TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR SONGÜL CENGİZ ORAL VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2018/36542) Karar Tarihi: 18/11/2020 Başvuru Numarası : 2018/36542 Karar Tarihi : 18/11/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUNYusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Raportör : Tuğba YILDIZ Başvurucular : Songül CENGİZ ORAL ve diğerleri (bkz. ekli tablonun B sütunu) Başvurucular Vekili : Av. Ekrem TAŞKİN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR SONGÜL CENGİZ ORAL VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2018/36542) Karar Tarihi: 18/11/2020 Başvuru Numarası : 2018/36542 Karar Tarihi : 18/11/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUNYusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Raportör : Tuğba YILDIZ Başvurucular : Songül CENGİZ ORAL ve diğerleri (bkz. ekli tablonun B sütunu) Başvurucular Vekili : Av. Ekrem TAŞKİN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesine dayalı olara k iş akdine son verilmesi üzerine açılan işe iade davasının esası incelenmeden reddedilmesi nedeniyle adi l yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme hakkının ihlal edildiği i ddiasına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜRECİ2. Başvurular muhtelif tarihlerde yapılmıştır.3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön i ncelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. 4. Ekli tablonun (A) sütununda numaraları belirtilen başvuruları n konu yönünden irtibatları nedeniyle 2018/36542 numaralı başvuru ile birleştir ilmesine ve incelemeni n 2018/36542 numaralı başvuru üzerinden sürdürülmesine karar veri lmiştir. 5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafında n yapılmasına karar verilmiştir. 6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve es as incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. 7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 71. maddesinin ( 2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana ilişkin olduğu değ erlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine karar verilmiştir. Başvuru Numarası : 2018/36542 Karar Tarihi : 18/11/2020 3III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili ola ylar özetle şöyledir: A. Arka Plan Bilgisi 9. Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî bir darbe teşebbüsüyl e karşı karşıya kalmıştır. Devletin yetkili organları tarafından tehdit değerle ndirmesi yapılarak demokratik anayasal düzene, bireylerin temel hak ve hürriyetlerine, millî güvenliğe yönelik tehdit oluşturan tüm terör örgütlerine ve illegal yapılanmalara karşı tedbirler alınması kararlaştırılmıştır (ayrıntılar için bkz. Ayd ın Yavuz ve di ğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017). 10. Anılan tedbirler kapsamında olağanüstü hâl ilan edilmiş ve o lağanüstü hâl kanun hükmünde kararnameleri çıkarılmıştır. Bu çerçevede 22/7/2 016 tarihinde kararlaştırılan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Ted birlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (667 sayılı KHK) 23/7/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 11. 667 sayılı KHK'nın 4. maddesinde devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna Millî Güvenlik Kurulunca karar verilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla i rtibatı olduğu değerlendirilen her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edil en personelin kamu görevinden çıkarılmaları öngörülmüştür. 12. 667 sayılı KHK, 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'un 2 9/10/2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi sonucunda kanunlaşmıştır. B. Somut Başvurulara İlişkin Olay ve Olgular 13. Başvurucular, Kızıltepe Belediyesine (Belediye) hizmet veren özel şirketlerde (Şirket) işçi olarak çalışmakta iken Kızıltepe Belediye Başkanl ığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün fesih yazısı ve ekli listesiyle başvurucuların ter ör örgütü ile iltisaklı olduklarının bildirilmesi üzerine Belediye, iş akitlerinin fesh edilmesini Şirketten istemiştir. Şirket, bu talep üzerine başvurucuların iş akdini feshetmiştir. 14. Başvurucular, iş akdinin usulüne uygun olarak feshedilmediği ni ve fesih için somut bir olguya dayanılmadığını belirterek işe iade istemiyle Şirket ve Belediye aleyhine dava açmıştır. Davalı Belediye cevap dilekçesinde, 667 sayılı K HK'nın 4. maddesi gereği millî güvenliği tehdit eden yapılar ile irtibatı ve iltisakı ol abileceği değerlendirilen kişilerin KHK gereği ilişiğinin kesildiğini, işten çıkarma kararını veren in belediye değil çıkarılan KHK gereğince Bakanlar Kurulu olduğunu, husumetin yanlış yere y önlendirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı Şirket ise işe a lım ve iş akdinin feshinin asıl işveren konumundaki Belediyenin tasarrufunda olduğunu belirtmiş tir. 15. Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesi, İş Mahkemesi sıfatıyla bak tığı davaları n reddine karar vermiştir. Mahkeme kararlarında; başvurucuların M illî Güvenliği tehdit eden yapılar ile irtibatlı ve iltisaklı oldukları gerekçesiyle 667 s ayılı KHK'ya dayalı olarak iş akitlerinin feshedildiği aynı maddenin (2) numaralı fıkrası uya rınca da bu kişilerin bir dah a kamu hizmetinde çalıştırılmasının mümkün olmadığı gerekçesine y er verilmiştir. Başvuru Numarası : 2018/36542 Karar Tarihi : 18/11/2020 416. Başvurucular, karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. Gazi antep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) başvurucula rın istinaf istemlerini reddetmiştir. Kararda; şüphe feshi kavramı üzerine durulmuş ve Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün fesih yazısı ile başvurucular ın PKK terör örgütü yapılanması ile irtibatı olduğunun bildirilmesi üzerine davalı işveren bakımından iş sözleşmesinin devam etmesinde yasal engel bulunduğu vurgulanmış tır. 17. Nihai kararların tebliğinin ardından başvurucular süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur. IV. İLGİLİ HUKUK 18. İlgili hukuk için bakınız Berrin Baran Eker ([GK], B. No: 2018/23568, 2/7/2020, 20-35). V. İNCELEME VE GEREKÇE19. Mahkemenin 18/11/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda baş vuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucuların İddiaları 20. Başvurucular; işverence iş akitlerine KHK gereği son verildi ğinin belirtilmesine rağmen terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduklarına dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmadığını, bu nedenle masumiyet karinesinin ihlal edildiğin i ve aynı durumdaki kişilerin bir kısmı hakkında işe iade kararı verilirken kendi davalarının reddedilmesinin eşitlik ilkesini ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini iddia etmiştir. B. Değerlendirme 21. Anayasa nın Hak arama hürriyeti kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünd e davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir. 22. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hu kuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsi fini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Somut olayda başvurucuları n temel iddiası; Belediye tarafından gönderilen bilgilerin derece mahkemelerince yeterli kabul edilerek esası hakkında herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan işe iade davalarının reddedilmesidir. Bu nedenle başvurucuların iddialarının adil ya rgılanma hakkı kapsamındaki mahkeme hakkı yönünden incelenmesi gerektiği değerlendirilmişti r. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden 23. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine ka rar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan mahkeme h akkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gere kir. Başvuru Numarası : 2018/36542 Karar Tarihi : 18/11/2020 52. Esas Yönünden a. Genel İlkeler 24. Anayasa Mahkemesi eldeki başvuruda uygulanacak ilkeleri başv uruya benzer olgu ve iddiaları içeren Berrin Baran Eker kararında belirlemiştir ( Berrin Baran Eker 53-60). Anılan kararda belirtildiği üzere demokratik bir toplum da vazgeçilmez bir hak niteliğindeki adil yargılanma hakkının güvencelerinden biri ola n mahkeme hakkı; uyuşmazlığın bir mahkeme önüne getirilebilmesini, dava konusu e dilen uyuşmazlığa ilişkin esaslı iddia ve savunmaların yargı merciince incelenerek değerl endirilmesini ve bir karara bağlanmasını, ayrıca verilen kararın icra edilmesini gerektirir . Buna göre mahkeme hakkı; mahkemeye erişim hakkı, karar hakkı ve kararın icrası haklarını içerir ( Berrin Baran Eker 55). 25. Mahkemenin, önündeki uyuşmazlığı karara bağlarken taraflarda n birinin iddia ve savunmasına bağlı kalarak buna karşı diğer tarafın öne sürdü ğü esaslı itirazları tartışmadan yargılamayı sonuçlandırması hâlinde -ortada şeklî anlamda bir k arar bulunsa bile- gerçek anlamda bir yargılama yapıldığından bahsedilemeyecektir. Bu dur umda uyuşmazlığa karşı yargı yolunun teorik olarak açık olması pratikte bir anlam ifad e etmeyecek, böylece mahkeme hakkı ve dolayısıyla adil yargılanma hakkı bir yanılsam adan ibaret kalacaktır (Berrin Baran Eker 56). 26. Diğer taraftan mahkemelerin, önündeki uyuşmazlığın esasını i ncelememesi sadece adil yargılanma hakkını zedelemekle kalmaz; aynı zamanda davanın konusunu oluşturan medeni hakkın bağlantılı bulunduğu diğer (maddi) hak ve özgürlükler yönünden etkili başvuru hakkının ihlal edilmesine de yol açabilir. Yargı sal başvuru yolları, çoğunlukla bir hak veya özgürlükle bağlantılı uyuşmazlıkların çözüme kavuş turulması amacıyla ihdas edilmiştir. Kişiler dava açmak suretiyle mahkemelerden hak ve ö zgürlükleriyle ilgili olarak yargısal koruma talep etmektedir. Bireylerin yargısal koruma ta leplerine cevap vermek, bu bağlamda dava konusu uyuşmazlığın esasını inceleyerek iddia ve savunmaları değerlendirdikten sonra davayı karara bağlamak yargı mercilerin in anayasal yükümlülüğüdür (Berrin Baran Eker 57). 27. Bununla birlikte adil yargılanma hakkı davanın sonucuna yöne lik bir güvence içermemekte yargılama sürecinin adil olarak yürütülmesini temin edecek birtakım usul güvenceleri sunmaktadır. Dolayısıyla bireysel başvuru incelemel erinde adil yargılanma hakkı kapsamında değerlendirme yapılırken davanın sonucuna ilişkin bi r çıkarım yapılması mümkün değildir. Anayasa Mahkemesinin tarafların öne sürdüğü ve esasa etkili olan iddiaların -mahkeme hakkının gereği olarak- derece mahkemelerin ce işin mahiyetinin gerektirdiği ölçüde incelenip incelenmediğini denetleme görevi bulunmaktadır ( Berrin Baran Eker 58). 28. Öte yandan Anayasa Mahkemesi Berrin Baran Eker kararında vurgulandığı üzere 667 sayılı KHK'da, devletin millî güvenliğine karşı faali yette bulunduğuna Millî Güvenlik Kurulunca karar verilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerl endirilen işçilerin iş sözleşmelerinin feshedilmesi öngörülmüş ancak yargı mercilerini n denetim yetkisini kısıtlayan herhangi bir hükme yer verilmemiştir. Bu bakımdan 66 7 sayılı KHK'nın 4. maddesi dayanak gösterilerek iş sözleşmesi feshedilen işçiler t arafından açılan işe iade davalarının esasının incelenmesini önleyen herhangi bir düzenle me bulunmamaktadır ( Berrin Baran Eker 69). Başvuru Numarası : 2018/36542 Karar Tarihi : 18/11/2020 629. 4857 sayılı Kanun ve bu Kanun'u yorumlayan Yargıtay içtihatl arına göre asıl işverenin alt işverenden sözleşmenin feshini istemesi feshi ken diliğinden tek başına geçerli hâle getirmemektedir. Ayrıca her ne kadar işten çıkarmanın şüph e feshine dayalı olduğu, dolayısıyla niteliği gereği şüphenin veya şüpheye götüren olgul arın ispatının imkânsız olduğu haklı olarak ileri sürülebilirse de -Yargıtay kararlarında da b elirtildiği üzere- derece mahkemelerince işvereni şüpheye götüren olguların ispat koşulu aranmadan bir bütün olarak değerlendirilmesine engel bir durum yoktur. Aksi takdirde işver enin şüphesine dayanak olguların değerlendirilememesi, böylece feshin geçerli nedene d ayanıp dayanmadığının incelenememesi şüphe feshinde yargı yolunun açık olmasını anlam sız kılar. Dolayısıyla derece mahkemelerinin başvurucunun iş sözleşmesinin feshinin ge çerli nedene dayanıp dayanmadığını inceleme yükümlülüğünün bulunmadığı sonucuna ulaş ılmasını gerektirecek herhangi bir neden söz konusu değildir ( Berrin Baran Eker 69). 30. Kısacası 667 sayılı KHK'nın 4. maddesinde belirtilen örgüt, yapı, oluşum veya gruplara üye olunması ya da bunlara mensubiyetin veya iltisakın yahut irtibatın bulunması geçerli bir fesih sebebi olarak öngörülmüştür. Ancak bu düzenle me sözü edilen yapılarla irtibatının bulunduğu gerekçesiyle iş sözleşmesi feshedilen bir işçinin açtığı işe iade davasında derece mahkemelerinin geçerli fesih sebebi olarak gös terilen olguyu, diğer bir ifadeyle işçinin kuralda belirtilen yapılarla irtibatının bulun up bulunmadığını iş hukukunun kurallarını da gözeterek araştırma ve ortaya koyma yükümlülüğün ü ortadan kaldırmamaktadır (Berrin Baran Eker 71). b. İlkelerin Olaya Uygulanması 31. Somut olayda da anılan karardan ayrılmayı gerektiren bir dur umun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Derece mahkemeleri, adil yargılanma hakkının b ir unsuru olan mahkeme hakkı gereği asıl işverenin başvurucular hakkındaki değerlendir mesinin objektif ve makul dayanakları olup olmadığını, dolayısıyla geçerli feshin koşulla rının oluşup oluşmadığını incelemeden asıl işverenin şüphesine bağlı kalarak sonuca varmı ştır. Başka bir ifadeyle derece mahkemeleri yargısal fonksiyonun esasını oluşturan uyuşm azlığın içinde yer alan maddi ve hukuki sorunların bütünüyle ele alınması ve karara bağ lanması işlevini yerine getirmemiş, gerçek anlamda bir yargısal faaliyet icra etmemişti r. Dolayısıyla hukuk düzeni tarafından başvuruculara tanınan feshe karşı yargı yolunun açık olması teorik olmaktan öteye geçememiştir. Bu durumda başvurucuların mahkeme hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmaktadır. 32. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların Anayasa nın 36. maddes inde güvence altına alınan mahkeme hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir. 33. Adil yargılanma hakkı yönünden ulaşılan sonuç gözetildiğinde başvurucuların diğer ihlal iddialarının ayrıca incelenmesine gerek görülmemişt ir. C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden34. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmı şöyledir : Başvuru Numarası : 2018/36542 Karar Tarihi : 18/11/2020 7 (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir... (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 35. Başvurucular, yargılamanın yenilenmesine ve zararlarının taz minine kara r verilmesi talebinde bulunmuştur. 36. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel ilkeler bel irlenmiştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer bir kararında ise bu ilkelerle b irlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir ( Aligül Alkaya ve diğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 37. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal edildiğin e karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırıldığından söz e dilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duru ma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kaynağı belirle nerek devam eden ihlali n durdurulması, ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararl arın giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Do ğan, 55, 57). 38. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı ve mahkemenin ihlal i gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesin in (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük ün 79. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılm ak üzere kararın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenlem e, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farklı olarak ihlali ortadan kaldırma k amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal ka rarına bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde usul hukukundaki yargılam anın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden yargılama se bebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısı yla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgilinin talebini bekleme ksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama kararı ve rerek devam eden ihlali n sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir (Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66, 67). Başvuru Numarası : 2018/36542 Karar Tarihi : 18/11/2020 839. İncelenen başvuruda, derece mahkemelerinin dava konusu uyuşm azlığın esasını incelememeleri sebebiyle adil yargılanma hakkı kapsamındaki mah keme hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla ihlalin mahkeme kar arından kaynaklandığı anlaşılmıştır. 40. Bu durumda mahkeme hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan k aldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapı lacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgü düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun' un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırı lmasına yöneliktir. Bu kapsamda yapılması gereken iş, yeniden yargılama kararı veriler ek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında bel irtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere esas numaraları ekli tablonun (D) sütununda gösterilen Kı zıltepe Asliye Huku k Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir. 41. İhlalin tespiti ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için ye niden yargılamanın yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat talebi nin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. 42. Dosyadaki belgelerden tespit edilen ekli tablonun (E) sütunu nda gösterilen tutarlardaki harcın başvuruculara ayrı ayrı 3.000 TL vekâlet üc retinin müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle;A. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme hakkının ihlal edi ldiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargıla nma hakkı kapsamındaki mahkeme hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE, C. Kararın bir örneğinin mahkeme hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesine (Esas numaraları ekli tablonun (D) sütununda gösterilmiştir.) G ÖNDERİLMESİNE, D. Başvurucuların tazminat taleplerinin REDDİNE, E. Ekli tablonun (E) sütununda gösterilen harcın başvuruculara AY RI AYRI, 3.000 TL vekâlet ücretinin müştereken ÖDENMESİNE, F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve M aliye Bakanlığına başvuru tarihlerinden itibaren dört ay içinde yapıl masına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine k adar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA, Başvuru Numarası : 2018/36542 Karar Tarihi : 18/11/2020 9G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 18/11 /2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Üye Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selaha ddin MENTEŞ