İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :04/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ :04/12/2025 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/04/2022 tarih, 2018/980 Esas ve 2022/383 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketler ile davalı şirket arasında başta un alışverişi olmak üzere mal alım satımından kaynaklı ticari ilişki …
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1639 KARAR NO : 2025/2598 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/04/2022 NUMARASI : 2018/980 Esas ve 2022/383 Karar DAVACILAR : 1 -... ... VEKİLİ : Av. ... : 2 -... ... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :04/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ :04/12/2025 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/04/2022 tarih, 2018/980 Esas ve 2022/383 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketler ile davalı şirket arasında başta un alışverişi olmak üzere mal alım satımından kaynaklı ticari ilişki bulunduğunu, davacı şirketlerin gerek kendilerinin keşide ettiği gerekse diğer şirketin keşide ettiği 5 adet çekin sipariş avansı olarak davalıya verildiğini, davalı tarafından sipariş avansı olarak verilen çeklere karşılık mal gönderilmediğini ve bedelsiz kalan çeklerin istenilmesine rağmen müvekkili şirkete iade edilmediğini, davalıya sipariş avansı olarak verilen ... Bankası ... caddesi Şubesine ait keşidecisinin ... Un şirketi olan ... çek nolu 10/08/2018 keşide tarihli 89.000,00.TL bedelli, ... Şubesine ait keşidecisi ... Petrol Ltd. Şti olan ... çek nolu, 15/10/2018 keşide tarihli 62.000,00.TL, ... çek seri nolu, 01/11/2018 keşide tarihli 40.000,00.TL, 6991207 çek nolu 2/12/2018 keşide nolu, 129.545,00.TL bedelli çeklerden dolayı müvekkillerinin borçlu olmadıklarını, çekleri ödemek zorunda kalacaklarını, davalı tarafından çeklerin müvekkillerine iade edilmediğini belirterek bu çeklerle ilgili teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilerek icra takibi yapılmasının durdurulmasına, ... Şubesine ait keşidecisi ... Petrol Ltd. Şti olan 6991207 çek nolu 20/12/2018 keşide nolu, 129.545,00 TL bedelli çek için ödeme yasağı kararının verilmesine, diğer çekler nedeniyle müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitine ve çeklerin iptallerine, davalının %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından çeklerin avans olarak verilmediğini, müvekkili firma ile davacılar arasında cari olarak ticari ilişkiden kaynaklı bir borcun söz konusu olmadığını, davacıların müvekkili firmanın alacağına karşı çek verdiklerini, fakat çeklerin gününde ödenmediğini, müvekkili şirketin .... İcra müdürlüğü'nün 2018/12891 E ve 2018/13063 E sayılı dosyalarında borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığını ve borçluların borca ve imzaya itiraz etmediklerini, takibin kesinleştiğini, müvekkili firmanın ticari defterleri ve faturalarında borçlu firmalara verilen mal karşılığında fatura kesildiğini belirterek haksız ve yersiz davanın reddine, itiraz eden davacılar aleyhine dava değerinin %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminat hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/04/2022 tarih, 2018/980 Esas ve 2022/383 Karar sayılı kararında, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacılar tarafından keşide edilerek davalıya verilen çeklerin avans olarak verildiği ve bedelsiz kaldıklarını ispat yükünün davacıda olduğu, bu konuda yazılı bir delil gösterilmediği, 05/03/2018 tarihli protokolün davaya konu çekleri kapsamadığı, çeklerin keşide tarihinin protokolden sonraya ait olduğu, davacıların ve davalının defterlerinin usulüne uygun sekilde düzenlenip düzenlenmediğinin tespit edilemediği, defterlerin birbirini teyit etmediği, alacak ve borç durumunun tespiti için faturaların ve ödeme belgelerinin tamamının ibraz edilmesi gerektiği, kesin süre verilmesine rağmen bu belgelerin ibraz edilmediği, davacının yemin deliline dayanmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; mahkemenin davanın reddine dair kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasında sürekli bir ticari ilişki mevcut olduğundan taraflar arasındaki geçmiş ilişkileri kapsamında güven unsuru oluştuğu, tarafların birbirlerine arada bulunan güven ve ticari teammüler gereği sipariş avansı olarak çek verdiğini, davalı tarafın sipariş avansı olarak verilen çeklere karşılık mal göndermediği gibi bedelsiz kalan çekleri istenilmesine rağmen geri iade etmediği, müvekkili şirketin sahibi olan aile mensuplarının haksız olarak yapılan soruşturma neticesinde tutuklanmaları nedeniyle davalının bu durumu fırsat görmek suretiyle sipariş avansı olarak aldığı çeklerden kaynaklı malları teslim etmediği, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi ek raporunda davacı müvekkillerinin davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının dava konusu çeklerden kaynaklı sipariş konusu malları müvekkili şirketlere teslim ettiğinin kanıtlayamadığının tespit edildiği, ispat yükünün davalıda olmasına rağmen hatalı değerlendirme sonucu ispat yükünün davacı müvekkil şirketlerde olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, davalının tasfiye protokolü sonrasında davacı müvekkillerine 23.700,00 TL fatura dışında mal vermediği kendi kayıtları ile sabit olmasına rağmen dava konusu çekleri sipariş avansı dışında teslim aldığını ispatlaması gerektiğini, alış satış faturaları ile ve diğer gider faturalarının ve banka hesap hareketlerinin mahkeme çalışanına teslim edildiği, mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile ibralaşmayı dikkate almadığı, tasfiye protokolüne konu taşınmazların davalı şirket temsilcisine devredilip devredilmediğinin araştırılmadığı, tasfiye öncesi dönemde gelen alacak borç bakiyesini esas alan hatalı ve sunulan fatura ve banka hesap hareketleri incelenmeden eksik inceleme ile düzenlenen bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, açıklanana nedenlerle .... Asliye Ticaret Mahkemesi ilamının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava Kıymetli Evraktan Kaynaklanan Menfi Tespit istemine ilişkindir. Davacılar vekili tarafından, taraflar arasında başta un alışverişi olmak üzere mal alım satımından kaynaklı ticari ilişki bulunduğunu, davacı şirketlerin gerek kendilerinin keşide ettiği gerekse diğer şirketin keşide ettiği 5 adet çekin sipariş avansı olarak davalıya verildiğini, davalı tarafından sipariş avansı olarak verilen çeklere karşılık mal gönderilmediğini ve bedelsiz kalan çeklerin istenilmesine rağmen iade edilmediğini belirterek davacıların borçlu olmadıklarının tespitine ve çeklerin iptallerine karar verilmesini talep etmiş davalı vekili ise davacılar tarafından çeklerin avans olarak verilmediğini, davacıların davalı firmanın alacağına karşı çek verdiklerini, fakat çeklerin gününde ödenmediğini, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş ve işbu karara karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Menfî tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır: Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü, hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (HMK m. 190; MK m.6).Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, s:143). (HGK'nın 16/04/2019 tarih ve 2017/19-832 Esas, 2019/459 Karar) 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207. Maddesinde; "Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." düzenlemesine yer verilmiştir. Çek bir ödeme vasıtası olup, kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerekir. BK'nun 207. maddesi uyarınca aslolan peşin satış olup, peşin satışta malın ve bedelinin aynı anda verildiği kabul edilmektedir. Somut olayda, davacı tarafından, belirtilen ilke ve yasal karinenin aksinin iddia edilip, verilen çek karşılığında kendisine malın teslim edilmediği, çekin avans karşılığı verilip bedelsiz kaldığı ileri sürüldüğünden, bu iddianın usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerektiği, TBK'nun 207/2. maddesi gereğince, satış sözleşmelerinde sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü oldukları, bu çerçevede çekin ödeme vasıtası olması nedeniyle avans olarak verildiğinin, davacı tarafça 6100 sayılı HMK'nun 200. maddesindeki ispat kuralları uyarınca ispat edilmesi gerektiği, çekin ödeme vasıtası olması sebebiyle, avans olarak verildiğinin ve mal teslimi yapılmadığının davacı tarafından HMK'nun 200. Maddesindeki ispat kuralları uyarınca ispatı açısından herhangi bir yazılı delil sunulmadığı, davacı tarafından sunulan belgelerin ve banka hesap hareketlerinin dava konusu çeklerin avans olarak verildiğini ispatlar nitelikte olmadığı, 05/03/2018 tarihli protokolün davaya konu çekleri kapsamadığı,davacının yemin deliline dayanmadığı ,ispat yükü kendisinde olan davacının iddiasını ispatlayamadığı, bu nedenle, mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olup, davacılar vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davacılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 80,70.TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70.TL istinaf karar harcının davacılardan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361 maddesince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere ve oybirliğiyle karar verildi. 04/12/2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır