dengeli, planlı, verimli, kaliteli ve koordineli sunulmasında asli yetkili otorite olduğu; Anayasayla Devlete sağlık hizmeti alanında verilen görevlerin anılan Bakanlık aracılığıyla yerine getirildiği; dava konusu Yönetmelik bakımından ise, Sağlık Bakanlığının genetik hastalıkların tanısının belirlenmesi ve genetik danışmanlık verilmesi amacıyla, Devlet ve vakıf üniversiteleri, kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzel kişilerine ve gerçek kişilere ait genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin ruhsatlandırılması, açılması, çalışması ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları belirlemeye yönelik düzenleme yapmaya yetkili olduğu tartışmasızdır. Anılan yetkiye dayanılarak çıkarılan dava konusu Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği'nin "Komisyonun teşkili" başlıklı 5. maddesinde, merkezin hizmetlerinin geliştirilmesi ve kalitesinin artırılması amacıyla ve genetik hastalıklar değerlendirme işlemleri ile ilgili bilimsel görüş vermek üzere, Bakanlıkça bir Komisyon oluşturulacağı düzenlenmiştir. Dava konusu edilen düzenlemede ise oluşturulacak bu Komisyonun kimlerden teşkil edileceğine yer verilmiş ve anılan Komisyonda, Genel Müdür veya ilgili Genel Müdür Yardımcısı/Daire Başkanı başkanlığında, en az biri öğretim üyesi olmak üzere beş tıbbi genetik uzmanı ve bir çocuk genetik uzmanı olmak üzere toplam yedi üyenin bulunacağı kurala bağlanmıştır. Davacı tarafından, dava konusu Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılan mülga Yönetmelik kapsamında oluşturulan Komisyonda perinatoloji uzmanına yer verilmiş iken, dava konusu Yönetmelikte perinatoloji uzmanının çıkarılarak, yerine bir tıbbi genetik uzmanının daha dahil edildiği, böylelikle Komisyonda tıbbi genetik uzmanı ile çocuk genetik uzmanı arasında beş kat gibi bir orantısız durum oluştuğu, bunun Komisyonun ifa edeceği fonksiyonun ruhuna aykırı olduğu, düzenlemede, hekimler arasında birinin diğerine üstün kılındığı ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Dava konusu Yönetmeliğin 1. maddesine bakıldığında, Yönetmeliğin maksadının, genetik hastalıkların tanısının belirlenmesi ve genetik danışmanlık verilmesi amacıyla, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin ruhsatlandırılması, açılması, çalışması ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek olduğu görülmektedir. Yönetmeliğin tümünün incelenmesinden ise, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin, gerçek ve tüzel kişiler ile özel sağlık kurum ve kuruluşları tarafından sağlık kurum veya kuruluşları bünyesinde veya müstakil olarak kurulabilmelerine imkân tanındığı, bu merkezlerde genetik hastalıkların tanısının belirlenmesi ve genetik danışmanlık verilmesi için gerekli iş ve işlemlerin yapıldığı, bu merkezlerin sorumlusunun, tıbbi genetik uzmanları ile çocuk genetik uzmanları (Dava açıldıktan sonra 08/01/2021 tarih ve 31358 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklik ile çocuk genetik uzmanları dahil edilmiştir.) ve Yönetmeliğin geçiş hükmünde sayılan kişilerin olması gerektiği, bu merkezlerin hizmetlerinin geliştirilmesi ve kalitesinin artırılması amacıyla ve genetik hastalıklar değerlendirme işlemleri ile ilgili bilimsel görüş vermek üzere bir Komisyon oluşturulduğu, bu Komisyona, merkezin çalışma alanlarına uygun olarak sağlamaları gereken asgari standartlar ve kalite standartlarının belirlenmesine, merkez tarafından kullanılan yöntemlere ve Bakanlık tarafından ihtiyaç duyulan bilimsel ve teknik konularda gerekli çalışmalara ilişkin Bakanlığa tavsiye niteliğinde görüş verme görevi verildiği, Bakan Yardımcısının onayından sonra ise bu tavsiye kararlarının uygulanmaya başlandığı anlaşılmaktadır. Ülkemizde tıbbi genetik alanında yaşanan gelişmeler sonrası duyulan gereklilik dolayısıyla yayımlanan dava konusu Yönetmelik ile oluşturulan Komisyon üyelerinin Genel Müdür veya ilgili Genel Müdür Yardımcısı/Daire Başkanı başkanlığında, en az biri öğretim üyesi olmak üzere beş tıbbi genetik uzmanı ve bir çocuk genetik uzmanı olmak üzere toplam yedi kişiden oluşacağı yönünde düzenleme yapıldığı, böylece hizmetlerin geliştirilmesi ve kalitesinin artırılması amacıyla ve genetik hastalıklar değerlendirme işlemleri ile ilgili bilimsel tavsiye kararı alacak olan Komisyonun tıpta uzmanlık eğitimi neticesinde uzman olanlardan, ağırlıklı olarak da tıbbi genetik uzmanlarından teşkil ettiği, bunun yanı sıra Komisyonda çocuk genetik uzmanına da yer verildiği görülmektedir. Öte yandan, Yönetmeliğin 5. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, Başkan tarafından gerek görülmesi halinde yurt içinden veya yurt dışından uzmanların toplantıya davet edilebilmesi veya görüşlerinin alınabilmesi de mümkündür. Bu durumda, anılan Komisyonun oluşumunda yer verilen tıbbi genetik uzmanları ile çocuk genetik uzmanlarının sayılarına ilişkin belirlemede, Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği'nin amacı, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin niteliği ve Komisyonun görevleri göz önünde bulundurulduğunda, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Dava konusu Yönetmeliğin 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "tıbbi genetik uzmanı veya geçici 1 nci maddenin ikinci fıkrasında tanımlanan bir kişi" ibaresinin ve geçici 1. maddesinin ikinci fıkrasının incelenmesi: Dava konusu Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılan mülga Genetik Hastalıklar Tanı Merkezleri Yönetmeliği'nin 14. maddesine göre, klinik genetik, tıbbi genetik, tıbbi biyoloji ve genetik dallarında uzman veya bilim doktoru ünvanını almış bir tabibin genetik tanı merkezi sorumlusu olabilmesinin yanı sıra bu konularda uzmanlık veya bilim doktoru ünvanı olmayan, ancak bu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yurtiçi ve yurtdışında bu konularda çalışmaların yapıldığı bir merkezde beş yıl veya daha fazla bir süre çalışan ve yaptıkları çalışmaları ve yayınlarını belgeleyen ve belgeleri Komisyonca onaylanmış kişilerin de genetik tanı merkezi sorumlusu olarak görevlendirilebileceği düzenlenmişken; dava konusu Yönetmeliğin 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, -davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan haliyle- "Mesul müdür tarafından, tıbbi genetik uzmanı veya geçici 1 nci maddenin ikinci fıkrasında tanımlanan bir kişi merkez sorumlusu olarak görevlendirilir. Merkez, özel hastane bünyesinde açılacak ise, merkez sorumlusu olma yetkisini haiz her hekim için tıbbi genetik kadrosu bulunması zorunludur. Merkez sorumlusu merkezde tam zamanlı olarak görev yapar. Bir merkezde bu nitelikleri haiz birden fazla personel olması halinde, Müdürlüğe bildirmek ve izin almak kaydıyla izin, hastalık durumu gibi hallerde merkez sorumlusunun yerine vekâlet edebilir. Merkez açma yetkisini haiz kişiler adına sadece bir merkez sorumlusu belgesi düzenlenir. Mesai saatleri dışında başka Merkezde ancak ikinci hekim olarak, Müdürlüğe bildirilmek kaydıyla çalışabilir ayrıca kadro aranmaz." kuralına yer verilmiştir. Söz konusu hükümde atıf yapılan ve dava konusu edilen "Mevcut merkezlerin uyumu" başlıklı geçici 1. maddenin ikinci fıkrasında ise, "18/7/2009 tarihinden sonra doktora yapmış olan hekimler hiçbir şekilde uzman yetkisi kullanamazlar. 18/7/2009 tarihinden önce doktora yapmış ve bir genetik hastalıklar tanı merkezinde en az 2 yıl aktif olarak çalışarak genetik tetkikler yapmış ve raporlamış olduğunu belgeleyen hekimlerin Genetik Tanı Merkezi Sorumlusu olma hakları saklıdır." kuralı (11/1/2020 tarih ve 31005 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan düzeltme ile 10/1/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliğinin geçici 1. maddesinin ikinci fıkrasında sehven eksik yayımlanan “hekimlerin hakları” ibaresi “hekimlerin Genetik Tanı Merkezi Sorumlusu olma hakları” şeklinde değiştirilerek düzeltilmiştir.) yer almıştır. Davacı tarafından, Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği kapsamında merkez sorumlusu olarak görevlendirilecekler arasında çocuk genetik hastalıkları uzmanlarına da yer verilmesi gerektiği iddiasıyla dava konusu edilen düzenlemelerin iptali istenilmektedir. Ancak dava devam ederken, 08/01/2021 tarih ve 31358 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesi ile esas Yönetmeliğin 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin değiştirildiği ve merkez sorumlusu olarak görevlendirilecekler arasına çocuk genetik uzmanlarının da dahil edildiği görülmektedir. Bu hâliyle, davacının iddiaları da göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu Yönetmeliğin 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin davaya konu kısımları ile anılan düzenlemede atıf yapılan geçici 1. maddenin ikinci fıkrası yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine hukuki olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 10/01/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği'nin 5. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Komisyon, Genel Müdür veya ilgili Genel Müdür Yardımcısı/Daire Başkanı başkanlığında, en az biri öğretim üyesi olmak üzere beş tıbbi genetik uzman ve bir çocuk genetik uzmanı olmak üzere toplam yedi üyeden oluşur." cümlesi yönünden DAVANIN REDDİNE, 2. Dava konusu Yönetmeliğin 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "tıbbi genetik uzmanı veya geçici 1 nci maddenin ikinci fıkrasında tanımlanan bir kişi" ibaresi ve geçici 1. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istemi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3. Sonuç itibarıyla dava kısmen ret, kısmen karar verilmesine yer olmadığı ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...TL yargılama giderinin yarısına karşılık gelen... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısına karşılık gelen ... TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, yine aşağıda gösterilen ve müdahil tarafından yapılan toplam... TL yargılama giderinin yarısına karşılık gelen ...TL'nin davacıdan alınarak anılan müdahile verilmesine, diğer yarısına karşılık gelen ...TL'nin ise anılan müdahil üzerinde bırakılmasına, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, ... TL vekâlet ücretinin ise davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya ve davalı yanında müdahile iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 28/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.