4. Hukuk Dairesi 2014/10463 E. , 2015/6652 K. "" MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğeri aleyhine 01/08/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 10/04/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazı…
**4. Hukuk Dairesi 2014/10463 E. , 2015/6652 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğeri aleyhine 01/08/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 10/04/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesinde, davalıların sorumluluğu altında bulunan televizyon kanalının ana haber bültenlerinde, gizli kamera çekimleri sonucu elde edilen röportajlara yer verildiği ve bu durumun kişilik haklarına saldırı oluşturduğu ileri sürülmüştür. Cevap dilekçesinde ise, dava konusu haberlerin hukuka uygun olduğu savunulmuştur. Mahkemece, yayınların hukuka uygun bulunduğu ve düşünsel bağlılığın da korunduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir. Anayasa’nın “Haberleşme hürriyeti” başlıklı 22. maddesinde, herkesin haberleşme hürriyetine sahip olduğu ve haberleşmenin gizliliğinin esas olduğu belirtilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise Anayasa’da belirtilen ayrık durumlar dışında hiçbir şekilde haberleşmenin engellenemeyeceği ve gizliliğine dokunulamayacağı hususlarına yer verilmiştir. Günümüzde ulaşılan teknolojik gelişmeler sonucunda kişilerin her türlü özel konuşmalarının dinlenmesi veya en özel görüntülerinin izlenmesi ve kaydedilmesi mümkün hale gelmiştir. Nitekim son yıllarda kişilerin ses ve görüntüleri gizlice kaydedilerek kişi haklarının sık sık ihlali nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 132, 133 ve 134. maddelerinde haberleşmenin gizliliğinin ihlali, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması ile özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi eylemleri ayrı ayrı suç olarak düzenlenmiştir. Yine Anayasa’nın “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesi gereğince herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. Ayrıca Türk Medeni Kanunu’nun 49. maddesinde de kişilik haklarının saldırıya uğraması durumunda uygulanacak yaptırım belirtilmiştir.