1. Hukuk Dairesi 2024/2173 E. , 2025/2997 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, süresi içinde davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma talebi değerden reddedilerek temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünül
**1. Hukuk Dairesi 2024/2173 E. , 2025/2997 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, süresi içinde davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma talebi değerden reddedilerek temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Ömerli ilçesi, ... , Köy içi mevkiinde bir ev ve arsasının davacıya miras yoluyla intikal ettiğini, davacının 1990'lı yıllarda köy boşaltmaları sebebiyle İzmir'e yerleştiğini, köyüne döndükten sonra davalılardan Ramazan Yılmaz'ın atık sularını arsasından geçirdiğini, civar evlerin hayvan tezek ve gübrelerini içine attıklarını, davacının arsası içindeki atıkları temizlemek için kepçe kiraladığını, duvar örmek için inşaat ustası tuttuğunu ancak bu işlemler sırasında davalılar Ramazan Yılmaz ve İbrahim Yılmaz'ın yapılan çalışmaları engellediklerini, dava konusu taşınmazın 200 yıldır zilyetliklerinde bulunduğunu, bu sebeple 200 metrekarelik taşınmaz bölümünün davacı adına tescilini ve davalıların çekişmeli taşınmaza müdahalelerinin menini talep ederek Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır. Yargılama sırasında davacının vefatı üzerine mirasçıları davaya devam etmiştir. II.CEVAP Davalılar, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Ömerli Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; Mahkemenin 25.12.2012 tarih ve 2011/15 Esas, 2012/136 Karar sayılı kararı ile; dosya görevsizlik nedeniyle Ömerli Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Ömerli Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, Mahkemenin 07.11.2013 tarih ve 2013/52 Esas, 2013/77 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 131 ada 17 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit tarihine kadar davalı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu, davacının bu durumun aksini ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline, Hazine ve köy tüzel kişiliği aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından temyizi üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 29.04.2014 tarih ve 2014/1476 Esas, 2014/5077 Karar sayılı kararıyla; davacının dava konusu ettiği taşınmaz bölümünün bir kısmının yol olarak tescil harici bırakılan kısımda yer alması nedeniyle Mahkemece verilen hükmün dosya kapsamına uygun olmadığı, bu tür davalarda Hazine ile ilgili kamu tüzel kişisinin yasal hasım olduğu, Mahkemece Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, bu bölüme ilişkin kadastro tutanağı düzenlenmediğinden uyuşmazlığı çözme görevinin Asliye Hukuk Mahkemesinde olduğu açıklanarak ve 131 ada 17 parsel sayılı taşınmaza ilişkin yapılan yargılamanın da eksik olduğu belirtilerek karar bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında Kadastro Mahkemesinin 2014/258 Esas sayılı dosyasında 19.12.2014 tarihli kararıyla dava konusu olan tescil harici bölüme yönelik dava tefrik edilmiş; Kadastro Mahkemesinin 27.03.2015 tarihli ve 2014/260 Esas, 2015/66 Karar sayılı kararıyla davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Görevsizlik kararı ile dosyanın geldiği Ömerli Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; Mahkemenin 21.09.2016 tarih ve 2015/180 Esas, 2016/240 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın yol olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 07.04.2021 tarih ve 2017/5791 Esas, 2021/3407 Karar sayılı kararıyla; davada ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının da taraf olması gerektiği gibi Mahkemece yapılan araştırmanın da eksik olduğu belirtilerek uydu fotoğraflarından da yararlanılmak suretiyle taşınmazla ilgili imar-ihya ve zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinilerek karar bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; dava konusu taşınmazın kullanımının imar-ihyaya ilişkin olmadığı, dava tarihinden geriye doğru 20 yıllık nizasız fasılasız zilyetliğin bulunmadığı, bu nedenle davacı adına tescil şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece hatalı değerlendirme yapıldığını, kararın hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın davacıya ait olduğunu ve onun tarafından kullanıldığını, tanıkların da bu durumu beyan ettiklerini, çekişmeli taşınmazın sağındaki ve solundaki yapıların davacıya ait olması nedeniyle dava konusu taşınmazın davacıya ait olmayacağının düşünülemeyeceğini, Mahkemece davacı ile husumetli ve taşınmazı bilmeyen tanıkların beyanlarının dikkate alındığını, çekişmeli taşınmazın yol veya köy boşluğu vasfında olmadığını, davacının kullanımında olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tescil istemine ilişkindir. Kadastro sonucunda, Mardin ili, Ömerli ilçesi, ... köyünde bulunan çekişmeli taşınmaz bölümü yol olarak tescil harici bırakılmıştır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın Ömerli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.