Kâr payı, sadece net dönem kârından ve bunun için ayrılmış yedek akçelerden dağıtılabilir. Kâr payı dağıtımına ancak, kanun ve şirket sözleşmesi uyarınca ayrılması gereken kanuni yedek akçelerle, şirket sözleşmesinde öngörülmüş yedek akçeler ayrıldığı takdirde karar verilebilir.Şirket sözleşmesi ile aksi öngörülmedikçe, kâr payı, esas sermaye payının itibarî değerine oranla hesaplanır; ayrıca yerine getirilen ek ödeme yükümlülüklerinin tutarı da kâr payının hesaplanmasında itibarî değere eklenir
davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin %25 oranında hissedarı olduğunu, şirketin kuruluşundan beri kar etmesine rağmen kar dağıtmadığını, şirket yetkililerinin şirketin tüm imkanlarını kendi menfaatlerine seferber ettiğini, şirket müdürünün kullandığı yatın masraflarının da şirkete ödettirildiğini, müvekkilinin şirket kayıtlarını incelemesine izin verilmediğini, sonradan verilen izinle incelendiğinde kayıtların manipüle edildiğinin görüldüğünü, ayrıca şirketin tescilli tek markasınında çeşitli ilişkilerle devredildiğini, şirket ortağı olan ...’nun FETÖ ile bağlantılı olduğunu, şirket kayıtlarında bu bağlantıyı gösteren satış kayıtları bulunduğunu, müvekkilinin gelinen aşamada ortaklıktan ayrılma talebini davalı şirkete ilettiğini ancak yanıt alamadığını,şirket ana sözleşmesinde pay devrinin genel kurulun iznine tabi bulunduğundan müvekkilinin bedeli mukabilinde ortaklıktan çıkma dışında bir seçeneğinin kalmadığını ileri sürerek TTK 595/5 maddesi gereğince müvekkilinin sermaye payının gerçek değerinin ödenerek ortaklıktan çıkarılmasına,bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde davalı şirketin feshine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının iddiasının aksine şirket sözleşmesinde devir yasağı bulunmadığı gibi, genel kurul onay talebinin de bulunmadığını, davacının kar dağıtımı ve kayıtların incelenmesi talebinin bulunmadığını, ana sözleşmenin 12. maddesine göre kar dağıtımı için ortalar kurulu kararı gerektiğini ve bu yönde alınmış bir ortaklar kurulu kararı olmadığını, davacının belirttiği yatın şirkete ait olduğunu ve masraflarının da şirketçe ödenmesinin de doğal olduğunu, davacının marka devri yapıldığı iddiasının da doğru olmadığını, devredildiği söylenen markanın davalı şirkete ait bulunmadığını, ortak ...’nun sahip olduğu hissenin bizzat davacı tarafından verildiğini, davacının şirketin fetö ile bağlantılı gösterme iddialarının doğru olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.