(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/415 E. , 2009/6772 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı Bankadan almış olduğu kredi kartı borcunu ödeyemediğinden aleyhinde takip başlatıldığını, Sosyal Sigortalar Kurumundan almakta olduğ
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/415 E. , 2009/6772 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı Bankadan almış olduğu kredi kartı borcunu ödeyemediğinden aleyhinde takip başlatıldığını, Sosyal Sigortalar Kurumundan almakta olduğu maaşının 1/4’ünün, her ay haczen kesilerek, düzenli olarak icra dosyasına yatırıldığını, oysa ki Sosyal Sigortalar Kurumundan almakta olduğu maaşına haciz konulmasının yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, maaşından kesilen aylıkların yasal faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın, “icra memurunun işlemini şikayet niteliğinde” olduğu, uyuşmazlığın icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesi tarafından incelenmesi gerektiği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacı, kredi kartı borcu nedeniyle davalı tarafından başlatılan icra takibinde, Sosyal Sigortalar Kurumundan almakta olduğu maaşından yasaya aykırı olarak kesinti yapıldığı iddiası ile, kesinti miktarlarının ödetilmesi istemiyle eldeki davayı açmış, mahkemece “davanın icra mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle” davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar, İcra Müdürlüğünde yapılan işlemler nedeniyle, şikayet yoluyla İcra Tetkik Merciine başvurulması mümkün ise de, sınırlı yetkili bir mahkeme olan İcra Tetkik Merciinin, takip hukukuna ilişkin olan kararları, sadece takip hukuku bakımından geçerli olup, mahkemelerde açılan davalarda maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğinden, davacının tetkik merciine başvurmayı tercih 2009/415-6772 etmeyerek, aynı nedenle borçlu olmadığının tespiti veya istirdat istemiyle genel mahkemelerde veya uyuşmazlığın niteliği ve tarafların sıfatına göre özel mahkemelerde dava açma yoluna gitmesi de mümkündür. Aksinin kabulü, maddi anlamda kesin hükmün neticelerinden faydalanmak isteyen davacının Anayasa gereğince teminat altına alınan hak arama ve dava açma özgürlüğünün kısıtlanması anlamındadır. O halde İcra Tetkik Merciinde şikayete tabi olsa da, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanuna göre, banka kredi kartı borcundan kaynaklanan dava konusu uyuşmazlık nedeniyle, Tüketici Mahkemesinde açılan ... bu davada, mahkemece işin esası incelenerek, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın dar yetkili ve takip hukuku ile ilgili bir mahkeme olan İcra Tetkik Merciinde çözümlenmesi gerektiğinden bahisle, davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 2-HUMK.nun 25. maddesinin 3. fıkrasında, “Yargıtay’ca verilen mercii tayini kararları ile temyiz incelemesi sonucu kesinleşen göreve ve yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar” hükmü bulunmakta olup, daha önce davanın açıldığı Sulh Hukuk Mahkemesince, “davada Tüketici Mahkemesinin görevli olduğundan” bahisle verilen görevsizlik kararı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesince 2006/6056 E, 2008/9340 K sayılı kararla 26.5.2008 tarihinde onanmış olduğundan, anılan yasa hükmü gereğince de, dava konusu uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi tarafından çözümlenmesi gerekli olup, mahkemece HUMK’nun 25/3. maddesinin gözardı edilmiş olması da ayrıca bozma nedenidir. SONUÇ: Yukarda 1. ve 2. bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 18.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.