8. Hukuk Dairesi 2023/1431 E. , 2024/7439 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2017/37 E., 2022/63 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmi…
**8. Hukuk Dairesi 2023/1431 E. , 2024/7439 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2017/37 E., 2022/63 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı karşı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle "... dava uygulama kadastro tutanağı ile oluşan durumun gerçeğe uygun olmadığı iddiası ile açıldığı halde mahkemece, davada husumet yöneltilen davalı şahısların hangi parsellerin malikleri olduğunun belirlenmediği, bu kişilere ait taşınmazların tutanak asılları getirtilerek gerekli araştırmanın yapılmadığı, enetime imkan vermeyen soyut içerikli yetersiz fen bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulduğu açıklanarak, yetersiz inceleme ve araştırmaya dayanılarak hüküm kurulmasının ve kabule göre de, uygulama kadastro davaları mülkiyete yönelik olmadığı halde uygulama kadastro tutanağı gibi tescile karar verilmesi gerekirken hükümde mülkiyete ilişkin tescil hükmü kurulmasının isabetsizliğine ..." değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "... taşınmazın tesis kadastrosu takeometrik yöntem ile yapılmış olup takeometrik ölçü krokisinde takeometrik değerler (açı, mesafe, poligon) bulunmadığından taşınmazın takeometrik değerlerinin uygulama kabiliyetinin bulunmadığı, 1961 ve 2018 yılı ortofoto haritası ile 1975 ve 1977 yılı hava fotoğraflarında davacı ve davalılara ait taşınmazlar üzerinde ağaçlıkların bulunması sebebiyle sabit sınırlar ile zemin durumunun tespit edilemediği, tesis ve yenileme kadastro paftasının çakıştırılmasında her iki paftada birbiri üzerine aplike olmuş olup ufak farklılıkların ise tecviz sınırları içerisinde kaldığının anlaşıldığı, birleşen davalarda dava konusu edilen 167 ada 61, 60 parsel sayılı taşınmazların askı ilanının 22.08.2011 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 05.12.2021 tarihinde askı ilanının kesinleşmesinden yaklaşık 10 yıl sonra açıldığı, bu nedenle davaya bakmanın Asliye Hukuk Mahkemesinin görevinde olduğu ..." gerekçesiyle, davacı ...'nun davasının reddine, birleşen davalarda dava konusu edilen 167 ada 61, 60 parsel sayılı taşınmazlar yönünden mahkemesinin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı - karşı davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.