Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ------- açtığını, müvekkilinin, yiyecek içecek işinde deneyimsiz olması nedeni ile işletmeci arayışına girdiğini ve yiyecek içecek işinde deneyimli olan ve yıllardır garsonluk işletmecilik yapan, davalı------- bahse konu meyhanenin açılışından itibaren, --- yıl süre ile çalışması işletme müdürlüğü yapması hususunda anlaştığını, davalı---- bahse konu anlaşma gereği, --- yıllık çalışması sonucunda ödenmek üzere davaya konu,---- bedelli çekin keşid
-Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Sigorta şirketiyle acentelik sözleşmesinin l5/04/2009 yılında bir yıllığına belirli süre için yapıldığını ve ( TTK. Madde 121/2; Belirli süre için yapılan bir acentelik sözleşmesinin, süre dolduktan sonra uygulanmaya devam edilmesi hâlinde, sözleşme belirsiz süreli hâle gelir.) süre bitiminde taraflarca sözleşmenin devamından Türk Ticaret Kanununun ilgili maddesi gereğince acentelik sözleşmesi belirsiz süreli olarak devam ettiğini, Kendilerinin acentelik sözleşme şartlarını harfiyen yerine getirdiğini, davalı tarafın menfaatlerini azami ölçüde koruyarak poliçe oluşturduğunu; ancak davalı taraf sözleşmeyi tek taraflı olarak ve hiçbir gerekçe göstermeksizin fesih ettiğini, Kendilerinin sözleşme sürecinde toplam 5.605.788,01 TL tutarında sigorta ürettiklerini ve bunun karşılığında 1.069.382,37 TL tutarında bir komisyon bedelinin kendileri tarafından iktisap edildiğini, Davalının fesih sonrası kendilerinin oluşturduğu portföyden yararlanmaya devam ettiğini, bu sebeple kazancın denkleştirilmesi gerektiğini ve bu konuda TTK'da denkleştirme talibi hakkında bire bir düzenleme bulunmadığı dönemde Yargıtay'ın TTK 134/2. Maddesini kıyasen uygulayarak portföy tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirttiğini, Sözleşmeden kaynaklanan reklam pazarlama risklerini kendilerinin göğüslediklerini, buna karşın davalının aynı bölgede diğer acenteleri aracılığıyla poliçe üretmeye devam ettiğini, Müşteri çevresi ve portföy oluşumunda davalı markasının tanınmışlık açısından hiçbir katkısının olmadığını ve portföyü kendi kişisel çabalarıyla oluşturduğunu, Kendisi, sözleşme devam etseydi poliçe üretmeye devam edeceklerini ve talep edecekleri tazminatın da hakkaniyet çerçevesinde olmuş olacağını, bu sebeplerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL tazminatı fesihten itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmişmiştir. 2-Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın sözleşmenin 21. Maddesine göre müşteri/denkleştirici tazminat talep edemeyeceğini, Denkleştirme isteminin yeni TTK 122. Maddesinde düzenlendiğini, maddeye göre davacının sağladığı yeni müşterilerin fesih sonrası katkılar sağlamaya devam etmesi gerektiğini, yine madde gereği hesaplamaya esas miktarların da belirlendiğini, Ancak tazminatın hesaplanmasında yeni müşterilerin dikkate alınarak, tazminat miktarının hesaplanmasında yeni müşterilerden edilecek net komisyonun dikkate alınması gerektiğini, bu durumda da müşterilerin sağladığı çıkarlar dikkate alınarak hakkaniyete uygun bir miktarın belirlenmesi gerektiğini, Davacının sözleşmenin genel şartları gereği yazılı izin almaksızın diğer sigorta şirketlerine aracılık edemeyeceğini aksi taktirde sözleşmenin 20/f düzenlemesine göre fesih sebebi olduğunu ve buna rağmen davalının 17/03/2010 tarihinde... Sigorta, 31/03/2011 tarihinde İse ...Sigorta Şirketinin acenteliğini üstlendiğini, bu sebeple sözleşmenin 20/f düzenlemesinden ötürü feshin haklı gerekçe ile gerçekleştiğini, bu halde haksız olan davacının denkleştirme talebinde bulunamayacağını, bu sebeplerle davanın reddini talep ettiklerini ve zarar doğmamış olduğundan temerrüt de olmayacağından faiz isteminin de reddini talep etmiştir.