11. Ceza Dairesi 2010/14818 E. , 2013/159 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : ..., ..., ...: a)765 sayılı TCK.nun 339/1, 80, 31 maddelere gereğince 4 yıl 8 ay hapis cezası ve 3 yıl kamu hizmetlerinden yasaklanma, I- Birleşen 2006/151 esas sayılı dosyada sanıklar ... ve ... hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçundan verilen beraat hükümlerine yönelen katılan SGK (Bağ-kur Genel Müdürlüğü) vekilinin temyiz itirazla…
**11. Ceza Dairesi 2010/14818 E. , 2013/159 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : ..., ..., ...: a)765 sayılı TCK.nun 339/1, 80, 31 maddelere gereğince 4 yıl 8 ay hapis cezası ve 3 yıl kamu hizmetlerinden yasaklanma, I- Birleşen 2006/151 esas sayılı dosyada sanıklar ... ve ... hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçundan verilen beraat hükümlerine yönelen katılan SGK (Bağ-kur Genel Müdürlüğü) vekilinin temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Ana dosyada sanıklar ..., ... ve ... hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçundan verilen "ortadan kaldırma" ve sanıklar ..., (birleşen 2003/149 esas sayılı dosyanın sanığı) ... hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen “beraat” ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından verilen "ortadan kaldırma" hükümleri ile, sanıklar ... ve ... hakkında "nitelikli dolandırıcılık" ve değişen suç vasfına göre "özel evrakta sahtecilik" suçlarından verilen "ortadan kaldırma" kararlarına yönelen şikayetçi SGK (Bağ-kur Genel Müdürlüğü) vekilinin; sanıklar ..., ... ve ... hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelen sanıklar ... ve ... ile müdafileri ve sanık ... müdafiinin; birleşen 2006/151 esas sayılı dosyada sanıklar ... ve ... hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen “beraat” hükmüne yönelen katılan SGK (Bağ-kur Genel Müdürlüğü) vekilinin temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde; 1- Birleşen 2006/151 esas sayılı dosyada, sanıklar ... ve ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlarından açılan davada usulüne uygun olarak katılan sıfatını alan SGK'nun (Bağ-kur Genel Müdürlüğü), bu dosyanın 22.09.2006 tarihli karar ile 2003/75 esas sayılı ana dosya ile birleştirilmesinden sonra ana dosyaya sunmuş olduğu 08.02.2008 tarihli dilekçesinde tüm sanıklar hakkında şikayetçi olduğunu belirtmesi ve 13.02.2008 tarihli oturumda yazılı beyanını tekrar etmesi karşısında; 5271 sayılı CMK'nun 238/2. maddesi uyarınca ana dosyada yer alan sanıklar ve birleşen 2003/149 esas sayılı dosyanın sanığı ... haklarında açılan kamu davalarına katılmak isteyip istemediği sorulmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi; 2- Ana dosyada sanıklar ..., ... ve ... hakkında gerçeğe aykırı reçete tanzim etmek suretiyle "resmi belgede sahtecilik" suçundan cezalandırılmaları talebiyle açılan davada; sanıkların yüklenen suçu kabul etmemesi, alınan bilirkişi raporlarının olayın aydınlanması yönünden açıklayıcı ve yeterli olmaması karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi amacıyla öncelikle Sağlık Bakanlığı müfettişlerince bu konuda bir soruşturma yapılıp yapılmadığının araştırılıp varsa soruşturma raporunun onaylı suretinin dosya arasına alınması, müşteki kurum müfettişlerince düzenlenen soruşturma raporları ve diğer belgelerin asılları veya onaylı suretlerinin de denetime olanak sağlayacak şekilde dosya arasına alınması, doktor olan sanık ...'nun diğer sanıklar ... ve ...'nın iştirakleri ile hangi reçete ve belgeleri sahte olarak hazırladığının ve suçun unsurlarının tespiti amacıyla, suça konu reçetelerin düzenlendiği sağlık kurumlarının poliklinik defterleri incelenerek, reçetelerde adı geçen hastaların kayıtlı olup olmadıkları, muayene edilip edilmedikleri ve uygulanan tedavilerin reçetelerde belirtilen teşhislerle uyumlu olup olmadığı, şahısların belirtilen hastalıklarının bulunup bulunmadığı, hangi sahte kupürlerin hangi reçetelerde kullanıldığının araştırılması, sanık ...'nun birkısım reçetelerdeki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını belirtmesi de dikkate alınarak savunmada geçen reçeteler üzerinde el yazısı ve imza incelemesi yaptırılması ve yine reçetelerde ilaçları teslim alan adına atılan imzaların aidiyetinin araştırılması, 25.06.2007 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda bir kısım reçetelerde yer alan Eprex 2000/4000 ve Neorecormen isimli ilaçlara ilişkin hastaların klinik kayıtlarının araştırılmasından sonra toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini ile her bir sanık yönünden varılan kanaatin dayandığı verilerin gerekçeye yansıtılması gerekirken, eksik inceleme sonucu soyut ifadelerle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi; 3- Birleşen 2006/151 esas sayılı dosyada; Fethiye merkez 3 no.lu sağlık ocağında görevli doktor sanıklardan ...'ın; diğer sanık ... adına 26.10.2001 ve 09.11.2001 tarihli, diğer hasta ... adına 20.11.2001 tarihli reçeteyi; adı geçen hastaların bizzat sağlık ocağına başvurmadıkları halde başvurmuşlar gibi sağlık karnelerine ilaç yazarak sahte reçete düzenlemek suretiyle "resmi belgede sahtecilik" suçlarını işledikleri iddiasıyla açılan davada; sanık ...'nın yargılama aşamasında verdiği savunmasında; sözkonusu sağlık ocağında muayene olduğunu, yazılan ilaçları almak için Hisarönü eczanesine gittiğinde görevlinin kendisine ilaçların eksik olduğunu söylemesi üzerine karnesinin bir gün eczanede kaldığını, verilen ilaçları aldığını, buna ilişkin imzanın da kendisine ait olduğunu belirtmesine rağmen; soruşturma aşamasındaki ifadesinde anılan sağlık ocağında sanık ...'a muayene olmadığını söyleyip ilaçları alan kısmındaki imzayı da kabul etmemesi şeklindeki çelişkili beyanları; yaptırılan imza incelemesi sonucunda düzenlenen 04.06.2007 ve 19.11.2007 tarihli bilirkişi raporlarında "adı geçenin kendisinin aldığını belirttiği reçete de dahil olmak üzere teslim alan imzalarını içeren 2 adet reçetedeki imzaların sanık ...'ya ait olmadığı" yönünde görüş bildirilmesi, yine reçete sahibi ...'ın soruşturma aşamasındaki ifadesinde sanık ...'a muayene olmadığını belirtmesi karşısında; sanık ... reçetelerinin yazılma tarihleri arasındaki zaman dilimi de dikkate alınarak Hisarönü eczanesi yetkilisinin belirlenip bu konuda tanık sıfatıyla dinlenmesi, ilgili sağlık ocağı kayıtlarının suç tarihinden geriye doğru zaman sürecinde araştırılarak adına reçete düzenlenen ... ve ...'ın daha önce de anılan sağlık ocağına gidip gitmedikleri, doktor sanığa ait muayene kayıtlarının bulunup bulunmadığı, reçetelerde belirtilen ilaçların varsa sanıkların hastalıklarıyla uyumlu olup olmadığının araştırılmasından sonra toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde beraat kararı verilmesi; Yasaya aykırı, katılan (müşteki) SGK (Bağ-kur Genel Müdürlüğü) vekilinin, sanıklar ... ve ... ile müdafileri ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.01.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.