22. Hukuk Dairesi 2011/10081 E. , 2012/3349 K. "" MAHKEMESİ : Trabzon İş Mahkemesi TARİHİ : 05/10/2010 Davacı, davalı şirketin personeli olarak 21/09/2004 tarihinden itibaren çalışmakta iken 30/04/2010 ve 06/05/2010 tarihlerinde raporlu olup 07/05/2010 tarihinde işbaşı yapması gerektiği halde 07/05/2010 ve 12/05/2010 tarihleri arasında beş iş günü işe gitmediği gerekçesiyle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesi gereğince iş akdinin feshedildiğini, rapordan sonra yeğeni vefat …
**22. Hukuk Dairesi 2011/10081 E. , 2012/3349 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Trabzon İş Mahkemesi TARİHİ : 05/10/2010 Davacı, davalı şirketin personeli olarak 21/09/2004 tarihinden itibaren çalışmakta iken 30/04/2010 ve 06/05/2010 tarihlerinde raporlu olup 07/05/2010 tarihinde işbaşı yapması gerektiği halde 07/05/2010 ve 12/05/2010 tarihleri arasında beş iş günü işe gitmediği gerekçesiyle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesi gereğince iş akdinin feshedildiğini, rapordan sonra yeğeni vefat ettiğinden şirkete durumu telefon ile bildirdiğini, kendisine mazeretinin kabul edildiğinin bildirildiğini, cenazeden sonra işe gittiğinde işverence kendisine görevinde değişiklik yapılacağı, bu süre içerisinde ihtiyaçları olduğunda çağrılıp hangi bölümde çalışacağının bildirileceği söylendiği halde 14/06/2010 tarihinde şirkete çağrıldığında işverence iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının 7 gün istirahat raporu aldığını, raporun bitiminde görevine başlaması gerekirken mazeretsiz olarak ve kesintisiz 5 gün süre ile işe gelmediğini, bunun üzerine 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesi gereğince iş sözleşmesinin fesih edildiğini, görevlendirildiği birimlerde uyum sağlayamayan davacının iş akdinin feshi yoluna gidilmediğini, problemli olduğu birimlerden alınarak başka yerlerde görevlendirildiğini, kendisine gerekli kolaylığın sağlandığını, iş sözleşmesinin feshinin en son çare olarak gerçekleştiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davacının mazeretsiz olarak işe gelmediği belirtilen 07/05/2010 günü cenazesinin olduğu ve bu durumu şirket ile çalıştığı birime telefonla bildirmek suretiyle izin aldığı 07/05/2010 gününü takip eden ilk mesai günü olan 10/05/2010 günü de çalışmak üzere iş yerine gittiği, işverence yapılan feshin haksız ve geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde çalışmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan sayısı bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşçi sayısına ilişkin bu hüküm nispi emredici olduğundan, daha az işçi sayısını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir. Otuz işçi sayısının belirlenmesinde fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih itibariyle belirli-belirsiz süreli, tam-kısmi süreli, daimi-mevsimlik sözleşmelerle çalışan tüm işçiler dikkate alınır.